Editor
Uzman Üye
Üye No: 21730
Cinsiyet: 
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4
|
 |
« : Ocak 08, 2010, 04:57:13 ÖS » |
|
YÜKSEK TANSİYON
» Giriş » Semptomlar » Nedenler » Teşhis » Tedavi » Komplikasyonlar » Hastalığın Önlenmesi » Referanslar
Giriş
Hipertansiyon sürekli anormal derecede yüksek olan kan basıncıdır. Tansiyon atardamarlarınızdaki kanın basıncıdır.
Kan dolaşımı, içerisindeki basıncın sürekli olarak değiştiği kapalı bir sistemdir. Kalp dışarıya kan pompaladıkça her kalp atışı kasılma yüksekliğinde sistolik basınç denilen bir doruk noktasına yükselir. Daha sonra kalp atışından hemen önce ulaştığı diastolik basınç denilen bir alt seviyeye düşer. Diastolik basınç kalp atışları arasında gidip gelen bir basınçtır. Devir içerisindeki değişikliklere ek olarak fiziksel zorlama seviyesi, anksiyete, stres, duygusal değişiklikler ve diğer faktörler ile birlikte kan basıncı da sürekli değişme gösterir. Bu nedenle sadece bir kez yapılan ölçümler bir anlam ifade etmez ve kan basıncının farklı zamanlarda istirahat halinde kontrol edilmesi gerekmektedir. Kan basıncı milimetre cıva (mmHg) olarak ölçülür. Hipertansiyon genellikle zorlanma halinde 140 mmHg veya daha fazla sistolik kan basıncı (büyük tansiyon) veya dinlenme halinde 90 mmHg veya daha fazla diastolik kan basıncı (küçük tansiyon) olarak tanımlanır.
Beslenme kontrolü ve egzersiz artışı gibi hayat tarzındaki değişiklikler kan basıncı artışı bulunan herkes için önemlidir.
160 mmHg veya daha fazla sistolik basınç ve/veya 100 mmHg veya daha fazla diastolik basınç durumlarında genellikle ilaç tedavisi önerilir.
Kan basıncı 140/90-160/100mmHg arasında olduğunda hayat tarzında değişikliklerin olması ve yüksek kolesterol, sigara veya geçmişteki bir felç veya kalp krizine yönelik bir risk bulunmaması koşuluyla tabletler gerekli olmayabilir.
90–109 mmHg’lik diastolik basınç orta yaşlı yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 20’sinde bulunur. Gençlerde daha az yaşlılarda ise daha sık görülür. 110-129 mmHg’lik diastolik basınç yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde dördünde görülür. Ancak yüksek kan basıncı bulunan ama bunun farkında olmayan çok sayıda insan olduğuna inanılmaktadır.
Semptomlar
Genel inanışın aksine atardamar, böbrek, beyin, göz veya başka bir bölgede ikincil komplikasyonlar gelişmedikçe yüksek kan basıncı (hipertansiyon) çok ender olarak semptomlara neden olur. Komplike olmayan yüksek kan basıncı baş dönmesi, baş ağrısı, bitkinlik, burun kanamaları veya yüz kızarmasına neden olmaz.
Nedenler
Vakaların yaklaşık %90’ında hipertansiyonun nedeni bilinmemektedir, bu gibi vakalarda buna birincil (esansiyel) hipertansiyon denir. Birincil hipertansiyon çok yaygındır ve yetişkin nüfusunun yaklaşık yüzde yirmisini etkiler.
Yaşam tarzı ve genetik faktörlerin de payı olabilir. Erkekler de biraz daha yaygındır. Obez insanlar ve yüksek oranda alkol kullananların hipertansiyon geçirmeleri daha olasıdır. Stresinde bu durumda payı olabilir.
Az sayıda insanda hipertansiyonun altında yatan nedenler arasında Cushing sendromu, böbrek hastalığı veya nadiren adrenalin bezindeki adrenalin üreten hücrelerin tümöre yakalanması gibi nedenler bulunur. Kombine ağız yoluyla alınan gebelik önleyiciler hipertansiyona neden olabilir. Hamile kadınlarda pre-eklampsi ve eklampsi potansiyel olarak ölümcül olan yüksek kan basıncına sebep olur.
Kan basıncında meydana gelen genel bir artışın atardamarlara zarar verdiği bilinir; atardamarın zarar görmesi kan basıncının yükselmesine neden olabilir. Atardamar zedelenmesi atardamarların esnekliğini etkileyerek onları katı ve sert hale getirir. Ayrıca atardamarların daralmasına neden olabilecek bir atardamar hastalığı olan ateroskleroz gelişimine de yardımcı olur. Atardamarlar yaş ile birlikte daha sert hale geldiğinden bu durum yaşlı insanlarda daha sık görülür.
Teşhis
Kan basıncı iki rakam kullanılarak ölçülür; önce sistolik (kalbin kasıldığı ve kanı vücuda gönderdiği anda atardamarlardaki basınç) ve sonra da diastolik (her kalp atışı arasında kalbin kanla dolduğu anda atardamarlardaki basınç).
Kan basıncı şişirilebilir bir kolluk kullanılarak ölçülür. Bu kolluk kolun yukarı kısmını saracak şekilde yerleştirilir. Kolluk şişirilir ve doktor veya hemşire hava serbest bırakılırken kolluğun hemen altındaki atardamarı dinler. Kalp atışı duyulduğunda sistolik basınç kaydedilir. Ses kaybolduğunda ise diastolik basınç kaydedilir. Bazen otomatik bilgisayarlı kan basıncı ölçüm makinesi kullanılır.
Bazı kimseler doktor ziyaretlerinde gergin olurlar ve bu durum kan basıncında geçici bir yükselmeye sebep olabilir. Bu nedenle kan basıncı üç ayrı durumda ölçülene kadar genellikle hipertansiyon teşhisi konulmaz. Kan basıncının düzenli kontrol edilmesi gerekir. Yüksek kan basıncı teşhisi konulmuş ise doktorunuz kardiyovasküler hastalığı (kalp krizi ve felçlere neden olabilecek kalp ve kan dolaşımı durumu) geliştirme riski taşıyıp taşımadığınızı da değerlendirir. Bu ise diğer testleri gerektirecek olup bir uzmana havale edilebilirsiniz.
Tedavi
Hipertansiyon tedavisi yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ile gerekli görüldüğünde ilaç tedavisini kapsar. Çoğu hafif hipertansiyon vakasında kan basıncını normale düşürmek için yemek alışkanlıklarını değiştirme, düzenli egzersiz, az yağlı besinler yeme, sigarayı bırakma ve gerekli ise tuz ve alkol alımını azaltma yeterlidir.
Bu değişikliklerin başarılı olmaması durumunda ilaç tedavisi gereklidir.
Hipertansiyon tedavisinde üç temel ilaç türü kullanılır:
*İdrar sökücü ilaçlar idrara daha fazla su ve tuz katmak ve kan hacmini düşürmek üzere etki ederler ve böylece basıncı aşağı çekerler. İdrar sökücüler çoğu zaman yüksek kan basıncına yönelik ilk tedavi seçimidir. *Beta- blokerler kalbi yavaşlatıp, daha yavaş atmasını sağlayarak kalbin hormon ve sinir kontrolüne müdahale ederler; böylelikle basıncı düşürürler. *Şeker hastalığı geliştirme riskiniz bulunuyorsa kan damarlarınızı gevşetecek ACE inhibitörü denilen ilaçları kullanmanız tavsiye edilebilir. *Son olarak ayrıca kalp damarlarınızı gevşetecek ve kanın daha serbest akmasına yardımcı olacak kalsiyum kanalı blokeri almanız da önerilebilir. *Sorunun altında hormonal bozukluk gibi tıbbi bir neden yatıyorsa bu hastalığın tedavisi genellikle kan basıncının normal seviyeye düşmesi ile sonuçlanır.
Tedaviniz düzenli olarak gözden geçirilmelidir. Yaşam tarzınızda değişiklikler yaptıysanız (Hastalığın önlenmesine bakınız) ve kan basıncınız normal seviyeye düştüyse doktorunuz belirli bir deneme süresi için ilaç tedavinizi kesmenizi tavsiye edebilir.
Komplikasyonlar
Komplikasyonları diğer hastalıklara oranla daha sık ölüme ve ciddi yetersizliğe neden olduğundan hiç kimse yüksek kan basıncını görmezlikten gelemez. Uzun süreli yüksek basınçlar yaşlanma sürecini artırır ve kan damarları için çok zararlıdır.
Özellikle, atardamar sertleşmesinin atardamarların iç yüzeyindeki kolesterol plağı tortusu ve diğer materyaller ile ilişkilendirildiği öldürücü atardamar hastalığı ateroskleroz gelişimine katkıda bulunurlar.
Batı dünyasının iki büyük ölüm nedeni olan koroner tromboz ve felç büyük risklerdir ancak yüksek kan basıncı da kalp, böbrek ve gözlere ciddi derecede zarar verebilir. Hipertansiyon araştırılmalı ve her yetişkin düzenli kontroller yaptırmalıdır. Neyse ki etkili ve yerinde tedavi bu ciddi komplikasyonlara yönelik ilave riski büyük oranda ortadan kaldırabilmektedir.
Hastalığın Önlenmesi
*Yaşam tarzınızda değişikler yapın: daha az tuz içeren sağlıklı yemekler yiyin ve gerekirse kilo verin. Sigarayı bırakın, düzenli olarak egzersiz yapın ve alkol ve kafein tüketimini azaltın. *Düzenli kan basıncı kontrolleri yapmak özellikle de ailenizde hipertansiyon geçmişi var ise çok önemlidir. Komplikasyonlar ortaya çıkmadan önce tavsiye veya tedavilere başlanabilir.
Referanslar Detection, adherence and control of hypertension for the prevention of stroke: a systematic review. Ebrahim S. Health Technology Assessment 1998, cilt 2, sayı 11. The determinants of screening uptake and interventions for increasing uptake: a systematic review. Jepson R et al. Health Technology Assessment 2000; Cilt. 4: No. 14. Oral beta-blockers for mild to moderate hypertension during pregnancy (Cochrane Review). Magee LA, Duley L. Cochrane Kütüphanesi, Sayı 1, 2002. Pharmacotherapy for hypertension in women of different races (Cochrane Review). Quan A ve diğerleri. Cochrane Kütüphanesi, Sayı 1, 2002. Pharmacotherapy for hypertension in the elderly (Cochrane Review). Mulrow C ve diğerleri.. Cochrane Kütüphanesi, Sayı 1, 2002. Dieting to reduce body weight for controlling hypertension in adults (Cochrane Review). Mulrow C ve diğerleri.. Cochrane Kütüphanesi, Sayı 1, 2002. Antihypertensive drug therapy for mild to moderate hypertension during pregnancy (Cochrane Review). Abalos E ve diğerleri.. Cochrane Kütüphanesi, Sayı 1, 2002. Drugs for rapid treatment of very high blood pressure during pregnancy (Cochrane Review). Duley L, Henderson-Smart DJ. Cochrane Kütüphanesi, Sayı 1, 2002.
hipertansiyon nedir, yüksek tansiyon, hipertansiyon belirtileri, yüksek tansiyon nasıl düşürülür, yüksek tansiyon nasıl düşer, yüksek tansiyonu düşürmek, hipertansiyon tedavisi, hipertansiyonda beslenme, hipertansiyon nedenleri, hipertansiyon belirtileri Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Editor
Uzman Üye
Üye No: 21730
Cinsiyet: 
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4
|
 |
« Yanıtla #1 : Ocak 08, 2010, 05:03:55 ÖS » |
|
Hipertansiyon Nedir?
Hipertansiyon basit olarak yüksek kan basıncı demektir. Kan damarları bir ağacın dalları gibi kalpten çıkıp tüm organ ve hücrelere gerekli oksijen ve besin maddelerini ulaştıran kan hücrelerini taşırlar. Damarlarımızdaki kanın hücrelere ulaşması ancak bir basınç altında akmasıyla mümkündür ki biz buna kan basıncı diyoruz.
Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir yetişkinde 120/80 mmHg’dır (milimetre civa). Herhangi bir kişide kan basıncı uyku sırasında düşük, sinirli ya da heyecanlıyken yüksektir. Normal şartlarda, sürekli olarak kan basıncı 120/80 mmHg üzerinde olan kişiler hipertansiyon hastalığı adayı kabul edilmektedir. Kan basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa hipertansiyondan bahsedilir.
Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür. Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur. Bir kez teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir, kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.
Hipertansiyonun Sınıflandırılması 1. Birincil(Esansiyel) Hipertansiyon
Hipertansiyon vakalarının %90′ı nedeni bilinmediğinden Birincil (Esansiyel) Hipertansiyon olarak adlandırılır. Bilinen kesin bir nedeni yoktur.
2. İkincil Hipertansiyon
*Böbrek hastalığı (böbrek doku ve damarlarında bozukluk) *Böbreküstü bezlerinin çeşitli hastalıkları *Bazı ilaçlar(doğum kontrol hapları; kortizon, soğuk algınlığı ilaçları v.s) *Gebelik *Beyin tümörü veya kafa içi basıncın artması *Alkol kullanımı gibi çeşitli nedenlere bağlı olabilir
Risk Grupları
Esansiyel Tipte yüksek tansiyonun nedeni bilinmese de gelişmesini kolaylaştıran bazı faktörler sıralanabilir:
*Kalıtım: Ailesel yatkınlık *Cinsiyet: Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte kadınlarda menapoz sonrası görülme sıklığı artar *Yaş: Genellikle 35 yaş üzerinde ortaya çıkar *Obesite *Alkol *Sigara *Diyabet *Yanlış beslenme ve tuzlu diyetler *Hareketsiz yaşam şekli *Doğum kontrol ilaçları kullananlar *Stres
Hipertansiyonun Belirtileri Nelerdir?
Zaman zaman sinsi bir şekilde belirti vermeden de ortaya çıkabileceği gibi özellikle ense kökünde zonklayıcı tarzda baş ağrısı, bulantı-kusma, burun kanaması, uyuşukluk, yorgunluk, endişe, kulak çınlaması, bulanık görme veya gözlerde kararma ve fazla idrar çıkarma gibi belirtiler göz ardı edilmemeli, hipertansiyon yönünden araştırılmalıdır.
Hipertansiyonun vücuda zararları nelerdir?
*Ateroskleroz(Damar sertliği) *Beyin kanaması ve felç *Kalp krizi ve yetmezliği *Gözlerde görme kaybı *Böbrek hasarı gibi hastalıklar kişinin yaşam kalitesini bozar ve ömrünü kısaltır.
Bu nedenle hipertansiyon önemle tedavisi gereken bir hastalıktır.
Hipertansiyondan Nasıl Korunabiliriz?
Öncelikle ilaç dışı tedaviler şeklinde adlandırılan aşağıdaki yaşam tarzı değişikleri yararlı olacaktır.
*Tuz alımının kısıtlanması *İdeal kilonun korunması *Sigara kullanılmaması *Alkol alınmaması *Düzenli egzersiz yapılması *Stresi kontrol yöntemlerini kullanmak. Yoga meditasyon gibi gevşeme tekniklerinin uygulanması
İlaç dışı yöntemlerle tansiyonun istenen düzeye indirilemez ise çeşitli tansiyon düşürücü ilaçlar içersinden size en uygun seçimi doktorunuz yapacaktır. Düzenli kontrollerinizi yaptırın.
Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
Editor
Uzman Üye
Üye No: 21730
Cinsiyet: 
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4
|
 |
« Yanıtla #2 : Ocak 08, 2010, 05:05:07 ÖS » |
|
Hipertansiyonda uyulması gereken beslenme şekli
Hipertansiyonda en önemli iki etkenden biri kan volümünün artmasıdır.Tuz daki sodyum klörür su tutucu bir madde olduğu için tansiyonun yükselmesine sebep olur.Normalde doğal beslenme ile aldığımız tuz miktarı vücuda yeterli olmaktadır ama insan tuzun lezzet artırıcı etkisinden dolayı tuz kullanmayı öğrenmiştir.Doğrusu çocukların beslenme alışkanlığında tuzun kaldırılmasıdır ve yüksek tansiyon olmasa dahi fazla tuz tüketiminden kaçınılmasıdır. Yapılan hayvan deneylerinde fazla tuz tüketiminin oransal olarak tansiyonu artırdığı ve paralel olarakta ortalama ömrü kısalttığı gözlenmiştir. Bulgular, alışkanlık gereği fazla miktarlarda tuz tüketen insanlarda yüksek tansiyonun(yüksek kan basıncı) daha az tuz kullanan insanlara göre daha sık ortaya çıktığını göstermektedir. Ayrıca, araştırmalar genel olarak yüksek tansiyonu olan insanların, sodyum oranı düşük bir diyet uygulayarak kan basınçlarını düşürebildiklerini göstermektedir. Tuz, yediğimiz hemen hemen tüm bitkiler-de ve hayvanlarda vardır ve bu miktar tuz ihtiyacımız için yeterlidir. Yapacağınız ilk şey yemeklerle işe başlayın.Pişirirken tuz kullanmayın ya da çok az miktarda kullanın.Salata ayran gibi sonradan tuz eklenen gıdalara tuz eklemeyin alırken tuzsuz olanı tercih edin.Yemek masanızdan tuzluğu kaldırın.Tuz olmayınca yemek lezzetsiz geliyorsa, değişik otlar ve limon kullanarak lezzetlendirin.Cips,salamura gıdalar ve turşu gibi tuzlu yiyeceklerden kaçının. Hazır gıdaların büyük miktarlarda tuz içerdiğini unutmayın. Gıda etiketlerini inceleme alışkanlığı edinin. Bu etiketler, bileşenleri miktar sırasına göre listelerler. Sodyumun (tuz) listenin üst sıralarında yer aldığı gıdalardan kaçının. Monosodyum glutamat (MSG), sodyum klorid (sofra tuzu) ve hatta karbonat (sodyum içerir) terimlerini arayın. Ketçap, hardal ve soya sosu gibi tatlandırıcılarda sodyum oranı yüksektir. Hazır çorbalar, et suları, jambon, söğüş et, sosis gibi hazır gıdalarda da tuz içeriği yüksektir bunlar yerine taze et tüketin.
Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
Editor
Uzman Üye
Üye No: 21730
Cinsiyet: 
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4
|
 |
« Yanıtla #3 : Ocak 08, 2010, 05:06:33 ÖS » |
|
Hipertansiyon tedavisi İlaç Tedavisi
Günümüzde hipertansiyon tedavisinde çok çeşitli ve yararlı ilaçlar kullanılıyor. Ancak burada uzmanların en büyük sıkıntısı, hastanın kendi doktorunun verdiği değil de, bir komşusuna ya da yakınına iyi gelen bir başka ilacı kullanmak istemesi. Yüksek tansiyon hastası olduğu belirlenen bir kişinin hangi ilacı kullanacağına ve hangi ilacın ona daha yararlı olacağına ancak onun doktoru karar verebilir. Çünkü doktoru gerek muayene sırasında, gerekse istediği birtakım laboratuar tetkikleri sonucunda, hasta hakkında karar vermiştir. Bunun dışında tedavinin başarısı, hastanın ilacını, belirlenen dozda ve belirlenen saatlerde düzenli olarak almasına bağlıdır.
Bugün hipertansiyon konusunda başta "su atıcılar", yani "diüretik ilaçlar" olmak üzere pek çok çeşitli ilaç kullanılıyor. Bazıları kalp ve damar sistemi üzerinde bir etki yaparak, damarları açıp tansiyonu düşürüyor, diğerleri ise vücuttaki bazı enzimlerin zararlı etkisini azaltarak tansiyonu düşürüyor. Bu arada sakinleştiricilerin de rolünü unutmamak gerekir. Doktor, en uygun olan ilaçları seçecektir. Tedavi Önemli .. Bir insanın hipertansiyon hastası olduğunu anlamak için tek bir ölçüm yeterli değildir. Yüksek tansiyon bulguları görülen kişiyi önce bir süre kontrol altına almak gerekir. Durum devam ettiğinde artık kuşkuya yer kalmaz ve bu kişinin hipertansiyon hastası olduğu anlaşılır. Artık bundan sonrası uzun ve sağlıklı yaşamak için belirli noktalara dikkat etmek, kendine iyi bakmak, düzenli yaşamak ve en önemlisi düzenli olarak, hiç aksatmadan ilaç kullanmaya kalır.
Herşeyden önce şunu akıldan çıkarmamak gerekir ki, hipertansiyon demek hayatın sonu demek değildir. Ama vücudumuzda oluşan bu olguyla yaşamayı öğrenmek zorundayız. Günde üç öğün yemek yiyip, vücudumuza gerekli besinleri sağlamak bizim doğamızda var. İşte aynı işlemi ilaçlara da uygulayıp, onları düzenli aralıklarla alarak, damarlarda oluşacak basıncı önlemek zorundayız. Aldığımız ilacın etkisi geçip, damarlar eski durumlarına gelmeden önce, tekrar saatinde ilaç almak bir tansiyon hastası için çok önemlidir.
Bazı hastalar kendilerini bir süre çok iyi hissedebilirler. Belirli bir diyet, sakin bir yaşam, hatta sakinleştiriciyle kan basıncı normal düzeyine indirilmiş olabilir. Ama bu geçici bir iyiliktir. Tansiyon hastası biri olursunuz, pir olursunuz. Çünkü bu hastalık bir ömür boyu sürerek, size arkadaşlık edecektir. Bazı insanlar yüksek tansiyon hastası olduklarını, bir yaşlılık belirtisi olarak gördüklerinden kabul etmek istemezler. Bu bir tansiyon hastasının yapacağı en büyük yanlıştır. Evet, belki yüksek tansiyon belli bir yaştan sonra ortaya çıkar ama bu kesinlikle yaşlılık belirtisi değildir. Üstelik hastalığı kabul etmeyip, diyete uymayan hastalar çok tehlikeli bir oyunun içinde bulurlar kendilerini. Çünkü sonuçta zarar gören kendileri olacaktır. Yüksek tansiyonu, bir felaket olarak görmek çok yanlış çünkü çaresi var. Ama bunu düşünüp hastalığı küçümsememeli de ..
Sarımsak Hipertansiyonun doğal ilacı:
Bugün tıp dünyasında bile sarımsağın tansiyon düşürücü etkisi kabul edilmiş durumda. Sarımsak "İbni Sina"nın da yüzyıllar önce belirttiği gibi, damarlar üzerinde çok olumlu etkileri olan doğal bir ilaç olarak kabul ediliyor. Eskiler sarımsağın: "Ölümden başka her hastalığa şifa verdiğini" söylemişler. Pek çok bitkinin gerçekten inanılmaz şifa kaynağı olduğu bir gerçek. Bu nedenle normal ilaçların yanı sıra her sabah bir diş sarmısak yutmanın tansiyonu düşürdüğü belirtiliyor. Ancak eğer sarmısağı yutamıyor ya da ağız ko ku su nedeniyle ona tahammül edemiyorsanız, sarmısak haplarına ne dersiniz? Bunlar kokusuz oldukları ve rahatça yutulabildikleri için pek çok tansiyon hastası tarafından kullanılıyor.
Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
| |
| | |