Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Şubat 07, 2012, 09:51:00 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Voltaire  (Okunma Sayısı 131 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
OupavóÇ
Uzman Üye
*****
Üye No: 87679
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 934
Nerden: Samsun
Puan: +16/-9
k¡Msen¡n anLayaMayacaqı ß¡r D¡LDe kønuşMak, yaZMak haTTa aqLaMak ¡sTerD¡M

Offline
« : Ağustos 23, 2010, 06:21:05 ÖS »

Voltaire
Voltaire (asıl adı François Marie
Arouet) (1694-1778) Paris’te
doğdu. İlk eğitimini Cizvit
okulunda aldıktan sonra hukuk
okudu. 23 yaşındayken saray
soylularından Duc d’Orleans
hakkındaki yergileri yüzünden
Bastille’de hapis yattı. Orada
yazdığı Oidipus trajedisiyle ün
kazandı. Sivri dili nedeniyle
sürgüne gönderildiği İngiltere’de
üç yıl kaldı. Burada İngiltere’deki
yönetim ile kendi ülkesindeki
düzeni karşılaştırdı. Döndüğünde
yazdığı ‘İngiltere Mektupları’
isimli yapıtı yine ortalığı
karıştırdı.
Voltaire’in başarısı onun bütün
kitaplarını yasaklayan ve
oyunlarını daha üçüncü gecede
sahneden kaldıran sansür
Voltaire (asıl adı François Marie
Arouet) (1694-1778) Paris’te
doğdu. İlk eğitimini Cizvit
okulunda aldıktan sonra hukuk
okudu. 23 yaşındayken saray
soylularından Duc d’Orleans
hakkındaki yergileri yüzünden
Bastille’de hapis yattı. Orada
yazdığı Oidipus trajedisiyle ün
kazandı. Sivri dili nedeniyle
sürgüne gönderildiği İngiltere’de
üç yıl kaldı. Burada İngiltere’deki
yönetim ile kendi ülkesindeki
düzeni karşılaştırdı. Döndüğünde
yazdığı ‘İngiltere Mektupları’
isimli yapıtı yine ortalığı
karıştırdı.
Voltaire’in başarısı onun bütün
kitaplarını yasaklayan ve
oyunlarını daha üçüncü gecede
sahneden kaldıran sansür
kurullarının etkinliğiyle
perçinlendi. Sonuçta Paris halkı
oyunlarının açılış gecelerinde
tiyatroları dolduruyor,
oyunlarının en iğneleyici
bölümlerini ezberliyordu.
Kitapları bir yeraltı teşkilatının el
kitapları gibi elden ele dolaşıyor,
yabancı ülkelerde de ilgiyle
okunuyordu. Voltaire’in
toplumun ahlakını bozduğu
yolundaki resmi suçlama aslında
basit bir ahlaksızlık suçlaması
değildi. Bu, komunist Rusya’da
rejimi eleştirmek gibi bir şeydi,
yani hükümeti eleştirmek veya
iktidar hakkında birtakım
kuşkuları dile getirmek,
suçlamayı yapanlara göre
ahlaksızlığın en çirkin biçimiydi.
Gerçi Voltaire’in oyunları ve
fantastik romanları genellikle
yabancı ve garip diyarlarda
geçiyordu, ama herkes bunların
altında yatan ironik söylemi
anlıyor ve kahkahadan
kırılıyordu.
Çağdaşlarına sürekli olarak
özgürce düşünme çağrısı yapan
Voltaire bağnazlık çağında
ortaya çıkan ilk ileri görüşlü kişi
olarak bu çağı akıl çağına
dönüştürmüştür. Voltaire sade
ve içten gelen inançlara karşı
olmamıştır. O boş inan sahiplerini
alaya almış, kör inançları hor
görmüştür. Voltaire
hoşgörüsüzlük ve zulüme varan
baskıdan nefret eder, bunların
egemen olduğu eylemleri sürekli
olarak eleştirirken öfkenin
sağduyuya, ateşin ışığa
dönüştürülmesi çağrısında
bulunurdu. “Benim işim
düşündüğümü dile getirmektir,”
diyordu. Düşünceleri 99 cildi
bulan oyun, şiir, roman ve
makalelerde toplanmıştır.
Zamanının ünlü kişilerine 8000
civarında mektup yazmıştır.
Bütün Avrupa Voltaire’in
kralların ilahi hakları, kutsal
engizisyon ve omzu kalabalıklar
hakkındaki düşüncelerini okuyor,
ancak kendi ülkesinde sansür, bu
düşüncelerin yer aldığı kitapları
meydanlarda yakıyordu. Voltaire
bir cümlesiyle önemli bir kişiyi
yerin dibine batırabilirdi.
Örneğin, Kardinal Mazarin için
“Yapmadığı bütün iyi şeylerden
dolayı suçludur,” demişti.
İlerleyen yaşlarında yazar özgür
Cenevre Cumhuriyeti’ne
sığınmayı uygun gördü. (1755)
Avrupa’nın önemli şahsiyetleri
kendisini orada ziyaret etmeye
başladılar. Kırışmış yüzündeki cin
gibi gülümsemeyle konuklarını
ağırlıyor ve Avrupa’daki en
nitelikli sohbetlerini yapıyordu
onlarla. Üç gün için gelen
konuklar üç ay kalmadan
edemiyorlardı. “Tanrı beni
dostlarımdan korusun,” diyordu
Voltaire, “ben düşmanlarımla baş
etmesini bilirim.”
Azim ve cesaret küpü olan bu
adam ülkesini taparcasına
seviyor ve sevgili Paris’ini
ölmeden önce bir kez daha
görmek istiyordu. 1778 yılında
bir Şubat günü döndüğünde
Paris sevinç içindeydi. Ulusal
Akademi bağrına basmıştı onu.
Comedie Française
basamaklarında bütün oyuncular
onu selamlamak için toplanmıştı.
Yeni oyunu baştan sona alkışlar
içinde oynandı.
Mayıs ayında 83 yaşındaki yaşlı
adam ölüm döşeğindeydi. Tüm
inancını özetleyen son sözlerini
bir vasiyetname gibi bırakıyordu
bize: “Tanrı sevgisini kalbimde
taşıyarak, dostlarımı severek,
düşmanlarımdan değil, boş
inandan nefret ederek
ölüyorum.”
Kilise tarafından dini törenle
toprağa verilmeyi
reddettiğinden cenazesi kilise ve
kraliyet tarafından aşağılanacağı
açıktı. Fakat sevenleri Voltaire’in
cenazesini birtakım desteklerle
aralarında taşıyıp evin kapısında
bekleyen görevlilerin onun
henüz sağ olduğuna inanmalarını
sağlayarak şehir dışına çıkardılar
ve uygun biçimde toprağa
verdiler onu.
Fakat Fransa, müstebit
hükümdarlarıyla mücadelesini
sürdürerek sonunda Voltaire’in
görmek istediği düzene kavuştu.
“Ey halk, uyan, zincirlerini kır!”
diye bağıran Voltaire’in sözleri
yerini buldu. 1791’de, Voltaire’in
fikirlerinin de etkin olduğu
Fransız devrimi tüm hızıyla
hüküm sürerken Voltaire’in naaşı
Paris’e geri getirilerek Bastil’in
yıkıntılarının ortasında bir gece
boyunca zafer katafalkına
kondu. İnsanlar uzun kuyruklar
oluşturarak saygı gösterisinde
bulundular, sonra da Fransız
büyüklerinin gömülü olduğu
Pantheon’daki şimdiki yerine
taşıdılar onu. Cenaze alayı
ilerlerken üzerinde “İnsanın
aklına kanat taktı ve bizi
özgürlüğe uçurdu,” yazan bir
bayrak dalgalanıyordu havada.
“Söylediklerinizin hiçbirine
katılmıyorum, fakat bunları
söyleme hakkınızı ölünceye
kadar savunacağım.” Birçok kişi
bu ünlü deyişin Voltaire’e ait
olduğunu sanır, ancak anılan
deyiş Voltaire’in yaşam
öyküsünü yazanlardan birinin
onun ömür boyu sürdürdüğü
düşünce özgürlüğü yolundaki
mücadelesini çok özlü ve güzel
bir biçimde yansıtmak amacıyla
kaleme aldığı bir cümledir.
Diğer başlıca yapıtları arasına
Sezar’ın Ölümü, Zadig,
Micromegas, Candide, Felsefe
Sözlüğü sayılabilir.
Yazan: Haluk Erdemol

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Etiket:
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!