Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 26, 2012, 03:27:42 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: UNESCO'nun Kuruluş Günü (Hakkında bilgiler, yapısı, faaliyetleri- 16 Kasım)  (Okunma Sayısı 10009 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 29372
Mesleği: Öğretmen
Mesaj Sayısı: 159
Puan: +27/-0

Offline
« : Kasım 14, 2009, 02:33:13 ÖÖ »

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ,Unesco'nun kuruluş günü , unesco hakkında bilgiler , unesconun yapısı , unesconun faaliyetleri hakkında bilgiler www.edubilim.com tarafından , çeşitli kaynaklardan derlenerek , sizler için biraraya getirilmiştir... Sizde bu konuda bildiklerinizi ve düşüncelerinizi bizimle paylaşırsanız memnun oluruz....


UNESCO'nun Kuruluş Günü (16 Kasım)
Belirli Günler ve Haftalar

UNESCO
UNESCO, 4 Kasım 1946 tarihinde 44 ülke tarafından Londra’da yapılan bir toplantı sonrasında kurulmuştur. Merkezi Paris’te olan UNESCO’nun amacı; eğitim, bilim ve kültür alanında çalışmalar yaparak barışın ve güvenliğin korunmasına, insan hak ve özgürlüklerine katkıda bulunmak... olarak açıklanmaktadır. Amacı bu şekilde açıklanmasına rağmen UNESCO’nun bugüne kadar bu konularda kalıcı çözümler ürettiği de görülmemiştir.

Birleşmiş Milletler’in bir uzmanlık örgütü olan UNESCO da 2. Emperyalist paylaşım savaşı sonrası, emperyalist sömürü sisteminin yeniden yapılandırılması sürecinde doğmuştur. BM’nin uzmanlık örgütü olduğu için, BM’ye üye olan bütün ülkeler UNESCO’nun da doğal üyeleridir.

Faaliyetleri

UNESCO, tüm dünyada Bölge Merkezleri’ne sahiptir. Çalışmalarının temelini eğitim, bilim ve kültür konuları oluşturur. Görünüşte bu konularda geri bıraktırılmış, sömürge ülkelerin geliştirilmesini amaçlar. Bu doğrultuda raporlar hazırlar, değerlendirmeler yapar, sonuçlar çıkarır. Bu çalışmalarda sömürgelerin içinde bulunduğu kötü koşulları gözler önüne serer. Sömürge halkların yanında, onların lehine çalışıyor gözükür.

Ancak bu işin görünen yanıdır. BM’nin bir kuruluşu olan UNESCO da özünde dünya üzerindeki emperyalist egemenliğin pekiştirilmesine, emperyalistlerin çıkarlarına uygun faaliyetlerin hayata geçirilmesine hizmet eder. Şöyle ki; Eğitim alanında okuma-yazma oranını arttırmayı ve eğitim seviyesini yükseltmeyi amaçlıyor görünür. Bu amaç için de eğitim konusunda çeşitli çalışmalar, programlar yayınlar. Hazırlanan bu programların hepsi de emperyalist eğitim programlarıdır. Emperyalistler UNESCO aracılığıyla uyguladıkları eğitim programlarıyla, ideolojisi, kültürüyle kendi çıkarlarına uygun beyinler yetiştirmeye çalışırlar. Eğitimin önemi ortadadır. Bir ülkenin sömürgeleştirilmesi ve bu sömürünün sürekli hale getirilmesi sadece askeri, ekonomik, siyasal ilişkilerle olmamaktadır. Eğitim de bu konuda önemli bir işleve sahiptir. UNESCO emperyalistlerin bu ihtiyacını karşılayan bir kurumdur. Aynı durum bilim ve kültür alanları için de geçerlidir.

UNECSO’nun faaliyetlerinin diğer önemli bir yanı da emperyalist baskı ve sömürüye maske olmasıdır. Örneğin 1970’li yıllarda UNESCO “Filistinliler İçin Eğitim Programı” adlı bir proje hayata geçirmiştir. Bu projenin amacı ise Filistin halkının iyi eğitilmiş bir halk olmasını sağlamak olarak açıklanır. Oysa aynı yıllar Filistin halkının, emperyalizm ve İsrail siyonizminin pervasız saldırılarına maruz kaldığı yıllardır. Toprakları işgal edilen Filistin halkının bağımsızlık savaşı sürdürdüğü, her gün yeni saldırı ve katliamlarla karşı karşıya olduğu bu yıllarda, UNESCO’nun oluşturduğu eğitim programının ne önemi olabilir? Ama UNESCO bu tür şatafatlı kampanyalarla, propagandalarla yaşanan sömürü ve baskının gizlenmesine hizmet etmiştir. UNESCO’nun eğitim programı, Filistin halkının sorunlarına hiçbir cevap verememiştir. Veremezdi de... Çünkü baskının, sömürünün olduğu bir ortamda “iyi eğitim görme”nin ne önemi, ne de şartları yoktur.

UNESCO’nun ülkemizde de yürüttüğü faaliyetler vardır. Örneğin bunlardan ikisi Ürgüp Göreme bölgesinde ve GAP’ta UNESCO’nun desteğiyle düzenlenen kurslardır. Bir eğitim kurumu olarak görünen bu kursların amacı bölgeye yatırım yapan emperyalistlerin yerli kadro ihtiyacını karşılamaktır. GAP’ı paylaşan emperyalist tekeller kendi kadrolarını yetiştirerek daha rahat bir sömürü ortamı kuracağını düşünmektedir.

Aynı durum, kültür alanı konusunda yapılan faaliyetler arasında yer alan tarihi eserlerin korunması için de geçerlidir. Tarihi eserler elbette ki bir halkın önemli değerlerindendir. UNESCO’nun bir çok ülkede bu tür eserlerin korunması için faaliyetleri olduğu bilinir. Ama yapılanlar sadece bu kadarla sınırlıdır. Bu eserlerin bizzat emperyalistler tarafından ticaret aracı haline getirilmesi, uluslararası kaçakçılığının organize edilmesi veya emperyalist saldırılar sonucu tahrip edilmesi hatta yok edilmesi, gündeme gelmez, getirilmez. Engelleyici çözümler üretilmez.

Koruduklarını söyledikleri tarihi eserlerin sahibi olan halklar açlıkla, baskı ve terörle karşı karşıyadır. Bu konuda UNESCO hiçbir adım atmaz. Çünkü UNESCO’nun işlevi halkların gelişmesi, kültürel, tarihsel değerlerinin korunması vb. değildir.

UNESCO, hükümetlerden güya eğitime ayrılan bütçe payının artırılmasını isterken, aynı emperyalist ülkelerin bir kurumu olan IMF sürekli olarak bu bütçenin kısıtlanmasını dayatmakta ve sonunda da IMF’nin dediği olmaktadır. UNESCO’nun önerilerinin göstermelik niteliği, bu noktada daha açık görülebilir.

Sonuç olarak, UNESCO da bizzat emperyalistler tarafından oluşturulan, onların çıkarları doğrultusunda hareket eden, emperyalizmin halklara saldırıda kullandıkları silahsız bir kurum, bir aldatma örgütüdür.

Yapısı

UNESCO’nun yapısı üç ana organdan oluşur. Bunlar;

1)Genel Kurul:

Genel Kurul UNESCO’nun en yüksek karar organı ve tüm üye devletlerin temsilcileri aracılığıyla kendilerini ifade ettikleri yerdir. UNESCO’nun uygulayacağı politika, program ve bütçesi burada belirlenir.

2)Yönetim Kurulu:

Genel Kurul tarafından belirlenen 45 üye ülkeden oluşur. Yönetim Kurulu, hazırlanan programların uygulanmasından sorumludur. Yılda en az iki kere toplanır.

3)Sekreterlik:

Paris’te bulunan sekreterlik, bir genel müdür başkanlığında 3500 görevliden oluşur. Bu görevlilerin büyük bölümü merkezden uzakta yürütülen projelerin uygulamasında görevlidir. Sekreterlik, Yönetim Kurulu’nun önerisi üzerine Genel Kurul tarafından 6 yıl için belirlenen Genel Müdür tarafından yönetilir.

BM Çocuklara Yardım Fonu
UNICEF

Emperyalizme maske olan kurumlardan biri de UNİCEF’tir. Bu kurum yıllardır raporlar hazırlar, raporlar sunar. Raporlarında dünyada yaşanan acı olayları, zulmü, açlıkları, yoklukları, haksızlıkları konu eder. Bu, bir yerde onun misyonudur.

UNICEF, dünya çapındaki bir emperyalist örgütlenmedir. Dünya çocuklarına yönelik istatistiksel çalışmalar yapar, çeşitli yardım faaliyetlerini organize eder. Ama, yaptığı yardımlar nerelere gidiyor, bunda belirleyici olan kim? Bu soruların cevabı UNİCEF’in asıl niteliğini de ortaya koyar.

Örneğin Kuzey Irak’ta ambargodan dolayı binlerce çocuk hastalıklardan ölmekteyken, ilaca muhtaçken, UNICEF yoktur ortada. Çünkü bu ambargoyu uygulayan yine UNICEF’in bağlı olduğu Birleşmiş Milletler’in bizzat kendisidir. İşin içine emperyalizmin çıkarları girdiğinde UNİCEF çocuk sağlığını, yardımseverliğini unutmaktadır. İşkence gören çocuklar da fazla ilgilendirmez UNİCEF’i.

UNICEF, çıkarları ve koşulları elverdiğinde, salgın hastalıklarda, felaketlerle mücadelede, açlıklardan, çatışmalardan zarar gören halklara gıda yardımı yapılmasında hazır(!) olur. Zaten yaptıkları en küçük bir yardımı tüm dünyaya duyururlar. “UNICEF şuraya gitti, şurada yardıma muhtaç çocuklara ... dolarlık yardımda bulundu...” diye bir çok haberi şatafatlı bir şekilde medya aracılığıyla dünyanın her tarafına ulaştırırlar. İşleri bu kadardır. Yardım götürdüğü yere kolay kolay bir daha dönüp bakmazlar. Gittiği yerlerdeki yardım bekleyen çocukların durumu ne olmuştur, ne yaparlar, ölen binlerce çocuğun sorumlusu kimdir?.. diye sormazlar.

UNICEF’in dünya halklarına “iyilik” yapan bir konumda görünmesi, ne Birleşmiş Milletler’in ne de emperyalizmin niteliğinin değişmiş olmasındandır. Emperyalizm Birleşmiş Milletler aracılığıyla bir yandan yakıp, yıkıp, katlederken diğer yandan da bu gibi kurumları aracılığıyla “yardım”, “dayanışma”, “barış tohumları serpme” oyununu sürdürmektedir.

Alıntı : dersimiz.com

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Ekteki Dosyalar Burada



Logged
Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 29372
Mesleği: Öğretmen
Mesaj Sayısı: 159
Puan: +27/-0

Offline
« Yanıtla #1 : Kasım 14, 2009, 02:36:16 ÖÖ »

UNESCO Kuruluş Gününde Bir Hatırlama
UNESCO, Türk kamuoyunda yaygın olarak iki türlü algılanıyor. Birincisi koruyucu, kollayıcı, olumlu bir ayrıcalık verici adeta sihirli bir yapı, sihirli bir sözcük, gerektiğinde olumsuzluklara karşı sığınılacak bir şemsiye. İkincisi ise bir umacı gibi duran, ceza verici kimliği ile baskıcı unsurları dayatan tabir yerindeyse “Allahın cezası” yabancı bir örgüt.

Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak, ikinci büyük savaştan sonra aralarında Türkiye’nin de bulunduğu az sayıda ülke tarafından kurulan eğitim, bilim, kültür ve iletişimden sorumlu bu yapı ASLA BİR YABANCI ÖRGÜT değildir. O kadar yabancı bir örgüt değildir ki, bu yıl 35.si gerçekleştirilen Genel Konferansına Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı katılım vererek “Bakanlar Forumu” olarak isimlendirilen buluşmada yönlendirici ögelerle bezeli bir konuşma yapmıştır. Aynı Genel Konferansta UNESCO ilgi alanlarından kültür sektörünü ele alan Kültür Komisyonuna, Türkiye adına UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekilimiz E. Büyükelçi Faruk Loğoğlu Başkanlık etmiştir. Yine bu son Genel Konferansta Türkiye, İnsan ve Biyoküre Programı (MAB) Uluslararası Eşgüdüm Konseyine seçilerek görev üslenmiştir. Bunlara halen devam eden Uluslararası Biyoetik Komitesi (IBC)’ne üyeliğimiz, Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi Hükümetlerarası Komite üyeliğimiz de eklenmelidir. UNESCO İcra Konseyindeki Erdal İnönü, Talat Halman, Orhan Güvenen ile temsilimiz de hala çok canlı olarak hatırlanmaktadır.

Bugün sayısı 194’ü bulan üye ülke ile Birleşmiş Milletler’in en saygın ve eski ve belki de en entelektüel olanı UNESCO’nun Genel Konferanslarından 14.sünün Başkanı da bir Türk, Prof. Dr. Bedrettin Tuncel idi. Sözgelimi Ahmet Adnan Saygun, Suut Kemal Yetkin, Cevat Memduh Altar, Halide Edip Adıvar, Ahmet Kutsi Tecer, Reşat Nuri Güntekin, Adnan Ötüken, Peyami Safa, Enver Ziya Karal, Haldun Taner, Sabahattin Eyüboğlu’nun kuruluşunda ilk 20 ülke içinde yer alarak katkı veren Türkiye’nin UNESCO’nun ülkemizdeki ucu olarak nitelenen Milli Komisyonunda görev üstlenmeleri, bu örgütün ne kadar BİZ olduğunun bir diğer kanıtı olarak algılanmalıdır. Yani UNESCO tüm üye ülkeler bağlamında ortak paydası BİZ olan, yabancı olmayan bir örgüttür. Bu örgüt, ilgi alanına giren eğitim, bilim, kültür ve iletişim alanlarında bir düşünce laboratuvarı olarak işlev üslenirken, bu alanlarda uluslararası kabul görmüş standartlar geliştirerek daha yaşanır, gelecek kuşaklara sulh ve sükûn içinde bir dünya bırakmayı hedefler. Bu amaç için uluslararası nitelikte tavsiye kararları, bildirgeler, sözleşmeler üretir ve bu üretimi üye ülkelerde kimi teşvik edici aygıtlarla benimsetmeye çalışır. Bu aygıtlardan en önemlisi prestij listeleridir ve bu listelerden en çok bilineni Dünya Miras Listesidir. Türkiye de en çok bu son listeden yani Dünya Miras Listesinden haberdardır.

Dünya Miras Listesi olarak isimlendirilen bu listede yer alış, ilgili ülkenin bu liste için UNESCO’ca belirlenmiş kriterlere uygun bir şekilde hazırlanmış bir başvuru dosyasının örgüt tarafından kabul edilmesiyle gerçekleşir. Bir başka deyimle Dünya Miras Listesine ilgili ülkenin başvurusu ile girilir ve bu, söz konusu ülkenin listede yer alan kültür varlığı ile ilgili olarak tüm insanlık adına koruma yükümlülüğü altına kendi isteğiyle girmesi anlamını taşır.

UNESCO’nun kuruluş gününde böylesi bir hatırlatmanın UNESCO felsefesine değinmekten daha anlamlı olduğu kuşkusuzdur. 13 Kasım 2009



Prof. Dr. Arsın AYDINURAZ
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu
Başkanı
www.unesco.org.tr

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 29372
Mesleği: Öğretmen
Mesaj Sayısı: 159
Puan: +27/-0

Offline
« Yanıtla #2 : Kasım 14, 2009, 02:42:58 ÖÖ »

UNESCO HAKKINDA

UNESCO NEDİR?
UNESCO kelimesi, İngilizce United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuştur. Dilimizde "Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu" biçiminde karşılanmıştır.

UNESCO Birleşmiş Milletler'in bir özel kurumu olarak, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, 1946 yılında kurulmuştur. Bu Kurumun Yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmişti. Türkiye, bu Yasayı imzalayan ilk yirmi devlet arasında onuncudur. UNESCO Sözleşmesi, ülkemizde 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onanmıştır.

UNESCO bütçesi, üye devletlerin iki yılda bir bu Kuruma ödedikleri aidat ile sağlanır. Bu bütçe dışında, Birleşmiş Milletler Özel Fonu'ndan, teknik yardım programından olmak üzere, önemli para kaynakları temin edilir. Bu kaynaklar, iki yıllık UNESCO bütçesi tutarına yakındır.

UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını, kendisine üye olan her devlette kurulan Milli Komisyonlarla gerçekleştirmeye çalışır.

Merkezi Paris'te bulunan UNESCO (www.unesco.org) nun iç yapısı bakımından üç organı vardır:

Genel Konferans, Yürütme Konseyi, Sekreterlik.

Genel Konferans:

Üye devletlerin temsilcilerinden oluşur. 1946-1953 yılları arasında Genel Konferans halinde her yıl toplanmış, 1954 yılından beri de iki yılda bir toplanmaktadır. Bugüne kadar 33 Genel Konferans toplanmıştır. Genel Konferans, Kurum'un en yetkili organıdır. Yürütme Konseyi üyelerini ve Genel Direktörü seçer, UNESCO'nun çalışma programlarını kabul eder, bütçesini belirler.

Yürütme Konseyi:
Genel Konferansa katılan ve hükümetlerince aday gösterilen temsilciler arasından dört yıl için seçilen 58 üyeden oluşur. UNESCO Yürütme Konseyine 1946-1949 yılları arasından ülkemiz adına Reşat Nuri GÜNTEKİN; 1949-1951'de Ahmet Kutsi TECER; 1958-1966 yılları arasında Prof. Dr. Bedrettin TUNCEL seçilmişlerdir. Prof. Tuncel, 1964 yılı sonunda UNESCO Yürütme Konseyi Başkan Vekili olmuş, 1966 yılı sonunda UNESCO'nun XX. yıldönümünde, iki yıl için (1966-1968) UNESCO Genel Konferansı Başkanı seçilmiştir. Yürütme Konseyinde ülkemiz Prof. Dr. Erdal İNÖNÜ, Prof. Talat HALMAN ve Prof. Dr. Orhan GÜVENEN tarafından temsil edilmiştir.

Sekreterlik:

UNESCO Sekreterliği, Genel Konferansça altı yıl için seçilen bir Genel Direktörün yönetimi altında çalışır. Eğitim, bilim, kültür ve iletişim bölümlerine ayrılmıştır. Sekreterliğin başlıca görevi, iki yıllık UNESCO programlarının uygulanması için gerekli bütün teknik çalışmaları yapmak, tedbirleri almaktır.

İlk Genel Direktör, Julian Huxley (1946-1948, İngiltere) olup kendisini Jaima Torres Bodes (1948-1952, Meksika); John Taylor (1952-1952, A.B.D.); Luther Evans (1953-1958, A.B.D.); Vittorino Veronese (1958-1961, İtalya); Rene Maheu (1962-1974, Fransa); Amadou Mahtar M'Bow (Senegal, 1974 yılında ilk kez ve 1980 yılında ikinci kez seçilmiştir); Federico Mayor (İspanya, 1987 yılında bu göreve getirilmiş ve 1993'te tekrar seçilmiştir); şimdiki Genel Direktör Koichiro Matsuura (Japonya) dır.

UNESCO'ya üye devletlerin sayısı 191'dir.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 29372
Mesleği: Öğretmen
Mesaj Sayısı: 159
Puan: +27/-0

Offline
« Yanıtla #3 : Kasım 14, 2009, 02:47:25 ÖÖ »

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü



Tip:   Örgüt
Kısaltma:   UNESCO
Başkan   Irina Bokova
Kuruluş:   1946
websitesi:   http://www.unesco.org/


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ya da UNESCO (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization), Birleşmiş Milletler'in özel bir kurumu olarak, II. Dünya Savaşı'ndan sonra, 1946 yılında kurulmuştur.
Bu kurumun yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir.
Merkezi Paris'te bulunan ve Genel Konferans, Yürütme Konseyi, Sekreterlik olmak üzere üç organı olan UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını, kendisine üye olan her devlette kurulan Milli Komisyonlar aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışmaktadır

Genel Konferans

Üye devletlerin temsilcilerinden oluşan Genel Konferans 1946-1953 yılları arasında halinde her yıl toplanmışken, 1954'dan bu yana iki yılda bir toplanmaktadır. Bugüne kadarsa 26 Genel Konferans toplanmıştır.
UNESCO'nun çalışma programlarını kabul eder ve bütçeyi[1] belirler.


Yürütme Konseyi

Genel Konferans'a katılan ve hükümetlerince aday gösterilen temsilciler arasından dört yıl için seçilen UNESCO Yürütme Konseyi 58 üyeden oluşur.


Sekreterlik

Genel Konferansça altı yıl için seçilen bir Genel Direktör'ün yönetimi altında çalışan UNESCO Sekreterliği, eğitim, bilim, kültür ve iletişim bölümlerine ayrılmıştır.
Sekreterliğin başlıca görevi, iki yıllık UNESCO programlarının uygulanması için gerekli bütün teknik çalışmaları yapmak, tedbirleri almaktır.
Julian Huxley (1946-1948, Birleşik Krallık)
Jaima Torres Bodes (1948-1952, Meksika)
John Taylor (1952-1952, ABD)
Luther Evans (1953-1958, ABD)
Vittorino Veronese (1958-1961, İtalya)
René Maheu (1962-1974, Fransa)
Amadou Mahtar M'Bow (Senegal, 1974 yılında ilk kez ve 1980 yılında ikinci kez seçilmiştir)
Federico Mayor (İspanya, 1987 yılında bu göreve getirilmiş ve 1993'te tekrar seçilmiştir)
Koichiro Matsuura (Japonya) Şu anki başkandır (1999)


Notlar ve Kaynaklar

^ UNESCO bütçesi, üye devletlerin iki yılda bir bu Kuruma ödedikleri aidat ile sağlanır. Bu bütçe dışında, Birleşmiş Milletler Özel Fonu'ndan, teknik yardım programından olmak üzere, önemli para kaynakları temin edilir.. Bu kaynaklar, iki yıllık UNESCO bütçesi tutarına yakındır.


Bu bilgiler wikipedia.org (vikipedi) adlı siteden alıntıdır...

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 29372
Mesleği: Öğretmen
Mesaj Sayısı: 159
Puan: +27/-0

Offline
« Yanıtla #4 : Kasım 14, 2009, 02:50:50 ÖÖ »



UNESCO Türkiye Temsilciliği Resmi Sitesi http://www.unesco.org.tr/ dir . Unesco hakkında detaylı bilgilere bu siteden ulaşabilirsiniz...










Anahtar Kelimeler :  unesconun kuruluş günü , unesconun kuruluş tarihi , UNESCOnun kuruluş günü , belirli günler ve haftalar , unesco hakkında bilgiler , unesco örgütü , unesco ne iş yapar , unesconun yapısı , unesconun faaliyetleri , unesconun yaptıkları , Unesco'nun , Unesco , Unesco başkanı

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Etiket: UNESCOnun Kuruluş Günü   unesco  unesconun kuruluş günü   belirli günler 16 Kasım UNESCO'nun Kuruluş Günü 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!