Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 26, 2012, 03:13:39 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Türk Şiirinin Tarihçesi - Cumhuriyet Dönemi Sonrasi Türk Şiiri  (Okunma Sayısı 934 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« : Şubat 14, 2009, 11:27:57 ÖS »

Aşağıda Türk Şiirinin Tarihçesi ve Cumhuriyet Dönemi Sonrası Türk Şiirinde Çağdaşlaşma Süreci hakkında bilgiler verilmiştir. Sizde bu konu hakkında bildiklerinizi bizimle paylaşırsanız memnun oluruz....

Türk Şiirinin Tarihçesi


Türkiye'de çağdaşlaşma serüveni genellikle Batılılaşma hareketleriyle başlatılır. Osmanlıdaki Batılılaşma çabalarının, reformist girişimleri dayatan, Batı'nın istemleriyle gerçekleştiği bilinir. 1839 Tanzimat Fermanı da bu doğrultudaki çabanın ürünüdür. III. Selim dönemi ıslahat hareketleri, belki de Batı ile ilişkilerin başlama noktası olarak alınabilir. Ama asıl çağdaşlaşma bilinci Cumuhuriyet'le gelen bir olgudur. Ki; 1923'te başlayan bu süreç aydınlanma düşüncesini de var etmiştir. Buna, bir bakıma, Anadolu aydınlanması da denilebilir.

1923 devrimi birçok şeyin başlama noktasıdır Türkiye için. Bir dönemeçtir de. Özellikle toplumsal yaşamdaki yenilikler; eğitim, kültür alanındaki atılımlar aydınlanma felsefesini oluşturucak kurumların yapılandırılması bu süreçte gerçekleştirilir.

Aydınların Batı'yı yakından tanımalar sonucu, yeni kültürel değerleri oluşturma, var olanlara bakabilme bilinciyle donatır onları. Öteden beri süregelen Doğu-Batı arasındaki çatışma/ikilem bir bakıma da, formüle edilmeye çalışılır.

Kuşkusuz bu süreçte Türk edebiyatının yapısal sorunları da gündeme gelir.

3 Kasım 1928'de Harf Devrimi yapılır, Latin Alfabesi kabul edilir. Genç Cumhuriyet'in kültür devriminde önemli adımdır bu.

Edebiyatın yapısal sorunlarından söz ettmiştik. Tanzimat Dönemi'nde (1859-1896) ilk kez gündeme gelen konular, sorunlar; edebiyatımızın oluşma/gelişme sürecindeki diğer dönemlerde de hep gendeme gelmiş tartışma ortamı yaratmıştır. Özellikle şiir ve düzyazı türlerinde yaşanan ikilem, dilde ve biçimdeki yenileşme çabaları bu tartışma gündeminin odak noktası olmuştur sürekli.

Her türlü yenilik Batılılaşma ile karşılanmış. Çağdaşlaşma düşüncesi ancak Cumhuriyet döneminde yerini ve anlamını bularak, edebiyatın güncel sorunlarını akılcı biçimde gündeme getirmiştir.

İmlediğimiz eksenden bakarak, Türk şiirinin Cumhuriyet Dönemi'ndeki çağdaşlaşma serüvenini oluşumuna kısaca göz atmak da yarar var, sanıyorum.

Bugünkü şiirimizin genel görünümünü değerlendirebilmek için bu oluşma seyrine bakmak kaçınılmaz gibi geliyor, bana.

Cumhuriyet Dönemi Şiiri
"Cumhuriyet Dönemi Şiir Antolojisi" ya da "Çağdaş Türk Şiir" denilerek hazırlanan seçkilerde günümüz şiirinin çağdaşlaşma sürecinin başlama noktası olarak ya Yahya Kemal Beyatlı ya da Ahmet Haşim alınır.(1) bu konudaki kaygılarını, hazırladığı antolojinin "Giriş" inda dile getiren Memet Fuat, özellikle şunun altını çizer: "Nedim'de, Şeyh Galip'te,Yahya Kemal'de, Haşim'de çağdaş şiirin belli özellikleri, belli oranda bulunsa da, 'yolu açmış'

olmanın ötesine geçtiklerini söylemek kolay değildir; çağdaş şairler oldukları ileri sürülemez. Ne var ki bu durum onların çağdaş Türk şiirinin oluşumundaki etkilerini yok etmiyor. Kendileri 'çağdaş' olmasalar da, arkalarından gelenlere çağdaşlaşmaya dönük pek çok şey bıraktıkları yadsınamaz."

Çağdaş Türk şiiri, eski şiirle, özellikle Divan şiiriyle alışverişini, hesaplaşmasını yeni dönemde sürdüredurdu. Çatışma ve ters düşmede temel nokta 'dil'di elbetteki. Bunu izleyen biçim ise yeni şiirin olanaklarıyla kırılmaya çalışılır. İleriki aşamalarda "gelenek" sorunu gündeme geldiğinde, 'eski' şiirin bu yapısal özellikle daha iyi değerlendirilecektir. Çağdaş Türk şiirinin oluşumunda bunun yeri ve etkileri dönem dönem hissedilmiştir.

Yahya Kemal ve Ahmet Haşim
İşte bu süreçte, tam dönemeç noktasında bu iki etkili ad öne çıkıyor: Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958), Ahmet Haşim(1885-1933). İki şair de hem eğilimleri, hem de sürdürdükleri ve getirdikleri tarz ile çağdaş Türk şiirinin oluşumunda etkili olurlar. Yahya Kemal, geleneği Batı şiiri ile birleştirir; Ahmet Haşim, bir ucuyla dil ve anlatımda Tevfik Fikret çizgisinden giderek Fransız simgecilerinin etkisinde şiirler yazar. Sonraki yıllarda Çağdaş Türk şiirinin onlarla başlayan, giderek de açımlanan, bu kanalda geliştiğini gözleriz. Ama onların da öncesinde, tam Cumhuriyet'in kuruluşu arefesindeki uluslaşma hareketi şiirde de yeni oluşumların önünü açmıştır. "Hececiler" diye anılan, Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] bu süreçte ortaya çıkar; yurt sevgisini dile getiren hece ölçüsüylüe şiirler yazarlar. "Konuşulan güzel Türkçeyi yazı diline geçirerek yeni ve büyük davayı kazanan ve kazandıranlar" olarak nitelendirilen Hececiler; Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin'lerin başlattıkları "Yeni Lisan" anlayışının etkisiyle, Osmanlıcadan arınan bir dille şiir yazamaya yönelirler. Ulus/ulusçuluk bilincini sürekli ön planda tuttular.

Çağdaş Türk şiiri asıl ivmesini 1920'li yıllarda alır. Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962), Kemalettin Kamu (1901-1948), Ahmet Kutsi Tecer (1901-1967), Necip Fazıl Kısakürek (1905-1983) hiçbir akıma bağlı olmaksızın, ilk ürünlerini bu süreçte verirler. Bir ara, "geçiş dönemi" diyebileceğimiz bir süreçte ortaya çıkan Yedi Meşaleciler [ Muammer Lütfi Bahşı (1903-1947), Vasfi Mahir Kocatürk (1907-1961), Sabri Esat Siyavuşgil (1907-1968), Cevdet Kudret (1907-1991), Yaşar Nabi Nayır (1908-1981), Ziya Osman Saba (1910-1957) ] ilk ürünlerini 1928'de Yedi Meşale adlı kitapta toplarlar. Kitabın önsözünde çıkış amaçalarını;"Yazılarımızı müşterek neşretmemizin sebebi, memleketimizde son edebi cereyanları gösterecek toplu bir eser vücuda getirmek arzusudur.(...) Canlılık, samimiyet ve daima yenilik...bizi müşterek bir eser neşrine teşvik eden fikirlerimizi bu suretle edebiliriz." düşünceleriyle dile getirirler. Onların bu çıkışı ilgiyle karşılanır. "Yeni imgeler ve yeni benzetmeler peşinde olan" bu genç şairlerin eylemini Cevdet Kudret, yıllar sonra, şöyle değerlendirecektir: "Kendinden önceki kuşakları hırpalayarak ortaya çıkan Yedi Meşale'nin atılımı hoşgörüylü ve çok geniş bir ilgiyle karşılanmıştı."

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #1 : Şubat 14, 2009, 11:29:30 ÖS »

CUMHURİYET DÖNEMİ VE SONRASI TÜRK ŞİİRİ TÜRK ŞİİRİNİN ÇAĞDAŞLAŞMA SERÜVENİ

Türkiye’de çağdaşlaşma serüveni genellikle Batılılaşma hareketleriyle başlamıştır. Osmanlıdaki Batılılaşma çabalarının,reformist girişimleri dayatan,Batının istemleriyle gerçekleştiği bilinir.1839 Tanzimat Fermanı da bu doğrultuda ki çabanın ürünüdür.3.Selim dönemi ıslahat hareketleri,belgide Batı ile ilişkilerin başlama noktası olarak alınabilir.Ama asıl çağdaşlaşma bilinci Cumhuriyetle gelen bir olgudur,ki 1923’te başlayan bu süreç aydınlanma düşüncesini de var etmiştir.Buna,bir bakıma,Anadolu aydınlanması da denilebilir. 1923 devrimi bir çok şeyin başlama noktasıdır,Türkiye için de bir dönemeçtir.Özellikle toplumsal yaşamdaki yenilikler;eğitim,kültür alanındaki atılımlar aydınlanma felsefesini oluşturacak kurumların yapılandırılması bu süreçte gerçekleştirilir. Aydınların Batıyı yakından tanımalar sonucu,yeni kültürel değerleri oluşturma,var olanlara bakabilme bilinciyle donatır onları.Öteden beri süregelen Doğu-Batı arasındaki çatışma bir bakıma da formüle edilmeye çalışılır. Kuşkusuz bu süreçte Türk edebiyatının yapısal sorunlarını da gündeme gelir. 3 Kasım 1928’de Harf devrimi yapılır,Latin Alfabesi kabul edilir.Genç Cumhuriyetin kültür devriminde önemli bir adımdır. Tanzimat Döneminde (1859-1896) ilk kez gündeme gelen konular,sorunlar,edebiyatımızın oluşma –gelişme sürecindeki diğer dönemlerde de hep gündeme gelmiş tartışma ortamı yaratmıştır.Özellikle şiir ve düz yazı türlerinde yaşanan olay,dilde ve biçimdeki yenileşme çabaları bu tartışma gündemin odak noktası olmuştur. Her türlü yenilik Batılılaşma ile karşılaşmış.Çağdaşlaşma düşüncesi ancak Cumhuriyet Döneminde yerini ve anlamını bularak,edebiyatın güncel sorunlarını akılcı biçimde gündeme getirmiştir. CUMHURİYET DÖNEMİ ŞİİR Cumhuriyet Dönemi Şiir Antolojisi yada Çağdaş Türk Şiiri denilerek hazırlanan seçkilerde günümüz şiirinin çağdaşlaşma sürecinin başlama noktası olarak yada Ahmet Haşim alınır.Bu konudaki kaygılarını,hazırladığı antolojinin girişinde dile getiren Mehmet Fuat,özellikle,belli oranda bulunsa da yolu açmış olmanın ötesine geçtiklerini söylemek kolay değildir;çağdaş şiirler oldukları ileri sürülemez .Ne var ki bu durum onların çağda Türk Şiirinin oluşumundaki etkilerini yok etmiyor.Kendileri Çağdaş olmasalar da arkalarından gelenlere çağdaşlaşmaya dönük pek çok şey bıraktıkları yadsınamaz. Çağdaş Türk Şiiri,eski şiirle,özellikle Divan şiiriyle alışverişini,hesaplaşmasını yeni dönemde sürdüre durdu.Çatışma ve ters düşmede temel nokta Dildi elbette.Bunu izleyen biçim ise yeni şiirin olanaklarıyla kırılmaya çalışır.İleri ki aşamalarda “Gelenek”sorunu gündeme geldiğinde,eski şiirin bu yapısal özellikle daha iyi değerlendirecektir.Çağdaş Türk Şiirinin oluşumunda bunun yeri ve etkileri dönem dönem hissedilmiştir. CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI 1923 Yılı yeni Türkiye’nin kuruluşudur.Aydınlarımız,devlet adamlarımız ve yazarlarımız tarihimizde artık yeni bir dönemin başlatılması gereğine inanmışlardır.1923’te başlayan bu yeni anlayışı maddeler halinde şöyle özetleyebiliriz; 1)-Hece ölçüsünü kullanmışlardır. 2)-Halkın dertlerini ve Anadolu’nun güzelliklerini işlediler. 3)-Halk arasında ki kültür unsurlarını işlediler. 4)-Dönem sanatçıları;maniler,türküler,halk efsaneleri,masallar ve halk sanatlarının unsurlarını topladılar. 5)-Bu dönemde roman,hikaye,tiyatro,gezi ve hatıra türlerinde bir sadeleşme,kültür varlıklarımızdan yararlanma göze çarparken;roman ve hikayede gerçekçilik ön plana çıkar. 6)-Bazı şairlerimizden kendilerine “Yedi Meş’aleciler ve Beş Hececiler”gibi isimler verilmiştir. CUMHURİYET DÖNEMİ ŞİİR ATATÜRK DÖNEMİ (1923-1939) 1940 SONRASI DÖNEM 1)-MEMLEKETÇİLER 1)-BİRİNCİ YENİCİLER(GARİPÇİLER) 2)-BEŞ HECECİLER 2)-HİSARCILAR 3)-YEDİ MEŞ’ALECİLER 3)-MAVİCİLER 4)-İKİNCİ YENİCİLER 5)-TOPLUMSAL GERÇEKCİLER 6)-BAĞIMSIZLAR ATATÜRK DÖNE

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #2 : Şubat 14, 2009, 11:41:43 ÖS »

Aşağıda vereceğim bilgiler 42 sayfalık bir dökümanın sadece belli bir kısmıdır. Dosya ekte verilmiştir. Dosyayı indirerek konu hakkında ayrıntılı bilgi elde edebilirsiniz...

TÜRK ŞİİRİNİN ÇAĞDAŞLAŞMA SERÜVENİ

       Türkiye’de çağdaşlaşma serüveni genellikle Batılılaşma hareketleriyle başlamıştır. Osmanlıdaki Batılılaşma çabalarının,reformist girişimleri dayatan,Batının istemleriyle gerçekleştiği bilinir.1839 Tanzimat Fermanı da bu doğrultuda ki çabanın ürünüdür.3.Selim dönemi ıslahat hareketleri,belgide Batı ile ilişkilerin başlama noktası olarak alınabilir.Ama asıl çağdaşlaşma bilinci Cumhuriyetle gelen bir olgudur,ki 1923’te başlayan bu süreç aydınlanma düşüncesini de var etmiştir.Buna,bir bakıma,Anadolu aydınlanması da denilebilir.
        1923 devrimi bir çok şeyin başlama noktasıdır,Türkiye için de bir dönemeçtir.Özellikle toplumsal yaşamdaki yenilikler;eğitim,kültür alanındaki atılımlar aydınlanma felsefesini oluşturacak kurumların yapılandırılması bu süreçte gerçekleştirilir.
       Aydınların Batıyı yakından tanımalar sonucu,yeni kültürel değerleri oluşturma,var olanlara bakabilme bilinciyle donatır onları.Öteden beri süregelen Doğu-Batı arasındaki çatışma bir bakıma da formüle edilmeye çalışılır.
       Kuşkusuz bu süreçte Türk edebiyatının yapısal sorunlarını da gündeme gelir.
       3 Kasım 1928’de Harf devrimi yapılır,Latin Alfabesi kabul edilir.Genç Cumhuriyetin kültür devriminde önemli bir adımdır.
       Tanzimat Döneminde (1859-1896) ilk kez gündeme gelen konular,sorunlar,edebiyatımızın oluşma –gelişme sürecindeki diğer dönemlerde de hep gündeme gelmiş tartışma ortamı yaratmıştır.Özellikle şiir ve düz yazı türlerinde yaşanan olay,dilde ve biçimdeki yenileşme çabaları bu tartışma gündemin odak noktası olmuştur.
       Her türlü yenilik Batılılaşma ile karşılaşmış.Çağdaşlaşma düşüncesi ancak Cumhuriyet Döneminde yerini ve anlamını bularak,edebiyatın güncel sorunlarını akılcı biçimde gündeme getirmiştir.
CUMHURİYET DÖNEMİ ŞİİR
       Cumhuriyet Dönemi Şiir Antolojisi yada Çağdaş Türk Şiiri denilerek hazırlanan seçkilerde günümüz şiirinin çağdaşlaşma sürecinin başlama noktası olarak yada Ahmet Haşim alınır.Bu konudaki kaygılarını,hazırladığı antolojinin girişinde dile getiren Mehmet Fuat,özellikle,belli oranda bulunsa da yolu açmış olmanın ötesine geçtiklerini söylemek kolay değildir;çağdaş şiirler oldukları ileri sürülemez .Ne var ki bu durum onların çağda Türk Şiirinin oluşumundaki etkilerini yok etmiyor.Kendileri Çağdaş olmasalar da arkalarından gelenlere çağdaşlaşmaya dönük pek çok şey bıraktıkları yadsınamaz.
       Çağdaş Türk Şiiri,eski şiirle,özellikle Divan şiiriyle alışverişini,hesaplaşmasını yeni dönemde sürdüre durdu.Çatışma ve ters düşmede temel nokta Dildi elbette.Bunu izleyen biçim ise yeni şiirin olanaklarıyla kırılmaya çalışır.İleri ki aşamalarda “Gelenek”sorunu gündeme geldiğinde,eski şiirin bu yapısal özellikle daha iyi değerlendirecektir.Çağdaş Türk Şiirinin oluşumunda bunun yeri ve etkileri dönem             dönem hissedilmiştir.
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
      1923 Yılı yeni Türkiye’nin kuruluşudur.Aydınlarımız,devlet adamlarımız ve yazarlarımız tarihimizde artık yeni bir dönemin başlatılması gereğine inanmışlardır.1923’te başlayan bu yeni anlayışı maddeler halinde şöyle özetleyebiliriz;
       1)-Hece ölçüsünü kullanmışlardır.
       2)-Halkın dertlerini ve Anadolu’nun güzelliklerini işlediler.
       3)-Halk arasında ki kültür unsurlarını işlediler.
       4)-Dönem sanatçıları;maniler,türküler,halk efsaneleri,masallar ve halk sanatlarının unsurlarını topladılar.
       5)-Bu dönemde roman,hikaye,tiyatro,gezi ve hatıra türlerinde bir sadeleşme,kültür varlıklarımızdan yararlanma göze çarparken;roman ve hikayede gerçekçilik ön plana çıkar.
       6)-Bazı şairlerimizden kendilerine “Yedi Meş’aleciler ve Beş  Hececiler”gibi isimler verilmiştir.

CUMHURİYET DÖNEMİ ŞİİR
ATATÜRK DÖNEMİ (1923-1939)            1940 SONRASI DÖNEM
1)-MEMLEKETÇİLER                                 1)-BİRİNCİ YENİCİLER(GARİPÇİLER)
2)-BEŞ HECECİLER                                 2)-HİSARCILAR
3)-YEDİ MEŞ’ALECİLER                                 3)-MAVİCİLER
                                                         4)-İKİNCİ YENİCİLER
                                                         5)-TOPLUMSAL GERÇEKCİLER
                                                         6)-BAĞIMSIZLAR


---------Dökümandan Diğer Başlıklar ------------

1)-MEMLEKETÇİLER:Mehmet Emin Yurdakul,Ahmet Kutsi Tecer,Ömer Bedrettin Uşaklı,Kemalettin Kamu

 2)-BEŞ HECECİLER:Orhan Seyfi Orhon,Halit Fahri Ozansoy,Enis Behiç Koryürek,Yusuf Ziya Ortaç,Faruk Nafiz Çamlıbel

3)-YEDİ MEŞALECİLER:Yedi Meşale adlı edebiyat akımının kurucuları;Sabri Esat, Ziya Osman,Yaşar Nabi,Muammer Lütfi,Vasfi Mahir,Cevdet Kudret ve Kenan Hulusi

1940 SONRASI DÖNEM

1)-BİRİNCİ YENİCİLER (GARİPÇİLER):1941 yılında Orhan Veli Kanık,Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu

2)-HİSARCILAR:Gökşen,Sabahattin Engin,H. Rıdvan Çonkur,Nurettin Özdemir,Rıza Polat Akkoyunlu,Macit Benice,Sevinç Çokum,Sabahat Emir,Şevket Bulut,M. Fahri Oğuz,Necmettin Hacıeminoğlu,M. Necati Özsu,Muhtar Körükçü,Mahmut Özay,Faik Baysal,M. Sebahattin Sepetçioğlu,Oyhan Hasan Bıldırki,Mehdi halıcı,Ülkü Uluırmak,Bilgesu Duru,Burhanettin Muz,Yusuf mardin,Ömer Atilla,Metin And,Ergun sav,Kamuran Özbir,Cemil Meriç,Rüştü Şardağ,Müjgan Cumbur,Mehmet Önder,Hilmi Ziya Ülken,Mehmet Çınarlı, İlhan Geçer.

Yazarlar ve eserleri hakkındaki bilgilerde ayrıntılı bir şekilde verilmiştir....(Yazmak çok uzun zaman aldığı için kısaca bilgiler verdim)


Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Ekteki Dosyalar Burada

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #3 : Nisan 09, 2009, 10:17:13 ÖÖ »

Ellerine sağlık , çok güzel çalışma olmuş...

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Etiket: türk şiirinin çağdaşlaşma serüveni  türk şiiri  türk şiirinin tarihçesi 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!