
Adını koyamadığım bir şeydin sen, kimi zaman övündüm, kimi zaman utandım, hiç unutmadım, hep yüreğimde taşıdığım, tanımlayamadığım her şeydin sen, özlem gibi, ibadet gibi. Adını bile yazarken titriyor ellerim. Seni düşündüğüm anlarda kendimi unutuyorum. Çünkü, çünkü seni kendimden bile kıskanarak seviyorum. Islak bir hayal olursun bazen, gözlerimden yanaklarıma sızarsın, silmeye kıyamam seni, bazen en güzel rüya olursun, görmelere doyamam seni, bazen en sevdiğim şarkı oluyor adın dinlemeye doyamıyorum seni, işte böyle bir şeysin desem yetmez. Bir lisan değil bin lisan anlatmaya yetmez seni, anlatılamayan bir şeysin anlatamadığım her şeysin, dedim ya bir şarkı, gün boyu söylediğim bir rüyasın sen geceler dolusu beklediğim. Tepeden tırnağa sana kesmişim desem yalan olur. Yalan dediğin bir gerçeksin sen. Tanrıdan bir armağan isteyebilseydim eğer bir değil bin kez dilediğim olurdun sen, hepsi hepsi adını koyamadığım bir şeysin, bildiğim ama konuşamadığım bir lisansın, görebildiğim güzelliklere benzetsem de göremediklerimden çok daha güzelsin sen, bilmem ki seni sana nasıl göstersem benzerin bir emsalin yok ki seni sana tarif etsem, zamanlar yetmez seni yaşamak istesem, en deli çağlarımda en derin, en acı çığlığımsın sen, sen alışkanlığım, unutkanlığım, yaşayamadığım arzularımsın, damarlarımda kan diye dolaşıyorsun, tüm benliğimi kaplamışsın, bende benden öte bir şeysin, keşke açılabilsem sana, binde birini söyleyebilsem sana yazdıklarımın, adını koyamadığım şiirlerime sen diyorum, çünkü seninde adını koyamıyorum, sana bendeki seni ne kadar anlatabildim bilmiyorum, bildiğim, bildiğim seni çok seviyorum çooooook…