PIERRE VAN HOOIJDONK
Tam adıyla
Petrus Ferdinandus Johannes van Hooijdonk
Nam-ı diğer
'Pi-Air'
NE Schumacher, ne Okocha, ne de Ortega... F.Bahçe taraftarı hiçbirini sevmedi Pierre van Hooijdonk'u sevdiği kadar... Aziz Yıldırım yönetiminde Revivo, Rapaiç, Ortega gibi yıldızlar da Fener'e geldi ama hiçbiri Van Hooijdonk ve Alex kadar etkili olamadı.
Sarı lacivertli taraftarlar, "Saint Pierre (Aziz Pierre)" diye hitap ettikleri Hollandalı yıldız için imza kampanyaları düzenledi. Bununla da yetinmeyip, "www.************.com" adını verdikleri bir web sitesi oluşturup, mesaj yağdırmaya başladılar. Hooijdonk'un kalmasını isteyen mesajların sayısı bir haftada tam tamına 6 bin 841'e ulaştı. Sarı lacivertli taraftarlar, 1.5 yılda neden bu kadar çok sevmişlerdi "Siyah Lale"yi? İşte yanıtı...
O tezahüratı unutamadı
Hooijdonk adı, Hollandalı'nın F.Bahçe'ye transfer olana kadar hemen hemen her yıl anılıyordu sarı lacivertli takımda... Fakat o, 2000 yılına F.Bahçe'den aldığı teklifleri hep geri çevirdi.
Taa ki, F.Bahçe Şampiyonlar Ligi eleme turunda, Hooijdonk'un da formasını giydiği Feyenoord'la eşleşmesine kadar... Rövanş maçının bitiminde Hooijdonk'lu Feyenoord, sarı lacivertli takıma Devler Ligi için vize vermemiş olsa da F.Bahçeli taraftarlar yenilgiye hiç aldırış etmeden tek bir kişi için bağırıyordu: Pierre van Hooijdonk. Bir yıl daha Feyenoord formasını giyen Hooijdonk, ertesi sezon F.Bahçe'nin teklifini kabul etti. İmzayı attıktan sonra kendisini en çok etkileyen unsur olarak, taraftarların o maçta kendisine gösterdiği inanılmaz tutku ve sevgiyi gösterdi. İşte sonrası...
Çiftetelli ile gol sevinci
Hooijdonk, hazırlık maçında attığı gollerin sevincini çiftetelli figürleriyle süsledi. Forvet oyuncusu olmasına rağmen, birçok maçta defansa yardıma gelip, çizgiden toplar çıkardı.
En formda olduğu zamanlarda bile mütevazılığı elden bırakmadı. Kendi başarısını takımına mal etti. Birçok maçta kendisine acımasızca tekme atan rakiplerine şefkatle yaklaştı. Yere düşen rakibe elini uzatıp, kaldırmaya çalıştı.
Her maçtan sonra, sonuç ne olursa olsun tek tek tribünleri dolaştı. Karşılaşmaların bitiminde formasıyla soyunma odasına girmedi. Mutlaka ıslattığı formasını tribünlere gönderdi. Bunu neden yaptığı sorulunca da, "O formanın gerçek sahibi taraftardır" yanıtını verdi.
Mütevazı ve sevgi dolu
Hollanda'ya gittiğinde F.Bahçeliler Derneği'ni ziyaret etti. Oradaki taraftarlarla konuştu, maçlar seyretti ve yemeklere katıldı. Takım içinde gerçek bir ağabey oldu. Her antrenmandan sonra genç oyunculara ustası olduğu frikiklerle ilgili özel çalışmalar yaptırdı. Taraftarların organize ettiği ve çağrıldığı tüm yemek ve panellere katıldı. Sürekli güler yüzlü oldu. Arabasının bagajında mutlaka imzalı resmini hazır bulundurup taraftarlara dağıttı.
İlerlemiş yaşına karşın hiçbir idmandan kaçmadı. F.Bahçe Dergisi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Çatay'la arasında geçen bir diyalog, her futbolcuya ders olmalı... Çatay anlatıyor: Bir gün kondisyon salonunda sessizce çalışan Pierre'in yanına sokuldum. Fotoğrafının çekileceğini öğrenince, ayağa kalktı ve şunları söyledi: "Dostum, lütfen beni yalnız görüntüleme... Arkadaşlarımla birlikte çalışırken çek!"
"Türkiye'de belki de ilk kez sezon devam ederken ayrılan bir futbolcuya taraftarı sahip çıktı. Bu yüzden gurur duyuyorum. Kimseye kırgın değilim. Sezon sonuna kadar ikinci şampiyonluk için elimden geleni yapacağım."
F.Bahçe'de şampiyonluk yaşayan ve ancak bu sezon sonunda takımıyla yollarını ayıracak olan Pierre van Hooijdonk, 7-8 yıl sonra sarı lacivertli kulübe teknik adam olarak döneceğini söyledi. Önceki gün ülkesine giderek yetiştiği kulüp olan NAC Breda ile sözleşme imzalayan tecrübeli futbolcu, "Bir gün F.Bahçe'ye geri döneceğinizi söylediniz. Tarih verir misiniz?" sorusuna hiç düşünmeden cevap verdi.
Sarı lacivertli kulüpteki iki yılının futbol yaşamındaki en güzel günlere sahne olduğuna dikkat çeken Hooijdonk, kimseye kırgın olmadığını dile getirirken, Fenerbahçe ve taraftarlarını asla unutmayacağını anlattı. Hollandalı yıldız, "Türkiye'de belki de ilk kez sezon devam ederken ayrılan bir futbolcuya taraftarı sahip çıktı. Bu yüzden gurur duyuyorum. F.Bahçe taraftarnı çok seviyorum" dedi.
F.Bahçe'de olduğu gibi NAC Breda da 17 numaralı formayı giyecek olan Hollandalı futbolcu şunları söyledi: "Yuvaya dönmek çok güzel. Katar'dan teklif aldım ancak tek arzum Hollanda Milli Takım formasıyla Almanya'da yapılacak olan Dünya Kupası'na gitmek. Bu yüzden de teklifi kabul etmedim. Yine söylüyorum, 7-8 yıl sonra F.Bahçe'ye geri döneceğim. F.Bahçe'yi ve Türkiye'yi çok seviyorum."
İşte 'Siyah Lale'nin sırrı
Takıma gelir gelmez arkadaşlarıyla kaynaştı. Attığı ilk golden sonra sevincini çiftetelli figürleriyle süsledi.
Forvet oyuncusu olmasına rağmen attığı kadar gol çıkardı kendi kalesinden. F.Bahçe'nin şampiyonluğunda başrolü oynadı.
En formda olduğu zamanlarda bile mütevazı tavırlarıyla dikkat çekti. Kendi başarısını tüm takıma mal etti.
Maçlarda tekme yediği rakiplerine şefkatle yaklaştı. Yere düşen rakibi, elini uzatarak kaldırmaya çalıştı.
Her maç bitimi, sonuç ne olursa olsun tek tek tribünleri dolaştı, taraftarı selamladı.
Maçlardan sonra soyunma odasına formasıyla girmedi. Islattığı formasını mutlaka tribünlere gönderdi.