axeleon
Administrator
Uzman Üye
Üye No: 7
Cinsiyet: 
Mesleği: Öğretim Görevlisi
Mesaj Sayısı: 4365
Nerden: Can-ı Merkez
Puan: +283/-12
|
 |
« : Nisan 22, 2009, 08:00:59 ÖS » |
|
ANTEPLİ BİR KEBAPÇININ reklam broşüründen harfi harfine aktarılmıştır. ....
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve Türkleri Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.
İcabi halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabi reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?
İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır.
Kolestrol, kebapları yedikten sonra
iki şise soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.
Sakın bu oyuna düşmeyin.
Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.
Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir! SİZ KEBAP, CİĞER KAVURMA,NOHUTLU DÜRÜM, BEYRAN VE MİS GİBİ FISTIKLI BAKLAVA YEYİN.
Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!.
Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : Nisan 23, 2009, 01:18:41 ÖÖ » |
|
bu yazı internette mail dalgası olarak yayılıyo zaten bana da bi çok defa geldi .. kültürel açıdan bi savunma var gibi ancak o gıdaları çok tüketmek de sağlık açısından çok doğru değil. bence.. İcabi halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğid burda bahsettiğiniz atalarımız tarlasında sabah ezanıyla çalışmaya başlayan. beden gücüyle ekmeğini kazanan atalarımızdı.. yediklerini de haliyle yakıyolardı ve yedikleri etkilemiyordu. şimdi bende soruyorum. onca dürüm , kebap, bilimum yiyeceği yedikden sonra yan gel yat yapıp aylak aylak durduğunuzda o atalarımız gibi " sırım gibi deli kanlı " olabilecekmisiniz. o devasa top güllesini kaldıracak güç sadece yemekle gelmiyor.. iş yemede bitse.. Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir! burda yazılana harfiyyen katılıyorum.. iğrenç ötesi mahlukları sanki dünyada yenecek helal madde bitmiş gibi yemeleri çok iğrenç. Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
axeleon
Administrator
Uzman Üye
Üye No: 7
Cinsiyet: 
Mesleği: Öğretim Görevlisi
Mesaj Sayısı: 4365
Nerden: Can-ı Merkez
Puan: +283/-12
|
 |
« Yanıtla #2 : Nisan 23, 2009, 01:11:51 ÖS » |
|
Bende size katılıyorum bana da mail olarak gelmişti eklemek istedim buraya. evet çalışmadan yemek yemek zararlıdır.burda örneği vermelerinin sebebi sanırım daha ilginç hale getirmek ve biraz damardan girip etkili olmak istemeleridir. Örneğin durumu tartışılır ama gerçekten de yediğimiz besinlere bakarsak nerdeyse herşey hazır ve suni hale geldi. Manava gidip güzel bir sebze yada meyve alıyorsunuz ama tadına bakın eğer yaşınız itibariyle anımsayabiliyorsanız bundan yıllar önce yediğiniz meyve ile tadı aynı mı? kendi adıma söylemek gerekirse kesinlikle hayır.. tüm bunlar olurken sağlıklı bir beslenmeden söz etmemiz sanırım ancak diyet rejim yada pehrizle oluyor. yanlış düşünüyor olabilirm ama artık yediğimiz ekmeğin bile tadı eskiden çok güzeldi ama şimdi öyle değil. Gora Filminden hatırlarsanız kapsül şeklinde yemekler veriyorlardı artık onun gibi olacak belki de ilerleyen yıllarda:D ne kadar doğalına kaçarsak hazırdan ziyade beslenme değeri çok olan ürünlere yönelirsek sanırım diyet pehriz rejim sıkıntısı yaşamayacağız. benim zaten sıkıntım yok hatta kilo almaya çalıştığım zamanlar çok oldu:D:D:D
Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #3 : Nisan 24, 2009, 11:33:34 ÖS » |
|
büyük şehirlerde , şehir merkezlerinde malesef sebze ve meyvelerin serada hormonla yetişmişini bulabiliyoruz. ne yazıkki organik tarımla üretilen sebze ve meyveler de çok pahalı olduğu için tüketimini halk tabakasının geneli yapamıyor.. halk pazarlarına gümrükden geçemeyen hormonlu gıdalar sürülüp burdan satışı sağlanıyo ucuz yolla.. bizim insanımız da ucuz diye alıyo mecburen... ancak tarlasında kendi elinin emeğiyle yetiştirdiği ürünü tüketen insanlar daha sağlıklı.. ben yaşım itibariyle değil de şükür ki hala ekip dikebilecek bi kaç kara parçasına sahibim. ailem kendi mahsulünü kendi kaldırıyor. çiftçilik yapmıyoruz şehirde otoruyoruz ama yiyeceğimizi yetiştiriyoruz.. köyümüzün yakınlığından istifade ediyoruz.. ben şanslı oluyorum bu durumda.. ancak malesef ki artık o nimetlerden mahrum durumdayım İstanbulda o nimetleri bulmak .çok zor.. tatsız tussuz bişileri satıyolar bizlere..  Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
Editor
Uzman Üye
Üye No: 8994
Cinsiyet: 
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4600
Puan: +55/-20
|
 |
« Yanıtla #4 : Ağustos 24, 2009, 07:25:10 ÖS » |
|
ewt kendi yetiştirdiğini yemek hem sağlıkle hem de çok lezzetli... Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
 ] Sevgilerin en güzeli seni sevmek, Özlemlerin en güzeli seni özlemek Ve hayatın tadı sabah kalktığımda Senin varolduğunu bilmek...
|
| |
| | | |