Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 10:41:59 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Mektup Nedir? (mektubun tanımı, özellikleri, türleri ve mektup örnekleri)  (Okunma Sayısı 47389 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« : Aralık 28, 2009, 06:21:26 ÖS »

Mektup Nedir? Mektubun Tanımı, Özellikleri ve Türleri Hakkında herşeyi burada bulabilirsiniz..

Mektup

Tanım: Mektup, başka bir yerde bulunan bir kişiye, bir topluluğa ya da bir kuruma bir maksadı bildirmek için yazılan yazıdır.

Mektubun Tarihi

Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar ortaya çıkmış eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler; Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ 15. - 14. yüz yılları) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunan mektuplarıdır. Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini, Yunan edebiyatında görürüz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır. Bu alanda yazanların başında Cicero (MÖ 106 - 43) gelir. Rönesans’tan bu yana Avrupa’da çeşitli ülkelerde bu türün yaygınlaştığı görülür. Özellikle Fransa’da mektup türü büyük gelişme göstermiştir. Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Münşeatlarda (Nesir halindeki yazıları bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere denir.) resmi ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Şinasi’ nin öncülüğünde başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimat’tan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.

Mektupta Amaç

-Bir haberi almak ya da vermek.
-Bir konuyu yazılı olarak tartışmak.
-Herhangi bir konuda sevincimizi ya da üzüntümüzü bildirmek.
-Birinden yardım dilemek ya da ona yardım etme isteğinde bulunmak.
-Bir işi sonuçlandırmak.

Mektupta Biçim

1. Hitap: Mektup yazılan kişiye olan ilgi ve yakınlığımıza bağlıdır. Samimi olduğumuz kişilere “Canım, Dostum”, yeni tanıştığımız ya da resmi olduğumuz kişilere “Bay, Bayan, Sayın” şeklinden hitap edebiliriz.www.edubilim.com
2. Giriş ve Gelişme: Mektubun amacını belirten bölümdür. Amaca doğrudan doğruya girilir. Bir haber öğrenmek için mi, bir sorunu tartışmak için mi, bir mektuba cevap olarak mı yazıldığı bu bölümde ortaya konur.
3. Sonuç: Bu bölümde klişeleşmiş cümleler, selam ve iyi dilekler yer almalıdır.

Mektup Yazılırken Uyulması Gereken İlkeler

-Mektup çizgisiz ve beyaz bir kağıda yazılmalıdır.
-Kağıdın sadece bir yüzü kullanılmalıdır.
-Mektup, kurşun kalemle yazılmamalıdır.
-Mektup kağıdının sağ üst kısmına yazıldığı yer ve tarih konulmalıdır.
-Mektup bitince imzalanmalı, sol üst köşesine de adres yazılmalıdır.

Mektup Zarfı

-İçindeki yazılar okunmayacak kalınlıkta olmalıdır.
-Gönderenin adresi zarfın ön yüzünün sol üst köşesine yazılmalıdır.
-Gideceği yerin adresi orta sağ kısma yazılmalıdır.
-Gideceği kentin adı, en alt sağ köşeye büyük harflerle yazılmalıdır.
-Pul sağ üst köşeye yapıştırılmalıdır.

Mektup Çeşitleri

-Özel Mektuplar
-İş Mektupları
-Resmi Mektuplar
-Edebi ve Felsefi Mektuplar
-Açık Mektuplar
-Özel Mektuplar

Özel Mektuplar
Tanışan ve aralarında bir yakınlık olan kişilerin birlerine yazdıkları mektuplardır.

Özel Mektup Çeşitleri

*Teşekkür mektubu
*Baş sağlığı ve teselli mektubu
*Özür dileme mektubu
*Davetiye mektup ve kartları
*Tebrik mektubu




mektubun, mektup, nedir, tanımı, türleri, Özellikleri , mektubun ozellikleri, mektup cesitleri, mektup nedir, mektup nedir ozellikleri, mektup ozellikleri, mektup örnekleri, mektup türleri

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

« Son Düzenleme: Mart 24, 2010, 12:46:59 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #1 : Aralık 28, 2009, 06:27:33 ÖS »

Mektup

Uzaktaki bir kişiye/kişilere ya da kuruma belirli bir durumu ifade etmek amacıyla yazılan yazılara mektup denir.
Mektubun diğer yazı türlerinden ayrı bir özelliği vardır. Her şeyden önce bağımsızdır, ufukları alabildiğine geniştir, dar kalıplar ve kurallar içinde tanımlanamaz. Konuları oldukça bol ve sınırsızdır. Doğallığın ve içtenliğin en çekici belgesidir. Elbette ki herkese aynı içtenlikle mektup yazılmaz. Gönderdiğimiz kişi ya da kurumla olan ilginin derecesine göre, mektubun hitap bölümünden, amaç, hatta sonuç bölümüne kadar değişen üslup özelliği vardır.
Mektup kişiliğimizin bir aynasıdır. Saygımız, sevgimiz, karakterimiz, inancımız, görüş ve düşüncelerimiz hatta kültürümüz mektubumuza yansır.
Basit bir yazı türü gibi görülmesine rağmen mektubun da kendine özgü bir düzeni, bir disiplini, bir planı vardır.

Mektup Yazarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

*Mektup yazarken kullanacağımız kağıt ve zarf temiz olmalıdır. Bu basit ayrıntı karşımızdakine verdiğimiz değeri gösterir.
*Mektuptaki hitap, göndereceğimiz kişi ya da kurum göz önünde bulundurularak seçilmelidir:
Sevgili Kardeşim, Canım Kardeşim, Canım Babacığım, Aziz Dostum, Saygıdeğer Büyüğüm, Sayın Murat Bey, Sayın Genel Müdür, vb.
*Mektupta daha sonra giriş ve amaç bölümüne geçilir. Bu bölümde mektubun niçin yazıldığı belirtilir.
*Sonuç bölümünde daha çok klişe sözlere yer verilerek, hoşa gidici bir dilekle mektup bitirilir; "sevgi ve saygılar sunar, esenlikler dilerim" gibi.

Mektup Türleri
Mektuplar, konularına ve yazanla yazılan arasındaki ilgiye göre şöyle ayrılır:

-Kişisel
-Yazınsal ve Düşünsel Mektuplar
-Resmi Mektuplar, İş Mektupları
-Zarf Yazımı

1. Kişisel (Özel) Mektuplar
Arkadaşlık, aile bağları, aşk gibi herhangi bir yakınlığı olan iki kişinin birbirine duygu, düşünce ve yaşantılarını samimi bir üslupla ve yazılı olarak anlattığı mektuplardır.

Özellikleri

-Konu ve uzunluk sınırı yoktur.
-Yaşamın her anı, her alanı ile ilgili olarak yazılabilir.
-Mektup yazan kişi ile mektubun yazıldığı kişi arasındaki ilişkinin gücü ve derinliği, mektubun içeriğini ve özelliklerini belirler.
-İçtenlik ve kişisellik esastır.
-Konuşma üslubu hakimdir.
-Yazım ve noktalama kurallarına özen gösterilmelidir.

Bazı mektuplar, bir yere davet etme, bir başarıyı ya da özel günü kutlama, başsağlığı veya geçmiş olsun dileği iletmek amacıyla kaleme alınabilir. Bu türden mektuplar genellikle kısa olmakla birlikte kişiler arasındaki ilişkiye bağlı olarak uzunluğu-kısalığı değişebilir. (Ayrıca bkz. Davetiye, kutlama, telgraf)

Tebrikler
Bayramlarda, yılbaşlarında veya mutlu bir olay dolayısıyla karşı tarafa iyilik ve mutluluk dileklerinde bulunmak amacıyla yazılan kısa,öz ve içten mektuplardır. Bunlarda kağıt yerine daha çok basılı kartlar kullanılmaktadır.

Telgraf
Mektubun gecikebileceği ivedi durumlarda bildirilmesi gereken istek, olay ve haberleri, kısa ve öz olarak anlatan bir mektup türüdür. Telgrafta az ve öz ifade önemlidir.

-Alacak olanın adı,soyadı ve açık adresi yazılır.
-Telgraf çekmemize sebep olan konu,kısa ve öz olarak ifade belirtilir.
-Sağ alt köşeye gönderenin adı ve soyadı yazılır.
-Telgraf metninin altına bir çizgi çekilir. Bu çizginin altına gönderenin adresi yazılır. Bu bilgi, alıcının bulunmaması durumunda telgrafın iadesi için gereklidir. Ücrete tabi değildir.

Telgraf, bugün kullanım alanı yok denecek kadar az kalmış bir yazışma türüdür.

Sanat, siyaset, edebiyat, düşünce adamlarının birbirlerine, ailelerine, sevgililerine yazdıkları mektuplar, onların yaşamlarına ve dönemlerine ışık tutan birer belge niteliği taşır. Örneğin Van Gogh’un kardeşine yazdığı mektuplar Theo’ya Mektuplar, Kafka’nın sevgilisi Milena’ya yazdıkları Milena’ya Mektuplar, Bedri Rahmi Eyuboğlu’nun kardeşlerine yazdıkları Kardeş Mektupları, Cahit Sıtkı Tarancı’nın mektupları Evime ve Nihal’e Mektuplar, Ziya’ya Mektuplar adıyla kitaplaştırılmıştır.

2. Yazınsal ve Düşünsel Mektuplar

Herhangi bir düşüncenin, duyuşun belirli bir kişiye değil, belirli bir okur kitlesine ya da tüm insanlara ulaşması için mektup şeklinde kaleme alınmasıdır. Bazan bir gazetede ya da dergide yayınlanabilir (Örnek: Nurullah Ataç, Okuruma Mektuplar) bazan da toplumsal, düşünsel, sanatsal nitelikli mektuplar bir kitap halinde toplanabilir(Örnek Descartes- Ahlak Üzerine Mektuplar).
Örnek metin: Ali Sirmen, "Allah Allah", Cumhuriyet, 7 Ekim 2000.
Örnek metin: Descartes, Ahlak Üzerine Mektuplar, (Çev. Mehmet Karasan), İstanbul, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1992: 53-54, 62.
Örnek metin: Doğan Kökdemir, "Üniversite Öğrencilerine Açık Mektup", Cumhuriyet Bilim Teknik, 29 Temmuz 2000, 697: 15.
Mektup türünün kişiselliği, yazınsal birçok eserin yapısını da etkilemiştir. Türk ve dünya edebiyatında mektuplarla bezenmiş romanların yanı sıra tamamı mektup şeklinde yazılmış romanlara ya da öykülere de(Örnek: Goethe- Genç Werther'in Acıları, Reşat Nuri Güntekin- Bir Kadın Düşmanı, Halide Edip Adıvar-Handan) rastlanır.
Örnek metin: Aziz Nesin, "Son Konuğuma Mektup".

3. Resmi Mektuplar, İş Mektupları

Bir talebi ya da siparişi bildirmek, bir soruna açıklık getirmek, iş başvurusunda bulunmak, bir üst makama belirli bir durumla ilgili bilgi iletmek vb. amaçlarla kişiler ile kişiler, kişiler ile kurumlar ya da kurumlar ile kurumlar arasında yapılan yazışmalardır.

Özellikleri

*Kuruma ya da kişiye yönelik hitapla başlanmalıdır.
*Ad, adres, tarih belirtilmelidir.
*Açık, temiz, düzgün bir Türkçeyle kaleme alınmalıdır.
*Amaç açıkça belirlenmelidir.
*Birden fazla sorun söz konusuysa maddeler ya da paragraflar halinde belirtilmelidir.
*Saygılı, ciddi bir dil ve üslup kullanılmalıdır.
*Mektup bir kurum tarafından yazılıyorsa, kurumun antetli kâğıdı ve zarfı kullanılmalıdır.
*Daha önce yazılmış bir mektuba karşılık olarak yazılıyorsa, “ilgi” başlığı altında hangi tarih ve hangi sayılı, hangi konuyla ilgili yazıya karşılık olduğu belirtilmelidir.
*Sorun, durum ya da dilek açıkça ve kısa cümlelerle belirtilmelidir.
*Sonuç cümlesinde makamlar arasındaki hiyerarşik düzene dikkat edilmelidir. Üst makam alt makama yazıyorsa ya da makamlar arasında denklik varsa “rica ederim”, alt makam üst makama yazıyorsa “saygılarımla arz ederim” ifadesiyle cümle tamamlanmalıdır (“...durumu bilgilerinize saygılarımla arz ederim”, “... gereğini saygılarımla arz ederim” gibi).
*Kurumdan kişiye ya da kuruma yazılıyorsa kurumun en üst makamı tarafından, kişiden kişiye yazılıyorsa yazan tarafından imzalanmalıdır.
*Ek belgeler mektubun sonunda “Ekler” başlığı altında ve maddeler halinde belirtilmelidir.
*Bilgisayarla ya da daktiloyla yazılmalıdır.
*Çizgisiz beyaz kâğıt kullanılmalıdır.
*Yazım ve noktalama kurallarına uyulmalıdır.

Devlet dairelerinin kendi aralarında veya kişilerle devler daireleri arasında yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda, konunun uzunluğuna göre tam veya yarım sayfa boyutunda çizgisiz,beyaz kağıtlar kullanılır. Anlatım ciddi ve ağırbaşlı olmalıdır. Konu dışında ayrıntılara ve özel isteklere yer verilmez. Konu en açık ve yalın biçimde ele alınır. Üst makam yetkilisi alt makamdakine yazdığı yazıyı “rica ederim”, alt makamdaki üst makamdakine “bilgilerinize saygıyla sunarım” veya “arz ederim” şeklinde bitirmelidir.

Resmi Yazışmalarda Dikkat Edilecek Noktalar

-Kağıdın üst yanından iki santim aşağıda ve ortada olmak üzere yazının çıktığı dairenin adresi bulunur.
-Sağ üst köşeye tarih konur.
-Yazıya başlamadan,hangi tarih ve sayılı yazıya cevap olarak yazıldığı belirtilir.
-Yazının ilk paragrafında sorun veya konu ortaya konur.
-Gelişme paragraflarında,bizim konu hakkındaki görüşümüz belirtilir,bizden istenilen bilgiler verilir.
-Sonuç bölümünde,yazının gönderildiği makamın durumuna göre (alt makam, üst makam) yazı, rica ya da sunu biçimlerinden biriyle bitirilir.
-Resmi yazıyı tamamlayan evraklar,metnin sol alt kısmına,sıra numarası verilerek belirtilir.
-Kağıdın sol en alt köşesine yazıyı daktilo edenle, konuyla ilgili bölüm şefinin ad ve soyadlarının ilk harfleri yazılır.

İş Mektupları
Ticaret ve endüstri kurumlarının birbirlerine ve kişilere, kişilerin bu kurumlara gönderdikleri mektuplara iş mektubu denir. İşyerleri bu mektuplarda, firma ismini taşıyan başlıklı (antetli) beyaz kağıtlar kullanırlar. Yazıda daktilo (veya bilgisayar) kullanmak yerleşmiş bir kuraldır. İş mektuplarında da konu kısa ,öz olarak açık ve yalın bir anlatımla ele alınmalıdır. Resmi mektupların özellik ve yazılışlarını kavramış olmak bu tür mektup yazmada da büyük kolaylık sağlar. www.edubilim.com

İş Mektuplarının Yazılışında Uyulacak Kurallar

-Ciddi bir anlatım kullanılmalı, kısa ve özlü bir anlatım yolu seçilmelidir.
-Her iş için ayrı bir mektup yazılmalıdır.
-Daktilo veya mavi mürekkepli dolma kalem kullanılmalıdır.
-Ele alınan konu hakkında amaca uygun açıklamalar yapılmalı, gerekli yerlerde teknik terimler kullanılmalıdır.
-İstekler yapmacıklığa kaçmadan ciddi bir hava içinde belirtilmeli, saygı bildiren kelimeler ölçülü şekilde kullanılmalıdır.
-Eğer yazılan iş mektubu, bir başka mektuba cevap niteliği taşıyorsa,bu, metnin başında “ilgi” bölümünde belirtilmelidir. Bunun için o mektubun tarihi ve numarasının yazılması yeterlidir.

4. Zarf Yazımı

-Alıcının adresi zarfın ortasına yazılmalıdır.
-Gönderenin adı ve adresi zarfın sol üst köşesine yazılmalıdır.
-Tam ve açık adres yazılmalıdır.
-Büyük harflerle ve okunaklı yazılmalıdır.
-Alıcı adresinin posta kodu belirtilmelidir.
-Özellikle yurtdışına gönderilen mektuplarda posta pullarının ülkeyi temsil edici bir değer olduğu unutulmamalı ve posta pulu kullanılması yeğlenmelidir.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

« Son Düzenleme: Mart 24, 2010, 12:47:11 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #2 : Aralık 28, 2009, 06:28:57 ÖS »

Mektup Nasıl Yazılmalıdır?

TEKNOLOJİ pek çok değeri ortadan kaldırmaktadır, bundan kültür sanatta payını almaktadır. Mektup uzaktaki insanların tek haberleşme aracıyken çok sevilen türdü. Halkında kullanmak zorunda olduğu bir araçtı, hatta mektubun yazılması ve gelen mektupların okunması bir tören havasında olur, herkes pür dikkat mektuba odaklanırdı. Onun sayesinde nice evlilikler doğumlar ve türlü müjdeler iletilmiştir. Hangimiz mektubun var sözünü duyunca yüreğimiz hoplamazdı, ama şimdi ise garip uzun mesaj sesleri mesajın var demekte, bu bizi etkilememektedir. Hal buysa da mektup ve çeşitleri devlet işleyişi içinde hala etkili kullanılmaktadır.

Mektup planı şu şekilde olabilir:

a.Hitap-seslenme- Bölümü:mektubun bu bölümü mektupm yazdığımız kişi ile olan ilişkimize göre olur. Hiç tanımadığımız birisine samimi bir arkadaşımıza sesleniyor gibi seslenemeyiz. Hitap örnekleri: Sevgili Babacığım Canım Kadar Sevdiğim Kardeşim AzizHemşerim Efendi Oğlum Gözümün nuru kızım Sayın Yönetici
hitaplar mektubun diğer bölümlerinde yeri geldiğinde tekrarlanabilir.hitaptan sonra virgül konur

b.Giriş Bölümü: mektubun giriş bölümünde genellikle en son mektuplaşmadan söz edilir. Neden mektub yazıldığı anlatılır.

c.Gelişme Bölümü: iletmek istediğimiz düşüncelere haberlere genişçe yer verilen bölümdür.verilecek haberler konularına göre paragraf halinde yazılmalıdır. Özel mektuplarda konu birliği önemli olmadığından her paragrafta bir konu olmalıdır.

ç.Sonuç Bölümü:İyilik dilekleri selam samimiyet ifade eden cümleler yer alır. Tek paragraf halinde kısa olarak düzenlenir.

Özel mektubun sahibinden izinsiz açılması hem genel ahlak kurallarına aykırı hemde kanunen suçtur. Haberleşme hürriyeti anayasal güvence altındadır. Konuya ilişkin anayasa maddesi şöyledir:
Madde 22.- Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin gizliliği esastır.
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça,haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #3 : Aralık 28, 2009, 06:31:44 ÖS »

MEKTUP
Uzakta bulunan herhangi dosta, arkadaşa gönderilen ya da kamu kuruluşları arasında haberleşmeyi sağlayan bir yazı türüdür. Mektuplarda dilek ve arzu bildiren duygu ve düşüncelere yer verilir.

Mektupta kullanılacak anlatım, bunu okuyacak kişinin kültür düzeyine göre ayarlanır. Arkadaşa yazılacak bir mektupta kullanılacak dil, büyüğe yazılacak mektuptaki dilden elbette farklı olmalıdır. (E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 255)

Edebiyatımızda mektup türü, Tanzimat Edebiyatı döneminde gelişmeye başlar. Özellikle Abdülhak Hamit TARHAN ile Namık Kemal'in birbirlerine yazdıkları mektuplar, bu gelişmenin önemli ve tipik örnekleridir. Bilim, edebiyat ve siyaset adamlarının mektupları, ayrıca çağının özelliklerini yansıttığı için, birer "belge" niteliği de taşırlar. (H. F. GÖZLER, Örnekleriyle Türkçe ve Edebiyat Bilgileri, s. 513)

Mektuplar, dört grupta sınıflanmaktadır:

(1) Özel Mektuplar

(2) Edebî Mektuplar

(3) Resmî ve İş Mektupları

(4) Açık Mektuplar


1) Özel Mektuplar
Akraba ve dost gibi yakın çevredeki insanlara yazılan mektup çeşididir. Bu tür mektuplarda doğal ve samimi anlatım ön plândadır. Sanatçı ve edebiyatçıların, daha çok genel konular üzerinde yazdıkları özel mektuplara "edebî mektup" da denmektedir.

Özel mektupları yazarken dikkat edilecek özellikler şunlardır:

(a) Mektup yazılacak kâğıt, şekil yönünden düzenli ve temiz olmalıdır.

(b) Mektup, mürekkepli ya da tükenmez siyah renkli kalemle yazılmalıdır.

(c) Mektubun sağ üst köşesine "tarih", yanına da yazıldığı "yerin adı" konmalıdır.

(d) Mektubu göndereceğimiz kişinin genel özelliklerine göre (yaşı, kültür düzeyi, yakınlık derecesi vb.) "hitap cümlesi" bulunmalıdır.

(e) Mektubun sağ alt köşesine "ad-soyad" yazılmalı ve "imza" atılmalıdır.

(f) Mektubun sol alt köşesine "adres" yazılmalıdır.

2) Edebî Mektuplar:
Edebî mektuplar; yazarları, içerikleri ve ifade şekilleri ile özel mektuplar içinde ayrı yer tutar ve ayrı şekilde ele alınırlar. Edebî mektuplarda, mektubun yazıldığı dönemin edebiyat ve düşünce olayları yer alır. Yazar, karşısındakine öğüt verir, yol gösterir. Eski dönemlerde, bu tür kişisel edebî mektuplar, "Mektûbât = Mektuplar" adı altında toplanır ve geniş kitlelerin de okuyabilmesi için yayımlanırdı.

Düşünce ve edebiyat alanındaki görüşleri sergilemeleri bakımından mektupları yayımlanan yazar ve şairlerimizden bazıları şunlardır:

Ali Şir Nevaî (XV. yy.)
Kınalızade Ali (XVI. Yy.)
Veysî (XVII. yy.)
Ragıp Paşa (XVIII. yy.)
Namık Kemal (XIX.yy.)
Ahmet Hamdi Tanpınar (XX. yy.)

Ayrıca mektup tarzında eleştiri, seyahatname, roman, hikâye, şiir gibi yazılı kompozisyon türlerinin (edebî türler) de yazıldığı görülmektedir.

3) Resmî ve İş Mektupları:
a) Resmî Mektuplar:
Resmî dairelerin ve tüzel kişilik taşıyan kuruluşların birbirlerine yazdıkları resmî yazılarla; bunların, vatandaşların başvurularına verdikleri yazılı cevaplara denir. İş mektuplarına benzerler.

Bu mektupların hitap başlığı, yazılan dairenin ya da tüzel kişilik sahibi kuruluşun kanun ve tüzüklerdeki tam adıdır. Bu mektuplarda tarih ile birlikte mektubun sıra numarası ve konusu belirtilir. Mektup, cevap mahiyetinde ise "ilgi" hanesine cevabı olduğu mektubun sayı ve tarihi, "konu" hanesine de kısaca amaç yazılır. Bu yapıldıktan sonra iki ya da üç satır aralığı bırakılarak mektup yazılır.

Resmî mektuplarda açık, kesin, anlaşılır bir dil kullanılır. Mektubun sonu, alt makama yazılıyorsa "... rica ederim.", üst makama yazılıyorsa "... arz ederim." şeklinde biter. Mektup metninin sağ altında ise mektubu yazanın makamı, adı ve soyadı ile imzası bulunur.

b) İş Mektupları:Özel kişilerle iş kurumları ve iş kurumlarının kendi arasında, işle ilgili olarak yazılan mektuplara denir. Bu mektuplarda konusu ne olursa olsun bir iş ya da hizmet söz konusudur. Bu bir sipariş, satış, şikâyet, borç alıp verme isteği, tavsiye ya da bilgi isteme olabilir.

İş mektuplarını, konularına göre altı başlık altında inceleyebiliriz:

-Sipariş mektupları
-Satış mektupları
-Şikâyet mektupları
-Alacak mektupları
-Tavsiye mektupları
-Başvuru mektupları vb.

İş mektuplarına, kendisine mektup yazılan kişi ya da kurumun ad ve adresi ile başlanır. Kâğıdın sağ tarafına tarih yazılır. Adres ve tarihten sonra uygun bir aralık bırakılır, paragraf yapılarak doğrudan istek yazılır. Son bölüme saygı ifade eden bir söz eklenerek mektup bitirilir. Mektup metninin sağ altında mektubu yazanın adı ve soyadı ile imzası yer alır.

İş mektuplarında şekil birliğini sağlamak için, son zamanlarda satır başı yapılmamakta, satır başları, satır aralıkları daha da açılarak gösterilmektedir. Böylece yazı, sol ve sağ yanlardan bir blok hâlinde ve aynı ölçüler içinde kalmaktadır.

Resmî ve iş mektuplarında dikkat edilecek özellikler şunlardır:

ı) Mektup yazılacak kâğıt şekil yönünden düzenli ve temiz olmalıdır.

ıı) Bu tür mektuplar, mümkünse daktilo ya da bilgisayarla yazılmalıdır. Mümkün değilse, özel mektuplarda olduğu gibi siyah mürekkep ya da tükenmez kalemle yazılmalıdır.

ııı) Resmî mektuplarda yazının çıktığı kurumun adı, kâğıdın üstüne ortalanarak büyük harflerle yazılmalıdır.

ıv) Kâğıdın sağ üst köşesine tarih yazılmalıdır.

v) Mektubun gideceği makamın adı ve yeri ise kağıdın orta üst yerine ortalanarak yazılmalıdır.

vı) Yazı metnine başlamadan hangi tarih ve sayılı yazının cevabı olduğu yazılmalıdır.

vıı) Mektubun giriş paragrafında sorun ya da konu kısaca belirtilmelidir. Gelişme paragraflarında ise konu ve sorun açılmalıdır. Sonuçta ise, arz / rica ifadelerine yer verilmelidir.

4) Açık Mektup:
Her hangi bir düşünceyi, görüşü açıklamak, bir tezi savunmak için bir devlet yetkilisine ya da halka hitaben, bir kişi ya da kurum tarafından yazılan, gazete, dergi aracılığı ile yayımlanan mektuplardır.

Açık mektuplarda sadece yazanı değil, geniş kitleleri ilgilendiren önemli konular ele alınır.

Açık mektubun türü; makale, fıkra, inceleme yazılarından birine uygun olabilir. Açık mektup örneklerine zaman zaman gazete ve sanat dergilerinde rastlanmaktadır.

b. DİLEKÇE
Dilekçeler bir iş mektubu olarak da kabul edilebilir. Bir dileği, isteği, ihbar ve şikâyeti bildirmek üzere ya da her hangi bir konuda soru sormak için resmî, özel kurum ve kuruluşlara, gerçek ya da tüzel kişilere yazılan imzalı ve adresli bir çeşit iş mektubudur.

Dilekçeler genellikle çizgisiz ve beyaz dosya kâğıdına dolma kalemle ya da daktilo / bilgisayarla yazılır. Kâğıdın üstünde üç, solunda üç, sağında bir santimetre boşluk bırakılır. (S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 140)

Dilekçeler, ana hatlarıyla dört kısımdan ibarettir:

Hitap: Dilekçeye gönderilen makamın adı ve yeri yazılarak başlanır. Hitaptaki kelimelerin tamamı ya da ilk harfleri büyük yazılır.

Dilekçe Metni: İş mektuplarında olduğu gibi dilekçelerde de anlatılmak istenen ifadenin açık, anlaşılır, kesin, net ve öz olması gerekir. Yanlış anlaşılmalara meydan verilmemelidir. İfadeler bitirildikten sonra dilekçe, "... arz ederim" cümlesi ile bitirilmelidir.

Tarih ve İmza: İmzasız dilekçeler dikkate alınmadığı için dilekçe metninin biraz altında kâğıdın sağ alt tarafında tarih ve imzanın mutlaka bulunması gerekir. Tarih kısmı, kâğıdın sağ üst köşesinde de bulunabilir.

Gönderenin Adresi: Adres; tarih ve imza kısmından biraz aşağıda kâğıdın sol alt kısmına yazılmalıdır. Adresin ilk satırında ad ve soyad, ikinci satırında cadde, sokak ve apartman numarası yer alır. Üçüncü satırda ise ilçe ve ilin adı bulunur. Dilekçeye eklenmiş belge var ise adres kısmının altına EK ya da EKLER başlığı açılır ve belgelerin adları yazılır.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #4 : Aralık 28, 2009, 06:39:57 ÖS »

MEKTUP
Uzaktaki bir kişiye/kişilere ya da kuruma belirli bir durumu ifade etmek amacıyla yazılan yazılara mektup denir.

Özellikleri:- Mektubun yazıldığı kişiyle yazan kişi arasındaki ilişkiye uygun bir seslenişle başlar.
- El yazısıyla ya da bilgisayar/daktiloyla yazılabilir.
- Tarih ve yer(mektubu yazan kişinin bulunduğu yer) belirtilmelidir.
- İmzalanması gerekir.

Mektup Türleri

Kişisel
Yazınsal ve Düşünsel Mektuplar
Resmi Mektuplar, İş Mektupları
Zarf Yazımı

KİŞİSEL (ÖZEL) MEKTUPLAR
Arkadaşlık, aile bağları, aşk gibi herhangi bir yakınlığı olan iki kişinin birbirine duygu, düşünce ve yaşantılarını samimi bir üslupla ve yazılı olarak anlattığı mektuplardır.
Özellikleri:
- Konu ve uzunluk sınırı yoktur.
- Yaşamın her anı, her alanı ile ilgili olarak yazılabilir.
- Mektup yazan kişi ile mektubun yazıldığı kişi arasındaki ilişkinin gücü ve derinliği, mektubun içeriğini ve özelliklerini belirler.
- İçtenlik ve kişisellik esastır.
- Konuşma üslubu hakimdir.
- Yazım ve noktalama kurallarına özen gösterilmelidir.

Bazı mektuplar, bir yere davet etme, bir başarıyı ya da özel günü kutlama, başsağlığı veya geçmiş olsun dileği iletmek amacıyla kaleme alınabilir. Bu türden mektuplar genellikle kısa olmakla birlikte kişiler arasındaki ilişkiye bağlı olarak uzunluğu-kısalığı değişebilir.

Sanat, siyaset, edebiyat, düşünce adamlarının birbirlerine, ailelerine, sevgililerine yazdıkları mektuplar, onların yaşamlarına ve dönemlerine ışık tutan birer belge niteliği taşır. Örneğin Van Gogh’un kardeşine yazdığı mektuplar Theo’ya Mektuplar, Kafka’nın sevgilisi Milena’ya yazdıkları Milena’ya Mektuplar, Bedri Rahmi Eyuboğlu’nun kardeşlerine yazdıkları Kardeş Mektupları, Cahit Sıtkı Tarancı’nın mektupları Evime ve Nihal’e Mektuplar, Ziya’ya Mektuplar adıyla kitaplaştırılmıştır.

Örnek metin: Behçet Necatigil- Serin Mavi(Behçet Necatigil’den Eşine Mektuplar), Hazırlayanlar: Selma Esemen Necatigil- Ayşe Sarısayın Necatigil, İst., Yapı Kredi Yayınları, İst., 1999: 88-89.

Knokke-Le Zoute, 30 Ağustos 1974, Cuma
Sevgili Huriye, Selma, Ayşe,
Saat öğleden sonra dördü çeyrek geçiyor. Evvelki gün öğle üstü Brüksel'e gelmiştik. Binbir telâş içinde, sora soruştura gideceğimiz yeri öğrendik. Valizleri hava alanında emanetçiye bırakmıştık, orta halli bir lokantada 200 franga bir kap yemekle iki bardak bira içerek gene havaalanına döndük trenle. Bavulları alıp tekrar Brüksel. Oradan başka trene binip Knokke-Le Zoute denilen yere geldik. Bize ayrılan oteli bulduk. Ayrı odalara yerleştik. Gece dokuz buçuğa geliyordu. Sokakları tarayıp lokanta vitrinlerindeki yemek fiyat listelerine bakarak, en ehvenini seçip karnımızı doyurduk.
Dün öğleden sonra Bienal Sekreterliğini bulduk. Geldiğimizi bildirdik, 500 frankımızı alıp bize birer dosya verdiler. İçinde katılanların listesi, hangi otellere dağıtıldıkları ve başka şeyler. Her milletten şöyle böyle dört yüz kişi. Gece, saat sekizde büyük bir salonda büfe vardı. Yakalarımızda adımızı, milletimizi belirten küçük plakalar, ellerimizde davetiyeler girdik içeri. Dörder kişilik masalardan birine çöktük. Masadaki öteki iki kişi Japon idi. Gece öyle geçti.
Şiir toplantıları bu sabah onda başladı. Açış konuşmaları saat 12:00'ye kadar sürdü. Saat 3'te tekrar toplanılmak üzere öğlen tatili yapıldı. Konuşmalar Fransızca. Ben hep Avusturya heyetine bakındım, gece bulamamıştım kimseyi, öğle üzeri yakalara baka baka, on sene kadar önce birkaç şiirini çevirip Türk Dili dergisinde bastırdığım Ernst Jandl'ı yakaladım, iki de arkadaşı vardı. Tanıttım kendimi. Meğer onlar da Fransızca bilmezlermiş. Bunu öğrenince içim rahat etti.
Yol çok uzun, Beşiktaş-Ortaköy yolundan uzun. Tahsin'le döndük otele, ne verdilerse yedik çekildik odalara. Üçteki toplantıya dörtte katılırız diyorduk. Şimdi saat beşe geliyor. Vazgeçtik.
Şurda cumartesi, pazar, pazartesi, iç gün kaldı. O da geçer. 4 Eylül çarşamba günü Brüksel'den İstanbul'a uçacağız herhalde. Belçika müthiş pahalı. Tahsin'le vitrinlere bakıyoruz hep. Tahsin mukayeseler yapıyor. Fransa'dan sonra en pahalı yeriymiş Avrupa'nın. 3170 franktan 1200 frank kaldı üç gün içinde. Ortada alınmış birşey yok. Gideriz, ederiz, Paris, Londra deyip duruyorduk. Şimdi arpacı kumrusu gibi düşünüyoruz. Tahsin önce şöyle şöyle diyor, sonunda benim dediğime geliyor, düşünmeye başlıyor. Hiç değilse ben her gece gömlek yıkıyorum, Tahsin onu bile yapmıyor. Hasılı boşa koyuyoruz dolmuyor, doluya koyuyoruz almıyor.
Dur bakalım!..
Gene yazarım.
Kimseye kart gönderemedim, üşeniyorum, içimden gelmiyor.
Her şey önce iç rahatlığına bağlı. Siz benim için Beşiktaş'a kapanmayın, benim ne zaman döneceğim belli değil. Kumburgaz'da da bulurum sizi.
Gene yazarım. Gün ola, hayrola! Gözlerinizden öperim.
B. Necatigil


YAZINSAL VE DÜŞÜNSEL MEKTUPLAR
Herhangi bir düşüncenin, duyuşun belirli bir kişiye değil, belirli bir okur kitlesine ya da tüm insanlara ulaşması için mektup şeklinde kaleme alınmasıdır. Bazan bir gazetede ya da dergide yayınlanabilir(Örnek: Nurullah Ataç, Okuruma Mektuplar) bazan da toplumsal, düşünsel, sanatsal nitelikli mektuplar bir kitap halinde toplanabilir(Örnek Descartes- Ahlak Üzerine Mektuplar).

 

Örnek metin: Descartes, Ahlak Üzerine Mektuplar, (Çev. Mehmet Karasan), İstanbul, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1992: 53-54, 62.

Descartes, Ahlâk üzerine Mektuplar, (Çeviren Mehmet Karasan), İstanbul, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1992, sf.53-54, 620

Prenses Elisabeth'e

Egmond, 6 ekim 1645 Madam,

Bazen şöyle bir şüpheye düştüğüm oluyor: elimizde bulunan nimetleri olduğundan daha büyük ve daha değerli hayal ederek, elimizde bulunmayan nimetleri de bilmeyerek veya gözden geçirmek için üzerinde durmayarak, memnun ve neşeli olmak mı yoksa her ikisinin de gerçek değerini tanımak için, fazla bilgili ve düşünceli olarak, kederli olmak mı daha iyidir? Üstün iyinin neşe olduğuna inansaydım ne pahasına olursa olsun, neşeli olmaya çalışmak gerektiğinden şüphe etmezdim ve can sıkıntısını şarapta boğan yahut tütünle uyuşturanların kabalığını doğrulardım. Fakat fazileti işlemekten yahut da (aynı şey olan) elde edilmesi irademize bağlı bulunan bütün nimetlere sahip olmaktan ibaret olan üstüm iyi ile, bu nimetleri elde etmeden sonra gelen memnunluğu birbirinden ayırıyorum. Bundan ötürü, zararımıza da olsa, hakikati bilmenin, bilmemekten daha büyük bir olgunluk olduğunu göz önüne alarak, az neşeli fakat çok bilgili o1manın daha iyi olduğunu kabul ediyorum: Böylece ruhumuzun en memnun olduğu an, en neşeli olduğumuz zaman değildir; tersine büyük neşeler genel olarak donuk ve ciddidir, kahkahalı neşelerse, ufak ve geçicidir: Bunun için boş, hayaller peşinde koşarak yanılmaya düşmeyi asla doğru bulmam; zira bundan gelen bütün zevk ancak ruhun dışına dokunabilir, halbuki içi, yalancılıklarını görerek, acı duyar. Ruhumuz durmaksızın başka şeylerle uğraşırken, bunun farkına varmayabilir, fakat o zaman da adı geçen saadete kavuşamaz, çünkü saadet hareketimize -bağlıdır, halbuki böyle bir hal ancak talihten gelebilir..

          Fakat, bazıları bizi memnun olmaya götüren, bazıları da tersine, memnun olmaktan alıkoyan aynı derecede doğru, birçok düşüncelerle karşılaşmak imkanı olduğu yerde, bana öyle geliyor ki, tedbir daha çok memnunluk verenleri kabul etmemizi emrediyor; hatta dünyadaki şeylerin hemen hepsine iyi veya kötü görünen bir yandan bakmak mümkün olduğuna göre, herhangi bir şeyde maharetimizi göstermek gerekiyorsa; o da onlara, bilhassa en çok lehimizde görünen seviyeden bakmayı bilmektir, sanırım, elverir ki bunu aldanmadan yapalım.

... İnsanın kendinden çok başka insanlara iyilik etmesi daha yüksek ve daha şerefli bir şey olduğuna göre, buna en fazla meyledenler ve sahip oldukları nimetlerden en az bahsedenler, gene en yüksek ruhlardır. Ancak zayıf ve alçak ruhlardır ki kendilerine gerektiğinden fazla değer verir, ve üç damla su ile ağzına kadar dolan vazolara benzerler. Altesinizin bunlardan olmadığını biliyorum, bu alçak ruhları ancak, kendileri için bir menfaat göstererek, başkaları için zahmete teşvik etmek mümkün olduğu halde, Altesinizin menfaati için, kendilerine, ancak kendisini ihmal ettiği takdirde, sevdiklerine uzun zaman faydalı olamayacağını göstermek; ve sağlığıma bakmasını yalvarmak gerektir. Benim de yaptığım budur.







RESMİ MEKTUPLAR, İŞ MEKTUPLARI
Bir talebi ya da siparişi bildirmek, bir soruna açıklık getirmek, iş başvurusunda bulunmak, bir üst makama belirli bir durumla ilgili bilgi iletmek vb. amaçlarla kişiler ile kişiler, kişiler ile kurumlar ya da kurumlar ile kurumlar arasında yapılan yazışmalardır.

Özellikleri:
-Kuruma ya da kişiye yönelik hitapla başlanmalıdır.
-Ad, adres, tarih belirtilmelidir.
-Açık, temiz, düzgün bir Türkçe’yle kaleme alınmalıdır.
-Amaç açıkça belirlenmelidir.
-Birden fazla sorun söz konusuysa maddeler ya da paragraflar halinde belirtilmelidir.
-Saygılı, ciddi bir dil ve üslup kullanılmalıdır.
-Mektup bir kurum tarafından yazılıyorsa, kurumun antetli kâğıdı ve zarfı kullanılmalıdır.
-Daha önce yazılmış bir mektuba karşılık olarak yazılıyorsa, “ilgi” başlığı altında hangi tarih ve hangi sayılı, hangi konuyla ilgili yazıya karşılık olduğu belirtilmelidir.
-Sorun, durum ya da dilek açıkça ve kısa cümlelerle belirtilmelidir.
-Sonuç cümlesinde makamlar arasındaki hiyerarşik düzene dikkat edilmelidir. Üst makam alt makama yazıyorsa ya da makamlar arasında denklik varsa “rica ederim”, alt makam üst makama yazıyorsa “saygılarımla arz ederim” ifadesiyle cümle tamamlanmalıdır(“...durumu bilgilerinize saygılarımla arz ederim”, “... gereğini saygılarımla arz ederim” gibi).
-Kurumdan kişiye ya da kuruma yazılıyorsa kurumun en üst makamı tarafından, kişiden kişiye yazılıyorsa yazan tarafından imzalanmalıdır.
-Ek belgeler mektubun sonunda “Ekler” başlığı altında ve maddeler halinde belirtilmelidir.
-Bilgisayarla ya da daktiloyla yazılmalıdır.
-Çizgisiz beyaz kâğıt kullanılmalıdır.
-Yazım ve noktalama kurallarına uyulmalıdır.

Örnek metin: Atatürk ile İsmet İnönü arasında İkinci İnönü Meydan Savaşı hakkındaki yazışma, Türk Dili Dergisi, Mektup Özel Sayısı, 274, Temmuz 1974: 14-15.

İKİNCİ İNÖNÜ UTKUSU ÜZERİNE ATATÜRK İLE İNÖNÜ
ARASINDA YAZIŞMA
Metristepeden
1.4.1921
Saat 6,30 sonrada Metristepeden gördüğüm durum: Gündüzbey kuzeyinde sabahtan beri direnen ve artçı olduğu sanılan bir düşman birliği sağ kanat grubunun saldırısı üzerine, dağınık olarak çekiliyor. Yakından kovalanıyor. Hamidiye yönünde karşılaşma ve çatışma yok. Bozüyük yanıyor. Düşman, binlerce ölüleriyle doldurduğu savaş alanını silâhlarımıza bırakmıştır.

Batı Cephesi Komutanı
İsmet



Ankara
1.4.1921
İnönü Savaş Meydanında Metristepede Batı Cephesi Komutanı ve Genelkurmay Başkanı İsmet Paşa'ya,

Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşlarında yüklendiğiniz görev kadar ağır bir görev yüklenmiş komutanlar pek azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, çok üstün yönetiminiz altında şerefle görevlerini yapan komuta ve silâh arkadaşlarınızın duyarlığına ve yurtseverliği-ne büyük güvenle dayanıyordu. Siz orada yalnız düşmanı değil, ulusun ters alınyazısını da yendiniz. Düşman çizmesi altındaki karayazılı topraklarımızla birlikte bütün yurt bugün, en kıyıda köşede kalmış yerlerine dek utkunuzu kutluyor. Düşmanın yurdumuzda sonsuz yayılma isteği, dayancınızın ve yurtseverliğinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu.

Adınızı tarihin övünç yazıtları arasına geçiren ve bütün ulusta size karşı sonsuz bir saygı ve bağlılık duygusu uyandıran büyük savaşınızı ve utkunuzu kutlarken, üstünde durduğunuz tepenin, size binlerce düşman ölüleriyle dolu bir şeref alanı gösterdiği kadar, ulusumuz ve kendiniz için yükseliş parıltılarıyla dolu bir geleceğin çevrenini de gösterdiğini söylemek isterim.
Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal




SİPARİŞ MEKTUBU:


Örnek:
25.5. 2000
Kardeş Yayınevi,
                                                                    Ankara
İlgi: 19.09.2005 tarihli yazınız.

             Yayıneviniz tarafından yayınlanmış olan Çocuklara En Güzel Türk Masalları adlı kitabınızdan okul kitaplığımız için beş adet gönderilmesini rica ederim. Saygılarımla.
                                                                                   (İmza)
                                                                          Murat AKINCI
Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni

Ek: Söz konusu kitabın beş adedinin bedeli olan -25.000.000TL’nın yayıneviniz adına açılmış olan hesaba yatırıldığına dair makbuz.


ZARF YAZIMI


Gönderenin adı ve soyadı                                                                                     Pul        
Açık adresi



Sayın: Alıcının adı ve soyadı
Açık adresi
Posta kodu
Semt/Kent
(Ülke)
-Alıcının adresi zarfın ortasına yazılmalıdır.
-Gönderenin adı ve adresi zarfın sol üst köşesine yazılmalıdır.
-Tam ve açık adres yazılmalıdır.
-Büyük harflerle ve okunaklı yazılmalıdır.
-Alıcı adresinin posta kodu belirtilmelidir.
-Özellikle yurtdışına gönderilen mektuplarda posta pullarının ülkeyi temsil edici bir değer olduğu unutulmamalı ve posta pulu kullanılması yeğlenmelidir.


Pul
Yonca Aslan
1775/5.Sokak No: 56/4 Pul
Karşıyaka/İZMİR
Sayın Deniz ASLAN
Hale Sokağı Güzelgünler Apt. No: 23/8
06570 Anıttepe/ANKARA














DİLEKÇE (OSM. ARZ-I HAL)
Bir dilek ya da şikâyeti ilgili makama iletmek amacıyla resmi kuruluşlara yazılan kısa mektup.
Özellikleri:
- Sorun hangi kurumu ilgilendiriyorsa ona hitap edilerek başlanmalıdır.
- Yer ve tarih belirtilmelidir.
-Çizgisiz beyaz kâğıt kullanılmalıdır. Kâğıdın arka yüzüne geçilmemeli, çok gerekliyse ikinci kâğıt kullanılmalıdır.
- Bilgisayarla ya da daktiloyla yazılmalı; el yazısı kullanılması halinde yazının kitap harfleriyle, açık, okunaklı olmasına özen gösterilmelidir.
- Ciddi, resmi, saygılı bir dil ve üslup kullanılmalıdır.
- Nesnel olunmalıdır.
- Sorun/durum ya da dilek kısa ve açık olarak ifade edilmelidir. Gereksiz ayrıntılara ve kişiselliğe yer verilmemelidir.
- İstenen şey yasalara uygun olmalı; yasal çerçeve kesinlikle aşılmamalıdır. Bir şikâyet söz konusuysa sorun mutlaka belgelere ve tanıklara dayandırılarak açıklanmalıdır.
- Dalkavukluğa ve yalvarmacılığa asla yer verilmemelidir.
- Hiyerarşik düzene dikkat edilmelidir.
- Bir konuda üst makamın bilgilendirilmesi amaçlanmışsa "....durumu bilgilerinize saygılarımla arz ederim",
üst makamın bir sorunu çözmesi, bir işlemi başlatması isteniyorsa "gereğini saygılarımla arz ederim",
yapılacak bir işlem için izin isteniyorsa "izninizi saygılarımla arz ederim"
gibi saygı ifadeleriyle son bulmalıdır.
- Doğru, düzgün, özenli ve temiz bir Türkçeyle yazılmalıdır.
- Yazım ve noktalama kurallarına dikkat edilmelidir.
- Mutlaka imzalanmalıdır.
- Dilekçe sahibi adını ve açık adresini belirtmelidir.
-   Dilekçeye eklenecek ek belgeler yazının sonunda "ekler" başlığı altında maddeler halinde sıralanmalıdır.





 Biçim:

Hitap edilen makam,
                                                              KENT

                          Sorunun, durumun ya da dileğin ifade edildiği paragraflar

(İmza)
Tarih
Ad- Soyad
Ekler:
Adres:
Örnek:

Sanat Tarihi Bölümü Başkanlığı'na
                                                                                                                        ANKARA
Bölümünüz 9346789 no'lu öğrencisiyim. 1999-2000 ders yılı güz döneminde alarak F2 notuyla kaldığım SANT 237 kodlu XX.Yüzyıl Sanatı adlı dersi bu yıl tekrar almam gerekmektedir. Devam zorunluluğunu daha önce yerine getirdiğimden, 2000-2001 ders yılı güz döneminde bu derse ait devam zorunluluğumun kaldırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.
(İmza)
12.10.2000
Arzu YILDIRIM
9346789

Ek: 1999-2000 ders yılı güz dönemine ait karne örneği.



DAVETİYE
Toplantı, düğün, açılış gibi tören ve etkinliklere katılması arzu edilen kişilere çağrı amacıyla yazılan çok kısa mektuplardır.
Özellikleri:- Çok kısa ve açık olmalıdır.
- Kişinin ne tür bir toplantıya davet edildiği açıklanmalıdır.
- Toplantının yeri (adresiyle), zamanı, süresi mutlaka bildirilmelidir.
- Saygılı ve nazik bir dil ve üslupla yazılmalıdır.
- Davetiyeler, o toplantı için özel hazırlanmış kart ve zarflara basılmış olarak iletilir. Kimi kişisel davetler için -çok özel durumlarda- el yazısıyla da kaleme alınmalıdır. O durumda açık, özenli bir el yazısıyla, çizgisiz beyaz kâğıda yazılmalı, özenle zarflanmalıdır.
- Davet eden kişi veya kurumun adı mutlaka belirtilmelidir.
- Gerekirse toplantının içeriği "Gündem" başlığı altında bildirilmelidir.
- Gerekirse "LCV" (Lütfen Cevap Veriniz) notuyla birlikte bir telefon numarası eklenmelidir. Davetiyeyi alan kişi bu notu gördüğü takdirde verilen telefon numarasını mutlaka aramalı ve toplantıya katılıp katılamayacağını bildirmelidir. Bu, çok önemli bir nezaket kuralıdır.
- Doğru, açık, temiz ve düzgün bir Türkçe kullanılmasına özen gösterilmelidir.
- Yazım ve noktalama kurallarına titizlikle uyulmalıdır.

Örnek: TDK tarafından düzenlenen konferans davetiyesi

ATATÜRK KÜLTÜR-DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU
TÜRK DİL KURUMU BAŞKANI
Prof. Dr. Ahmet B. ERCİLASUN

Kurumumuz aslî üyesi Doç. Dr. Nejat BİRİNCİ’nin vereceği “Millî Mücadele Dönemi Şiiri” adlı konferansa şeref vermenizi diler.

Tarih : 01 Şubat 1996, Saat : 14.30
Yer : Türk Dil Kurumu Konferans Salonu
Atatürk Bulvarı, 277 Kavaklıdere/ANKARA


KUTLAMA (TEBRİK)
Düğün, yaşgünü, yılbaşı, bayram, doğum, mezuniyet gibi mutlu günler için çoğunlukla kartlara yazılan kısa mektuplardır.
Özellikleri:
- Kısa ve içtendir.
- Kutlanan kişi ile kutlayan kişi arasındaki yakınlık derecesine göre içeriği değişebilir. Yine kişiler arasındaki yakınlığa bağlı olarak kalıplaşmış ifadelerden kaçınılmalı, sevicin ve kutlamanın içtenliği hissettirilmelidir.
- Kişiler arasındaki ilişkiye bağlı bir hitap ile başlanmalıdır.
- Yer ve tarih belirtilmelidir.
- İmzalanmalıdır.
- Doğru, temiz, akıcı bir Türkçeyle yazılmalıdır.
- Yazım ve noktalama kurallarına özen gösterilmelidir.

Örnek:
15.4.2004/Ankara
                Biricik Kardeşim,
                Üniversiteyi, üstelik de istediğin bölümü kazandığını öğrenmek beni ne kadar sevindirdi, bilemezsin. Bir ağabey olarak, seninle gurur duyuyorum. Başarının ve mutluluğunu yaşam boyu sürmesini dilerim. Gözlerinden ve yanaklarından özlemle öpüyor, tekrar tekrar kutluyorum.
Sevgilerimle.
(İmza)
Murat AKINCI

26.9.2000/Ankara
Hamza Yerlikaya,
XXVII. Yaz Olimpiyatları'nda ikinci kez olimpiyat şampiyonu olarak elde ettiğin büyük başarıdan dolayı seni kutluyor, gözlerinden öpüyorum.
(İmza)
Ahmet Necdet Sezer
Cumhurbaşkanı

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

« Son Düzenleme: Aralık 28, 2009, 06:42:35 ÖS Gönderen: qulsah » Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #5 : Aralık 28, 2009, 06:54:32 ÖS »

Türk Edebiyatı’nda Mektup Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri

“Mektup, “Bir şey haber vermek, bir şey sormak veya istemek için, birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, nâme” demektir.(1) Bir başka tarifle,”Yazılı nesne, yazılmış şey” demektir. Farsçası nâme, Türkçesi betik, bitigdir. Birbirinden uzakta bulunan kişi ve kurumlar arasında haberleşmeyi sağlayan bir yazı türü. Mektuplar, insanların bilgi, görüş ve düşüncelerini birbirine bildirmek, istek ve dileklerini iletmek için sık sık kullandıkları bir araçtır.(2).

Mektubun Türk dünyasındaki yeri henüz açıklığa kavuşmamakla beraber, “MS.580 yılında İstanbul’a gönderilen diplomatik bir mektup ve daha sonraki yüzyıllarda Uygur prenslerinin yazdıkları mektuplar ele geçmiştir. Bunların dışında diğer Türk hükümdarlarının da komşularına veya devlet adamlarına siyasî nitelikte mektuplar gönderdikleri şüphesizdir. Türk edebiyatında mektup türünü Anadolu’ya yerleştikten sonraki tarih içinde takip edebiliyoruz. “(3)

17. Yüzyıldan sonra edebiyat türü olarak gelişen mektup, 19. yüzyılda büyük bir önem kazanır. Bunda okur yazar oranın artmasının, 1820 yılından sonra mektup zarfının ve posta pulunun kullanılmaya başlanmasıyla, posta hizmetlerinin düzenli hale gelmesinin büyük rolü olmuştur.

Günümüzde en çok kullanılan nev’ilerden biri olan mektup, “temelde bir haberleşme aracı” olmasıyla beraber kompozisyon ve taşıdığı üslup nitelikleri bakımından edebî bir değer ihtiva eder. Bunun yanında mektuplar, edebiyat tarihçisi için olduğu kadar bir tarihçi içinde belge niteliği taşımaktadır.

Mektuplar, her milletin edebiyatında önemli bir yere sahip olan edebi bir türdür. Klasik edebiyatımızda “bir şeyi meydana getiren, bina eden mânâsına umumiyetle nesir karşılığı inşa, nâsir yerine münşî sıfatı” kullanılırdı. Münşî “edebî ilimlere vâkıf, bir maddeyi neşren ve mükemmel surette kaleme alabilen, kâtip demektir.” (4)

Bu münşilerin çoğu “Mektupçuluk, Vaka-nüvislik, Reis’ülküttaplık, Sadr-ı azamlık v.b.yüksek me’muriyetler işgal eden kimseler, şairler, müdürrisler, ilim adamlarıdır. Feridun Bey, Abd’ül Celil Bin Yusuf, Celalzâde Salih, Lâmiî, Kınalızade Ali Çelebi XVI. asrın; Okçuzâde Mehemmed Şâhî, Yenicevardan’ndan Şeyhzâde Mehemmed, Bosnalı Abd’ül-Kerim, Dukabinzâde Osman, Vânî Mehemmed, Âlî, Nabî, Veysî ve Nergisî XVII. yüzyılın; İshak Hocası, Ahmet Efendi, Bursalı Buhaeddin, Nazmîzâde Hüseyin Murteza, Kânî, Ragıp Paşa XVIII. asır Türk edebiyatının meşhur münşileridir ve münşeat mecmuaları vardır”(5). Bunun yanında 19. yüzyılın başlarında ve Tanzimat’tan sonra da birçok münşinin yetiştiği görülür.”Antebli Mehmed Münib, Diyarbakırlı Şa’ban Kâmî v.b.”(6).

Klasik edebiyat döneminde mektup kavramını karşılayan kelimeler oldukça çeşitlidir: “Tabiî bu değişik adlar, mektubu yazanla yazılanın çeşitli durumları gözönüne alınarak verilmiştir. Dostluk, kardeşlik, sevgi belirten mektuplara muhabbetnâme, meveddetnâme, uhuvvetnâme, rütbece alt durumda olanın üste yazdığı mektuplara ariza, şukka; alçak gönüllülük göstermek için bazen varakpâre denildiği de olmuştur. Bunlara ek olarak halk dilinde (âşık edebiyatında) mektuba kâğıt, gam yükü, gönül dili, çile bohçası, nâme gibi isimler verilmesi yanında, sevgiliden âşığa -sözlü olarak- gelen haberin yazılmamış ferman, bu haberin sevindirici olması halinde de şekerli hurma adını aldığı belirtilmelidir.


Düzyazı, mektup yazanlar münşî, devletin ve sarayın resmi yazıcılığını yapanlar da nişancı, tevkiî gibi adlar almışladır. Münşilerin yazdığı özel veya resmî mektuplarla başka nesirlerin toplandığı kitaba münşeat (Feridun Beyin Müşeâtu’s-selâtin’i gibi), yalnızca mektupların toplandığı esere mektûbât (Mektûbât-ı Şeyh Aziz Hüdâî) denildiği gibi çeşitli adlar taşıyanlar da vardır: Nüzhet Mehmet Efendi’nin Muaddilü’l-imlâ ve Mükemmelü’l-inşa(1885)’sı Hayret Efendi’nin Riyâzu’l-kütebâ ve hıyâzu’l-üdeba(1826)’ı böyle eserlerdir”(7).

Münşilerin işledikleri konular sosyal hayattan pek ayrı olmasa da, kullandıkları dil tabilikten uzak, mutantan, türlü edebî sanatları içeren ağdalı bir dildir. “Münşeatların bir kısmı didaktik nitelik taşır. Ümera, hükemâ, sâdât, şuara, ulema, guzât, kudât, meşayih, vüzera için yazılacak mektup ve yazıların başlıkları, hatimeleri, yazılana uygun düşecek cümleler, ibareler beyitler, örnekler verirler “(Cool.

Tanzimat‘dan sonra bir çok tanınmış şahsiyet Garp edebiyatından roman, tiyatro gibi nev’ilerden tercüme yaptığı gibi, mektup türünde de tercüme yapılmıştır: “Jean-Jacques Rousseau’nun Novvelle Heloise’inden iki mektubu Münif Paşa, aynı eserde bir başka mektubu Pertev Paşa; Recaizade Ekrem ve Ahmet Mithat, Alexandre Dumas Fils’in La Dame Aux Camelias’ından birer mektubu Türkçe’ye tercüme ettiler”.(9)

Bir mektup genellikle giriş, gelişme, sonuç gibi bölümlerden ve tarih, hitap ve imzadan müteşekkildir. Mektuplar genellikle nesir olarak yazılsa da, edebiyatımızda manzum olarak yazılmış edebî mektuplar da mevcuttur. Hususî mektupların yanında edebiyatımızda, tenkit ve münakaşa, roman, hikâye, seyahat; makale, röportaj, sohbet gibi nev’ilerde yazılan mektuplar da vardır.

Tanzimat’tan sonra, “Fransız mefkûresinden mülhem olarak” memleketimizin içinde siyasî, edebî ve birçok sahada meydana gelen değişiklikler neticesinde bazı simaların firar etmeleri ve sürgüne gönderilmeleri sonucunda bir tenkit ve münakaşa ortamı doğmuştur. Bu konuda yazılmış mektuplara şunları örnek gösterebiliriz: “Namık Kemal’in, Ziya Paşa tarafından hazırlanan bir şiir antolojisi (Harabat) için yazdığı Tahrib-i Harabat (1885) ve Takib-i Harabat (1885) ile Mecmua-i İrfan Paşa da yeni bir şiir anlayışına karşı çıkılması üzerine kaleme aldığı Îrfan Paşa’ya Mektub’u (1885), Recaizade’nin Mes Prisons (1869) adlı çevirisiyle ilgili olarak yazdığı Mes Prisons Muahazenâmesi (1885), Muallim Naci ile Şeyh Vasfi’nin o dönem şiirimizle ilgili görüş alışverişlerini ortaya koyan on iki mektupluk Şöyle Böyle adlı eser (1886), yine Muallim Naci’nin Beşir Fuad’a yazdığı Victore Hugo monografisi dolayısıyla başlattığı ve yedi mektup süren münakaşalarını içine alan İntikad (1888), Corneille’nin Cid’ini tenkitli özet şeklinde yayımlayan Ahmet Mithat’ın Sait Bey ile olan münakaşa mektuplarını bir araya getiren Sait Beyefendi Hazretlerine Cevap (1898), Ali Canip’in Cenap Şahabeddin ile dilde sadelik, Türkçülük konularındaki münakaşalarından meydana gelen altı mektubunu topladığı Milli Edebiyat Meselesi ve Cenap Bey’le Münakaşalarım (1918), Cenap Şahabettin’in alaylı bir dille “Oğluma Mektup” başlığı altındaki didaktik hüviyetli pek çok mektubunun toplandığı Evrâk-ı Eyyam (1915), Nurullah Ataç’ın çeşitli sanat konularındaki görüşlerini belirttiği mektuplarından oluşan Okuruma Mektuplar (1958)”(10).

Edebiyatımızda mektup tarzında ilk romanı, “Hüseyin Rahmi Gürpınar denemiş ve karı koca geçimsizliğini ele aldığı Mutallaka’yı yazmıştır. Daha sonra yazdığı Sevda Peşinde’nin ikinci bölümü, Ömer Seyfettin’in Bahar ve Kelebekler, Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür, Aşk ve Ayak Parmaklan, Sivrisinek, Lokantanın Esrarı, Memlekete Mektup hikâyeleri; Halide Edip Adıvar’ın Handan romanı, Harap Mabetler’deki imzasız mektuplar hikâyesi; Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Kadınlık ve Kadınlarımız, Bir Serencam, Milli Savaş Hikâyeleri, Okun Ucundan’daki hikâyeleri; Reşat Nuri Güntekin’in Sönmüş Yaldızlar, Bir Damla Gözyaşı, Bir Hazin Hakikat, Yalan, Bir Hayal Kırıklığı, Kumandanın Şoförü hikâyeleri mektup tarzındadır. Bunlardan başka Halit Ziya, Mehmet Rauf, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Sait Faik’in bir kısım hikâyeleri de mektup şeklinde yazılmışlardır”(11).

Bazı yerlere yapılan seyahatler de bazen mektup türünde yazılmıştır “Cenap Şahabeddin’in Hac Yolunda (1909) ve Avrupa Mektupları (1931), Ahmet Rasim’in Romanya Mektupları (1916), Falih Rıfkı’nın Londra Konferansı Mektupları (1931) ve gazete sütunlarında kalarak kitap haline henüz getirilmeyen Danimarka Mektupları, anılan yerlere yapılan seyahat sonucunda yazılmışlardır”(12).

Makale, röportaj ve sohbet türünde yazılan mektuplarda şunlardır: “Ahmed Mithat’ın iktisat, siyaset, kozmografya, matematik ile ilgili bilgiler verdiği Hallu’l-ukd (1892) ile Schopenhauer’in Hikmet-i Cedîdesi (1888), Ahbâr-ı Asara, Tamim-i enzâr (1892) adlı eserleri (makalelerden); Ahmet Rasim’in Şehir Mektupları (1912, fikra ve sohbetlerden); Mahmut Yesarî’nin Yakacık Mektupları (1938, röportajlardan) meydana gelmiştir” (13)

Edebiyatımızda az da olsa bulunan manzum mektuplarda, mektupların temel taşı olan tabilik, içtenlik oldukça zorlanır: “Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin’inde, Hüsrev’in Şirin’e ve Fuzûli’nin Leylâ ile Mecnûn’unda, Mecnûn’un Leylâ’ya yazdığı mektubu; Şehzade Beyazıd’ın Kanunî’ye, Kanunînin Beyazıd’a yazdıkları mektuplar; Bağdatlı Ruhî’nin devrinin bütün şairleri ile dostluk münasebeti için yazdığı kırk bir beyitlik kasidesi; Bayburtlu Zihnî’nin sevgilisine yazdığı üçer dörtlüklü iki ayrı mektubu; Ali Paşa’nın Mahmut Paşa’ya, Hafız Ahmed Paşa’nın Bağdat kuşatması sırasında IV.Murad’a, IV.Murad’ın Hafız Ahmed Paşa’ya verdiği cevabî mektupları; Edhem Pertev Paşa’nın Nefise Hanım’a annesi tarafından yazılan manzum mektubu (22 mısra); İsmail Safa’nın kardeşi Vefa’ya (üç) ve memleketi olan Trabzon’a yaptığı ziyaret dolayısıyla yazdığı mektupları, (Mevlid-i Pederi Ziyaret, 1894, yüz seksen dokuz beyit); Ziya Gökalp’in Atatürk’e hitap ettiği İstida (elli dört mısra) ve İkinci İstida (otuz iki mısra) başlıklı mektupları manzum mektuplara örnek gösterilebilir. Aka Gündüz’ün Balkan Savaşı sırasında İki Bayram’ı, Ana Mektupları (Bozgun, 1334), Halit Fahri’nin Bayram Mektubu(Cenk Duyguları, 1933), Kemalettin Kamu’nun İzmir Yollarında Son Mektup’u (N.R Evrimer, Kemaleddin Kamu, 1949), Orhan Seyfî’nin Sevgili’ye Mektup’u (Gönülden Sesler, 1928), Necip Fazıl Kısakürek’in Anneme Mektup’u (Ben ve Ötesi, 1932), Zindandan Mehmed’e Mektup’u (Çile, 1962), Bedri Rahmi’nin Birinci Mektup, İkinci Mektup (ve diğerleri, üçü birden 1953), Orhan Veli’nin Oktay’a Mektuplar’ı (Bütün Şiirleri 1960) edebiyatımızda belli başlı manzum mektuplardır”(14).

Türk Edebiyatında, isim yapmış şair, yazar ve sanatkârların yalnız mektuplarının toplandığı müstakil eserler de vardır: Ali Şir Nevaî, Lâmiî Çelebi, Nâbi, Ragıp Paşa, Tokatlı Ebubekir Kânî, Nev’izâde, Azmîzâde, Ganîzâde, Akhisarlı Abdulkerim, Zaifi Pir Mehmet ve benzerlerinin münşeatları ile, Akif Paşa’nın Münşeât-ı Elhac Akif Efendi (1843) ve Muharrerat-ı Hususuye-i Akif Paşa (1883) adlı eserleri; Namık Kemal’in hususî mektupları (C.I, II, III, Haz.F.A.Tansel, 1967, 1969, 1973), Abdühlak Hamid Tarhan’ın Mektuplar’ı (2 C. 1918), Muallim Naci’nin Mektuplarım’ı (1886), Ziya Gökalp’in Limni ve Malta Mektupları (Haz: F.A.Tansel, 1965), Cahit Sıtkı Tarancı’nın Ziya’ya Mektupları (1957), Yaşar Nabi’nin Dost Mektupları (1972), Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mektupları (Haz:Zeynep Kerman, 1974), Nazım Hikmet’in Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektupları (1968) bunlardan bazılarıdır.

Kaynakça

1-Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, 549, Ankara-1988, s.1003.
2-Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, Dergâh Yayınları, İstanbul-1986, cilt:6, s.231.
3-a.g.e., s.232.
4- Fevziye Abdullah Tansel, “Türk edebiyatında Mektup”, Tercüme, 1964, cilt:16, no:77-80, s.386.
5.a.g.m., s.386-387.
6- a.g.m., s.387.
7-Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, Dergâh Yayınları, İstanbul-1986, cilt:6, s.232.
8- a.g.e., s.232.
9- Fevziye Abdullah Tansel, “Türk edebiyatında Mektup”, Tercüme, 1964, cilt:16, no:77-80, s.399.
10- Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, Dergâh Yayınları, İstanbul-1986, cilt:6, s.234-235.
11- a.g.e., s.234.
12- a.g.e., s.235.
13- a.g.e., s.235.
14- a.g.e., s.235-236.


Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #6 : Aralık 28, 2009, 06:56:55 ÖS »

Mektup örneği



Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 47264
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Araştırma Görevlisi
Mesaj Sayısı: 136
Nerden: Türkiye İçi
Puan: +3/-2

Offline
« Yanıtla #7 : Ocak 09, 2010, 09:45:03 ÖS »

Resmi Mektuplar


Resmî kurumların ve tüzel kişilik taşıyan kuruluşların birbirlerine yazdıkları resmî yazılara ve vatandaşların dilekçeyle bildirdikleri isteklerine verilen yazılı cevaplara resmî mektup denir. (Aşağıda üzerinde durduğumuz dilekçeler de resmî mektup sayılabilir.)

Resmî mektuplar biçim yönüyle iş mektuplarına benzerler. Resmî mektuplar; başlık metin ve son kısım diye üç bölüme ayrılır.* Başlıkta gönderen makam dosya numarası tarih konu adres ve ilgiler bulunur. Bütün resmî yazıların metin kısmına doğrudan doğruya işten söz edilmek suretiyle adres veya ilgi satırının iki aralık altından başlanır. Hiçbir saygı kelimesi kullanılmaz. Yazıların sonunda; ast kademelere yazılanlar için rica ederim; üst kademelere yazılanlar için arz ederim; aynı seviyedeki makamlara yazılanlar için arz ederim kelimeleri kullanılır. Aynı yazının ast ve üst makamlara yazılması durumunda arz ve rica ederim ifadesi kullanılır. Altı satır aralık bırakıldıktan sonra sağ tarafa imza atılır. İmzanın altına yazıyı imzalayanın adı ve soyadı yazılır. (soyadı büyük harflerle) Bunun altına makam adı küçük harflerle yazılır gerekirse kısaltma kullanılabilir.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #8 : Ocak 10, 2010, 05:06:11 ÖS »

Paylaşım için teşekkürler..  Wink

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 116761
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Diğer Meslek Dalları
Mesaj Sayısı: 1
Nerden: Denizli
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #9 : Ocak 10, 2011, 02:44:50 ÖS »



Mektup

Tanım: Mektup, başka bir yerde bulunan bir kişiye, bir topluluğa ya da bir kuruma bir maksadı bildirmek için yazılan yazıdır.

Mektubun Tarihi
Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar ortaya çıkmış eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler; Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ 15. - 14. yüz yılları) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunan mektuplarıdır. Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini, Yunan edebiyatında görürüz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır. Bu alanda yazanların başında Cicero (MÖ 106 - 43) gelir. Rönesans’tan bu yana Avrupa’da çeşitli ülkelerde bu türün yaygınlaştığı görülür. Özellikle Fransa’da mektup türü büyük gelişme göstermiştir. Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Münşeatlarda (Nesir halindeki yazıları bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere denir.) resmi ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Şinasi’ nin öncülüğünde başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimat’tan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.

Mektupta Amaç

-Bir haberi almak ya da vermek.
-Bir konuyu yazılı olarak tartışmak.
-Herhangi bir konuda sevincimizi ya da üzüntümüzü bildirmek.
-Birinden yardım dilemek ya da ona yardım etme isteğinde bulunmak.
-Bir işi sonuçlandırmak.

Mektupta Biçim

1. Hitap: Mektup yazılan kişiye olan ilgi ve yakınlığımıza bağlıdır. Samimi olduğumuz kişilere “Canım, Dostum”, yeni tanıştığımız ya da resmi olduğumuz kişilere “Bay, Bayan, Sayın” şeklinden hitap edebiliriz.www.edubilim.com
2. Giriş ve Gelişme: Mektubun amacını belirten bölümdür. Amaca doğrudan doğruya girilir. Bir haber öğrenmek için mi, bir sorunu tartışmak için mi, bir mektuba cevap olarak mı yazıldığı bu bölümde ortaya konur.
3. Sonuç: Bu bölümde klişeleşmiş cümleler, selam ve iyi dilekler yer almalıdır.

Mektup Yazılırken Uyulması Gereken İlkeler

-Mektup çizgisiz ve beyaz bir kağıda yazılmalıdır.
-Kağıdın sadece bir yüzü kullanılmalıdır.
-Mektup, kurşun kalemle yazılmamalıdır.
-Mektup kağıdının sağ üst kısmına yazıldığı yer ve tarih konulmalıdır.
-Mektup bitince imzalanmalı, sol üst köşesine de adres yazılmalıdır.

Mektup Zarfı

-İçindeki yazılar okunmayacak kalınlıkta olmalıdır.
-Gönderenin adresi zarfın ön yüzünün sol üst köşesine yazılmalıdır.
-Gideceği yerin adresi orta sağ kısma yazılmalıdır.
-Gideceği kentin adı, en alt sağ köşeye büyük harflerle yazılmalıdır.
-Pul sağ üst köşeye yapıştırılmalıdır.

Mektup Çeşitleri

-Özel Mektuplar
-İş Mektupları
-Resmi Mektuplar
-Edebi ve Felsefi Mektuplar
-Açık Mektuplar
-Özel Mektuplar

Özel Mektuplar
Tanışan ve aralarında bir yakınlık olan kişilerin birlerine yazdıkları mektuplardır.

Özel Mektup Çeşitleri

*Teşekkür mektubu
*Baş sağlığı ve teselli mektubu
*Özür dileme mektubu
*Davetiye mektup ve kartları
*Tebrik mektubu




mektubun, mektup, nedir, tanımı, türleri, Özellikleri , mektubun ozellikleri, mektup cesitleri, mektup nedir, mektup nedir ozellikleri, mektup ozellikleri, mektup örnekleri, mektup türleri
[/quote]

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Etiket: mektup nedir  mektup nasıl yazılır  mektup örneği  mektup özellikleri 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!