Yeni Üye
Üye No: 55968
Cinsiyet: 
Mesleği: Araştırma Görevlisi
Mesaj Sayısı: 3
Nerden: Türkiye Dışı
Puan: +0/-0
|
 |
« : Şubat 22, 2010, 11:37:35 ÖS » |
|
Sevginin Anlamı
Herkesin bir sözcük niteliği konduracağı sihir cümlesidir sevginin anlamı , Yürekte başlar kalbe gider mutlukların anahtarıdır aslında İnsana bahşedilmiş belkide yüce bir sığınma limanıdır kimbilebilir. Acıların , kederlerin , hüzünlerin son bulduğu tek noktadır ''o''sihirli cümleler Ona değer vermek demek mutluluk demek varolan herşeyi sevebilmek demek ondan gayri gitmemek demek Yüreklere hayat vermek demek Limandan olta atan balıkçının gülüşlerinde gizlidir denizlerin aşılmaz suların'da Saklanan peri balıkları misalidir varlığı güneş yokluğu gecedir işte asıl gerçek sevgidir Tarifi yapılabilir ve herkesin çıktığı nokta eşitdir Yürekte aramak gerekir kalpte Saklamak önemlidir ne yücedir ki sevgi sevilmek sevmektir Tüm olasılıksızların olanağı biçiminde kalemlenmiş tek cümleliktir.Engin akarsuların akışı gibidir durmaksızın akan bir sevgi selidir çoşkunun dorukla buluşması heycanın Aşk'la örtüşmesi mutluluğun gözyaşları ile kaynaşması gibidir Pencereden kar yağışını seyreden küçük çocukların gülümseyişlerinde gizlidir Şiir yazan bir kimsenin kalemle kağıtla mutlu olması gibidir ve buna bir çok örnek gösterilebilinir Kimbilir sevgi nelere kadirdir gizli kalınmışların duygularını açığa çıkartır bizleri hayallere gülümsemelere daldırır Sevginin kudretli duruşu o sihirli cümleleri söylemeye başlarken başlamıştır ufak tebessüm'i Gülümseme ile yüreğine düşer kalbinin yerinden çıkarcasına titrediği Hareketlerdeki olanaklarda belirir küçük tariflerdir varlığı görülmezde yaşamı İçimizde saklı olandır ve içimizde yaşayandır yol alır o yaşamın ince kıyısında Acıdan uzaklaştıran bir hayat kaynağıdır Tek vicutlarda saklıdır nitekim herkeste barınır Onu köreltmek imkansızdır olanakların olanağıdır Yeterki onu çağrıştır Gelmesi anlıktır
Levent Yıkılmaz
Herkesin bir İcadıdır Aşk
Soluksuz bakışların odaklarında kıvılcım alan Nefessiz yaşamın başlangıç hikayesidir Herkesin bir icadı misaldir Ne sonu vardır Ne başlangıcı hani Bilinmez bitişinde bu hikayenin şekli
Uykuların yarı bölünüş esaretlerinde belirir Sabahların ufuğunda martıların yol alması gibidir Herkesin bir icadıdır Hani Onu açığa çıkartmak kalbi çalıştırmaktır yani yeterki istemeyi bilmeli
Her yürek'de Kaldırmaz bu icadı ey canyürekli Ya sevmeyi bilmeli Ya da Bitişinde acıyı dindirmeli Bitişi olmayan aşk-ı icatlarda vardır Yeter'ki sağlam sevebilmeli
Benim bir icadım var aşk'dır ismi Söylemek suya yazı yazmak misali Varlığı birde yokluğu sabır selameti Herkesin bir icadıdır hani Adı aşk mucizesi Yeterki sevmeyi bilmeli
Levent Yıkılmaz
Adı Aşk olacak bu Eserin
Soluksuz Filmlerin Sahneleri gibidir bu yaşananlar Parlaktı o bakışlar , Ay' gecelerinin deniz mehtabı misaliydi olanlar Renk, renk bakışlar hızlı geçen tutkular Ve güzel yarınlar'daYaşanacaklar Andırıyor işte adını tüm olanlar Esir olmuş bedenim seni isterim Vurdun da benmi ölmedim Varoş oluşlarım cevapsız cevap arar anlamsız Geride kalan ağlayışlarım arda kaldı bakışlarım Gün doğumu sensiz gelmez Ya harab kalbim ya esir gecelerim Bu gece denizlere teslimim Gözlerde ki yaşama sebebim Senin eserin Faili Meçhul Aşk adı olup bitenler Ne bir nefes ne bir ses olanlar olurda sonu gelmez Adım sensizliklere gitmez Bendeki güçlük bana yetmez Ay geceleri sensiz izlenmez Ya harab kalbim ya esir bedenim Gece olur'da uykusuz hayallere giderim Bunlar senin eserin Sen olmasanda bu eserin sahibi benim Elbet gün gelicekdir bu yaşananlara sadakatin İşte adı aşk olacak bu eserin
Levent Yıkılmaz
Gecenin Siyahına Kadeh Kaldıralım
Hayat'ın Hangi yönüne bakarsam karşımda gölgen belirir ansızın Masum bir çocuğun gülümseyişlerindeki hakimlik sarıverir dünya'mı Alıp gider senide benide o masumiyetlik tebessümü Rabbinden başka hangi güç o bakışları etkisiz kılabilir ki ? Karlar yağarken Avucuna düşen kar tanesini bilirmisin tıpkı o misal bakışların Hayallerine alışığım Bedenim'de rüzgarlar uçuşuyor bak bu gece Görmez ki hiçbirşeyi ? duymazki olup bitenleri sevdalı Gecenin Siyahına şeref kaldırmış bir kere aşkımız Yaşanan olumsuzlukları , acıları Tarifi imkansız kopan fırtınaları duymak ne mümkün Kaldırmışız birkere kadehi gecenin siyahına Körelmiş bedenim bu aşk kasırgasın'da Hangi umutsuzluk seni benden koparabilir Ve hangi imkansızlık bendeki bu aşk-ı görmez'den gelir Aşk olduğu sürece kadehler kalkacak durmaksızın Sürecek herdaim zirvedeki kanat çırpışlarımızın sesleri Bitmeyecek bu sevdanın hayalleri gidişleri Ve son bulmayacak gecelerin siyah renkleri Kalkan kadehlerimiz ölene dek sürecek Masallar olup Siyah geceler denilecek Varsın Kadehin zehirinden içelim sevgilim Ekmişiz bir kere Gecenin siyahına aşk tohumlarını Varmı gayrisi ötesi gecenin siyahına teslim edelim tüm olup bitenleri Ben Siyah gecelere Sen aşkın rengine kadeh kaldır ki bitmesin bu aşk sevda seli Kaldıralım siyah gecelere herzaman kadehi
Levent Yıkılmaz
Mevsim güneşi
Yaz çiçeğinin renginde solan bir güneşti gördüklerim Mevsim soğuktu o gece , Titrekti kuşlar Gözyaşı idi yüzler Mevsim soğuktu o gün Bilinmezlikler diyarında sallanan bir salıngaç misaliydi yeryüzü Mevsimler düşmüş sanki telaştan Gökyüzünde kalmamış bir yıldız tanesi Nerede mevsim güneşim Açan güllerim Kokan çiçeklerim Yine hüznün sonuna geldik sanırım Elveda gibi gidişlerin sesi Yabancı değil bu gidişin patırtısı Gidersen arkanda bir enkazın izi esir olacak Kalacak ardından bu gürültülü şehirde Kalsada fayda etmez gül tanesi Sensiz elbet solacak çiçek tanesi
Levent Yıkılmaz
Gitmek mi Dedin?
Gitmek mi dedin ? İşte açık kapı git ve dönme Git ve görme Git ve Sızlanmasın Kalbim Perişan sokakların bir yanıp bir sönen lambalarını bilirmisin? Bir yanar bir söner hesabı sendeki aşk ateşi Nasıl bir sevgi bu allah aşkına Bendeki sevda'yı görmezmisin'de gitmek dersin Anlaşıldı saat yine dem vurmuş gözlerine Hayalinde gitmek bilmez hani , içten içe Durmazmı bu Sancılar acılar Kor gibi yaktılar Yakıyor senide benide Nasıl dersin Gitmek Diye? Sabahlarım Gece oluvermiş Ne gecem kalmış ! Ne gündüzüm Son Gemi'de kalktı canım liman'dan Şehir beni unutmuş uzaklaşmış benden Bak Güneş'de çekildi yuvasına Gece başlar uykusuzluk esaretlerimle Bir hayalime gider bir sana gelirim Ben Vurgunmuyum sanıyorsun dolunay gecelerine? Ben Hasretmiyim sanıyorsun uykusuz sensizliklere? Gitmek mi dedin ? Al yaralanmış kalbimi'de Hadi git gitmek istediğin yere
Bilirsin sensiz olmaz!. Bilirsin sensiz güneş'de doğmaz!. Bilirsin'de gitmek dersin hani , içten içe Bilirsin'de yakarsın kalbimi sözlerinle Nasıl halt ederim arkandan bıraktığın enkazın içinde Virane olmuşum kalbine , Gözlerine , Sende oluvermişsin'de gitmek dersin dolu gözlerle Haydi Sebeb söyle ? N bakıyorsun dolu gözlerinle gözlerime ? Anlaşıldı ecel'de bizi istiyor Giderim' sensizde ecele!.. Yalan mı sanıyorsun ? bu sevdaları Çok mu sevmedim sanıyorsun ? Unutdunmu Gözlerine bakarken ağlayışlarımı Yoksa azmı geldi sevmelerim yüreğine Haydi söyle .! İşte liman bir kaç ötede git sende Sensizde yaşar belki bu gönül boş şehir'de Bilki gelicek birgün haber ''Ecel almış sevdalını diye''
Levent Yıkılmaz
Sende Tarih Oluverdin Ya
Çaresizliğimin içindeki benliğimde tutulmuştum gözlerindeki yalan bakışlara Soğuk suların boğması gibi insanı Evet seni buldum , sendin o Sendin beni kendine bağlayan Sendin gözlerimi benden çalan Ve sendin yüreğimi esir alıp kapıları kitleyen Unutamazmı sanmıştın bendeki varolan seni Tıpkı gecenin yerini sabaha bıraktığı gibi İşte gözlerimden uzak gözlerin Ay ışığının denize düşürdüğü mehtap misali yaşadıklarımız Birbirimizin sonunu getiren iki hazin gibiydik Sormadım yıllar geçsede içimdeki seni kalbime ., Sormadım yıllar geçsede gözlerimden arta kalan bakışlarını yüreğime Ve sormadım titreyen sesime seviyormuyum diye Şimdi sende tarh oluverdin ya Ölüm kovalasada beni Ölüp tarih olmam Seni gönderdiğim , Tarihe karışmam . !
Levent Yıkılmaz
Ayrılık
Yolların buğusundaki sislenmiş bakışlar gibidir Ayrılık , Hasret'dir vazgeçilmez bir engin Akarsuyun vazgeçilmez iki sınırı gibidir . Hani bazen gitmek gerekir derler tıpkı o misaldir
Acı ama gerçektir Dudağında son sigarasının izi kalmış kimsesizler insanının hayallere dalışıdır Yetim bir Çocuğun beşiğinde ağlayışı gibidir .
Ayrılırken sevgilisine son cümleleri haykıran sevgililer gibi'dir Acı ama gerçek'tir Hatıralar anılar açılan sayfalardır
Dinlediğim aşk şarkıları geldi aklıma yine Çaldı içimi acıtan parçalar Ey ayrılık sen nesinki acıtıyorsun yakıyorsun bu kalbimi Sen nesinki yıkarsın bu harab olmuş yüreğimi Söylesene canımdan can aldığın canım ayrılık
Levent Yıkılmaz
Bendeki Sen
Bir sonbaharda buldum seni Karlar yağmıştı o mevsim başıma Sende saklı olan bende aradım seni Geceler kadar zehirdi gözlerin Soğuk ve titrekti kenar lambaları Yaş'dı gözleri kaldırımların Islaktı ufuğun eski asfaltları Keşke tanımasaydım seni Özgürlükler şehri gibiydi gözlerdeki sen Pişmanlıklara alınan son biletdi sanki seni sevmek, Yanlızlığa dem vurmuş hasret kokan bir buğu gibi oldum arkandan Keşke tanımasaydım bendeki seni Son gidişin rüyalara fiske vuran eğik bir çocuğun bakışı gibi Bıçak yarası kadar acı hançer misali kadar zehirdi Güneşin doğudan doğuşu batıdan terk edişi Deniz kokan martıların tekne uçlarına serpilişi gibi Mehtab'a doğan ay gibi Islak yağmurun yere düşüşü gibi İçimdeki bende buldum seni Keşke tanımasaydım seni , tanımasaydık birbirimizi
Levent Yıkılmaz
Şehr-i Hüzün
Sensizlik hüznü dolmuş şehrimin tüm sokakları Pencereden Bakan titrek bir kız çocuğunun Ufuklarda aradığı umutlar gibi oluvermiş düşler Gece yağan yağmur gibi Kışın afilleyen kar gibi Bir türkü olmuş sanki sevdam Ya Sevmeli bendeki Seni Yada öldürmeli sendeki beni Gecenin neminden karları saklayan buğulu cam gibi sevdam Ve yine gerisindeki ben gibi MIırıldanmalı dudaklarım bu kelimeleri Ya sevmeli bendeki seni Yada öldürmeli sendeki beni
Levent Yıkılmaz
Kar Var Ankara'da
Bu gece esir yine şehrin tüm sokakları beyaz örtüye Ağaçların yapraklarından sarkıveriyor buz kristalleri Yerde serpilmiş karlar dans edercesine gökyüzüne çevirmiş örtüsünü İşte Ankara'da kar var yine Güneş kar bulutlarının ardın'dan bakıp çekiyor yüzünü bu şehirden Yerini Gecenin sisine karanlığına bırakıyor Uğultulu bir ses , rüzgarın diliyle konuşurcasına haykırıyor sonsuzluğa Ay ışığı önünde , set misali gerilen kar bulutlarını parlatıyor adeta Yapraksız ağaçlar üşürcesine titretiyor gövdesini Yağdı yine delicesine , İşte Çocukların bayramıdır sanki ellerde poşet , gözlerde gülüşler , Yıldızlar şehri gbi akıyor süzülerek Başkent'in üstüne Gökyüzüne her bakışım'da bendeki mutluluğun ortasında bulurum kendimi Bilirim'ki her bakışımda beyaz bulutlara özlemi kokar o beyaz örtünün Ve yine her bakışımda bilirimki Kar Var Ankara'da
Levent Yıkılmaz
Esir Şehrin Çocukları
Esir şehrin çocukları hakim yine bu boş şehre Ellerde balon misali gözlerde gülüş Şehrin vicdanlı çocukları onlar Bir baksan dalarsın umutlara Her biri esir olmuş şehre her biri hakim karış karış caddelere Dost olursun hepsiyle yeterki göz göze gelme Gözlerde hakim sururi gülüşler bitmez hayaller Esir olsalar'da tutkulular en kral umutlara sevdalara Yaralıdır hepsi geçmişten yana Ey esir şehrin can hükümdarları Bilmezler hani öyle şekerlemeleri tatlı yiyecekleri Her biri aynı mücevher rivayesi İçleri heycan Gözleri umut dolu namıdeğer Esir şehrin can çocukları
Levent Yıkılmaz
Kar Kaplamış Bedenimi
Kar kaplamış bedenimi Az biraz var örtmesine Üstümü Bu canım beyazın Onlarda acıyor elleri kurumuş gül yaprağında tutulu Gözleri gökyüzüne hakim Gözyaşları kurumuş duruşlarıma Hava soğudu yine bir anda Serpiliyor kar gövdeme dur diyemiyorum titrek gelişlere Ne bir çocuk sesi Ne bir haber var ellerden Saat gecenin yarısı oluverdi işte Bir gün sorarlarsa kim dir bu diye ? Dersin beyaz örtünün son çiçeği Saat ilerliyor içten içten Anlatamamışım derdimi çoktandır vefasıza Gün aydındır yakındır gecenin gündüze teslimi Söndü şehrin gece lambaları Okundu son sabah ezanı Rüzgarın sesi hakim koca şehre Kapanıyor gözlerim Aklımda kalan tek virane sözlerin Gelmesende gitdiğim yerde beklerim Ecel uğramassa yanına Uyanır Bu rüyadan ben gelirim .....
Levent Yıkılmaz
Saklı Gülüşlerim
Yıldızların derinliğinde saklı gülüşlerim Ağlamak istercesine haykırır gecelerdeyim Gökyüzüne dökülsün isterim , gözyaşlarım nefessiz hayata İsyanım var bu ağlayışlarıma Avuntusuz avunan kalbimin yarasına Sapla hançeri çaresiz ağlayışlarıma Bakışmasan'da gözlerime bakışlarınla Dökülsün isterim gözyaşlarım yıldızlara ...
Levent Yıkılmaz
Cangözlüm
Ruhun gül bahçesin'de izlenen taverna duruşun'da saklı Ağlayan bir çocuğun Ağıt yakan bir çınarın Aşk için ölen karşılıksız sevdaların Kan olmuş örtüsü terör kurbanının Göç edipte sınır edilen akranların Dönecektir diyipte yıllara meze olmuş isyanların Sancıları korkuları saklı sende cangözlüm canan'ım Yanlızlık limanına bağlanmış Kayıp bir yolcu gemisinin paslı sesleri gibi duruşların Bilirimki isyanın rabbe değil kendinedir isyankarım Bir resital misali hayata bakışların İçine döktüğün haykırışların engin akarsu oluşların hayata'dır ağıtların bilirim cangözlüm canan'ım tezdir bitecek isyanların.
Levent Yıkılmaz
Nemli Gecelerdeyim
Yalnızlığın dem vurduğu nemli gecelerdeyim Hasretin'de vurgunluk kokan bir yaralının izleri mevcut bedenimde Ben hasret sevdalısı yaralı bir yolun yolcusuyum Gözlerim bıkmış gecenin renklerin'den Bir gecedir hasretimi kitleyen Ah.. yine çöktü gece haram bana uykuların sancısı Haram bana şafak günleri Esir verdiğim ruhumun bir iç çalış şarkısı Tıpkı eski plaklar gibi yıllanmış hasat aşk'ı Ah.. yine çöktü gece Ben güze sancılı Gece gözlerime
Levent Yıkılmaz
Aşk Limanın'da İnecek Var
Bilirim '' O '' aşk denilen kör gözü Sonu yoktur 'da hani , vardır bir başlangıcı Sevemedim bir türlü aşk limanını Bilmezdim O hava'nın soğuk acısını İnecek var aşklar limanın'da kaptan Kör misali gözlerimi esaret etdim aşk şarabına Engin denizlere Yalan sevdalara ve Yalan yolculuklara Şimdi , Sözcükler pareleşti dudağımda kurudular gül misali Yıllandı eski plaklar gibi sözlerim Yıprandı umutların ve umutlarım Bulsam'da seni yanaşmam aşk limanına Yanaşsam'da inmem o durak'da Beklerim seni Yanlızlıklar limanına
Levent Yıkılmaz
Sevda Çiçeği
Ben Hasret çölleri'nin Yaralı Sevdalısı Sen Yaralı sevdalı'nın Tek çiçeği Yaralı gözlerimin kapladığı bedenim Ağlarcasına , dökülüyor Uçsuz çöllere Sen Hasret Çiçeği Ben Hasret Sevdalısı Haykırır bedenim esaret kalmış geceye Meze olur yaşadıklarımız da duymazsın işte Saat sabahın ertesi oluver di yine Hakim gözler'deki hedef kayıtsız aşk işte Bilirim bu sevdanın sonu aşk rivayeti Ben hasret sevdalısı Sen hasret çiçeği Elbet Buluşacak bu ikili Bende'ki sevda , Sendeki Hasret gelişi Olacak adı Sevda Çiçeği
Levent Yıkılmaz
Kara Yazı
Son Kurşunu Sapladın yine bağrıma Ne bir cevap , ne bir ses , yok haberin gelmez Kara Yazı Yazılmış Kalbime Kanıyor Durdurulamıyor ağrısı , yakıyor Dönmez olmuş dünya'm ne sabahlar var , ne geceler Hasret kokan heceler , seni düşündürdüler Çaresizliğimde saklı haykırışlarım Gel desem duymazsın Adımı anmazsın Kara yazıdır sende anlarsın Olanlar olurda beni duymazsın Hani bakışların hakimdi gözlerime Ne de hızlı geçti sensiz ömür , gece Kara yazı yazılmış kalbime Kanatır içten içe Gel desem duymazsın Kara yazıdır sende anlarsın
Levent Yıkılmaz
Vazgeçtim Benden
Hasretin Veda Havası gibi Esti yine baharlar Vazgeçtim Ben Benden , Ne Mektup Geldi Elden Ne de Soran oldu seni benden Gitmek Gerekir derler Ben gitmem Vazgeçmiş gözerin benden Ölümüne yazılsın sevgimiz Başlasın tarihin derinliklerinden Yanlızlık dem vurmuş '' O '' biçim Gidiyorsun işte bu son gidişin Vazgeçtim benden Soran olursa Seni benden Vazgeçerim benden'de Vazgeçmem senden
Levent Yıkılmaz
Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |