Uzman Üye
Üye No: 11729
Cinsiyet: 
Mesleği: Diğer Meslek Dalları
Mesaj Sayısı: 1298
Nerden: İstanbul
Puan: +6/-1
|
 |
« Yanıtla #1 : Aralık 02, 2009, 11:44:30 ÖS » |
|
Cezzâr Ahmed Paşa
Fransız Kralı Napolyon'a karşı Akka Kalesini başarı ile savunan büyük Türk kumandanı. Bosnalıdır. İstanbul'a gelerek Sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşanın hizmetine girmiştir. Ali Paşa azl edilince, Ali Bey'in kölesi Abdullah Bey'in hizmetine girdi. Bedevîlere karşı olan muhârebelerde gâlib gelmiş ve çok kan dökmüş olduğundan, kasap anlamına gelen "Cezzâr" lakabı verilmiştir. 1789'da Mısır'ı işgâl eden Napolyon Bonapart'ın anlaşmak için ileri sürdüğü teklifleri redddedince, Bonapart Akka kalesini kuşattı. Ancak Cezzâr Ahmed Paşanın emrindeki 3000 kişilik Nizâm-ı Cedîd askerinin müdâfaada gösterdikleri azim ve mahâret netîcesinde, Napolyon ilk defâ burada yenildi. Bunun üzerine; "Akka mukâvemet etmeseydi belki Şark İmparatoru olurdum." demekten kendini alamadı. Cezzâr Ahmed Paşa 23 Nisan 1804'te Akka'da vefât etti.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Şâir Eşref kimdir?
Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
Editor
Uzman Üye
Üye No: 8994
Cinsiyet: 
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4600
Puan: +55/-20
|
 |
« Yanıtla #2 : Aralık 25, 2009, 08:49:41 ÖS » |
|
ŞAİR EŞREF 1847'de Manisa'nın Kırkağaç ilçesi Gelenbe kasabasında dünyaya geldi. 1912'da aynı kasabada yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Eşref. Usulizade Hafız Mustafa Efendi'nin oğlu. İlköğrenimini Gelenbe'de tamamladı. Manisa'da Hatuniye Medresesi'nde Arapça ve Farsça dersleri aldı. Özel öğretmenlerden matematik, tarih öğrendi. 1870'te Manisa Vilayeti Tahrirat Kalemi'nde memur olarak göreve başladı. Turgutlu, Akhisar ve Alaşehir'de mal müdürlüğü yaptı. Fatsa kaymakamlığına atandı. Birçok ilçede kaymakam olarak çalıştıktan sonra Gördes kaymakamlığı görevine getirildi. Burada gördüğü yolsuzlukları şiirleriyle hicvedince bir yıl hapse mahkum edildi. Cezasının ardından İzmir'de gözetimde tutuldu. 1903'te Mısır'a kaçtı. Bir süre Fransa, İsviçre ve Kıbrıs'ta yaşadı. Tekrar Mısır'a döndü, Curcuna isimli mizah dergisinde yazılar yazdı. 2. Meşrutiyet ilan edildikten sonra İstanbul'a geldi. Eşref ve Musavver Eşref isimli mizah dergilerinde başyazarlık yaptı. Adana vali yardımcılığı görevindeyken emekliye ayrılıp Kırkağaç'a yerleşti. Yaşamının kalan bölümünü burada geçirdi. Türk edebiyatının hiciv ustasıdır. Tanık olduğu yolsuzlukların üzerine çekinmeden gitti. Hicviyelerini daha çok gazel, kaside, muhammes ve özellikle kıtalar biçiminde yazdı. Kılıç kimdir? Abetül AHsen Tivo Axelon qulsah ... bunlardan biride olabilir Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
 ] Sevgilerin en güzeli seni sevmek, Özlemlerin en güzeli seni özlemek Ve hayatın tadı sabah kalktığımda Senin varolduğunu bilmek...
|
|
Uzman Üye
Üye No: 11729
Cinsiyet: 
Mesleği: Diğer Meslek Dalları
Mesaj Sayısı: 1298
Nerden: İstanbul
Puan: +6/-1
|
 |
« Yanıtla #3 : Aralık 26, 2009, 04:08:37 ÖÖ » |
|
KILIÇ Edubilim'de administrator'dür hem de Uzman Üye'dir. 6 üye numarasıyla forumumuzun emektarlarındandır. Ben bu satırları karalarken tastamam 5203 mesajı vardı, dile kolay. Altı kere mareşal olmuş, her kula nasib olmaz.. Tam 22 puanı var, niyeyse üçünü kaybetmiş Allah kimseye vermeye.. Erzincan, Erzurum arası bir yerde ikamet etmektedir, Tercan olabilir, kimseyi ilgilendirmez.
Sınıf öğretmeni aday adayıyım diyor ama asaletini alınca, layıkıyla devletine milletine hizmet edeceğini, en azından forumdaki katkılarından biliyoruz.
"Bazı şeyler karşılık beklenmeden yapılır...İnsanların en hayırlısı insanlara faydası dokunandır..." sözleriyle, onun olgun hayat felsefesi hakkında fikir sahibi olabiliriz.
Kılıç arkadaşımız, başta "Öğretmen Atamaları" olmak üzere, forum üzerinden ya da özel mesajla üyelerimize herzaman yardıma hazırdır.~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~@~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~Cahit ARF kimdir? Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2009, 04:12:54 ÖÖ Gönderen: barrlass »
|
Logged
|
|
|
Uzman Üye
Üye No: 11729
Cinsiyet: 
Mesleği: Diğer Meslek Dalları
Mesaj Sayısı: 1298
Nerden: İstanbul
Puan: +6/-1
|
 |
« Yanıtla #4 : Aralık 27, 2009, 04:02:39 ÖS » |
|
Kimya Hatun
Kimya Hatun, Mevlâna’nın terbiyesinde büyütülmesi için yakınları tarafından taşradan getirilerek Mevlâna’nın eğitimine verilmiş ve evlatlık olarak büyütülmüş kabiliyetli bir kızdır.
Mevlananın, yanında büyümüş, terbiye almış., melek huylu zahir ve bâtın edepleri ile süslü, güzel bir evlâtlığı vardı. Üstelik bu kızda, hâl ehline yaraşır bir safiyet, bir gönül zenginliği mevcuttu. Küçük yaşından beri, O'nu kendi çocuklarından ayrı tutmamış, öz evlâdı gibi sevmişti. O'nu Şems'le evlendirerek, Şems'in de ev - bark sahibi olmasını, böylelikle Konya'da yerleşmesini uzun uzun düşündü. Gerçi Şems yaşlıydı, kız genç... Ama bu. Kimya gibi ezel terbiyesi almış bir kız için sebep teşkil etmezdi. Şems'in ilâhî kudreti karşısında o kız, kısa zamanda "hal ehli" bir hatun olurdu.
Mevlana hazretleri evlatlık olarak yetiştirdiği Kimya Hatun’u Şems’e eş olarak teklif eder.Kimya Hatun hem manevi hem de maddi güzelliklerle donatılmış bir hanımdır. Hz. Mevlana ise Şems’ten başkasına layık görmez bu tertemiz goncayı. Evlenirler. Kimya hatun ve Şems’in evlilik törenlerinde Mevlana ikisine yaklaşır , ellerinden tutar şöyle der: ”ikiniz de birbirinize o kadar layıksınız ki. Sizi sizden başkası için düşünemem. Siz öyle bir bütün olun ki, gül ile gül kokusu gibi,süt ile şeker gibi olun. Birbirinize anlam ve değer katın. O kadar içi içe ve uyumlu olsun ki bu evlilik, sizi birbiriniz olmadan düşünemesin hiç kimse” der.
Not: Buraya derli-toplu birşeyler yazmak için net'te araştırırken, Kimya Hatun yazdığımda yer gök İranlı yazar Saide Kuds'un yazdığı kitabın linkleriyle doluydu. Bizden doyurucu bir biyografi yazılmamış olması esef verici, ikincisi kitabın alıntılarını okuduğumda yaşadığım infial. Unutmamamız gereken; gerçek ayrı, kurgusal roman ayrı. Sözün kısası bu kitap için "acem fitnesi bitmez" diyorum.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~@~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker kimdir? Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Uzman Üye
Üye No: 11729
Cinsiyet: 
Mesleği: Diğer Meslek Dalları
Mesaj Sayısı: 1298
Nerden: İstanbul
Puan: +6/-1
|
 |
« Yanıtla #6 : Aralık 27, 2009, 05:53:15 ÖS » |
|
Salih Bozok

(1881 – 1941)
Salih Bozok 1881′de Selanik’te doğdu. Mustafa Kemal ile önce mahalle, daha sonra da okul arkadaşlığı daha başlangıçta kaderini çizmiş oldu. İkisi de aynı okullarda okuduktan sonra aynı yıl Harp Okulunu bitirdiler. Salih Efendi jandarma sınıfına seçilmişti. Mustafa Kemal ise Akademiye devam edecek, kurmay olacaktı. Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi başlatmak üzere Anadolu’ya geçmeden önce ve Suriye Cephesi’nde bulunduğu sırada Salih Efendi’yi başyaver olarak yanına getirtti. Sürekli beraberlik böyle başladı ve Salih Bey yarbaylıktan emekliye ayrıldıktan sonra bile Mustafa Kemal’in yakınında kaldı.
 (1918 – Mustafa Kemal, yaverleri ile beraber. Salih Bozok, Şükrü Tezer, Cevat Abbas Gürer.)
Yüzbaşı Salih, Mustafa Kemal’in yanında, Heyeti Temsiliye’de görevli olarak Ankara’ya gitti. Mustafa Kemal Meclis Başkanı iken o da Meclis Başkanı başyaveriydi. Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçilince yarbay Salih de Cumhurbaşkanlığı başyaveri oldu. Yarbay rütbesinde ordudan istifa ettiğinde önce, o zamanki adı Bozok olan Yozgat’tan milletvekili seçildi; milletvekilliği 1939 seçimlerine kadar her dönemde yenilendi; bu arada Mustafa Kemal’in sofrasındaki yerini ve çevresindeki görevini de muhafaza ediyordu. Salih Bey bu dönemde İş Bankası’nın kurucuları ve hissedarları arasında yer aldı. Mustafa Kemal’in ölümüyle Salih Bozok’un dünyası da yıkılmış oldu. Milletvekilliği sürdüğü halde sağlık durumundan şikayet ederek Yalova’ya çekildi ve 1941 yılında vefat etti.
Bir Anekdot..
Dolmabahçe Sarayı'nın alt kattaki odalarından birinde 1938'in 10 Kasım sabahı saat dokuz buçuğa gelmek üzereyken bir el siláh patladı ve bir adam kanlar içerisinde yere yuvarlandı. İntihar maksadıyla elindeki tabancayı kalbine dayayıp tetiği çekmiş ama kurşun kalbe isabet etmemişti.
Yukarı kattaki büyük yatak odasında hayata henüz birkaç dakika önce veda eden büyük hastanın çenesini bağlamakla meşgul olan doktorlar alt kata koştular. Kanlar içerisindeki yaralıya ilk müdahale hemen orada yapıldı. Önce Doktor Mim Kemal Öke, sonra Neşet Ömer İrdelp geldiler, oluk gibi akan kanı durdurup yaralıyı hayata döndürmek için ellerinden geleni yaptılar ve başardılar. Yaralı kurtarıldı ama Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuz buçuğa gelmek üzereyken tetiği niçin çektiğinin üzerinde pek birşey yazılmadı ve bu intihar girişimi aradan geçen 61 yıl boyunca sadece satır aralarında yeraldı.
Veda mektubundan hüzün dolu satırları
Salih Bozok, intihar teşebbüsünden önce biri çocuklarına, öteki eşi Pakize Hanım'a hitaben yazdığı iki ayrı mektup hazırladı. İşte bunlardan birinden, Bozok'un eşine bıraktığı mektuptan bazı bölümler:
'...Beni bütün hayatım boyunca mes'ud yaşattın. Her arzumu severek yerine getirmek istediğini bu mektubuma minnetle ve şükranla kaydetmeyi bir borç bilirim.
...Milletimizin ve her Türk'ün minnetle yádedeceği Atatürk'ümüzün sayesinde şerefinizi, haysiyetinizi muhafaza ederek ömrünüzün sonuna kadar sıkıntısızca yaşayabileceğiniz herşeyi temin etmiş bulunuyorum.
...Ben hayatımı Atatürk'ümüzün hayatına raptetmiş (bağlamış) ve ondan sonra yaşamamaya karar vermiş bulunduğum için hayatıma nihayet verdim. ...Herşeyi kemál-i sükunetle karşılayarak çocuklarınla sıhhat ve afiyetle yaşamanı dilerim.
... Her zaman bana şefkat ve muhabbetle bakan güzel gözlerini sonsuz sevgilerimle seni kucaklayarak öperken ömrünün sonuna kadar çocuklarınla afiyetle ve üzüntüsüz olarak yaşamanı diler ve hürmetle de ayrıca ellerinden öperek ebediyyen arz-ı veda eylerim sevgili karıcığım, kıymetli Pakize'm'...
Dr.Serkan Anılır kimdir?Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
Uzman Üye
Üye No: 11729
Cinsiyet: 
Mesleği: Diğer Meslek Dalları
Mesaj Sayısı: 1298
Nerden: İstanbul
Puan: +6/-1
|
 |
« Yanıtla #7 : Ocak 09, 2010, 12:03:52 ÖÖ » |
|
Prof.Dr.Veysel SÖNMEZ Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Anabilimdalı Başkanı (2009)

Eğitim Durumu Doktor: 1978. Hacettepe Üniversitesi Mezuniyet Sonrası Eğitimi Fakültesi Yüksek lisans: 1976. Hacettepe Üniversitesi Mezuniyet sonrası Eğitimi Fakültesi Lisans: 1974. Hacettepe Üniversitesi Mezuniyet Sonrası Eğitimi Fakültesi Lisans:1962. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü
Çalışma Geçmişi Profesör :1996. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Doçent: 1989. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yardımcı Doçent: 1986. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretmen ve müdür: 1962-1976. Bitlis, Kiğı, Aşkale, Erzurum, Ankara Esenevler, Halide Edip liselerinde Öğretim elemanı: 1976-1980. Endüstriyel Sanatlar Yüksek Öğretmen Okulunda
Verilen Dersler Program Geliştirme ve Öğretim Eğitim Felsefesi Sosyal ve Hayat Bilgisi Öğretimi Bilimsel Araştırma Teknikleri Avrupa Eğitim Tarihi Öğrenme ve Öğretme Süreçleri
Bildiriler
[|] Okullardaki Çalışma
Ankara’daki İlköğretim okullarında Programlandırılmış Öğretime göre Hayat ve Sosyal Bilgiler derslerinin işlenişi uygulamaları. 1985’den şimdiye dek.
Programlandırılmış Öğretime göre öğretmen yetişme uygulamaları. 1996’tan şimdiye dek.
Aktif Öğrenme ve Öğretme Stratejileri 2000-2001 Burdur Eğitim Fakültesi
Bilimsel Araştırma ve Bilim Felsefesi Semineri: Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu. 1999-2000
Bilimsel Araştırma ve Bilim Felsefesi Semineri: Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu. 1999-2000
Bilimsel Araştırma ve Bilim Felsefesi Semineri: Karaelmas Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu. 2001
[|] Fakülte Komisyonları ve Çalışma Grupları
[|] Diğer Profesyonel Etkinlikler
Atatürkçü Düşünce Kulübü Başkanı 1996’dan itibaren
Biyo-teknoloji derneği üyesi :1985’ten itibaren
Muğla, Anadolu, Fırat, Hacettepe, Ankara, Bolu, 19 Mayıs Üniversiteleri Eğitim Fakültelerince çıkarılan dergilerde Yayın kurulu üyeliği
Eğitim Araştırmaları Dergisi yayın kurulu üyesi
Denemelerinden bazıları; [|] "BİLEŞKE NEDEN VE BİLİM ÜZERİNE BİR DENEME", [|] "PROGRAMLANDIRILMIŞ ÖĞRETİMLE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME", [|] "HEDEFLER, STRATEJİLER VE AKIL YÜRÜTME", "SINAVLAR ERİŞİ VE MALİYET", [|] "BİLİM, BİLİMSEL YÖNTEM VE BİLİM ADAMI YETİŞTİRME", [|] "BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA YAPILAN YANLIŞLIKLAR", [|] "ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVLARI ÜZERİNE BİR DENEME", [|] "PROGRAM GELİŞTİRMEDE ÖĞRETMEN ELKİTABI" [|] "EĞİTİM FELSEFESİ", [|] "SEVGİ EĞİTİMİ", [|] "GELECEKTEKİ OLASI EĞİTİM SİSTEMLERİ ve BAZI ARAŞTIRMALAR", [|] "HAYAT BİLGİSİ ÖĞRETİMİ VE ÖĞRETMEN KILAVUZU", [|] "SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ VE ÖĞRETMEN KILAVUZU", [|] "ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE GİRİŞ", [|] "KÜRESELLEŞMENİN FELSEFİ TEMELLERİ", [|] "ENDÜSTRİYEL SANATLAR YÜKSEK ÖĞRETMEN OKULU ÖĞRENCİLERİNİN [|] "OKULA GİRİŞ DURUMLARIYLA AKADEMİK BAŞARILARI ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA",http://yunus.hacettepe.edu.tr/~vsonmez/~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~@~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
DELİ AYTEN kimdir? Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
|
|
Editor
Uzman Üye
Üye No: 8994
Cinsiyet: 
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4600
Puan: +55/-20
|
 |
« Yanıtla #8 : Ağustos 09, 2010, 10:32:19 ÖS » |
|
Gülşen Bubikoğlu 1954 yılında İstanbul'da doğdu. Fatih Kız Lisesi'ni ve LCC kursunu bitirdi. 1973 yılında düzenlenen geleneksel Ses Dergisi artist yarışmasına katıldı. İlk elemelerden itibaren dikkatleri üzerinde toplayan bu yıldız adayı yarışmanın rakipsiz favorisi olarak göz dolduruyordu. Bu yıldız adayına, ortak işletme kuran, Erler Film - Türker İnanoğlu, Arzu Film - Ertem Eğilmez, Akün Film - İrfan Ünal ilk seçmelerden sonra göz koymuşlardı. Yıldız olacağına mutlak gözüyle bakılan bu adayın, yalnız kendi işletmelerinde çalışmalarını istiyorlardı. Ses Dergisinin her yıl düzenlediği bu yarışmada sekiz büyük film yapım şirketi, 3 kadın, 3 erkek oyuncu adayını seçerdi. Birinci seçilen kadın ve erkek oyuncu adayının bu sekiz yapımcıya iki yıl süre ile birer film yapma mecburiyeti vardı. Bu yüzden Gülşen Bubikoğlu birinci seçilirse bu sekiz firmaya film yapma zorunluluğu doğuyordu. Diğer seçici yapım şirketleriyle film yapmaması için Bubikoğlu birinci seçilmemeliydi. Seçim gizli oyla yapılıyordu, 3 ortak yapım şirketi (Erler Film - Türker İnanoğlu, Arzu Film - Ertem Eğilmez, Akün Film - İrfan Ünal) Bubikoğlu'na 10 üzerinden 1 verdiler. Oylar açıldığında 55 oyla Necla Nazır birinci seçilmişti. Gülşen Bubükoğlu ikinci seçilmişti. Bu sayede, sadece bu 3 yapım şirketi ile daha yüksek ücretle kendisiyle film yapacaktı ama Gülşen Bubikoğlu'nun bunlardan haberi yoktu. Gülşen Bubikoğlu, Türker İnanoğlu'nun Bitirim Kardeşler Sosyetede (1973) filminde baş kadın rolünü oynayarak Erler Film'e ve yeşilçama merhaba dedi. Bubikoğlu, 1974 yılında Türker İnanoğlu ile birlikte kimseye haber vermeden, yalnızca bir kaç aile dostu huzurunda Kemal Utku'nun evinde evlendiler. Türker İnanoğlu ile evlendikten sonra Gülşen Bubikoğlu Erler Film'in bir numaralı kadın yıldız oyuncusu oldu ve çevirdiği filmlerle güldürüye, drama, duygusal ve hareketli filmlere yatkınlığını göstererek hem seyircinin büyük beğenisini kazandı, hem de Türk sinemasının yıldızları arasında özel bir yer edindi. 28 aralık 1977 yılında kızları Zeynep dünyaya geldi. Halen, Türker İnanoğlu ile bu mutlu evliliği devam etmektedir. Özel televizyon hayatımıza girince çeşitli televizyon dizilerinde rol aldı. ATatürk kimdir ? Bakalım kaç sayfaya sığacak  Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com |
|
|
|
|
Logged
|
 ] Sevgilerin en güzeli seni sevmek, Özlemlerin en güzeli seni özlemek Ve hayatın tadı sabah kalktığımda Senin varolduğunu bilmek...
|
| |
| | | | | | | |