Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 26, 2012, 12:35:45 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Kamu Maliyesi Final Ünite 8-14  (Okunma Sayısı 2314 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MegaAdministrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 12233
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğretim Görevlisi
Mesaj Sayısı: 2139
Nerden: Türkiye İçi
Puan: +13/-0
Sen Beni Sevmin

Offline
« : Eylül 21, 2009, 01:38:07 ÖÖ »

Kamu maliyesi 8.üniteden 14.üniteye kadar olan notlar


ÜNİTE 8
BÜTÇE : bütçe genel olarak yürütme organlarınca hazırlanır. Onama yetkisi yasama organındadır. Bütçe yapı itibari ile belirli bir dönem içerisinde devletin yapacağı tahsilatların ve harcamaların kalem kalem gösterilmesidir.

1-) Klasik Bütçe Sistemi : Geleneksel bütçe ve örgüt bütçesi olarak da bilinir. Kamu hizmetlerinin miktar ve nitelikleri önemli olmayıp, harcamaları yapacak örgütlerin ihtiyaçları esas alınır. Genel amaçları esastır.
Bu Sistemin Üstünlükleri ;
1-) Tercihleri saptamak kolaydır, hesaplamalar kolay yapılır ve kaynak israfı azdır
2-) Uzmanlaşma kolaydır
3-) Harcama kalemleri belirgindir
4-) İdarenin takdir yetkisi geniştir
Bu Sistemin Zayıf Yönleri ;
1-) Amaçlar belirgin değildir
2-) Hizmetler ve işler görülemez
3-) Bütçe plan ilişkisi yoktur
4-) Bilimsel teknikler kullanılamaz
 2-) Program ve Performans Bütçe Sistemi : Programlama ve Performans değerlemelerinin yapıldığı iki ayaklı bir sistemdir. Program bütçe ile halk tercihlerine uygun bileşimleri elde etme amacı güdülürken performans bütçe ile en çok hizmet çıktısına ulaşılmaya çalışılır.
3-) Planlama Programlama Bütçeleme Sistemi : Bir yıldan daha uzun bir zamanı esas alan, nihai ürün ve çıktılar üzerine kurulan, analitik yöntemleri kullanan, verimliliği öne alan, benzeşen faaliyetleri sınıflayan ve programlayan, yetki ve sorumlulukların belirgin olarak tayin akılcı kararların öne çıktığı bir sistemdir. 5 temel öğesi vardır ;
1-) Planlama  2-) Programlama  3-) Bütçeleme  4-) Yönetim   5-) Analiz
4-) Sıfır Temelli Bütçeleme Sistemi : Sunulacak mal ve hizmetin ödeneğinin daha önceden var olmadığı varsayımı üzerine kurulan bir sistemdir. Her plan, program daha yeni başlamış gibi sıfırdan ele alınır.
TÜRK BÜTÇE SİSTEMİ : Bütçe çalışmaları ülkemizde mayıs ayında yayınlanan maliye bakanlığının hazırlayıp başbakanlığın onayı ile yayınlanan bütçe çağrısı ile başlar. Kurumlar ve maliye bakanlığı bütçelerini bütçe ve mali kontrol müdürlüğüne verirler. Ama yatırım harcamaları ile ilgili talepler devlet planlama teşkilatına sunulur. DPT de bunu onaylarsa eğer Maliye Bakanlığına gönderir. Bütçe ve Mali Kontrol Müdürlüğü önüne gelen ödenek taleplerini değerlendirerek gelecek dönemin gelirleri hakkında bir tahminde bulunur. Maliye bakanlığı bünyesinde bu değerlendirme ve tahmini yapmak Gelirler Genel Müdürlüğünün görevidir. Çeşitli tahmin yöntemleri vardır ;
1-) Serbest Tahmin Yöntemi : Yönetimin deneyimleri ışığında geçmiş dönemlerdeki gelir performansı esas alınır.
2-) Ekonomik Tahmin Yöntemi : Geçmiş dönemlerdeki ekonomik süreçler ve gelir performansları ve gelir değişim hızları bazen aynen alınır bazen de ortalamalar kullanılır.
**** maliye bakanlığı elde ettiği tahminler sonucunda gelir ve gider bütçelerinin bütçe yasa tasarısını ve ek belgeleri bir bütün olarak Bakanlar Kuruluna Teslim eder. Bakanlar kurulu da oluşturulan bütçe tasarısını Mali yılın başlamasından en az 75 gün önce ( 17 Ekim) TBMM’ye Sunar. 
Bütçenin Yasama Organından Geçmesi : TBMM önüne gelen bütçe tasarısını bütçe komisyonuna gönderir. Bütçe komisyonu iktidarın bütçe kontrolüne sahip olması gerektiği düşüncesinden iktidar ağırlıklı oluşturulmuş bir inceleme organıdır. 40 üyeden 25’i iktidara aittir. Bu komisyonun 55 gün süresi vardır; bütçede gelir artırıcı ya da azaltıcı değişikler ve gerekli düzeltmeler yapmak içindir. Burada kabul edilen veya değişiklik yapılan bütçe tasarısı son 20 günlük sürede gerekli görüşmeleri yapması için meclis genel kuruluna gönderilir. TBMM tarafından kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanının onayına sunulur. 15 gün içerisinde imzalanan bütçe kanunu Resmi Gazete’de yayınlanarak 1 ocak günü yürürlüğe girer.
Not : Eğer bütçe tasarısı mecliste reddedilirse geçici bütçe yapılır ve hükümet harcamalarını bu bütçeye göre yapar.
Bütçenin Uygulanması
1-) Gelirlerin Toplanması : En önemli gelir kaynağı vergilerdir. Vergi toplama yetkisi Maliye bakanlığına bağlı Gelirler Genel Müdürlüğüne aittir.  Verginin 4 aşaması vardır bunlar ; Tarh , tebliğ  tahakkuk ve tahsil ’dir.
2-) Giderlerin Yapılması : Devlet harcamalarını taahhüt , tahakkuk, ita amirine bağlama ve ödeme aşamaları sonunda yapar.
a-) Giderin Taahhüdü : Devletçe harcamanın yapılacağına dair verilen kanuni taahhüttür.
b-) Giderin Tahakkuku : Alınan mal veya hizmetin tutarının belirlenerek devletin borçlanmasıdır.
c-) Ödeme Emrine Verme : İta amirince hazineyi temsil eden saymana ödeme yapılmasına dair verilen emirdir
Bütçe ve Hazine İşlemleri : Devletin para işlerini ve gelir gider arasındaki farklılıkları gideren, yer ve zaman bakımından gelir gider denkleştirmelerini içeren faaliyetleri hazine yapar.
a-) Yer Bakımından Denkleştirme : Gelirlerle giderler birbirinden farklı yerlerden gelir ve farklı bölgelere faaliyetlere giderler.
b-) Zaman Bakımından Denkleştirme : Gelir ve giderlerde dönemsel olarak görülen artma ve azalmalar olur. Mevsimlik açıklıkları kapatmak için genelde hazine bonoları kullanılır.
Bütçe Denetimi : Maliye Bakanlığı idari denetimi yaparken TBMM yasama denetimini yapar Sayıştay ise hem idari hem de yargısal denetim yapar.
a-) İdari Denetim : Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’ın bütçenin uygulanması sırasında yaptıkları önleyici denetimdir.
b-) Yasama Denetimi : Sayıştay’ın yardımı ile TBMM kesin hesap denetimi yaparken hükümetin harcamalarını ibra edebileceği gibi onaylamayabilir de. Bütçe ibra edilmezse hükümet düşer.
***Meclis ayrıca Soru , Gensoru, Genel Görüşme, Meclis Araştırması ve Meclis Soruşturması yolu ile de bütçeyi denetler.



 
ÜNİTE 9
Özel Mal ve Hizmetler : Faydası bölünebilen, mahrum bırakma ilkesinin olduğu, bedelini ödeyenin yaralanabildiği bölünebilen mal ve hizmetlerdir.
Yarı Kamusal Mallar : Faydasının bir kısmı bölünebilir bir kısmı bölünemez olan, bireylere tek tek fayda sağladığı gibi topluma da fayda sağlayan vergi ve harçlarla finanse edilen eğitim ve sağlık gibi mal ve hizmetlerdir.
Tam Kamusal Mallar : Piyasada fiyat karşılığı satılamayan, faydası herkese yönelik, bölünemeyen kimsenin mahrum bırakılamadığı ve vergi yoluyla fiyatlanan mallardır.
KAMUSAL FİNANSMAN KAYNAKLARI
1-) DAR ANLAMDA KAMU GELİRLERİ : Genel Bütçe içerisindeki ve sadece merkezi yönetimin gelirlerinden oluşur.
2-) GENİŞ ANLAMDA KAMU GELİRLERİ : Merkezi idarenin yanında il özel idareleri, belediyeler ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının elde ettiği gelirlerin bütünüdür.
*** Vergi : Devletin maliye politikasının bir aracı olan vergi ile devlet kamu giderlerinin bedelini yasal dayanaklarla ve zorla tahsil ederken bir yandan d kişisel gelir dağılımını değiştirici etki yaratabilmektedir. Vergi yasayla konur, yasayla kaldırılır.
---- Verginin Özellikleri ;
a-) Devlet veya onun yetkisini devrettiği kuruluşlarca ve yasal dayanakla alınır.
b-) Harcamaları finanse etmek (Mali Amaç) ve gelir adaletini sağlamak (Sosyal Amaç) için alınır.
c-) Karşılıksızdır ve Egemenlik ilkesine göre zorla alınır. Kanunla konur ve kanunla kaldırılır ve geri ödenmez.
d-) Vergi sadece parasal olarak alınır. Mal veya hizmetlerle alınmazlar.
*** Harçlar : Kamusal bir hizmetin bedeli olarak tahsil edilir. Harçların özelliği ve vergiden farkı ; kamu kurumlarının sunduğu yarı kamusal mal niteliğindeki mal ve hizmetler için kişilerden yararlanma derecelerine göre tahsil ettikleri paydır. Ör: Pasaport harcı, Tapu Harcı, mahkeme Harcı gibi..
*** Resimler : Bir İş yada hizmet için kamusal güçten alınan izin karşılığı ödenen bedeldir.
*** Şerefiye : Yapılan kamu hizmetlerinden dolayı civardaki değeri artan gayrimenkullerin sahiplerinden bu artış karşılığı alınan hizmet bedeline katılım payıdır.
*** Parafiskal Gelirler : Vergi benzeri gelirlerdir. Ancak Devlet bütçesinde yar almayıp ilgili kuruluşların ya da fonların bütçelerinde yer alırlar. öR : Meslek Odalarının Aidatları , SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı primleri gibi.
--- Özellikleri ;
a-) Zora dayalı olarak alınırlar. Kanunidirler.
b-) Gelir  sağlamak amacıyla alınırlar.
c-) Hizmet karşılığı alınırlar.
d-) Hizmetten yararlananlarca ödenir.


Para İşlemleri ve Borçlanma : Devlet egemenlik hakkına dayanarak emisyon ve devalüasyon yollarıyla da kamusal finansman kaynağı yaratabilir.
** Emisyon – Para Basma : Devlet otoritesinin bir sonucu olarak para basarak para yaratabilir. Devletin bastığı ve tedavüle sürdüğü paradan, para basma maliyetleri düşürüldüğünde kalan miktar devletin sağladığı gelire ulaşılır.
** Devalüasyon : Yerli para değerinin yabancı paralar karşısında düşürülmesi ile yaratılan dolaylı gelir elde etme yöntemidir.
** Borçlanma : Devletin artan harcamalarını karşılamak için ihtiyaç duyduğu gelirler içerisinde vergiden sonraki en büyük kalem borçlardır. Borçlanma beklenmedik ve büyük harcamalar karşısında diğer gelirlerin, giderleri karşılamakta yetersiz kalması durumunda başvurulan alternatif bir finans kaynağıdır.
a-) İç Borç : Ülke içi piyasalardan borç almadır.
b-) Dış Borç : Yabancı ülkelerden veya ülke dışındaki finans kaynaklarından sağlanan özellikle büyük yatırım harcamalarında kullanılan borçlardır.
Vergi Dışı Gelirler : Devletin vergi ve benzeri gelirlerinden başka bağış ve yardım, mali tekel, çeşitli fonlar ve cezalar gibi başka gelir kaynakları da vardır.
•   Fonlar : Kamu Kesimince saptanmış bir amaca yönelik olarak toplanan paradır. Ör: Toplu Konut Fonu gibi
•   Bağış ve Yardımlar : Devletin ihtiyacı olan dönemlerde yada olağan zamanlarda vatandaşın devletin mali gücüne katkıda bulunmasıdır.
•   Teşebbüs Gelirleri : Kamu kesiminin elinde bulundurduğu mal varlıkları üzerinden kazandığı işletim, kira ve satış gelirleridir. ÖR : orman idaresinin tomruk satışı, Karayollarının Köprü ve otoban gelirleri vs gibi.
•   Mali Tekeller : Devletin mahiyeti gereği bazı ürünlerin üretimi ve dağıtımını belirli bir tekelin denetimine vermesidir. Devlet dolaylı vergi geliri elde eder hem de tekel karı elde eder. ÖR : Alkol ve tütün tekeli gibi.
•   Para ve Vergi Cezaları : Devletin bireylerden ve kuruluşlardan kamu düzenine ve yasalara aykırı davranışları dolayısı ile aldığı kanuni bedeldir. ÖR : Vergi ve Trafik Cezası, Gecikme Cezası veya Gecikme Faizi gibi.
ÜNİTE 10
*** İktisadi Düşünceler İçerisinde Verginin Yeri : Gelirin bizzat kendisinin vergilendirilmesi modern verginin temelini oluşturur. Bu anlamdaki ilk modern vergi 1799’da İngiltere de uygulamaya konan vergilerdir.
*** William Petty : Vergiyi devletin savunma, adalet gibi kamu hizmetleri için kaçınılmaz görmüş olup, soyluların israfa varan harcamalarının ve savaşlarda harcanan paraların ekonomik sistem içerisinde kullanılması gerektiğini savunmuştur. Vergi fayda anlayışına göre alınmaktadır.
----- Locke ve Hobbes de Benzer şekilde devletin toplumun güvenliğini sağlaması için vergilere ihtiyacı olduğunu ileri sürmüştür.
*** Fransız Fizyokratlar : Zenginliğin ve varlığın gerçek kaynağı sadece toprak ve buna bağlı olarak tarım faaliyetleri olduğu için vergi tarımsal üretim sonucu elde edilecek safi hasıla üzerinden alınmalıdır. Tek vergi Sistemini savunmuşlardır.


*** Adam Smith : Devletin kişilerin kar, rant yada ücretlerini vergilendirmek isteyeceği ama vergilendirme güçlüklerinden dolayı dolaysız vergilerin zorunlu olduğunu ileri sürmüştür.
*** Ricardo :  Vergilerin ülkenin sermayesinden ya da gelirinden verilir. Bu yüzden vergiler üretim artırılarak yada tüketim azaltılarak karşılanır. Vergi daha çok verimsiz tüketimler üzerinden alınmalıdır.
*** Henry George : Arazilerin değerlerinin bir katkı olmaksızın arttığını ileri sürmüş ve oluşan rantın mutlaka vergilendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Henry George’un sanayi ve sermaye üzerindeki verginin azaltılması önerisi günümüzdeki vergi teşvikleri için kaynaklık eden görüşlerden biridir.
*** Marx : Vergi bir sömürü aracıdır. Sermaye piyasalarının hükümetlere borç vererek faiz almaları ulusal gelir üzerinde yük oluşturmakta hükümet de bu yükü azaltmak için vergileri artırmaktadır.
VERGİ YETKİSİNİN KAYNAĞI : Vergi neye dayanılarak ve niçin alınmaktadır? Sorusunun sevabı vergi teorisinin temel konularından birisini oluşturmaktadır.
•   Rasyonalist – Bireyselci Görüşler : Temelini doğal hukuk felsefesi oluşturur. Vergi devletin sunduğu hizmetlerden yararlanmanın bir bedelidir. Yani bu hizmetlerin fiyatıdır.
** Eleştiriler Yapılmıştır : Verginin çıkar ilişkisine özgülenmesi ve bir sözleşmenin sonucuymuş gibi değerlendirilmesi ile verginin karşılıksızlığı ve bir zora dayalı olmasını açıklayamamaktadır.
•   Organik Devlet Görüşü : Devlet toplumdan bağımsız ve üst bir varlıktır. Bu bakımdan devlet üstlenmiş olduğu görevlerin finansmanı için bireylerden ödeme güçlerine göre finansmana katılmalarını ister.
•   Devletin Egemenliği Görüşü : Vergi koymanın tek hukuki kaynağı devletin egemenlik hakkıdır. Günümüzdeki modern vergileme felsefesi bu görüşe dayanır. Bu görüşün ilkeleri şunlardır;
a-) Devlet verginin yanında iktisadi kaynaklara el koyabilir. ÖR: Askerlik gibi
b-) Devlet özel mülkiyetteki taşınmazları kamulaştırabilir, kamusal hizmet niteliğindeki özel teşebbüsleri devletleştirebilir.
c-) Devlet egemenlik hakkına dayanarak para basabilir. Ancak bu enflasyonu artırıcı ve sakıncalı bir yöntemdir.
d-) Devlet egemenlik hakkına dayanarak borçlanabilir.
Not : vergide devletin el koyduğu değer iktisadi kaynaklar ve mallar değil, nakdi paradır.
VERGİLEMEDE AMAÇLAR
1-) Mali Amaçlar : Verginin mali amacı kamu harcamalarını finanse etmektir. Vergi tarafsızdır. Devlet ekonomik işleyişe müdahale etmemelidir. Vergi ekonomik yapıda bir sapma yaratmamalıdır. Vergi sadece harcamaları finanse etmelidir.
2-) Mali Olmayan Amaçlar : Eskiden liberal iktisadın da etkisi ile devlet vergiyi güvenlik, idare ve hukuk düzenini devam ettirmek amacıyla alırken ve tek amaç harcamaların finanse edilmesi iken günümüzde 1929 krizinin de etkisiyle bu görüş değişmiştir.



------ Verginin Extra – Fiskal Amaçları ;
1-) Konjonktürel dalgalanmaları önlemek
2-) Çeşitli sosyal amaçlar güdülebilir. Gelir eşitsizliğini gidermek gibi
3-) Çevre sağlığı, insan sağlığı ve nüfus kaynaklarının verimliliği için vergi bir araç olarak kullanılabilir.
Amaçların Çatışması : Devletin vergilemede güttüğü bir amacın başka bir amaçla çelişmesidir. Sosyal adaleti sağlamak amacıyla yüksek gelirlilere uygulanan verginin tasarrufları azaltması gibi.
VERGİLEMEDE TEMEL İLKELER
•   Klasik Yaklaşımlar : Klasik teoriler içerisinde en önemli görüşler Adam Smith’e aittir. Smith’in ortaya koyduğu vergileme ilkelerinin çoğu günümüzde de modernize edilmiş bir şekilde uygulanmaktadır.
Adam Smith ve Vergileme İlkeleri
-   Eşitlik ( Adalet )
-   Açıklık
-   Uygunluk
-   Ekonomiklik
*** Smith ’in Günümüze Etkileri : Verginin açıklığı ilkesi günümüzde verginin kanuniliği ilkesi ile sağlanmıştır. Verginin adaletli olması ilkesi de günümüzde vergi yasaları içerisine girmiştir. Günümüzdeki ödeme gücü ve faydalanma ilkeleri adalet ilkesinin yeniden yorumlanmış şekilleridir.
•   Modern Yaklaşımlar : Birçok noktada klasik yaklaşımların yeni sosyal ekonomik ve hukuki koşullara göre yeniden yorumlanmasıdır. Faydalanma, Ödeme Gücü ve Etkinlik en önemli konularıdır.
Faydalanma İlkesi
•   Yatay Adalet : Kamu hizmetlerinden aynı faydayı sağlayanların aynı miktarda vergilendirilmesidir.
•   Dikey Adalet : Kamusal mal ve hizmetlerden fayda sağlayanlardan az faydanın az vergi, çok faydanın çok vergi ile vergilendirilmesidir. Kısaca az fayda az vergi, çok fayda çok vergi demektir.
Ödeme Gücü Kriteri : Bireylerin kamusal hizmetlerden faydalandıkları oranda vergilenmeleri bazen yetersiz kalmaktadır. Ödeme gücü ilkesi dikey adaletin herkesin gücü oranında vergilenmesi gerekir şeklinde yorumlanmasıdır. Günümüzdeki yorumların temelini gelirin marjinal faydası oluşturmaktadır.
Eşit Mutlak Fedakarlık Yaklaşımı : Vergiye katlanan tüm bireylerin katlandığı fedakarlığın eşit olmasıdır. Yani kişi kamuya ödediği verginin onun refahında yarattığı eksilmenin aynı olmasıdır.
En Az Fedakarlık Yaklaşımı : Toplum tarafından katlanılan toplam fedakarlığın minimum düzeyde tutulması gerektiği mantığına dayanır.
Alternatif Görünüşler : Gelir yerine tüketimin esas alınmasını savunan görüşe göre bireyler tüketimlerine göre vergilenmelidir.
ÖDEME GÜCÜNÜ UYGULAMA ARAÇLARI
1-) En Az Geçim İndirimi : Kişinin her zaman için bir ödeme gücünün olamayacağı mantığına dayanır. Kişinin fiziki varlığını sürdürmesi için gerekli olan miktara fizyolojik asgari miktar denir. Kişinin içinde bulunduğu toplumsal statü de ödeme gücü belirlenmesine sosyal asgari yaklaşım denir. Kişinin içinde bulunduğu toplumun uygarlık düzeyinin belirlenmesine medeni asgari yaklaşım denir.
2-) Artan Oranlılık : Marjinal Fayda ilkesinden ilham alan bir yaklaşımdır. Buna göre gelir arttıkça gelirin faydası azaldığı için, üst gelir dilimlerine daha yüksek oranlarda vergi uygulanır.
3-) Ayırma İlkesi : Gelirlerin niteliklerine ve türlerine göre ayrıma tabi tutulmasıdır. Temel mantık sermaye gelirinin emek gelirinden daha fazla bir ödeme gücüne sahip olacağı düşüncesidir.
Vergilemede Etkinlik : Vergiye Muhatap olanların refah düzeylerinde bir azalma olmamasıdır.
Verginin Aşırı Yükü : Vergi kaynakların özel kesimden alınıp, kamuya devredilmesidir.
•   Gelir Etkisi : Verginin kişinin gelirinde azaltma yaratmasıdır.
•   İkame Etkisi : Gelirdeki değişmenin tüketiciyi tüketiminde bulunduğu maldan onun alternatifi olan mallara yöneltmesidir.
VERGİ YÖNETİMİNDE ETKİNLİK
Vergi Yönetimi : Vergiye ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, denetim işlevleri ile beraber mükellefin vergiyi ödemeye yönelik çabalarının idaresidir. Temel ilke az maliyetle en yüksek vergiyi toplamaktır.
Özellikleri;
•   Vergileri ödemek için katlanılan pek çok maliyet vardır
•   Vergi yasalarının açık, anlaşılır, istikrarlı ve uzun ömürlü olması gerekir
•   Vergi ödemeye ilişkin yollar açık, anlaşılır ve kolay olması gerekir
•   Vergiyi ödemek için mükellefin maliyetinin mümkün oldukça düşük olması gerekir

ÜNİTE 11
Verginin Konusu : Verginin üzerinden alındığı şey verginin konusunu oluşturur. Verginin konusu yasalarla bellidir. Yasada belirtilmeyen bir şey vergi konusu olamaz.
Vergi Matrahı : Üzerinden vergi alınacak gelir ya da şeyin ekonomik değeri, teknik, fiziksel ya da parasal büyüklüğü verginin matrahını oluşturur.
•   Verginin matrahı bir miktar şeklinde ifade ediliyorsa spesifik vergi denir. ( ÖR : 3 tavuk , 2 Ton Patlıcan vergisi gibi )
•   Vergiye konu şeyin değeri parasal büyüklük olarak ifade ediliyorsa ad valorem vergi deni. Matrah değer olarak ifade edilir. ( ÖR : 3.300 TL ‘lik Servet ya da gelir gibi)
•    Konu Matrah İlişkisi : Konu verginin üzerinden alındığı şey iken, matrah vergilenecek şeyin fiziki, teknik ya da ekonomik büyüklüğüdür.

•   Vergi Mükellefi : Devlete, varlıkları veya gelirleri nedeniyle vergiyi vermek zorunda olan gerçek ya da tüzel kişilere vergi mükellefi denir.
UYARI : Vergi mükellefi olmak için herhangi bir fiil ya da hak ehliyetine sahip olmaya gerek yoktur. Bir vergi konusu olması yeterlidir.
Yasal Mükellef : vergi yüküne katlanan kişiye denir.
•   Vergi Sorumlusu : Verginin mükellefi olmadığı halde hükmedilen vergiyi devlete teslim etmek borcunda olan kişidir.
•   İstisna : Objektif vergi mükellefiyetinin sınırlandırılması sonucu bazı gelirlere getirilen vergi dışı bırakma ya da vergi indirimleridir. Vergi konusu şeyin vergi dışı bırakılmasıdır.
•   Muafiyet : Subjektif vergi mükellefiyetinin sınırlandırılması sonucu vergiyi ödeyecek kişilerin vergi dışı bırakılmasıdır. Kişinin vergiden muaf kılınmasıdır.
•   Vergiyi Doğuran Olay : Vergi konusu ile vergi mükellefi arasındaki bağdır. ÖR : Mülk Sahibi olmak, gelir elde etmek, miras kalması gibi. Önemli olan gelirin nasıl elde edildiği değil, gelirin elde edilmiş olmasıdır.
VERGİ TARİFELERİ
1-) Spesifik Tarifeler : Verginin matrahının teknik ve benzeri maddi ölçülerden oluşması ile oluşturulan tarifelerdir.
2-) Ad Valorem Tarife : Parasal olarak oluşturulmuş matrahlara belirli bir oranın uygulanmasıyla elde edilen tarifelerdir.
•   Ortalama Vergi Oranı : Ödenecek toplam verginin toplam matraha oranıdır. Yani vergi / matrah dır.
•   Marjinal Vergi Oranı : Vergi miktarındaki değişmenin matrahtaki değişime oranıdır.
       3-) Tek Oranlı Vergi Tarifeleri : Matrahtaki değişimlere rağmen ödenecek vergi oranın değişmeyip sabit kaldığı vergi tarifeleridir.
       4-) Artan Oranlı Vergi Tarifeleri : Matrahtaki artışla beraber uygulanacak vergi oranının da artığı tarifelerdir. Ülkemizdeki uygulaması ; artan oranlı tarife ülkemizde ücret dışındaki gelirlere uygulanan bir vergi tarifesidir.
*** Uzunluk : Matrah dilimlerinin sayısıdır.
*** Yükseklik : Uygulanacak oranlarının sayısıdır.
       5-) Tersine Artan Oranlı Vergi Tarifesi : Marjinal vergi oranı ortalama vergi oranından küçük olduğu için gelir arttıkça ödenecek vergi oranının gittikçe düşmesidir.
Vergi Yönetimi : Vergi sisteminin kurulması ve yürütülmesi için gerekli olan tüm faaliyetlerle beraber vergi uyuşmazlıklarını da içine alacak olan şekli vergi hukukudur. Vergi yönetiminin işlevleri : Tarh, Tahsil ve Denetim’dir.
1-) Tarh : Vergi borcunun tespit edilen matrah üzerinden hesaplanarak vergi borçlusuna bildirilmesidir.
a-) Beyan Yönetimi : Matrahın tespitinde mükellefin beyanı esastır.
Temel Özellikleri ;
•   Mükellef matrahı kendisi oluşturur
•   Çok zaman ödeyeceği vergiyi de mükellef hesaplar
•   İdare verilen bilgilere göre vergiyi tarh eder
•   Mükellef ile idare arasında bir işbirliği vardır
•   Güçlü ve etkin bir vergi yönetimi vardır
•   İnisiyatif mükelleftedir
•   Denetim sistemi şarttır
•   Mükellefin biçimsel ödevlerini artırır
•   Ülkede kurumsal bir muhasebe sistemini gerekli kılmaktır
b-) İdarece Takdir Yönetimi : İdareye geniş yetkiler veren ve ödenecek vergi matrahını , vergi miktarını idarenin tespit ettiği yöntemdir.
   İkmalen Tarh : Önceden oluşturulmuş matrahta belgelere dayalı olarak değişiklikler ve eklemeler yaparak idarenin ilave tarh yapmasıdır.
   Res’en Tarh : Mükellefin beyan ve belgelerinin güvenirliğini yitirdiği durumlarda idarenin doğrudan tarhı yapmasıdır.
 c-) Götürü Yöntem : Beyan yönteminin uygulanamadığı durumlarda başvurulan ve mükelleflere genel ve objektif ölçütlere göre belirlenmiş bir vergiyi ödeme yükümlülüğünün  getirilmesidir.
Özellikleri ;
   Beyan yöntemini tek tek uygulamanın zorluğu
   Mükellefler karmaşık görevlerden kurtulur
   Beyan yönteminin maliyetleri yoktur
   Kolektif uygulama vardır
   Defter, kayıt ve belge düzeninde boşluklar doğmasına neden olmaktadır
   d-) Karine ve Dış Belirtiler Yöntemi : İdarenin kişinin sahip olduğu varlıklara ve yaşam biçimine bakarak matrahı oluşturarak vergiyi tarh etmesidir.
2-) Tahsil : Vergilerin amacına ve yasalara uygun olarak mükelleften alınarak idarenin kasasına girmesidir.
   Vergi toplanırken mükellefe kolaylıklar gösterilmesi gerekir
   Vergi idaresi, vergi alacağını garantiye almakla yükümlüdür
   Ancak tahakkuk etmiş olan vergi tahsil edilebilir
   Verginin borçlusu ile sorumlusu farklı olabilir
   Vergi dairesi ödenmeyen vergileri cebr-i icra ile tahsil etme yetkisine sahiptir
3-) Denetim : Mükellef beyanının doğruluğunu araştırmak, mükellefin maddi ve biçimsel ödevlerini yerine getirip getirmediğini kontrol etmek, vergi suçları gibi usulsüzlükleri tespit etmek amacıyla yapılan faaliyetlerin bütünüdür.
Vergi Denetiminin Hukuki Araçları
   Yoklama : Mükellefin bildirimlerinin işyerine gidilerek kontrol edilmesidir
   Vergi İncelemesi : Ödenecek verginin doğruluğunu tespit etmek için belge ve defterde derinlemesine yapılan incelemelerdir.
   Arama : İhbar gibi durumlarda delil aramadır. Arama için Sulh yargıcının kararı gerekir.
   Bilgi Toplama : İdarece gerektiğinde ihtiyaç duyulan bilgilerin toplanmasıdır.
Vergi Uyuşmazlıkları
   İdari Yoldan Çözüm : Mükellefle idare arasındaki ilişkileri iyileştirici yönleri olan ve idare ile mükellefin ödenecek vergi konusunda anlaşması yöntemidir.
   Yargısal Çözüm : Çözüm mahkemeleri idari yargı içerisindeki vergi mahkemeleridir.
ÜNİTE 12
Vergi Yükü : Mükelleflerin gelirlerinden ve varlıklarından devlete aktardıkları ekonomik varlıklar onların taşıdığı vergi yükünü oluşturur. Sonuç olara vergi yükü, mükellefin ödediği vergilerin dönem içerisinde elde ettiği gelirlerle olan niceliksel ilişkisidir. Vergi yükü 2 türlüdür ;
1-) Vergi Baskısı ( Subjektif Vergi Yükü ) : ödenen verginin mükellef üzerinde yarattığı psikolojik yüktür.
2-) Gerçek Vergi Yükü : Objektif vergi yükü de denir. Verginin mükellef varlıklarında meydana gelen ölçülebilir, hesaplanabilir azalmadır. Kişinin geliri arttıkça ödeyeceği vergi oranı artmakta, ancak gelirinin artması ile vergi yükü de düşmektedir.
* vergi yükü hesaplarının yapılma amaçları ;
•   Vergi ile kamu harcamalarının ilişkisini kurabilmek
•   Vergi gerekçelerini ortaya koyabilmek
•   Vergi politikalarının tespit edilmesi ve uluslar arası kuruluşlara yapılacak katkıları da tespit edilmesidir.
Vergi Yükü Türleri
1-) Toplam Vergi Yükü : Dönem içerisinde bütün bir ekonominin ödediği vergilerin toplamının o dönem de elde edilen milli gelire oranıdır.
2-) Bireysel Vergi Yükü : iki türlüdür. Birincisi verginin bireyler üzerinde yarattığı psikolojik baskıyı ifade eden subjektif vergi yüküdür. Diğeri ise kişinin kullanılabilir gelirinde meydana gelen azalmadır. Objektif bireysel vergi yüküdür.
3-) Net Vergi Yükü : Bireysel vergi yükünden bireyin devletten sağladığı katkıların düşülmesi sonucu bireyin katlanmak zorunda kaldığı yüktür.
4-) Gerçek vergi Yükü : Net vergi yükünün birey üzerinde kalan başkalarına yansıtılamayan kısmıdır.
5-) Gelir Grupları Vergi Yükü : Aynı gelir türüne sahip grupların elde ettikleri gelire karşılık katlandıkları vergi yüküdür. Bu hesaplamanın amacı verginin gelir dağılımına etkisini ölçmektir.
6-) Bölgesel ve Sektörel Vergi Yükü : Belirli bir bölgenin elde ettiği gelire karşılık ödediği verginin hesaplanması ile verginin bölgeler arasında adil dağıtılmasını sağlamak ve gerektiğinde teşvik ve sosyal eşitlik programları uygulamak amacıyla bölgesel hesaplamalar yapılmasıdır.
**** Sonuçta vergi yükü hesaplamaları idarenin mali, ekonomik ve sosyal karar alma mekanizmalarını oluşturup uygulamasında önemli bir yere sahiptir.
Vergi Baskısı : verginin kişinin psikolojisinde oluşan rahatsızlık verici duygulardır. Bireyler bu rahatsızlık verici durumu ortadan kaldırmak için vergi karşısında yasal olan ya da olmayan çeşitli yollar deneyebilirler.
1-) Vergiden Kaçınma : Yasalara ters düşmeden vergi ile muhatap olmama çabalarıdır. 4 şekilde görülür ;
•   Mükellefler vergi kanunlarını iyice inceleyerek ödeyecekleri vergiyi azaltmaya çalışması
•   Düşük oranda vergi veren ya da hiç vergi vermeyen yakınlara ortaklık vermesi
•   Kar dağıtımı politikaları ya da araştırma geliştirme harcamaları gibi araçlarla vergileri ertelemek
•   Vergi oranları arasındaki oran farklarından ( arbitraj ) yararlanmak
2-) Vergi Kaçakçılığı : Mükellefin ödemesi gerek vergiyi yasal olmayan yollarla düşük göstermesidir.
3-) Verginin Zamanında Ödenmemesi : Mükellef beyannamesini zamanında vermemesi nedeniyle ortaya çıkan durumdur.
4-) Vergi Grevi : Mükelleflerin topluca vergi ödemeyi reddetmesidir.
5-) Vergi Baskısının Giderilmesi : Mükellefin bir takım ekonomik çabalarla ödeyeceği verginin yükünü azaltma çabalarıdır. üç şekildedir;
•   Karar Etkisi : Mükellefin alım kararlarını verirken daha düşük mallara yönelmesidir.
•   Gelir Etkisi : Mükellefin vergi nedeniyle azalan gelirini daha çok çalışarak yükseltme çabasıdır.
•   İkame Etkisi : Bireyin daha çok dinlenerek düşen gelire rağmen aynı tatmini sağlama çabasıdır.
Verginin Yansıtılması : Vergi mükellef açısından bir şekilde üzerinden atılma çabasıdır. *** Verginin yansıtılma düzeyini ; verginin türü, piyasa şartları, piyasa yapısı ve hukuki düzenlemeler belirler.
Yansıma Süreci şu şekildedir;
•   Verginin ödenmiş olması gerekir
•   Vurgu : vergi nedeniyle mükellefin rahatsızlık hissetmesidir.
•   Aktarma : Çeşitli ekonomik çabalarla vergi yükünün başkasının üzerine geçirilmesidir.
•   Yerleşme : vergi yükünün bir kişi üzerine oturması ve onu terk etmesidir.
Yansıma Türleri
•   Kanuni Yansıma : verginin kime yansıyacağını kanunun tespit ettiği yansımadır.
•   Ekonomik Yansıma : Elverişli piyasa koşulları içerisinde verginin ödeyicisi tarafından başkalarına yansıtılmasıdır.
•   İleriye Doğru Yansıma : Malın fiyatındaki değişikliğin mala olan talebi etkilemediği durumlarda verginin malın fiyatına eklenerek tüketiciye yansıtılmasıdır.
•   Geriye Doğru Yansıma : Malın Fiyatının tüketimi etkilemesi durumunda verginin üretimdeki girdilerin fiyatlarının düşürülerek verginin hammadde sağlayanlara yansıtılmasıdır.
•   Sınırsız Yansıma : Verginin bir çok kez yansıtılabilmesi durumudur.
•   Sınırlı Yansıma : Verginin fazla yansıtılamadığı çok zaman ilk ödeyicinin üzerine oturduğu yansıma türüdür.
Yansımayı Etkileyen Faktörler
1-) Piyasalar
•   Tam Rekabet Piyasaları : Satıcıların fiyatları kontrol edebilme imkanları olmadığı için tam rekabet piyasada vergiyi yansıtmak zordur. Vergi yükü kısa dönemde satıcı üzerinde kalırken uzun dönemde alıcı üzerine yerleşmektedir.
•   Monopol Piyasaları : Verginin yansıtılabilmesi için maliyet yapısının, girdi arzının ve üreticinin mala olan talebinin monopolcü için uygun şartlar yaratması gerekir. Kısa ve uzun dönemde şartların uygun olması durumunda verginin bir kısmını fiyatlar üzerinden ileriye yansıtırken, bir kısmını da girdiler üzerinden geriye yansıtır.
•   Oligopol Piyasaları : Piyasadaki az sayıda satıcının olduğu ve  üretilen mallar arasında önemli farklılıklar yoksa, talep esnek değilse fiyatlar yoluyla vergi yükünü tüketicilere yansıtabilir.
•   Monopolcü Rekabet Piyasaları : Tam rekabet piyasalarına benzediği için kısa dönemde vergi yükü üretici üzerinde kalmaktadır. Uzun dönemde ise vergi kısmen tüketicilere yansıtılabilmektedir.
 2-) Vergi Türü ve Yansıma
•   Dolaylı Vergiler : Piyasa işlemleri ile tahsil edildikleri için yansıtılmaları kolaydır. Yansıtma düzeyini arz ve talep elastikiyeti ve piyasa koşulları belirler.
•   Dolaysız Vergiler : Doğrudan alınırlar ve vergi koyucunun amacı da zaten verginin ödeyicisi üzerine oturmasıdır. Yansıtılmaları zordur.
•   Dar Kapsamlı Vergiler : Tek bir şeyi vergi konusu yaptığı için yansıtılması zordur. Gelir vergisi gibi.
•   Geniş Kapsamlı Vergiler : Vergiler pek çok şeyi içine aldığı için vergiyi yansıtabilmek için pek çok seçenek sunar ve yansıtılmaları kolaydır.
3-) Vergilenen Malın Türü : Normal mallarda yansıtma sınırlı olmakta iken zorunlu ihtiyaç mallarında yansıtma düzeyi daha yüksektir.
4-) Esneklik
a-) Arz Esnekliği : Eğer malın girdilerinin arz esnekliği yoksa verginin geriye doğru yansıtılması daha kolaydır. Girdilerin talep esnekliği yüksekse verginin geriye yansıtılması zor olacaktır.
b-) Talep Esnekliği : Eğer bir malın talebi fiyat değişimleri karşısında değişken yani malın talep esnekliği yüksekse vergiyi yansıtmak zor olacaktır. Fiyatlar karşısında malın talebi değişmiyorsa vergiyi malın fiyatlarına yansıtmak daha kolay olacaktır.
5-) Dışa Açıklık : verginin yansıtılması kapalı ekonomilere göre daha kolaydır.
ÜNİTE 13
Vergi : Devlet vergileri temelde gelir sağlamak ve harcamalarını finanse etmek için koyar. Ancak vergilerin tek amacı gelir elde etmek değildir.  Vergiler ekonomik,siyasal ve sosyal yapıya göre değişiklik göstermiş ve gelir elde etme amacının yanında çeşitli amaçlar güdülmüştür.
Sosyal Amaç ( Gelir Dağılımı adaleti gibi)
Ekonomik Amaçlar ( Enflasyon , işsizlik , Durgunluk gibi)
İyi bir vergi sisteminde olması gereken temel özellikler;
•   Anlaşılır ve Basit Olmalıdır
•   Etkin olmalı ve Tercihleri etkilememelidir
•   Yatay ve Dikey Adaleti sağlayacak şekilde adil olmalıdır
•   Mükelleflerin ödeme güçlerini gözetmelidir
*** Günümüzde uygulanan vergi sistemleri çok vergili sistemlerdir.
*** Tek vergi Sistemi : İlk olarak Fransız fizyokratlar tarafından önerilmiştir.
Vergi Türleri
A-) Gelir Üzerinden Alınan Vergiler
1-) Gelir Vergisi : Kişisel gelir üzerinden alınan bir vergidir. 2 Şekilde Hesaplanır;
* Kaynak Teorisi : Bireylerin üretim sürecine soktuğu faktörler gelirin kaynağını oluşturur. ÖR : Sanayi Geliri, Zirai Gelir, Ücret geliri, menkul sermaye iradı gibi…
* Net Artış Teorisi : Üretim faaliyetine sokulan kaynaklarla elde edilen hasılanın yanında kaynak teorisi ile göz ardı edilen üretim dışı gelirlerin de hesaba katıldığı yöntemdir. ÖR : Piyango ve Şans oyunları gelirleri, pay senetlerindeki artış, mülklerin değerlerinde meydana gelen artışlar gibi..
Gelir Vergisi Türleri
1-) Şedüler Gelir Vergisi : Kişinin elde ettiği gelirlerin hepsinin ayrı ayrı ele alınıp vergilendiği yöntemdir.
2-) Üniter Gelir Vergisi : Bütün gelirlerin bir havuz şeklinde toplandıktan sonra, varsa zararların düşülüp, gerekli yasal indirimlerin yapıldığı kalan net gelirin vergilerin vergilendirildiği sistemdir.
Türk Vergi Sistemi : Türk vergi sistemi tek elemanlı üniter gelir vergisi sistemidir. 2003 yılından bu yana vergilemede net artış teorisi uygulanmaktadır.
2-) Kurumlar Vergisi : Tüzel kişilerin gelirlerinden alınan vergilerdir. Bu tüzel kişiler ; Sermaye şirketleri, kooperatifler, KİT’ler, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri ve iş ortaklıklarıdır.
Kurumlar vergisinde Sistemler
•   Tam Bütünleşme Sistemi : ödenen kurumlar vergisinin kişilerin ödeyeceği gelir vergisinden tamamen düşüldüğü bir sistemdir.
•   Ayrı Tüzel Kişilik Sistemi : Kurumlar kişilerden bağımsız bir tüzel kişi oldukları için gelirleri de bağımsızdır ve ayrı vergilenmelidir.
•   Farklılaştırılmış Oranlar Sistemi : Kurum kazançlarından dağıtılmamış olana daha yüksek vergi oranlarının  uygulandığı bir sistemdir.
•   Vergi Alacağı Sistemi : Kurumun bütün kazancının vergilenmesidir.
B-) Harcamalar Üzerinden Alınan Vergiler : Malların el değiştirmesi sonucu doğan bir vergidir. ÖR: Özel tüketim vergileri, Muamele vergileri, KDV, Gümrük vergileri ve Diğer harcama vergileri gibi
** Özel Tüketim vergileri : Sınırlı sayıda mal ve hizmetlerin vergi konusu edildiği vergilerdir. Bu vergilerin amaçları ; gelir ve kaynak dağılımını düzenlemek, bazı malların tüketimini artırmak ve bazı malların da tüketimini azaltmak gibi…
* * Muamele Vergileri : Her türlü mal üzerinden alınabilen genel satış vergileridir. 2 çeşidi vardır;
a-) Toplu Muamele Vergileri : Bir malın geçirdiği üretim, toptan, satış, perakende satış veya ithalat aşamalarından sadece birisinde vergilendirildiği çeşittir.
•   Üretim Vergisi : verginin üretim aşamasında alındığı denetimin ve vergi kaçağını önlemenin kolay olduğu sistemdir.
•   Toptan Satış Vergisi : Mal ve hizmetlerin toptan satış aşamasında vergilendirilmesidir.
•   Perakende Satış Vergisi : Mal ve hizmetlerin tüketicilerin eline geçtiği aşamanın vergilendiği vergi oranlarının daha düşük tutulduğu ancak denetimin zor olduğu bir yöntemdir.
•   İthalat Muamele Vergisi : Malların gümrükten girişi sırasından vergilenmesidir.
Not : Toplu Muamele vergilerinin tekelleşmeleri önleyip rekabeti sağlamak, vergi yükünün dağılımında eşitliği sağlamak ve yerli üretimi desteklemek gibi faydaları vardır.
b-) Yaygın Muamele Vergileri : Malın satış fiyatı üzerinden alınan ama malın geçirdiği her aşamanın tek tek vergilendirildiği yöntemdir.
** Katma Değer Vergisi : Günümüzdeki moderne sistemlerdeki en önemli vergi türüdür. Mal veya hizmetin geçirdiği her aşamada uygulanan bir vergidir.
Matrah Tespit Yöntemleri
•   Gayrı Safi Hasıla Tipi : Satışlardan alışlar düşülerek matrah bulunur. Amortismanlar hesaba katılmaz.
•   Gelir Tipi : Yapılan satışlardan alışlarla beraber demirbaşların aşınma payları da düşülerek matrah hesaplanır.
•   Tüketim Tipi : Satışlardan alışlarla beraber sabit varlıklar ( Sermaye Malları) tamamen düşülerek hesaplanır.
KDV Hesaplama Yöntemleri : Toplama Yöntemi, Çıkarma Yöntemi, Ön Vergi İndirimi Yöntemidir.
Not : Harcamalar üzerinden alınan diğer vergiler ; Gümrük vergileri, banka ve sigorta muamele vergileri ve taşıt alım vergileridir.
C-) Servet Üzerinden Alınan Vergiler
o   Bir Kereye Özel Server Vergileri : Gerçek servet vergilerinden birisi olup kişinin varlıklarında meydana gelen artışın bir kereye mahsus olarak vergilendirildiği vergi türüdür. ÖR : 1943 Varlık Vergisi gibi
o   Sürekli Servet Vergileri : Her yıl olağan olarak tekrarlanan server vergileridir. Objektif karakterli olup matrah hesaplamalarında borçlar dikkate alınmaz.
***** Borçların dikkate alınmadığı yönteme Mülkiyet vergileri denir.
***** Bazı server öğelerini hedef alan servet vergilerine kısmi servet vergileri denir. ÖR: Emlak vergisi gibi.
D-) Servet Transferi Vergileri
1-) Veraset Vergileri : Mirasa konu taşınır ve taşınmazlardan alınan vergidir. Geçici bir servet vergisidir. Matrah dilimleri %1 ile %30 arasında vergi oranına tabi tutulur.
2-) İntikal Vergileri : Bağış ya da benzer yollarla servetin el değiştirmesi ile doğan geçici servet vergileridir. Matrah dilimlerine uygulanacak vergi oranları %10 ile %30 arasında değişir.
Ünite 14
Bütçe Açığı : Kamu gelirleri ile giderleri arasındaki eksi farktır.  Ekonominin mevcut borçlarının düzeyi Borç / GSMH ölçütü ile ölçülür. Bütçe açıklarının büyümesi dolayısı ile borçların büyümesi demek ; Devletin elinde uzun vadeli bir şekilde harcama planı yapacağı kaynağının olmaması demektir.
Konsolide Bütçe Dengesi : Devletin genel bütçesinin yanında katma bütçeli tüzel kuruluşların bütçesinin de dahil edilerek elde edilen bütçedir.
** Birincil açık ya da faiz : kamu gelir ve giderleri arasındaki borç faizlerinin hesaba katılmadığı farktır.
Açığın Finansmanı
   Kamu Açığı : Belirli bir dönem içerisinde kamunun gelirleri ile giderleri arasındaki giderlerin lehine olan farktır.
   Kamu Borçları : belir bir zaman diliminde kamu kesiminin üzerindeki borç yükünün tamamıdır.
   İç Borç : Devletin borç ihtiyacını ülke içindeki finans kaynaklarından sağlamasıdır.
   Dış Borç : Devletin borç ihtiyacını ülke dışı finans kaynaklarından sağlamasıdır.
   Parasal Finansman : Devletin borç ihtiyacını merkez bankası kaynakları ile karşılamasıdır.
   Borçla Finansman : Ülke içindeki merkez bankası harici kaynaklara genel ifadesi ile halkın sahip olduğu kaynaklara başvurmasıdır.
   Özelleştirme : Devletin elindeki nakde çevrilebilir kıymetleri satarak kaynak elde etmesidir.
   Nakit Açığı : Dönem içerisindeki ihtiyaç duyulan nakit farkıdır.

****  Paranın Monetarizasyonu : Hazinenin borç karşılığı merkez bankasına menkul kıymet satmasını ifade eder.
Borçların Ekonomik Etkisi : J.M. keynes’e göre geçici bir vergi azalmasının ekonomideki ilk etkisi talebin yükselmesidir. Verginin azalması demek halkın tüketilebilir gelirinin yükselmesi demektir.
Geleneksel Yaklaşım : Devletin borçlarının kısa dönemde toplam talebi ve ekonomik büyümeyi etkilediğine ancak uzun dönemde borçların sermayeyi dışlayarak yatırımları düşürdüğünü ileri sürmektedir.
   Kısa Dönemde, vergilerin düşmesi sonucu kişilerin kullanılabilir geliri artacak, toplam talep ve buna bağlı olarak ulusal hasıla da artacaktır. Bunu sağlayan ücret ve fiyatların yapışkanlığı ile yansıyacaklardır.
    Uzun Dönemde, Ücret ve fiyatlara ilişkin yapışkanlıklar görülmeyecek ve kısa dönemde olan yanılgılar olmayacağından borçlar uzun dönemde sermayeyi dışlayacaktır. Bu da yatırımların düşmesine , ulusal hasılanın düşmesine neden olacaktır.
Ricardian Yaklaşım : Temelde D. Ricardo’ya ait kuram olmakla birlikte günümüze R. Baro tarafından modernize edilmiş bir görüştür. Yaşam boyu gelir hipotezi bu kuramın temelini oluşturur.
Borç Senetleri Servet İlişkisi : Gelenekselci yaklaşıma göre borç senetleri bir net server unsuru olarak kabul edilirken ricardo tarafından bunun aksi savunulmuştur.  Çünkü senet sahipleri kendini zengin hissederken, bur borçların faizini ödeyecek olanlar da kendini bir o kadar fakir hissedecektir.  Sonuç olarak borç senetlerinin toplam tüketim üzerindeki net etkisi sıfırdır.
*** Ricardian görüş 2 varsayıma dayanır ;
1-) Bütçe Kısıtı : Devletin bugün azalttığı vergiler sonucu elde ettiği borcun karşılığı olarak gelecekte daha fazla borçlanması söz konusudur. Sonuçta devlet bugünkü düşürdüğü vergi yükünü gelecekte aynı oranda artıracak ve net vergi yükü değişmeyecektir.
2-) Sürekli Gelir Hipotezi : Kişilerin geliri hayatları boyunca elde edecekleri gelirin toplamıdır.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 80385
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 2
Nerden: Bursa
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #1 : Mayıs 25, 2010, 02:46:12 ÖS »

ALLAH RAZI OLSUN hazırlayandan da, paylaşandan da Cheesy

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Etiket: Kamu Maliyesi Final 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!