Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 26, 2012, 12:09:09 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: IŞIĞI YAYMAK  (Okunma Sayısı 198 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
OupavóÇ
Uzman Üye
*****
Üye No: 87679
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 934
Nerden: Samsun
Puan: +16/-9
k¡Msen¡n anLayaMayacaqı ß¡r D¡LDe kønuşMak, yaZMak haTTa aqLaMak ¡sTerD¡M

Offline
« : Ağustos 23, 2010, 06:13:04 ÖS »

Işığı Yaymak
GENÇ BİR adam orta halli bir
şehirde kendi işini kurmuştu.
Şehrin caddelerinden birinde, bir
perakende dükkanıydı açtığı.
Fakat, kendisi hem dürüst, hem
de dost canlısı olduğundan; fazla
kâra da tamah etmeyip
dükkanındaki malları biraz ucuza
sattığından kısa zamanda
şehirdeki herkesin uğrak yeri
haline gelmişti dükkanı. Zaman
içinde dükkanının ünü o kadar
yayıldı ki, civar şehirlerden olup
yolu bu şehre düşen hemen
herkes de ona gelip alışveriş
yapmaya başlamıştı.
Gelen giden, “Ne zaman bizim
oralarda dükkan açmayı
düşünüyorsunuz?” diye
sorduğundan, sermayesi
çoğaldığında genç adam civar
şehirlere de yaymaya başladı
işini. Sonra başka şehirler derken,
büyük bir marketler zincirinin
sahibi haline geldi.
Ancak, bu arada, onca seneler
geçmiş, bizim genç perakendeci
yavaş yavaş bir ayağının
çukurda olduğunu hissettiği
senelere gelmişti. Nitekim, bir
gün şiddetli bir rahatsızlık
geçirip apar topar hastaneye
kaldırmışlardı kendisini.
Doktorların müdahalesi işe
yaramış gözüküyordu. Ama
adam ölümünün iyice yakın
olduğunu düşünmeye başlamıştı
hastane odasında.
Hastanede kaldığı günlerden
birinde, onun yokluğunda işleri
götürmeye çalışan her üç oğlunu
yanına çağırdı adam. Artık
yaşlandığından, Allah’ın ona
daha uzun seneler yaşamayı
nasip etmesi mümkün olduğu
gibi yakın zamanda ölmesinin de
pekâlâ mümkün olduğundan
başlayarak, aklı başında her
yaşlının söylediği birtakım
cümleleri sıraladıktan sonra:
“Üçünüz de benim oğlumsunuz”
dedi. “İçinizden hangisi
şirketimizin başına geçecek,
buna karar vermem zor. Ben
öldükten sonra da bu yüzden
birbirinizle kötü olmanızı hiç
istemiyorum. O yüzden,
hanginizin işin başında olmayı
hak ettiğine karar vermek için
sizi sınamaya karar verdim.
Üçünüze de on dolar vereceğim.
Şimdi gidip yalnızca bu on
dolarla öyle birşey alacaksınız ki,
akşam getirdiğinizde şu odamı
bir uçtan bir uca dolduracak.
Haydi şimdi yola düşün bakalım.”
Çocuklar, babalarının yanından
ayrıldılar ve her biri ayrı bir
sokaktan yola koyulup alacakları
şeyi düşünmeye başladılar.
Akşam geri döndüklerinde
babaları:
“Evlatlarım, on dolarla ne
yaptınız?” diye sorduğunda,
birinci çocuk:
“Arkadaşımın çiftliğine gittim,
on dolarımı verdim ve ondan iki
balya saman aldım” diye cevap
verdi ve odadan dışarı çıkıp
aldığı samanları içeri getirdi,
çuvalı açtı ve samanları havaya
savurmaya başladı. Odanın her
tarafı bir anda samanla doldu.
Ama az sonra samanların tamamı
yere indi ve böylece, bu oğlunun
babasının istediği şekilde odayı
bir uçtan öbür uca
dolduramadığı görülmüş oldu.
Bunun üzerine, adam ikinci
çocuğuna yönelip:
“Peki oğlum,” dedi, “sen paranla
ne yaptın?”
Çocuk:
“Yorgancıya gittim. Ondan on
dolarlık kuştüyü aldım” diye
cevap verdi ve çuvalını içeri
getirip içindeki bütün tüyleri
savurmaya başladı. Birkaç
dakikalığına neredeyse bütün
oda tüylerle doldu, ama samanlar
gibi tüyler de yavaş yavaş yere
indiler ve böylece bu çocuğun da
odayı dolduramadığı görülmüş
oldu.
Sıra , son çocuğa gelmişti. Hasta
yatağında hafifçe doğrulan
adam:
“ Sen evladım” dedi ona, “Sen
paranı ne yaptın?”
Çocuk, “Babacığım!” dedi, “On
dolarımı cebime koyup, senin
yıllar önce açtığın ilk dükkana
benzeyen küçük bir dükkana
gittim. Dükkanın sahibine parayı
verdim ve bozmasını istedim.
Sonra, beş dolarını bir hayır
kurumunun kumbarasına
bıraktım, dört dolarıyla yolda
gördüğüm iki muhtaç insana
yiyecekleri birşey alıp verdim,
kalan bir dolarla da iki şey
aldım.”
Bunu der demez, elini cebine atıp
bir çakmak ve bir mum çıkardı
çocuk. Odanın lambasını kapatıp
mumu yakınca, bütün oda
mumun yaydığı ışıkla doldu.
Saman veya tüy on dolarla odayı
doldurmaya yetmemişti, ama bir
dolara alınan mum ile çakmak
bütün odayı bir uçtan öbür uca
ışıkla doldurmuştu.
Bunun üzerine, memnun bir yüz
ifadesiyle, “Çok iyi oğlum!” dedi
baba. “Benden sonra işlerimin ve
ailemin başında sen olacaksın.
Çünkü, hayata dair çok önemli
birşeyi, ışığını yaymayı
öğrenmişsin.”

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

« Son Düzenleme: Ağustos 23, 2010, 07:44:45 ÖS Gönderen: KuCuK_gOkYuZu » Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 8994
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4600
Puan: +55/-20

WWW
Offline
« Yanıtla #1 : Ağustos 23, 2010, 08:57:43 ÖS »

 Smiley Çok güzelmiş ... tşkler paylaşım için ...

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged



]
Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda
Senin varolduğunu bilmek...
OupavóÇ
Uzman Üye
*****
Üye No: 87679
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 934
Nerden: Samsun
Puan: +16/-9
k¡Msen¡n anLayaMayacaqı ß¡r D¡LDe kønuşMak, yaZMak haTTa aqLaMak ¡sTerD¡M

Offline
« Yanıtla #2 : Ağustos 23, 2010, 09:08:26 ÖS »

Smiley

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Etiket:
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!