Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2012-2013 Eğitim ve Öğretim Yılı....
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Nisan 24, 2014, 12:53:53 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...



  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Hikaye ve Hikayenin Özellikleri (Öykü , Öykünün Özellikleri)  (Okunma Sayısı 75257 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline

« : Nisan 09, 2009, 10:30:04 ÖÖ »


Hikaye nedir , hikayenin özellikleri nelerdir , hikaye türleri nelerdir gibi soruların cevapları ve hikayeler hakkında tüm bilgiler www.edubilim.com üyeleri için bu başlık altında biraraya getirilmiştir...

Hikaye (Öykü)
Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebi yazılara 'hikâye (öykü)' denir.
Hikâye, insan yaşamının bir bölümünü, yer ve zaman kavramına bağlayarak ele alır.
Hikâyede olay ya da durum söz konusudur. Olay ya da durum kişilere bağlanır; olay ya da durumun ortaya konduğu yer ve zaman belirtilir; bunlar sürükleyici ve etkileyici anlatımla ortaya konur.

Alıntı : edebiyatforum.com
« Son Düzenleme: Aralık 29, 2009, 02:23:54 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #1 : Nisan 09, 2009, 10:32:12 ÖÖ »

HİKAYE TÜRÜ VE HİKAYE TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ
ÖYKÜ TÜRÜ VE ÖYKÜ TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ

*  Gerçek ya da düş ürünü bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatıdır. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.
 
*  Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir, ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla yaratılan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir.
 
*  Eski Yunan’daki fabl ve kısa romanslar, Binbir Gece Masalları öykünün habercileridir. Ama öykü ancak 19. yüzyılda romantizm ve gerçekçilik akımlarının yaygınlaşmasıyla edebi bir tür haline gelebildi. Edgar Allan Poe’nin Grotesk ve Arabesk öyküleri adlı eseriyle yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde değil Avrupa’da da etkili oldu. www.edubilim.com Almanya’da Heinrch von Kleist, ve E. T. A. Hoffmann, psikolojik ve metafizik sorunları öykülerinde masalsı bir anlatımla yansıttılar.
 
*  20. yüzyıla girildiğinde öyküler ilk kez genellikle gazete ve dergilerde yayınlanıyor ve bu yüzden gazeteciliğe özgü yerel renkler taşıyordu. Bret Harte’nin öyküleri, Ruyard Kipling’in Hindistan’daki yaşamı anlatan öyküleri, Mark Twain’in Missisippi öyküleri bu özelliktedir.
 
*  Rusya’da Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov’un öyküleri, öykü türünün edebi eserler arasında sağlam bir yere oturmasına büyük katkı sağladı.
 
-Olmuş ya da olabilecek olay,
 
-Genelde olaylara bağlıdır
 
-Kapladığı alan kısa (4-5 sayfa gibi)
 
-İnsan yaşamından kısa kesitler,
 
-Yer,zaman,olay,kişiler az.
 
-Anlatılanları yere ve zamana bağlayarak yapan.
 
-Genelde insanların yaşamlarının kıs bir kesiti.
 
-Genelde olayları ve kişileri tek yönüyle ele alan.
 
 
Türk edebiyatında öykü
 
*  Türk edebiyatında Batılı anlamdaki ilk öyküler Tanzimat döneminde yazıldı. İlk öykü yazarları, Ahmed Midhat, Emin Nihat, Samipaşazade Sezai ve Nabizade Nazım’dı. Türk öykücülüğünü yetkinliğe kavuşturan yazar ise Halit Ziya Uşaklıgil oldu. Edebiyat-ı Cedide döneminde yalın diliyle dikkat çeken Uşaklıgil, titiz gözlemciliğiyle gerçekçi öykü geleneğini başlatan yazardır. Bu dönemin diğer yazarları Hüseyin Rahmi Gürpınar, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Saffeti Ziya idi.
 
* 2. Meşrutiyet’in ilanından sonra gelişen yeni edebiyat akımıyla birlikte öyküde toplumsal ve siyasi sorunlar işlenmeye başladı. Türkçe’de yabancı sözcüklerin temizlenmesi, yazımda konuşma dilinin hakim olması, taşra yaşamının gerçekçi bir üslupla edebiyata taşınması gibi özelliklerle bilinen bu dönemde Ömer Seyfettin, Türk öykücülüğünde yeri bir çığır açtı. Onu Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay izledi. F. Celaleddin, Selahattin Enis, Sadri Ertem, Cemal Kaygılı, Sabahattin Ali, Kenan Hulusi Koray, Nahit Sırrı Örik, Bekir Sıtkı Kunt, Mahmut Şevket Esendal Cumhuriyet dönemi öykücülüğünü hazırlan isimlerdir.
 
* Cumhuriyet dönemi 1930’lar sonrasını kapsar. Bu dönemde alışılmışın dışında bir öykü dünyası kuran Sait Faik Abasıyanık, Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaç), diyalogların usta yazarı Orhan Kemal, Mehmet Seyda, Samet Ağaoğlu, Sabahattin Kudret Aksal, Kemal Bilbaşar, Kemal Tahir ve Ahmet Hamdi Tanpınar öykü yazarları olarak ön plana çıktı. Günümüzde Türk öykücülüğü geniş bir konu ve üslup zenginliğiyle sürmektedir.

Alıntı : bilgiyelpazesi.blogcu.com
« Son Düzenleme: Mart 24, 2010, 12:45:06 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #2 : Nisan 09, 2009, 10:35:29 ÖÖ »

Öykü ya da hikâye, gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatı.
Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.
Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir, ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla yaratılan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir.
Eski Yunan’daki fabl ve kısa romanslar, Binbir Gece Masalları öykünün habercileridir. Ama öykü ancak 19. yüzyılda romantizm ve gerçekçilik akımlarının yaygınlaşmasıyla edebi bir tür haline gelebildi. Edgar Allan Poe’nin Grotesk ve Arabesk öyküleri adlı eseriyle yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde değil Avrupa’da da etkili oldu. Almanya’da Heinrch von Kleist, ve E. T. A. Hoffmann, psikolojik ve metafizik sorunları öykülerinde masalsı bir anlatımla yansıttılar.
20. yüzyıla girildiğinde öyküler ilk kez genellikle gazete ve dergilerde yayınlanıyor ve bu yüzden gazeteciliğe özgü yerel renkler taşıyordu. Bret Harte’nin öyküleri, Ruyard Kipling’in Hindistan’daki yaşamı anlatan öyküleri, Mark Twain’in Missisippi ve O. Henry'nin öyküleri bu özelliktedir.www.edubilim.com
Rusya’da Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov’un öyküleri, öykü türünün edebi eserler arasında sağlam bir yere oturmasına büyük katkı sağladı. Türkiye'de öykü ya da hikâye kavramı diğer yeni türler gibi Tanzimat'tan sonra edebiyatımıza girmiştir. Öykünün bizdeki ilk gerçek temsilcisi olarak Ömer Seyfettin'i görmek mümkündür. Falaka,Başını Vermeyen Şehit,Pembe İncili Kaftan gibi dönemin sosyal olaylarını gözler önüne seren Ömer Seyfettin çok sayıda hikâyesiyle Türkiye'de hikâyeciliğin gelişmesine çok büyük katkı sağlamıştır.

Bu yazı Wikipedia nın Öykü adlı sayfasından alıntıdır...
« Son Düzenleme: Mart 24, 2010, 12:45:24 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #3 : Aralık 29, 2009, 02:17:40 ÖÖ »

Çehov Tarzı Hikaye - Çehov Tarzı Hikayenin Özellikleri

Çehov tarzı hikâyeler ise romandan bağımsız bir kuruluşa sahiptirler. hikâyenin başlangıcı ve sonu bir düğüm hâlinde, olay örgüsü dahilinde verilmez. okuyucunun ufkunu geliştirmesine yöneliktir. kişiler hakkında fazla bilgi verilmeden, anlatılmak istenen mesaj okuyucuya aktarılır. maupassant tarzı hikâyeler daha çok klasik tazdadır.çehov tarzı hikâye anlatıma dayalı olduğu için modern tarz hikâyenin ortaya çıkışını hazırlamıştır. zaman, mekan, kişilerin tanıtılması gibi konularda romanda bağımsız olarak yazılan çehov tarzı hikâyede gerçek yaşam daha soyuttur. türk edebiyatında hikâye bugün anladığımız manâda hikâye bizde 1870lerden beri görülmeye başlamıştır. fransızcadan tercüme edilen romanlarda hikâye zannedildiği bu dönemde, roman ve hikâye terimleri yeni yeni anlaşılmaya başlanıyordu. daha sonraları; hacimce çok olanlara roman, az olanlara da hikâye denilmeye başlanmış...


Çehov’un Sanatı:

Çehov, yaklaşık 1000 sözcükten oluşan komik kısa öykü türünü başlı başına bir sanat haline dönüştürdü. Aynı zamanda sefaleti ve umutsuzluğu ele alan ve önceki öykülerindeki çılgınca komiklikle garip bir zıtlık sergileyen ciddi yapıtlar da yazdı. Zamanla bu yönü çok daha ağır bastı ve daha sonraki yapıtlarına tümüyle egemen oldu.

Çehov’un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini’ni 1887-1890 yıllarında yazdı.

Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini’nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. www.edubilim.com Martı’yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: “700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim.” Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı’nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi’ni yazmasını sağladı.

Çehov Biçimi : Hikayede asıl olan “olay” değildir. Hikaye, sona erdiği zaman her şey bitmiş değildir. Hikaye, asıl bundan sonra başlıyor demektir. Zira, kişiler tamamıyla tanıtılmadığı, olaylarda kesinlik hâkim olmadığı için okuyucunun hayal kurması devamlı hareket hâlindedir ve kendine göre yorumlar yapmaya uygundur.

Çehov, hikâye anlayışını şöyle anlatır:
“Kaleme alınan konular, “sade” olmalı. Piyer Semenovi, Maira İvanovna ile nasıl evlendi gibi… Hem sonra, yok psikoloji tahlilleri, yok hikaye, yok bilmem ne imiş! Bunlar hep özenti… Hatırınıza ilk gelen başlığı koyun, kılı kırk yarmayın, tırnak, çizgi gibi işaretleri çok az kullanmaya bakın, gösteriştir bu. Benim işim anlatmaktır. Ancak, onu başarabilirim. “
« Son Düzenleme: Mart 24, 2010, 12:45:35 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 47264
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Araştırma Görevlisi
Mesaj Sayısı: 136
Nerden: Türkiye İçi
Puan: +3/-2

Offline
« Yanıtla #4 : Ocak 09, 2010, 09:07:07 ÖS »

Ekte hikaye ile ilgili hazırlanmış bir slayt veriyorum. Slayttaki metinleride buraya yazıyorum , isterseniz sunu şeklinde ekteki dosyayı indirebilirsiniz...(ppt , power point sunusu- Hazırlayan MUSTAFA ÖZLEŞEN olarak görünüyor , emeklerine sağlık)


HİKAYE
Hikaye edebiyatın önemli ve çok yaygın anlatım türleri arasında yer alırlar. Bilindiği gibi, insanın kendisi ile, başkalarıyla ilişkilerini ve insanın serüvenlerini en çarpıcı biçimde anlatan türlerin başında hikaye gelir. O bakımından, bu anlatım türlerini çeşitli yönleri ile kısaca tanımak ve bilmek gerekir. İşte ben bu slaytta, öykünün başlıca özellikleri, gelişimi, Türk edebiyatındaki görünümü, öykü incelenmesi gibi konular genel çizgileri ile ele alacağım, örnekler vereceğim.

HİKAYENİN TANIMI VE NİTELİĞİ
Diğer edebi türlerde olduğu gibi, öykü ya da eski adıyla hikaye için de değişik tanımlar geliştirilmiştir. Bu tanımlardan bazıları şunlardır:
-Öykü, olmuş ya da olabilecek olayları anlatan kısa edebiyat eseridir.
-Öykü, insan yaşamından değişik kesitler sunan, bunu yere ve zamana bağlayarak yapan kısa yazı türüdür.
-Öykü, olayları ve kişileri tek yönüyle ele alıp anlatan, romandan daha kısa yazıdır.
Bu tanımların sayısının daha da çoğaltabiliriz. Ancak, bunların hiçbirisi değişmez, kesin tanımlar değildir. Toplumdaki gelişim ve değişim doğrultusunda yazınsal türlerde gelişim ve değişim gösterirler.

Öykünün ne olduğunu anlamak için önce yapısını oluşturan öğeleri tanımak gerekmektedir. Her öykünün yapısını oluşturan başlıca üç öğe vardır: Kişiler, olay ve durum, yer. Her öykü bir olay ya da duruma dayanır. Çarpışan kuvvetler, insanla insan, insanla hayvan, insanla kendi iradesi, insanla doğa kuvvetleri, insanla toplum olabilir. Durum ise bir şeyin içinde bulunduğu koşulların tümüdür.
Öykünün başat öğelerinden biri de insandır. Öyküde ele alınan kişiler, genellikle hayatlarının belli ve kısa bir anı içinde izlenir. Karakterlerinin yalnız bir yanı üzerinde durulur.

Her öykünün bir iletisi vardır. İleti, bir olay ya da insanlık durumuna dönüştürülerek verilir. İleti gibi anlatım yöntemi de öyküyü oluşturan temel öğelerden biridir. Genellikle öykülerde iki başat anlatım yöntemi kullanılır.
Olaylar, birinci kişi ağzı ile anlatılır. Birinci kişi, başından geçen olayları, gözlem ve izlenimlerini, duygularını ya da içinde bulunduğu bir durumu bize anlatılır. Öyküyü anlatan birinci kişi, her zaman öykünün ana kişisi olmayabilir, yardımcı kişilerden biri de öyküyü anlatabilir.
Olaylar, genellikle üçüncü kişi ağzıyla anlatılır. Bu yöntemde öyküyü anlatan ortalıkta görünmez. Öyküyle okuyucu arasına bir anlatıcı girmiştir. Her şeyi gören, her şeyi bilen biri.
Öykü terim bizim edebiyatımızda Tanzimat’tan sonra oluşup gelişen hikaye türü için kullanılır.

ÖYKÜNÜN BAŞLICA ÖZELLİKLERİ
Öykünün genel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: Romandan kısa olması,dar bir zaman parçasını kapsamasını kişilerin sayıca az olması, kişilerin yaşayışının bir yanı üzerinde daha çok durulması. Ayrıca her öyküde önemli olan bir başlangıç, bir doruk noktası ve kesin bir son vardır.
Ancak hemen belirteyim ki, çağdaş öykü yazarları, olay, kişi, zaman, çevre gibi öğelere eski önemi vermiyorlar. Onlara bağlı kalmıyorlar. Dünyanın her yerinde şimdi “soyut” öyküler yazılıyor. Yazarlar, gerçeküstü, bilinç altı dünyalarının gizli sırlarını araştırmaya ağırlık veriyorlar.

ÖYKÜ TÜRÜNÜN GELİŞMESİ
Öykü türü, masallardan günlük olaylara anlatmaya geçiş yoluyla olmuştur. Bu tür, Rönesans’tan bu yana, özellikle 19. yüzyıldan beri gittikçe gelişerek, edebiyatın en yaygın türlerinden biri olmuştur.
İtalyan yazarı Boccacio’nun Decameron hikayeleri, bu türün ilk örnekleri olarak kabul edilir.
Öykü, Avrupa edebiyatlarında en kalıcı örneklerini 19. yy da vermiştir. Bu dönemde yazılan öykülerde, öykü yazarı, olayların öncesini ve sonrasını bilen, kahramanların içini okuyan bir anlatıcıdır.

Kahramanlar, olaya egemen ve hayatın üstesinden gelebilen kişilerdir. Kahramanların özellikleri, öykülerde tüm yönleriyle verilir.
20. yüzyılın değişen hayat felsefesi, edebiyat sanatının düzyazı türlerinde de değişikliklere yol açmıştır. Kahraman imajı silinerek, sıradan insanlar da öykülerde anlatılmaya başlanmış, zaman kavramı değişmiştir. Bu arada psikoloji biliminin kaydettiği gelişmeleri ve bunun edebiyata yansımasını unutmamak gerekiyor.
20. yy da küçük öykü türü önem kazanmıştır. Amerikan edebiyatının Short Story adıyla bu türü Dünya edebiyatına kazandırdığı kabul edilir.

ÖYKÜ VE KÜÇÜK ÖYKÜNÜN FARKLILIKLARI
Romandan kısa ve kuraca olmalarının dışında aralarında benzerlik yoktur. Öykü ya da eski adıyla hikaye belli biçim özellikleri gösterir:Giriş, gelişme, sonuç gibi olay örgüsü vardır . Öykü yazarı olayların öncesini ve sonrasını bilen  bir anlatıcıdır. Küçük öyküde bu özelliklerin bir çoğu bir arada bulunmaya bilir. Küçük öykünün en belirgin özelliği, üsluptaki yoğunluktur. Bir başka değişle az sözle çok şey anlatımı ilkesidir. Anlatılanlarla  gerçeği sezdirme söz konusudur. Bir durum, an ya da günlük hayattan bir kesit, hayatın bütünü hakkında sezgi uyandırmak üzere anlatılır. Öyküden daha kısadır. Belli bir başı ve sonu yoktur.


BATI EDEBİYATININ ÖNDE GELEN YAZARLARINDAN BİR KAÇ İSİM
Batı edebiyatında öykü yazarı olarak ün yapan pek çok sanatçı vardır. Biz burada ancak birkaç isim vermekle yetinelim. İtalyan edebiyatında Boccacio, Amerikan edebiyatında O’Henry, Rus edebiyatında Çehov, Fransız edebiyatında Maupassant bu alandan sayılabilecek ilk yazarlar arasından yer alırlar.
Küçük öykü türünde Amerikan edebiyatından Hemingway bu türün ustası olarak kabul edilir. Alman edebiyatında, küçük öykü yazarları olarak Borchert ve Böll vardır.

TÜRK EDEBİYATINDA HİKAYE
Türk edebiyatı tarihinde, geniş anlamıyla ilk hikaye örneklerinin ne zaman verildiği bilinmemektedir. Olay aktarımı olarak bir hikayeye dayanan destanlar ilk örnekler sayılabilir.
Türk edebiyatının ilk yazılı metinleri olarak Göktürk Yazıtları da hikaye niteliği taşımaktadır. Dede Korkut Hikayeleri ise, destandan hikaye ye geçişin en özgün ürünleri arasındadır. Onlarda destan özellikleri ağır basar.

HALK HİKAYELERİNİN BAŞLICA ÖZELLİKLERİ
Konumuz bakımından halk hikayeleri de büyük önem taşır. Yeniçağ’da destanın yerini alan halk hikayesi, Anadolu’da 16.yüzyıldan bu yana, sözlü halk geleneğinde sürüp gelmektedir. Hikayeci aşıkların kahvelerde, köy odalarında, düğün gibi toplantılarda söylediği bu hikayelerde dış düşmanlarla savaşlar değil, toplum için ilişkiler ele alınır. İnsanların birbirleriyle, çatışmaları anlatılır. Bunlarda olağanüstü öğeler azalmış, kişiler ve olaylar doğal boyutlara indirilmeye başlanmıştır. Bu hikayelerde olaylar nesirle anlatılır, aralara serpiştirilen türküler sazla söylenir.

HALK HİKAYELERİNİN BAŞLICA ÇEŞİTLERİ
Uzunlukları farklı olan halk hikayeleri, konuları bakımından iki gruba ayrılır:
Aşk hikayeleri:Bunlarda, birbirlerini sevip de bir türlü kavuşamayan sevgililerin başlarından geçenler anlatılır. Bir de gerçekten yaşamış olan, ya da yaşamış olduklarını inanılan aşıkların aşk serüvenleri vardır.
Kahramanlık hikayeleri:Bunlarda kahramanlık konuları işlenir.
Köroğlu Hikayesi bunların başında gelir.
Bunlardan başka bir de Meddah hikayesi vardır.
Meddah hikayesi ve özellikleri
Meddah, taklitlerle, hikaye ve fıkralarla halkı eğlendiren sanatçı demektir. Meddah hikayesi, Meddah adı verilen bir anlatıcının, el, yüz ve ses taklitleriyle anlattığı hikayelerdir. Bunlar gerçekci halk hikayeleridir. Bunlarda doğa dışı yaratıklar, insan üstü güçleri olan kahramanlar ve olağanüstü olaylar yoktur. Toplum içinde her gün rastlanan insanların arasında geçen günlük olaylar anlatılır. Bu hikayelerde kullanılan dil de , günlük hayatta kullanılan konuşma dilidir.www.edubilim.com

Halk hikayesinin kasaba ve köylerde anlatılmasına karşılık meddah hikayesi büyük kentlerde anlatılırdı. Özellikle İstanbul’da uzun kış gecelerinde konaklarda düzenlenen sohbet toplantılarında  , ramazan gecelerinde kahvelerde bu hikayeler geniş ilgi görürdü.
Bugünkü anlamda ilk Türk hikayeleri ne zaman yazılmaya başladı? İlk örnekleri hangileridir?
Türk edebiyatındaki çağdaş hikaye 1870’lerde görülmeye başlar. İlk hikaye kitabımız Emin Nihat’ın 1873 de yayımlanan müsameretname’sidir. Ahmet Mithat’ın yazdığı hikayelerden Letaif-i Rivayat da ilk hikayelerden birisi olarak kabul edilmektedir. İlk hikayelerde topluluk önünde anlatılan meddah hikayesinin etkisi ve tekniği görülür. Bu türün ilk sağlam ve güzel örneklerini Samipaşazade Sezai’nin KÜÇÜK ŞEYLER adlı eserinde buluruz. Nabızade Nazım’ın, Anadolu köylü ve çiftçi hayatını dile getiren Karabibik adlı uzun hikayesi de bu arada yazılır.
Türk edebiyatında Öykü türünün önde gelen yazarları
Bu alanda ün yapmış yazarlarımızdan başlıcaları şunlardır:Ahmet Mithat, Sami Paşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Memduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık, Sabahattin Ali, Haldun Taner, Aziz Nesin, Nezihe Meriç, Fakir Baykurt, Ferit Edgü, Peride Celal, Tomris Uyar, Ülkü Ayvaz, Muzaffer İzgü, Orhan Duru, Muzaffer Buyrukçu, Necati Cumalı, Ayla Kutlu, Nazlı Eray, Kemal Ateş, Feyza Hepçilingirler, Gülten Dayıoğlu…

HAZIRLAYAN VE SUNAN:
MUSTAFA ÖZLEŞEN
KAYNAKLAR:
YAZILI VE SÖZLÜ ANLATIM KİTABI
EDEBİYAT ANSİKLOPEDİSİ


Anahtar Kelimeler : hikaye ppt , hikayeyle ilgili ppt , hikaye power point , hikaye sunusu , indir , download , hikaye hakkında bilgiler
Ekteki Dosyalar Burada

« Son Düzenleme: Mart 24, 2010, 12:46:02 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 62709
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 1
Nerden: Bilecik
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #5 : Mart 21, 2010, 09:27:07 ÖS »

 Wink Smiley Grin Cheesy Angry Sad Shocked Cool Huh? Roll Eyes Lips Sealed Undecided Kiss

[/pre]
Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 179375
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 1
Nerden: Denizli
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #6 : Mayıs 09, 2012, 10:16:58 ÖS »

Çok teşekkürler çok işime yaradi Smiley
Logged

By_THeVeRSoN
Etiket: hikaye  hikayenin özellikleri  öykü   öykünün özellikleri  hikaye türü 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Tüm toplama bilgisayar fırsatları için tıklayın !


Yıllık Planlar 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
2009-2010 Yıllık Planlar 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
Zümre Toplantıları 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
Belirli Günler ve Haftalar Birleşmiş Milletler Günü Kızılay Haftası 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Dünya Tasarruf Günü
Yazılı Soruları
1. Yazılı Soruları

Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map I Reklam
Edu Sohbet -Webmaster -Edubilim2 -Oyunpiyatforum-- Web Stats

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Çok kısa bir süre sonra sitemize
yalnızca davetiye ile üye olunabilecek...
 Hem davetiye hakkı kazanmak için hem de sitemizdeki dosyaları indirebilmek için lütfen üye olun...
Üyelik tamamen ücretsizdir, üye olmak için tıklayın