Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 09:27:11 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Hayat Bir Restorandır  (Okunma Sayısı 165 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« : Ekim 04, 2009, 05:10:39 ÖS »

Ve evet hayat pahalı restoranlarda yenecek “leziz” bir yemek gibidir.
Ve evet hayata dair her tarif bizi daha da uzaklaştırır tüm gerçeklerden…

Nasıl diye sorma kimse nasıl olduğunu bilmiyor veya her hangi bir soru işareti iliştirmen cümlelerine hiçbir işe yaramayacak (biliyorum). Boş işlerle uğraşıyorum ve oyalıyorum kendimi. Falcılar ve kâhinler bilirler kendi sonlarını misal ama yine de (her şeye rağmen) boş işlerine devam ederler. Falcılardan alacaklıyım kâhinlere de borcum var. Gerçekten hayat pahalı restoranlardaki yemekler gibidir. Sipariş etmeden önce önüne menü (ya da mönü) gelir uzun uzadıya düşünmüyorsan eğer güzel bir yemek yemeyeceksin demektir. Uzun uzadıya okursun me(ö)nü’yü çoğunluğu bilmediğin dildedir. Hayatta olup biten pek çok şey bilmediğin dildedir zaten hayata dair bildiklerin gereksiz ayrıntılardır sadece anadilinin en fonetik halinde. Her çözüm bir başka soruyu bilinmez hale getirir her seçim bir başka zamanındır ve asla vakıf değilsindir doğrusuna. İyice okursun menüyü etrafına bakınırsın fiyatları ilişiğindedir zaten bilinen bir doğrudur her şeyin bir maliyeti bir kârı satış fiyatı olduğu. Eğer para ile ilgili bir tanım daha yap dersen çok kötü tıkanacağım sanki en güzel ekonomiyi ben biliyormuşum gibi davran.

Neyse hayat bir kadın gibidir diyordum değil mi? Nazlı ve güzel…
Hayır hayat bir ****** gibidir pis ve narin…
Hayat bir lokomotif gibidir kalabalık ve hızlı…
Hayat bir şarap gibidir iç iç kudur.

Bildiklerim eşkâlime uygun değil yakışmıyor. Daha suskun bir imaj çizmem gerekecek bu yüzden daha sakin. İnsanlar ne kadar sakinlerse o kadar inandırıcılar çünkü gözümde. Eğer adalet ile ilgili bir iş yapıyor olsaydım misal hakim falan olsaydım kıçımdaki kılları ağartıp. Karşımdaki adam çıkıp da sakince “ben suçsuzum; o adamları öldürmedim kadınlara da tecavüz etmedim evden işe işten eve bir insanım” dese anında bırakırım. Sakin adam beni inandırır ne yapıyorsa sakin adam utanmaz yaptığından çünkü tane tane anlatır ilk seferinde de anlamazsan karşısında utanılacak bir duruma düşersin.

Hayat bir panayır yeri gibidir diyorduk değil mi? Eğlenceli ama kısa…
Veya bir dağ gibidir büyüleyici ve ulaşılması zor.

Garson gelir hayatta da öyledir hep birileri gelir ve bir şeyler sorarlar. Yararlı yararsız hayırlı hayırsız bir sürü şey sorarlar sanki hepsini bilmek hepsini öğrenmek zorundaymışsın gibi. Garson gelir şık bir adamdır garson senden benden daha güzel giyimlidir ya sen seçersin ya da ona seçtirirsin. Sen seçiyorsan özgür bir ruhsundur korkusuzca deneyebilirsin her şeyi kader falan asla umurunda olmaz ömrün boyunca düşünmezsin bile. “Koyayım hayata” diyenlerdensindir. Zaten hikaye senin için burada bitmiştir. Ya da korkakça sorarsın “sizin tavsiyeniz nedir?” sesiniz öyle kontrollü öyle optimum çıkar ki siz bile inanamazsınız bu güzelliğinize(Bak “siz” oldu bir anda). Artık teslim etmişsinizdir hayatı sizin için birileri seçim yapacak size en güzelini gösterecek ya da sadece gösterdiğini güzeli olarak bileceksinizdir. Artık hayatınız kalemle çizilmiş gibidir. Ülkelerin hudutlarından daha keskindir itiraz edemez sadece korkarak kaderinize ağlarsınız. “Ah be hayat” diyerek.

Oysa yemek her zaman boktandır. Üç aşağı beş yukarı aynıdır. Afiyetle ya da değil hızlı veya yavaş bir şekil yer sindirirsiniz her şeyi.

Falcılardan alacaklarımı kahinlere yönetmeliyim. Sonumu biliyorum ama içime sinmiyor aynı şeyleri söyleyip duruyorum bir köşede “hepiniz öleceksiniz” diyen deliden daha akıllı değilim. Sakin olabilmeliyim durup bakabilmeyim hayata ve inandırmalıyım sizi. Tüm bunların koca bir gerçek olduğuna inanmalıyım. Bu yazıyı 10 kişiye göndermeyenin çükünün düşeceğine inandırmayım sakin olmalıyım kalp atışlarımı kontrol etmeliyim ve anlamlandırabilmeliyim hayatı.

"Hayat şişeden içtiğin biradan aldığın yudumdan sonra biranın ağzını kulağına yaklaştırmak ve sesini duymaktır içindeki meretin" diyebilmeli ve buna da uygun iki sıfat yerleştirmeliyim.
Sakin ve beklenmedik.
Sarı ve asitli.
Soğuk ve yakıcı.
Veya Hiçbiri.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Etiket:
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!