Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 06:07:27 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Girişimcilik Haftası (mart ayının ilk haftası)  (Okunma Sayısı 12800 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
axeleon
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 7
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğretim Görevlisi
Mesaj Sayısı: 4365
Nerden: Can-ı Merkez
Puan: +283/-12

WWW
Offline
« : Ocak 08, 2009, 01:28:47 ÖÖ »

Girişimcilik Haftası (Mart ayının ilk haftası)

 Girişimcilik Haftası Mart ayının ilk haftası kutlanır. Girişimcilik Haftasının amacı; İş Dünyası ve işadamlarını topluma daha yakından tanıtmak ve özellikle gençleri girişimciliğe özendirmek ve ülkemizin ihtiyacı olan sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sürecinde iş kurma kabiliyetine sahip girişimcilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunun farkında olarak, girişimciliğin yenilikçilik – yaratıcılık performansını daha çok öne çıkarmak ve bu sürece katkıda bulunmaktır.

 

    Yapılan bir araştırmaya göre Avrupalıların yarısı, Amerikalıların ise yüzde 60’ı kendi işine sahip olmayı yeğliyor. AB toplumlarında herkes Avrupalıların daha girişimci bir yapıyı özümsemesi konusunda hemfikir. Buna karşın Avrupalıların çoğu kendi işlerine sahip olmayı fazla riskli görüyor. Oysa Avrupalıların riskleri almaya istekli olmaya ve yükselen iş fırsatlarını değerlendirmeye fazlasıyla ihtiyacı var.

     Avrupalı eksperlerin görüşüne göre bu soruna çözüm girişimciliği ilköğretimden itibaren gençlere yavaş yavaş aşılamaktan geçiyor.

 

     Gerçekten ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri ticari bir girişimi başlatabilir ve başarılı olabilirler mi? AB ülkelerinde okullarda giderek uygulamaya konulan çok sayıda programın ortaya koyduğu sonuçlara göre bu sorunun cevabı “evet” çıkıyor.

 

İLK VE ORTA ÖĞRETİMDE GİRİŞİMCİLİK DEĞERLERİ


     Avrupalıların daha fazla girişimciliğe nasıl özendirileceği giderek tartışılan ve üzerinde programlar üretilen bir konu haline geliyor. Bürokrasinin azaltılmasından, firma kuruluş masraflarının düşürülmesinden, düzenleyici yüklerin azaltılmasından ve yeni girişimcilerin yaptığı mali hataların hoş görülmesine kadar bir dizi fikir tartışılıyor. Bütün bu fikirlerin odaklandığı noktayı ise, “girişimciliği erken kavrayan ve benimseyen yeni bir nesil yaratmak” şeklinde özetlemek mümkün.

 

     Bu ortamın ilk yeşertilmesi gereken platformların ise okullar olduğu gerçeği uzmanlarca Avrupalıların önüne konuluyor. Eğer girişimcilik değerleri okullarda öğretilebilir ise Avrupa, derece derece girişimciliği ön plana alan ve bunun mükemmel bir iş olduğunu kavrayan yeni bir nesil yaratabilir. Gerçekten bu mümkün müdür? Yirmi yıl önce okullar için bu tür fikirlerin tartışılma şansı yoktu ; “ticareti okullara sokmanın çok tehlikeli olduğu” savunuluyordu.. Geleneksel olarak okullar iş dünyasına karşı ihtiyatlı yaklaşıyor ve ticari değerlerin faaliyetleri içine alınmasını isteksiz davranıyordu. Küreselleşmenin önlenemez yükselişi, fikirlerin hızla değişmesine neden oldu. Artık Avrupa’da okulların çoğu yerel iş dünyası ile iyi ilişkiler geliştirmenin yollarını araştırıyor.

 

JA-YE ve EUPOPEN ORGANİZASYONLARI


     Avrupa Komisyonu son yıllarda okullarda girişimcilik eğitimi ve deneyimi için dizayn edilen çok sayıda projeye sponsor oldu. Bu projeler, okullarda girişimcilik öğretisinin değerini vurguluyor ve öğrenciler tarafından yönetilen küçük şirketlerin kurulmasını öngörüyor, Programlar eğitim sisteminin kendisi tarafından değil daha ziyade okul dışı organizasyonlar tarafından yürütülmekte. Bu organizasyonlardan ikisi ön plana çıkıyor; Junior Achievement Young Enterprise ( JA-YE) ve EUROPEN. JA-YE, 5 ila 22 yaş grupları arasındaki öğrencilere yönelik şirketleşme, ekonomik terimler ve girişimcilik üzerine faaliyet gösteren bir Avrupa organizasyon ağı. 2005’de JA-YE’ ye 24 ülkenin ortaöğretim kurumlarından yeni katılımlar oldu. JA-YE’nin 25 ülkede 10 bin öğrenci üzerinde yaptığı bir incelemeye göre katılanların yüzde 63’ü hayatının bir döneminde kendi işini kurma eğiliminde. Bu oran JA-YE’nin programlarını izledikten sonra yüzde 84’e yükseliyor.

EUROPEN ise 42 ülkenin üye olduğu 5000 firma tarafından desteklenen dünya çapında bir ağ. Avrupa Sosyal Fonu’nun 1990’dan beri desteğine sahip. EUROPEN üyelerine, yaratıcı eğitim araçları sağlıyor, pratik firma konsepti sunuyor, üyelerini hükümetler ve özel kuruluşlar nezdinde temsil ediyor. Bunun dışında üyelerine yazılım geliştirme, uluslar arası ödemeleri kolaylaştırma, fuarlar- seminerler düzenleme, iş mektupları hazırlama ve ürün fiyatlandırma gibi alanlarda hizmet veriyor.

 

GELECEKTE GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ NASIL GELİŞECEK?


     Girişimcilik eğitimleri giderek AB’nin temel politika gündeminin merkezine yerleşiyor. Bu eğilim halen ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerdeki Avrupa kurumlarına hızla yayılıyor. Hiç kuşku yok ki girişimcilik kültürel bir unsur ve genç insanlardan ve okullardan başlatılması gereken bir olgu. Bu nedenle okulların ve öğretmenlerin motive edilmeye ve eğitimden sorumlu kurumların yakın desteğinin alınmasına ihtiyaç bulunuyor. Bundan sonraki etapta, bu yaklaşımın yararlarını artırmak üzere toplumun her düzeyinde; politikacılar, kamu görevlileri, okul yöneticileri, öğretmenler, veliler ve öğrencileri içine alan geniş bir kulvarda tutarlı ve sistematik bir çaba göstermek gerekiyor.

 

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK POTANSİYEL GÜCÜ


     Eğer ülkemiz, en değerli hazinesi olan gençliğini beş yaş grubundan itibaren önümüzdeki 10-15 yıl boyunca girişimcilik ve yaratıcılık (inovasyon) odaklı olarak eğitme başarısını gösterebilirse, AB’ye onurlu şekilde üye olmaktan da öteye dünyanın değer vereceği saygın bir ülke konumuna yükselir. Bu da her Türk vatandaşını mutlu etmekten öteye gururlandırır ve motive eder. Bütün mesele önümüzdeki 10-15 yılda gençliğimizi nasıl eğiteceğimizde düğümlenmektedir.


Anahtar Kelimeler:
Girişimcilik Haftası, Mart ayının ilk haftası, girişimcilik, girişimcilik haftası

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

« Son Düzenleme: Ocak 09, 2009, 02:13:50 ÖÖ Gönderen: axeleon » Logged
Tam Üye
***
Avatar Yok
Üye No: 47264
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Araştırma Görevlisi
Mesaj Sayısı: 136
Nerden: Türkiye İçi
Puan: +3/-2

Offline
« Yanıtla #1 : Mart 06, 2010, 11:29:23 ÖS »

Girişimcilik Haftası



GİRİŞİMCİLİK HAFTASI (Mart Ayının İlk Haftası)

Girişim sermayesi, yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere yapılan yatırımı ifade etmektedir. Girişim sermayesi dar anlamda yalnızca şirketlerin kuruluş aşamalarındaki yatırımları kapsamaktadır. Girişim sermayesi kavramı (venture kapital), özellikle ABD'de bu şekilde yorumlanmakta, şirketlerin büyüme ve genişleme dönemlerinde yapılan yatırımlar ise özel hisse senedi yatırımı (private equity) olarak anılmaktadır. Geniş anlamıyla girişim sermayesi ise, şirketlere herhangi bir aşamada yapılan yatırımları ifade etmektedir. Girişim sermayesinin özel hisse senedi yatırımlarını da kapsayacak şekilde kullanılması özellikle Avrupa'da yaygındır.

Girişim Ortaklığı Yatırım Nasıl Yapılır?
Yatırım ortaklıkları, kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve halka açılmaları zorunlu olan sermaye piyasası kurumlarıdır. Sermaye Piyasası Kurulu'nun izni ile yatırım yaptıkları alana göre, Menkul Kıymet Yatırım Ortaklıkları, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları ya da Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları olarak kurulabilmektedirler.

Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları, kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek amacıyla Girişim sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık anonim ortaklıklardır. Tescili takip eden bir yıl içerisinde ortaklığın çıkarılmış sermayesinin en az %10'unun, üçüncü yılsonuna kadar %30'unun, beşinci yılsonuna kadar %49'unun halka arz edilmesi zorunludur.

Girişimcilik Haftasının Tarihçesi
Ülkemizde girişim sermayesi kurumunun oluşturulmasına yönelik ilk çalışmalar kamu tarafından yapılmıştır. Ancak, ülkemizin gerçek anlamda girişim sermayesi ile tanışması, yurtdışında kurulu bazı girişim sermayesi özel hisse senedi fonlarının ülkemizde yatırım yapmaya başlaması ile olmuştur.

İlk yasal düzenlemeler ise Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu, 6.07.1993 tarihinde yayımlanan Seri: VIII, No:21 sayılı tebliğiyle girişim sermayesinin bir yatırım ortaklığı şeklinde kurulabilmesinin yolunu açmıştır. Ayrıca, bu şekilde kurulan girişim sermayesi şirketlerinin gelirleri kurumlar vergisi ve gelir vergisi stopajından istisna edilmiştir

1- İş Girişim Sermayesi, yatırım yapılabilecek potansiyeldeki şirketlerden ilk aşamada bir yönetici özeti talep eder.
2- Yönetici özetinin incelenmesinin ardından şirkete yatırım yapılması gündeme gelirse şirketten detaylı bir iş planı ve finansal veriler istenir.
3- İş planı ve finansal verilerin incelenmesi ve şirket ile ilgili bir değerleme çalışmasının yapılmasını takiben, taraflar arasında mutabakata varılması durumunda bir niyet mektubu imzalanır.
4- Niyet mektubunun ardından finansal ve hukuki durum tespit çalışmaları yapılır.
5- Durum tespit çalışmalarının tamamlanmasını takiben taraflar arasında ortaklık sözleşmesi yapılır.

Tasarruf - Yatırım - Risk
Tasarruf: Gelirinizin tamamını harcamıyorsanız tasarruf ediyorsunuz demektir. Tasarruflarınızı genellikle güvenli yerlere koymak ve paranıza istediğiniz an ulaşmak istersiniz. Bunun için paranızı evde veya kasada tutabilirsiniz. Ama her tasarruf edilen para yatırım yapılan para demek değildir.
Yatırım: Paranızı gelir getiren bir araca koyduğunuzda yatırım yapılmış demektir. Örneğin paranızı vadeli mevduat hesabına yatırabilir ve faiz geliri elde edebilirsiniz. Paranızı bankaya yatırmaktan başka da çok çeşitli yatırım araçları mevcuttur. Arsa, ev gibi gayrimenkul veya döviz de birer yatırım aracıdır. Sermaye piyasalarında yatırım yapmak ise hisse senedi, tahvil, devlet tahvili, yatırım fonu katılma belgesi, v.b. sermaye piyasası araçları ile olur. Yatırım yapılırken eldeki paranın ne kadar süre ile o yatırımda tutulabileceği de önemlidir. Bazı yatırımlar uzun vadede iyi getiri sağlar, kısa vadede paraya çevrilirse karlı olmaz. Ayrıca parayı yatırırken, katlanılacak riskin de her yatırımcı tarafından iyice düşünülmesi ve ondan sonra karar verilmesi gerekir. Yatırım için önemli olan başlamaktır. Küçük miktarda ve sizin için hayati önemi olmayan bir parayla değişik yatırım araçlarını denemeye başlayabilirsiniz. Zaman içinde daha çok şey öğrenirsiniz. Yatırım yaparken soru sormayı unutmayın.
Risk Nedir? Risk temel olarak yatırılan paranın kaybedilme tehlikesidir. Bu ileride olacak olayların belirsizliğinden kaynaklanmaktadır. Anaparanın geri ödenmeme riskinden başka, faiz riski, döviz riski v.b gibi yatırım aracının fiyatını ve dolayısıyla getirisini etkileyen riskler de vardır. Bir yatırımın riski ne kadar yüksekse, o yatırım için vaat edilen getiri de o kadar yüksek olacaktır. Yüksek riskli bir yatırımda eğer işler iyi gider ve vaat edilen getiri alınabilirse yatırımdan yüksek gelir elde edilmiş olacaktır. Ancak bu durumda doğal olarak, beklenen yüksek getiriyi elde edememe– hatta yatırılan paranın da kaybedilmesi - tehlikesi de daha büyüktür.

Yatırılan paranın kaybedilme tehlikesinin düşük olduğu yatırımlardan beklenecek getiri ise nispeten düşük olmaktadır. Buna göre, yatırım yapılırken herkesin ne kadar riske katlanabileceğini çok iyi tartması gerekir. Vaat edilen getiri yükseldikçe beraberinde riskin de arttığı unutulmamalıdır. Bu mali piyasaların temel kuralıdır.

Risk Çeşitleri Nelerdir?
Borçlanma araçlarında risk iki türlüdür. Birincisi faiz oranı riski olup, piyasa faiz oranlarının değişmesiyle ilgilidir. Piyasa faiz oranlarının yükselmesi borçlanma aracının değerinin düşmesine yol açmaktadır.

İkinci risk türü ise anaparanın ödenmemesiyle ilgilidir. Örneğin tahvili ihraç eden şirketin ödeme güçlüğü içine düşmesi durumunda ortaya çıkan risk bu türdendir.

Hisse senedi gibi ortaklık hakkı sağlayan araçların riski ise şirketin gelecekte beklenen temettüdü ödeyememesinden veya satış anında senedin yeterli talep görmemesinden kaynaklanır. Şirketin iflası halinde ise ortaklar (hisse senedi sahipleri) şirketin tüm alacaklılarına ödemeler yapıldıktan sonra kalan tasfiye bakiyesine payları oranında katılırlar.

Riski iki ana grupta toplamak mümkündür;

Genel olarak bütün mali araçları etkileyen faktörlerden kaynaklanan risk
Bir mali aracın kendisine has özelliklerden kaynaklanan riskler (iş riski, finansal risk, likitide riski)
“Bir mali aracın riski” denildiğinde bu iki tür riskin toplamı anlaşılır.

Makroekonomik koşullar, milli gelir artış hızı, faiz oranı ve enflasyon oranı riski etkileyen unsurlardandır. Örneğin ekonominin genelinde bir durgunluk, bütün mali araçlar üzerinde etkili olabilecek bir unsur iken, iklim koşulları daha çok tarım işletmelerinin hisse senedi fiyatlarını etkileyen bir risk unsurudur. İklim koşullarından kaynaklanan riskten tarım işletmelerinin hisse senetlerini almayarak kaçınmak mümkün iken, ekonomik durgunluktan kaynaklanan riskten kaçınmak genelde mümkün değildir.

Peki, bundan kurtuluş yok mu? Acaba bu kuralı nasıl lehimize işletebiliriz?
Günümüzde çeşitli matematiksel ve istatistiki teknikler kullanılarak yapılan ve ayrı bir uzmanlık alanı haline gelmiş bu çözüm yoluna “riskin dağıtılması” yani çeşitlendirme ve portföy yönetimi denir. Portföy bir menkul kıymet yatırımcısının sahip olduğu menkul kıymetlerin tümüdür.

Kaynak :belirligunlervehaftalar.com

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Ekteki Dosyalar Burada


Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 47848
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğretmen
Mesaj Sayısı: 2
Nerden: İstanbul
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #2 : Mart 09, 2010, 01:17:33 ÖÖ »

PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER...

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Etiket: Girişimcilik Haftası mart ayının ilk haftası  girişimcilik 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!