Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 06:21:54 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Çocukların Merakları: Ölüm  (Okunma Sayısı 425 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
CAN
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 54
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Diğer Meslek Dalları
Mesaj Sayısı: 5170
Nerden: Ankara
Puan: +5004/-3

Offline
« : Kasım 11, 2008, 08:21:14 ÖS »

Çocukların Merakları: Ölüm

ANNELER VE BABALAR İÇİN...

3 - 4 yaş civarında ölümle ilgili ilk sorular sorulmaya başlanır. 3 yaştan önce çocuk ölümden korkmaz, çünkü anlamaz. Hatta cisimlerin bile öldüğünü sanarak "arabam öldü" der. 4 yaşına gelince ölümün korkunç bir tarafı olduğunu hissetmeye başlar. Çocuğun ilk sorularına verilecek yanıtların onu korkutmayacak, telaşlandırmayacak nitelikte olmasının önemi büyüktür.

Ölüm, her zaman ürkülen, bilinmezlerle dolu soyut bir kavramdır.

4 yaşında bir çocuk için ölüm, uzun bir uyku ve kımıldamadan yatmadır. Ama geri dönülmezlik anlamında değildir. Bu yaşta çocuk, evde beslediği bir hayvanın ölümüne inanmak istemez ve ilaç verip kaldırılabileceğini zanneder...

5 yaşlarında ölüm yavaş yavaş korkutucu olmaya başlar ve çocuk özellikle çok yakınlarının, anne ve babasının ölüp ölmeyeceğini, ne zaman öleceklerini sıklıkla sormaya başlar. Ölenin bir daha geri gelmeyeceğini artık anladığından yalnız bırakılma korkuları doğabilir. 5 - 6 yaşlarında ölümle hastalık ve yaşlılık arasında ilişki kurulmaya başlanır. Ak saçlı veya yaşlı bir kimsenin yakın zamanda öleceğine inanırlar. Gene de uykudan uyanır gibi ölümden geri dönülebileceği düşüncesini taşırlar.

Ölümün kötülerin başına geleceği veya Tanrı'nın bir cezası olduğu şeklinde açıklamalardan, uykuya benzetmekten kaçınılmalıdır. Upuzun bir uykuya benzetilerek açıklanan ölüm bir süre sonra çocukta uyku bozuklukları yaratır.

Anne babanın ölüm olayını ne kadar korkmadan ve hayatın bir gerçeği olarak kabul edebildiğine bağlı olarak çocuk da öyle kabul eder.

Çocuğun ölümle ilgili sorularına "bir gün herkes ölecek" veya "çiçekler gibi insanlar da doğar, büyür ve bir gün biterler" şeklinde açıklamalar yapılabilir. "Ölmek bir aracın hiç kimsenin onaramayacağı şekilde bozulması gibidir, doktorlar bile onu düzeltemez" denilebilir.

Çocuğun en büyük ve esas merakı anne ve babasının ne zaman öleceğidir. Bu soruya da yıllarca beraber olacağınızı, onu ne annesinin ne de babasının uzun uzun yıllar ölüp yalnız bırakmayacağını, önünüzde birlikte geçireceğiniz çok çok uzun yıllar olduğunu anlatarak yanıt verebilirsiniz. Kendisi için de açıklamalar yapılabilir, daha küçük olduğu, çok çok uzun zaman yaşayacağı, büyüyeceği vs. anlatılabilir.

Anne babaların çocuklarını disipline edebilmek adına kullandıkları: "beni üzersen hastalanır ölürüm","beni üzersen ölürüm, annesiz kalırsın" gibi sindirme taktikleri çocukta kendi yaptığı olumsuz hareketlerden dolayı suçluluk duymasına ve cezalandırılacağına inancını körükler.

Yakınlarıdan birinin ölümünde çocuğu hazırlamalı, doktorların kurtarmaya çalıştıkları anlatılıp, sonunda gerçek fazla uzun süre ve belirsizlik yaratılmadan söylenmelidir. Bilinmeyen bir dünya olduğu, belki ileride herkesin sevdikleriyle orada buluşabileceği veya ölümden sonra nereye gidildiğini bilmediğinizi açıkça söylemek ama bunu dert etmediğinizi de hissettirmelisiniz.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

YAŞAMAKSA SENİ SEVMEK BEN HİÇ ÖLMEDİM Kİ...
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 8994
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4600
Puan: +55/-20

WWW
Offline
« Yanıtla #1 : Eylül 26, 2009, 03:44:12 ÖÖ »

teşekkürler paylaşım için ...

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged



]
Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda
Senin varolduğunu bilmek...
Etiket:
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!