Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 07:09:48 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Atatürkü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs Şiirleri- Bilgiler- Etkinlik)  (Okunma Sayısı 10394 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« : Mayıs 09, 2009, 03:19:10 ÖS »

19 Mayıs hakkında bilgiler, konuşma metinleri, 19 Mayıs şiirleri, 19 Mayısla ilgili güzel sözleri, 19 mayıs gençlik ve spor bayramı ile ilgili resimleri  Edubilim olarak sizler için biraraya getirdik sizde bu konu hakkında duygu , düşünce ve bilgilerinizi bizimle paylaşırsanız memnun oluruz...(Atatürkü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı)

19 Mayıs Şiirleri ayrı bir başlık halinde 19 Mayıs Şiirleri (19 mayıs gençlik ve spor bayramı şiirleri) sayfamızda verilmiştir. Şiirler için bu sayfayı ziyaret edin...

Aşağıdaki konu başlıkları (Sırasıyla)
-19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Açıklama, Genel Bilgi
-Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı hakkında genel bilgi
-19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı’nın Anlamı Ve Önemi
-19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Program Akışı
-19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Program Akışı 2
-19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Konuşma Metni
-19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Konuşma Metni 2
-19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Öğrenci Konuşması
-19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Öğrenci Konuşması, Konuşma Metni
-19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Güzel Sözler
-Atatürk’ün Gençlik Ve Gençler İle İlgili Sözleri
-Atatürk’ün Gençlik Ve Gençler İle İlgili Sözleri-2
-19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Oratoryo
-Bir Güneş Doğuyor (Senaryo)
-Mustafa Kemal Paşa Samsun'da (Anı)



19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Açıklama, Genel Bilgi


19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de "gençlik" kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O'nun şu sözü çok anlamlıdır:"Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir." (1)

 
Atatürk'ün gençliğe armağan ettiği ve "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk'ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.
 

Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk'ün Samsun'a ayak basışıdır. TürkMilleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun'a ayak basarak "Kurtuluş" yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk'ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul'dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Samsun'a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk'ün Büyük Nutku'nu 19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkışı ile başlatmasından anlaşılmaktadır ki şimdi bu yolculuğu kısaca anlatmaya çalışalım.
 

Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz'den Orta Anadolu'ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun'a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması (2)dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği'nin de Türk halkının silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk'tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve birşeyler yapmak içinAnadolu'ya geçmek istiyordu. Bu O'nun için bulunmaz fırsattır. İstanbul-Samsun yolculuğu öncesinde Atatürk'le Padişah Vahdettin arasında geçen konuşmayı Atatürk şöyle anlatır: (3)

 
"-Paşa, Paşa!... Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin!Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir...Paşa, Paşa...Devleti kurtarabilirsin!...

 
Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor?...O Vahdettin ki... bütün yaptıklarından pişman mı olmuştur?Aldatıldığını mı anlamıştı?Fakat, böyle bir yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:

 
-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim...Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz...
 

Atatürk bu konuşmada plânlarının sezilmiş olabileceği duygusuna kapılmıştı ama, O'nu bekleyen ve O'na güvenen bir "Türk Milleti" vardı.

 
Atatürk ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik edecekti. Bu 18 kişinin adları şöyleydi 4) III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General Bele), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey(AYICI), Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey(GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY),Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE), Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY), Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV).

 
Atatürk beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra "Bandırma" adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. 17Mayıs 1919 Cumartesi günü Bandırma Vapuru saat 21.40 sıralarında İnebolu'ya varır. 18Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen yolculuğun sonuna gelinir. Yolcular Kalyon Burnu denilen yerden sandallarla Merkez iskelesine çıkarılırlar. Bu sandallardan birinin sahibi olan İsmail Yurtsever, o zaman için Atatürk'ü tanımadığını söyler,Atatürk'ü sandalda ve Samsun'da iken geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatır. (5)
 

Atatürk, İstanbul'dan başlayan ve Samsun'da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi ve giyimi de buna uygundu ancak Samsun'a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.

 
Atatürk'ün Samsun'a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas'ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu. Ama, O'nda ve O'nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi.

 
Kısaca vermeye çalıştığımız bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele'yi başlatmak üzere Samsun'da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs'ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki yeniliği anlatmaktadır.

 
Atatürk "Gençler!Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum"(6)derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.


Atatürk'ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır:"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir"(7)demiştir. Atatürkü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk'ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

« Son Düzenleme: Mayıs 10, 2009, 03:15:03 ÖÖ Gönderen: KILIC » Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #1 : Mayıs 09, 2009, 03:21:35 ÖS »

Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı hakkında genel bilgi

19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a geldiği gündür. Ulusal bayram günümüzdür. Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.

1914'de başlayan Birinci Dünya Savaşı dört yıl sürdü. Savaş öncesi Avrupa'nın belli başlı ülkeleri ikiye ayrıldı. Birbirleriyle savaştılar. Bu savaş­ta bizimle birlikte onlar yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıl­dık. Savaş sonunda Mondros Silah Bırakışması imzalandı. Buna göre Fransızlar Adana ve Hatay'a; İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon'a; İtalyanlar Antalya'ya yerleştiler. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar İzmir’e girdi. Böylece yurdumuz paylaşıldı. Ordularımız dağıtıldı, İstanbul Boğazı düşman gemileri ile doldu.

Trablusgarp'da Birinci Dünya Savaşı'nda Anafartalar'da düşman güçlerini yenen Mustafa Kemal bu kez yurdumuzu kurtarmak için Anadolu'ya geçmeye karar verdi. 16 Mayıs günü İstanbul’dan Bandırma Vapuru'na bindi. Bu yolculuğu General Hikmet Gerçekçi şöyle anlatıyor : «Karargah üstlerinin hemen hepsini deniz tutmuştu. Kimse kamarasından dışarı çıkamıyordu. Samsun'a az bir yolumuz kalmıştı. Herhangi bir terslik çıkmazsa, çok değil yarın sabah orada olacağımızı ümit ediyorduk, bu düşünceler içinde güvertede ellerimle küpeşte demirini tuta tuta yürümeye çalışırken O'nun kamarasından çıktığını gördüm. Sert bakışlarıyla ufka bir göz gezdirdikten sonra kaptan köşküne çıktılar. Bandırma vapurunda hemen herkesi deniz tutmuştu, oysa Mustafa Kemal dipdiriydi ve çok sağlıklıydı. Kıyı bir ana baba günü halini aldı. Gemimiz demir atınca coşkun gösteriler yükseldi. Hemen ardından geminin etrafını kayıklar aldı. Halkın bu coşkun gösterisini görünce boğazıma bir şey tıkandı, gözlerim yaşardı. Vapur 19 Mayıs sabahı Samsun Limanına yanaştı. Kemal Paşa ve arkadaşları Samsun'da sevinç gösterileri ile karşılandı.» Burada bir hafta kalan Mustafa Kemal Paşa, 27 Mayıs günü Havza'ya geldi. Çalışmalarını burada da sürdürdü.

Mustafa Kemal, Amasya'da yayınladığı genelge ile ulusu, ülkenin bütünlüğünü, bağımsızlığını kurtarmak için birlikte çalışmaya çağırdı. İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal Paşa'nın bu çalışmalarından hoşnut değil­di. Harbiye Bakanı Mustafa Kemal Paşa'yı İstanbul’a çağırdı. Bunun üzerine M. Kemal Paşa padişaha telgraf çekerek askerlikten çekildiğini bildirdi. Mustafa Kemal Paşa bundan böyle çalışmalarına sade bir yurttaş olarak devam etti. 4 Eylül günü Sivas’a gitti. Sivas Kongresi'nde «Ya bağımsızlık, Ya ölüm» ilkesi kabul edilerek yurt düşmandan kurtarılıncaya dek savaşmaya and içildi.

Mustafa Kemal Paşa Sivas'tan sonra Ankara'ya geldi 23 Nisan 1920 günü Büyük Millet Meclisi'ni topladı. Meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Paşa düzenli ordular kurdu. Bu ordular düşmanlarla çarpışmaya başladı. Birinci İnönü, ikinci İnönü, Sakarya ve Başkomutanlık Meydan Savaşı sonunda yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. Bugün aynı zamanda Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'mızdır. Spor beden eğitimidir. Spor bedeni geliştirir. Sağlıklı olmamızı sağlar. Spor yapanlar hayatta daha başarılı olurlar. İyi bir sporcu sağlam bedenli, becerikli ve başa­rılı bir insandır, içki, sigara kumar gibi alışkanlıkları yoktur. Spor kötü alış­kanlıkların edinilmesine fırsat vermez.

İlk, orta, lise ve dengi okullarımızda izci örgütleri vardır. İlk okullar­daki bu örgüte küçük izci denir, izcilik, öğrencileri yaşamın güçlüklerine alıştırır. İzcilerin özel giysileri, çantaları, mataraları, ipleri ve çakıları vardır. Beden eğitimi öğretmenleri izcilere yürüyüşler yaptırır. İzciler için yaz aylarında ormanda, yaylada, göl ve deniz kıyısında izci kampları kurulur. Bu kamplarda izciler yaşamın güçlüklerine alışırlar.

19 Mayıs'ta yurdumuzun her yerinde izciler, öğrenciler ve gençler spor gösterileri yaparlar.

19 Mayıs; 1981 yılından başlayarak «Atatürk'ü Anma Günü» olarak da kutlanmaya başlandı. Atatürk bir söyleşi sırasında : «Ben 19 Mayıs'ta doğdum» demiştir. 19 Mayıs bir yandan Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlan­gıcı öte yandan ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk'ün doğum yıldönümü olarak törenlerle kutlanır.

Dersimiz.com

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #2 : Mayıs 09, 2009, 03:23:25 ÖS »

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı’nın Anlamı Ve Önemi

Her yılın 19 Mayıs'ı bütün Türk Ulusu'nun, özellikle Türk Gençliğinin bayramıdır. Bu büyük günün Türk Gençliği'ne armağan edilmesi yakın tarihimizin önemli olaylarıyla sıkı sıkıya ilgilidir. Bunun için 19 Mayıs'ın anlamını Türk Gençli-ği'nin çok iyi kavraması gerekir.

Birinci Dünya Savaşı'nda yenik sayılan Osmanlı İmpara-torluğu'nun, bir yandan egemenliğine son verilirken öbür yandan da Anadolu'nun şehir ve kasabaları birer birer düşman saldırısına uğruyordu.

İşte bu şartlar altında Mustafa Kemal, yıpranmış, hatta devlet olarak egemenliğini yitirmiş bir İmparatorluğun yerine yepyeni, modern, genç ve dinç yeni bir Türk Devleti kurmak, herşeyden önce yurdumuzun toprak bütünlüğünü korumak için Anadolu'ya geçerek savaşmağa karar verdi. Mustafa Kemal Paşa'nın giriştiği bu iç ve dış savaşlar,-O'nun 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışıyla başlamaktadır. Mustafa Kemal Türk Milleti'ne ve Türk Gençliği'ne karşı duyduğu sonsuz güvenle, atıldığı bu savaştan galip çıkararak yeni Türk Devleti'ni kurdu.

Temellerini attığı bu genç devletin gelişerek yücelmesi de ancak Türk Gençliği'nin çalışmalarıyla, onların beden ve ruh sağlığıyla başarılabilirdi. Bundan ötürü Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin ve İnkılâpların muhafaza ve savunulması görevini, inandığı ve en çok güvendiği Türk Gençliği'ne verirken, onların beden ve ruh sağlığını koruyacak çalışmalarının sonuncunu her yıl Türk Milleti'nin gözleri önüne sermesine fırsat verecek bir bayramla kutlamayı düşündü. 19 Mayıs 1919'da O'nun Türk Milleti'ne ve Gençliği'ne güvenerek savaşa atıldığı günü Türk Gençliği'ne "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak armağan etti.

Türk Gençliği de, bu bayram dolayısıyla Ulu Önder'ini anmak, O'nu sonsuza dek yaşatmak amacıyla bayramının adını : Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak değiştirdi.

Türk Gençliği artık Atatürk'ü çok iyi özümlemiş, O'nun amaçlarını iyi kavramış, İnkılâplarını korumaya ve geliştirmeye söz vermiştir. Atatürkçü çizgide güvenle ilerledikçe kalkınacağının, yükseleceğinin,  saygınlaşacağının bilincindedir.

Artık, Türk Gençliği ve Atatürk özdeşleşmiştir. Kemalizm,

Atatürkçülük, gençliğimizin tek ve resmî ideolojisidir. O'nun kutsal emanetleri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhuriyet'i dünya durdukça yaşatmak için Ata'sına söz vermiş, and içmiştir.

Atatürk, gençliğimizin yüreğindeki sevgi, bileğindeki güç, dilindeki marş, beynindeki ışık olarak sonsuza kadar yaşayacaktır.

19 Mayıs, Samsun'dan, Cumhuriyete uzanan yolculuğun başlangıç günüdür. Atatürk'ün bu bayramı gençliğe armağan etmesi anlamını daha da pekiştirmekte, 'daha da yüceltmektedir

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #3 : Mayıs 09, 2009, 03:25:01 ÖS »

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Program Akışı

1- 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ………… günü saat 07.00’de başlar  gece  saat 24.00’e kadar devam eder. Aynı gün kasabamızda bulunan kurum, kuruluş, cadde, meydanlar  ve ticarethaneler bayraklarla süslenecek ve gece aydınlatılacaktır.
2- Saat 08.45’te Resmi kurum ve kuruluşların çelenklerinin Kasabamız Atatürk Parkında bulunan Atatürk Anıtı önünde hazır bulundurularak protokol sırasına göre Anıt önündeki yerlerine kurum amirleri tarafından konulacaktır.
3- Çelenkler konulduktan sonra Ulu Önderimiz Atatürk ve ebediyete intikal etmiş Türk Şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak ve ardından İstiklal Marşımız okulumuz müdür yardımcısı Mustafa SERİNKAYA yönetiminde söylenilecektir.
4- Çelenk koyma törenine okulumuz  8. Sınıf öğrencileri katılacaklar ve bu öğrenciler Atatürk’ün  Gençliğe Hitabesi ve  okuyacaklardır.
5-  Bayram tebrik atı Belediye Başkanlığında kabul edilecektir. 

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #4 : Mayıs 09, 2009, 03:28:57 ÖS »

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Program Akışı

Sayın Müdürüm, değerli meslektaşlarım, kıymetli misafirler ve sevgili öğrenciler!

  19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramını kutlamak için burada toplanmış bulunmaktayız. Hepiniz hoş geldiniz!

Programı arz ediyorum.
1. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı
2. Kutlama Komitesi’nin halkın ve öğrencilerin bayramlarını kutlaması
3. Günün anlam ve öneminin belirtildiği konuşmanın yapılması
4. Şiirler
5.Piyesler
6. Gösteri hareketleri
7.Halk Oyunları
8.Kapanış

AKIŞ


1. Sizleri Ulu Önder Atatürk ve aziz şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum. Hemen arkasından okulumuz öğretmenlerinden Sayın …………………… İstiklal Marşı’nı okutacaktır (ayağa kalkmayan olursa uyarılacak öğrencilere komut verilecek Dikkat!)

2. Kutlama Komitesi halkın ve öğrencilerin bayramını kutlayacaktır.

“Gençler, siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

3. , 4. , 5. , 6. , 7. , …. (Konuşma yapacak, şiir okuyacak, oyun oynayacak, gösteriler sergileyecek görevli öğrenciler ve öğretmenler sırasıyla çağrılacaktır…)

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #5 : Mayıs 09, 2009, 03:31:16 ÖS »

19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Konuşma Metni

Selamlama,
 
Bugün, Mustafa Kemal'in Samsun'da tutuşturduğu kurtuluş meşalesinin, Anadolu'da elden ele, gönülden gönüle dolaşmasının ??. yıldönümü. O gün Samsun’un vatanperver insanlarını selamlayan Atatürk’ün taşıdığı duygularla, sizleri selamlıyorum.

Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcıdır 19 Mayıs;

19 Mayıs, sadece Türk millî kurtuluş hareketinin başlangıcı değil, yeni Türk devletinin de çağdaş değerlerle milletler ailesi içerisinde yerini almasının adıdır.

19 Mayıs, gençlik; gençlik gelecek demektir. Türk genci, Türk İstiklali ve Türk Cumhuriyeti’nin yılmaz bekçisi, bugün ve yarınların tek ve en büyük güvencesidir.

“Sizler yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar.” diyor Atatürk.

Sevgili gençler,

“Siz Türk’e istiklâl aşkını veren, Kara Fatmaların, Nene Hatunların, Yalnız Efelerin; Siz “Ya istiklal ya ölüm diyen: Antepli Şahinlerin, Sütçü İmamların, Hasan Tahsinlerin, Seyit Onbaşıların; Siz tarihi tarih yapan Barborosların, Ulubatlı Hasanların, Yavuzların, Atatürklerin soyundansınız.”

Binlerce şehit vererek, sıkıntı ve yokluklar içinde, büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti sizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar korumak, gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak, en başta gelen görev ve sorumluluğunuz olmalıdır.

Sevgili gençler,

Temeli 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan "milli egemenlik" ilkesi ile, birliğimiz ve bütünlüğümüz sağlanmış, çarenin ancak millette olduğu tescillenmiştir.

Bugün de vazgeçilmez güç kaynağımız olan “Milli İrade”nin yaşatılması için hepimize ve özellikle de Atatürk'ün 19 Mayıs'ı armağan ettiği siz gençlere büyük görevler düşmektedir.

Unutmayınız ki sizler: Atatürk'ün eserlerinin temel taşısınız.

Unutmayınız ki: her 19 Mayıs'ta, Samsun'dan, elden ele Ankara'ya koşturulan bayrağımız, rengini, siz asil Türk evladının damarlarındaki asil kandan almaktadır.

Unutmayınız ki “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”

Sözde değil, bu özde duygularla, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; siz gençlerimizin bayramını tebrik ediyorum

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #6 : Mayıs 09, 2009, 03:32:52 ÖS »

19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Konuşma Metni

Sayın ………….

Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da ülkeyi kuşatmadan ve bağımlılıktan kurtarmak için ilk adımı attı. Böyle önemli bir adımı attığı günü gençlere armağan etmesi hepimizin üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir gerçektir.

Atatürk’ün aklından çıkmayan en önemli konuların başında gençlerin eğitimi geliyordu. Gençlerin eğitimi Türkiye’nin geleceği için çok önemliydi ve bunu çok iyi bilen Atatürk gerekli eğitim kurumlarının kapılarını gençlere açmak için gecesini gündüzüne kattı.

Nasıl ki fidanlar bir ülkenin gelecekteki ağaçları ve soluk kaynaklarıysa gençlerimiz de ülkemizin geleceğinin ağaçları ve soluk kaynaklarıdır. Ağaçlar gibi insanına temiz soluk sunacaklar da bu gençlerimizdir. Hangi ülkede gençler göz ardı edilmişse o ülkenin göçüşü kaçınılmaz olmuş ve o ülkede soluk almak olanaksız duruma gelmiştir. Bunun için gençlerimizin eğitimine yeterince zaman ayırmak boynumuzun borcudur.

Bize düşen görevlerden en önemlisi gençlerimizi yalnız bugün değil 365 gün aklımızdan çıkarmamaktır. Madem ki gençliğin unutulması geleceğin unutulmasıdır öyleyse gençlerimizi unutmamalı ve onlara hak ettikleri ilgiyi göstermeliyiz. Eğer bu ilgiyi onlardan esirgeyecek olursak onlar da bize küsecek ve kendini rüzgarın önüne bırakmış yelkenlilerin durumuna düşeceklerdir.

Hepinizin “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı”nı yürekten kutlar, hepinize iyi eğlenceler  dilerim.

Saygılarımla…

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #7 : Mayıs 09, 2009, 03:34:19 ÖS »

19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Öğrenci Konuşması

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızdır.

19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. I. Dünya Savaşı sonunda ülkemizin birçok yeri savaşı kazanan devletler tarafından işgal edilmişti. Yurdumuzu bu durumdan kurtarmak için Atatürk, 16 Mayıs 1919'da "Bandırma Vapuru" ile İstanbul’dan Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a vardı ve burada Kurtuluş Savaşını başlattı. Üç yıl süren savaşlar sonunda ülkemiz yabancı güçlerden kurtarıldı. 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Atatürk'ün, Samsun'a varış tarihi olan 19 Mayıs günü Ata’nın isteği üzerine "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanmaktadır.

Atatürk Türk gençliğini seviyor, onlara güveniyor ve Türkiye’nin geleceğini onların ellerine bırakmaya çekinmiyordu. Gençliğe bıraktığı bu önemli görevi söylevinde şöyle dile getiriyordu Atatürk: "Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en değerli güven kaynağındır."

Atatürk, "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur!" sözü ile başarılı olabilmenin bir koşulunun da sağlıklı olmak olduğunu, sağlıklı olmak için de spor yapmak gerektiğini vurgulamıştır.

Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.

19 Mayıs; 1981 yılından bu yana  "Atatürk'ü Anma Günü" olarak da kutlanmaktadır. Bunun nedeni  Atatürk’ün bir söyleşi sırasında: "Ben 19 Mayıs'ta doğdum" demiş olmasıdır.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #8 : Mayıs 09, 2009, 03:36:05 ÖS »

19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Öğrenci Konuşması, Konuşma Metni

Sevgili Ata'm,

Ben, bize bıraktığın cennet yurdun bir köşesinden sana sesleniyorum. Seni hiç görmedim, seninle konuşamadım. Seninle aynı havayı teneffüs edemedim. Sana çiçek sunmak isterdim. Bıraktığın cennetin bahçelerinden dal dal, boy boy; alı yeşiline karışmış demetler sunmak isterdim.

Sana, içine yurdumun kokusu sinmiş bir mektup yazıyorum. Her kelimesinde Akdeniz'i,Karadeniz'i göreceğin; her cümlesinde İzmir'i, Ankara'yı okuyacağın ve her hecesinde Samsun'un yaylalarını, çiçeklerini, pınarlarını hissedeceğin. Mektupta beni, bizi, kısaca tüm ulusumu göreceksin.

Mektubumda, sana güneşin ışıklarını, toprağımın verimini, yağmurumun bereketini getireceğim. Sana, ilkbaharda tohum saçan köylümün çalışkanlığını, tahta başında ders veren öğretmenimin azmini, ekmek ve kitap parası için sokakta simit satan çocuğun alın terini getireceğim. Şehit olmuş asker anasının feryadını, kundaktaki bebeğin hayata ilgisini, okul yolunda bir öğrencinin hayallerini getireceğim.

Kim bilir ne çok özlemişsindir Anafartalar'ı,Çanakkale'yi,İzmir'i?... Belki hâlâ özlemini duyuyorsundur Samsun'a ayak bastığın ilk günün... Bize ders olarak anlatılan Çanakkale'den, Arıburnu'ndan insanımın sesini. Bandırma Vapuru'yla Samsun'a yol aldığın Karadeniz'den köpük köpük deniz kokusunu gönderiyorum.

Aradan geçen bunca seneden sonra biz de seni çok özlüyoruz. Sana şiirler yazıyoruz. Her gün, her an sevecen bir gülümseyişle bize bakıyorsun. Sen bizi duyuyor, görüyorsun. 2000 yılında,Cumhuriyetimizin 77. yılında senin başarılarını sahipleniyor, onlarla öğünüyoruz. Bilmem bana inanıyor musun?

Ben, seni seviyorum Atatürk'üm. Seni çok seviyorum. Sana ve yurduma lâyık biri olarak yetişeceğime söz veriyorum. Sen bizlere kılavuzluk etmeyi sürdüreceksin. Senin rehberliğinde çağdaşlığa, uygarlığa, bize gösterdiğin hedeflere, aklın ve bilimin ışığına kavuşacağız. Sensiz olmuyor sevgili Atatürk'üm!

Mektubumun sonunda sevgili Atatürk, senden bize inanmanı, bize güvenmeni ve sonsuzluk uykusunda rahat olmanı diliyorum. Bizler, hepimiz, ilerde doktor, öğretmen, mühendis olacağız. Bizler, senin yenilikçi, coşkun ruhunu taşıyan MUSTAFA KEMALLER olarak yetişeceğiz. Sana söz veriyorum.

Sana bunları anlatabildiğim için, sesimi sana duyurabildiğim için, ulusumun selâmını sana iletebildiğim için mutluyum. Mutluyum, çünkü artık ben de bir MUSTAFA KEMAL'im!..

bilgiyelpazesi.blogcu.com

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #9 : Mayıs 09, 2009, 03:37:53 ÖS »


19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Güzel Sözler

•        19 Mayıs güven, sevinç, hareket günüdür.

•        19 Mayıs yeni Türkiye'nin ve Atatürk'ün doğum günüdür.

•        Spor gençliğin kuvvet kaynağıdır.

•        Gençliğinde dik duranın ihtiyarlığında beli bükülmez.

•        19 Mayıs ulusal egemenliğin başlangıç günüdür.

•        Zafer, “zafer benimdir” diyebilenlerindir.

•        Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.

•        Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliği ile ölçülür.

•        Zafer barışın en kısa yoludur.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #10 : Mayıs 09, 2009, 03:39:37 ÖS »

Atatürk’ün Gençlik Ve Gençler İle İlgili Sözleri

«  Bütün ümidim gençliktedir. »
 
«  Muhterem gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır : Galip olmak, mağlup olmak. Size Türk gençliğine bıraktığımız vicdanî emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız… »

«  Gençler! Cesaretimizi kuvvetlendiren ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli örneği olacaksınız. Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk ; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz. »
«Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. »

«  Gençliğin çalışkan, duyarlı ve milliyetçi yetişmesi esas dileklerimizdendir. Gençlik her türlü faaliyetlerinde Cumhuriyet kanunlarına ve Cumhuriyet kuvvetlerinin usül ve kurallarına uymaya da dikkatli olmalıdır. »

« …Sizler, yani yeni Türkiye’ nin genç evlâtları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere, yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yükselme idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Biz de bunu görmekle bahtiyar olacağız… »

«  Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler ! Bir gün memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnum ve mesudum. »

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #11 : Mayıs 09, 2009, 03:43:30 ÖS »

Atatürk’ün Gençlik Ve Gençler İle İlgili Sözleri-2


        Gençler,

       Cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve kültür ile, insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız.

       Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.

      Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. Hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum edecektir. Yine düşünecek: "Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!" Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, İsmet Paşa'ya, Meclis'e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "Ben inan ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!" İste benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!

      Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir.

     Gençlerin her şeyden önce millete güven vermeleri gereklidir.

     Bir gün ulusu sizin gibi beni anlamış gençliğe bırakacağımdan çok memnun ve mesudum.

     Her kafanın anlamaktan aciz olduğu yüksek bir varlıktır gençlik

     Rica ile, merhamet dilenmekle bir millet ve devletin şeref ve istiklâli kurtarılmaz. Türk milleti, gelecek nesiller için bunu unutmamalıdır.

     Gençlerimiz ve aydınlarımız ne için yürüdüklerini ve ne yapacaklarını öncelikle kendi düşüncelerinde iyice kararlaştırılmalı, onları halk tarafından iyice benimsenip kabul edilebilir bir hâle getirmeli, onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır. Ben çok ümitliyim ki, gençlerimiz bunu yapacak derecede yetişkindir. Biliyorum ki ihtiyarlarımız gibi gençlerimizin de tecrübeleri vardır. Zira milletimizin yakın senelere ait gördüğü acı dersler, yakın yılların en yoğun olaylar ile dolu oluşu, devrimizin gençlerini eski devirlerin ihtiyarları kadar ve belik onlardan fazla olayın şahidi, dolaysıyla gençliğimizi ihtiyarlar kadar tecrübe sahibi yaptı. Herhangi bir gencimiz yaşadığı devrin belki üç katı oranında olaya şahit olduğu için her gencimiz üç misli yaş sahibi sayılabilir, onları da ihtiyarlar gibi tecrübeli kabul edebiliriz. Gençliğimizin sahip oldukları bu tecrübelerden istifade ederek çalışkan, memlekete faydalı ve büyük imanla donatılmış olarak vazifelerini hakkıyla yerine getireceklerine eminim.

     Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.
 
    Arkadaşlar, Gençliğe bakın, Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin.

    Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum.

    Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.

    Biz her şeyi gençliğe bırakacağız... Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.

    Gelecek için hazırlanan vatan evlâtlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakârlıktan çekinmemelerini tavsiye ederim.

    Milletin bağrından temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ( Türkiye Cumhuriyeti Devleti ) ona bırakacağım ve gözüm arkamda olmayacak.

    Sizin gibi gençlere malik bulundukça, bu vatan ve milletin, şimdiye kadar elde etmeği başardığı zaferlerin üstüne çok daha büyük zaferler koyabileceğine şüphe etmiyorum.

    Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol...

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #12 : Mayıs 10, 2009, 02:35:07 ÖÖ »

19 Mayıs Atatürk'ü Anma. Gençlik Ve Spor Bayramı İle İlgili Oratoryo


BİR GÜNEŞ DOĞUYOR
 
     Atatürk diyor ki: “Bizi öldürmek değil,canlı canlı mezara gömmek istiyorlar.”Kara bulutlar   Türkiye’nin üzerinde dolaşıyor.Mondros Mütarekesi peşinden Sevr Antlaşması ve ateşkes.                 
 
     Böyle antlaşma olur mu? Yurt parça parça edilmiş,Anadolu insanı,kan ağlıyor.
 
     Memleketin asıl sahibi olan Türk halkı başsız,bölünmüş kuşku  içinde,bezgin haldedir.
 
     Kurtuluş ve bağımsızlık umutları ve çalışmaları bölgesel kalmakta birleşememektedir.              Memleketin batı ve güney bölgelerinde silahlı karşı koymalar başlamıştır;fakat sayıca çok ve silah  bakımından üstün düşman kuvvetleri karşısında bu direnmeler kırılmaktadır.
 
     İşte, bu durumda Mustafa Kemal çıkıyor ortaya ve diyor ki: “Bir tek karar vardır, o da ulusal egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız, bağımsız bir Türk Devleti kurmak.”
 
     Yurdun çeşitli yerlerinde direnme hareketleri devam ediyor, düşmana kurşun sıkılıyor, vurulan yumruklar memleket kadar büyük, eline silahı alan memleket savunmasına katılıyor. Aralarında dayanışma yok, dağınıklık herkesi tedirgin ediyor. Anadolu sahipsiz, bir önder, bir kumandan bekliyor.
 
     İşte,Bandırma vapuru bu önderi,bu kumandanı getiriyor,Samsun’dan Kurtuluşa bir güneş doğuyor.
 
     Evet Mustafa Kemal bir karar veriyor.Verilen bu kararı ise şöyle açıklıyor. “Türk Milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet  olarak yaşaması esastır.  Bu esas, ancak tam bir bağımsızlıkla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve ne kadar varlıklı olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan daha yüksek bir muameleye layık görülmez. Böyle bir millet, esir yaşamaktansa ölmeyi tercih eder.”
 
     Böyle bir durum karşısında Samsun’da doğan güneşin yükselmesi, tüm ülkeyi aydınlatması, milli birlikle sağlanabilir.
 
On dokuz Mayısta Samsun ufkundan
Bir güneş yükseldi göklere doğru
Bir millet uyandı derin uykudan,
Koştu o parlayan güneşe doğru
Bu güneş hürriyetin müjdecisiydi
Mustafa Kemal’in ta kendisiydi
 
     İşte, hakiki kurtuluşu ölmekte bulan bu “Güneş”, Samsun’da doğarken “Ya İstiklal Ya Ölüm!” parolasıyla doğmuş, halkın kurtuluşa giden önderi olmuştur.
 
     Bu Güneş; Samsun’dan sonra, Amasya, Sivas, Erzurum ve oradan da yeni bir Türk devletinin kuruluş meşalesini yakmak için Ankara’da doğacaktır.
 
İşte on dokuz Mayıs
Vardık bir kapısına Anadolu’nun, önlerine Samsun’un.
Öyle büyüdü ki ağzımız,
Öyle acıktık ki,
Bize ekmek değil, dağ sunun
Tez Erzurum’a, Sivas’a, Ankara’ya ...
 
     On dokuz Mayıs Atatürk’ün doğum günüdür. On dokuz Mayıs, kurtuluş güneşinin Samsun’da parladığı gündür. On dokuz Mayıs Türk Milletinin, kurtuluşa adımını attığı gündür. On dokuz Mayıs Türk Milletinin önderini bulduğu gündür.
 
     Bu önder vatanı düşmandan kurtardı. Yeni Türk Devletinin temellerini attı. Yeni Türk Devletini kurdu ve siz gençlere emanet etti. Emanet ederken de şöyle dedi:
 
     “Gençler!... Cesaretimizi pekiştiren, sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitim ve kültür ile insanlık ve uygarlığın, vatan sevgisinin en değerli sembolü olacaksınız.”
 
     Gençler vatan size emanet edilmiştir. Onu en iyi şekilde yüceltecek ve koruyacak sizlersiniz.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #13 : Mayıs 10, 2009, 02:37:29 ÖÖ »

Bir Güneş Doğuyor (Senaryo)

     Atatürk diyor ki: “Bizi öldürmek değil,canlı canlı mezara gömmek istiyorlar.”Kara bulutlar   Türkiye’nin üzerinde dolaşıyor.Mondros Mütarekesi peşinden Sevr Antlaşması ve ateşkes.                 
 
     Böyle antlaşma olur mu? Yurt parça parça edilmiş,Anadolu insanı,kan ağlıyor.
 
     Memleketin asıl sahibi olan Türk halkı başsız,bölünmüş kuşku  içinde,bezgin haldedir.
 
     Kurtuluş ve bağımsızlık umutları ve çalışmaları bölgesel kalmakta birleşememektedir.              Memleketin batı ve güney bölgelerinde silahlı karşı koymalar başlamıştır;fakat sayıca çok ve silah  bakımından üstün düşman kuvvetleri karşısında bu direnmeler kırılmaktadır.
 
     İşte, bu durumda Mustafa Kemal çıkıyor ortaya ve diyor ki: “Bir tek karar vardır, o da ulusal egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız, bağımsız bir Türk Devleti kurmak.”
 
     Yurdun çeşitli yerlerinde direnme hareketleri devam ediyor, düşmana kurşun sıkılıyor, vurulan yumruklar memleket kadar büyük, eline silahı alan memleket savunmasına katılıyor. Aralarında dayanışma yok, dağınıklık herkesi tedirgin ediyor. Anadolu sahipsiz, bir önder, bir kumandan bekliyor.
 
     İşte,Bandırma vapuru bu önderi,bu kumandanı getiriyor,Samsun’dan Kurtuluşa bir güneş doğuyor.
 
     Evet Mustafa Kemal bir karar veriyor.Verilen bu kararı ise şöyle açıklıyor. “Türk Milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet  olarak yaşaması esastır.  Bu esas, ancak tam bir bağımsızlıkla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve ne kadar varlıklı olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan daha yüksek bir muameleye layık görülmez. Böyle bir millet, esir yaşamaktansa ölmeyi tercih eder.”
 
     Böyle bir durum karşısında Samsun’da doğan güneşin yükselmesi, tüm ülkeyi aydınlatması, milli birlikle sağlanabilir.
 
On dokuz Mayısta Samsun ufkundan
Bir güneş yükseldi göklere doğru
Bir millet uyandı derin uykudan,
Koştu o parlayan güneşe doğru
Bu güneş hürriyetin müjdecisiydi
Mustafa Kemal’in ta kendisiydi
 
     İşte, hakiki kurtuluşu ölmekte bulan bu “Güneş”, Samsun’da doğarken “Ya İstiklal Ya Ölüm!” parolasıyla doğmuş, halkın kurtuluşa giden önderi olmuştur.
 
     Bu Güneş; Samsun’dan sonra, Amasya, Sivas, Erzurum ve oradan da yeni bir Türk devletinin kuruluş meşalesini yakmak için Ankara’da doğacaktır.
 
İşte on dokuz Mayıs
Vardık bir kapısına Anadolu’nun, önlerine Samsun’un.
Öyle büyüdü ki ağzımız,
Öyle acıktık ki,
Bize ekmek değil, dağ sunun
Tez Erzurum’a, Sivas’a, Ankara’ya ...
 
     On dokuz Mayıs Atatürk’ün doğum günüdür. On dokuz Mayıs, kurtuluş güneşinin Samsun’da parladığı gündür. On dokuz Mayıs Türk Milletinin, kurtuluşa adımını attığı gündür. On dokuz Mayıs Türk Milletinin önderini bulduğu gündür.
 
     Bu önder vatanı düşmandan kurtardı. Yeni Türk Devletinin temellerini attı. Yeni Türk Devletini kurdu ve siz gençlere emanet etti. Emanet ederken de şöyle dedi:
 
     “Gençler!... Cesaretimizi pekiştiren, sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitim ve kültür ile insanlık ve uygarlığın, vatan sevgisinin en değerli sembolü olacaksınız.”
 
     Gençler vatan size emanet edilmiştir. Onu en iyi şekilde yüceltecek ve koruyacak sizlersiniz.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #14 : Mayıs 10, 2009, 02:38:56 ÖÖ »

Mustafa Kemal Paşa Samsun'da (Anı)

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldi. Bir süre çalıştıktan sonra kentin postanesine gitti. Görevli bulunan PTT memuru o günü söyle anlatıyor:

Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım.

— Buyurun Paşam.

— Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi.

— Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem!

— Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.


Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.

— Sen ölürsen ben de ölürüm dedi.

Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza'yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa'nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kağıda çabucak şifreli bir şeyler yazdı. Havza'ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istediği konuşmayı yaptı, sonra;

«Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk'e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte...

Ahmet Remzi COŞKUNER

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 64337
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 2
Nerden: Türkiye İçi
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #15 : Nisan 18, 2010, 04:44:04 ÖS »

 Winkçok güsel hazırlayanın ellerine sağlık

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 15568
Mesaj Sayısı: 1
Nerden: Balıkesir
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #16 : Mayıs 03, 2010, 07:49:18 ÖÖ »

çok teşekkürler güzel olmuş

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 75988
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 1
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #17 : Mayıs 10, 2010, 07:58:56 ÖÖ »

Teşeküür ederim konuşma yapacaktım bakalım öğretmenim beğenecek mi değiştirip konuşacağım sadece fikir Smiley

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged
Etiket: 19 mayıs şiirleri  19 mayıs etkinlikleri  atatürkü anma  gençlik ve spor bayramı 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!