Edubilim Forumları - www.edubilim.com Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2011-2012 Eğitim ve Öğretim Yılı 2.Dönem Evrakları
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 05:12:49 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...




  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: A' dan Z' ye KANSIZLIK (ANEMİ)  (Okunma Sayısı 483 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« : Ocak 21, 2010, 05:33:52 ÖS »

A' dan Z' ye KANSIZLIK (ANEMİ)

Dr.Süleyman Eserdağ'ın bu yazısı Yeni Asır Gazetesi'nde haber olarak yayımlanmıştır.

KANSIZLIK (ANEMİ) NEDİR?

Anemi olarak da bilinen bu tablo kan hastalıkları içinde en sık rastlanılan bir durum olup, kandaki Hemoglobin (Hb) değerlerinin 11 g/ dl’nin altına düşmesi olarak tanımlanır.

% 90 olasılıkla nedeni demir eksiklidir. Demir vücutta oksijen taşıma görevindeki alyuvarların yapımı için gerekli bir maddedir.

Dünyada ;
Her 5 erkekten biri ( % 20’si)
Her 3 kadından biri ( %35’i)
Her 2 gebeden biri ( %50’si)
Her 5 çocuktan ikisi ( % 40’ ı) kansızdır, ancak pek çoğu bu durumlarını ne yazık ki bilmemektedir.

Gelişmiş ülkelerde 0-5 yaş arası çocuklarda kansızlığa rastlanma sıklığı % 4-20 iken, az gelişmiş ülkelerde aynı yaş grubunda bu oran % 80’lere kadar çıkmaktadır. Ülkemizde bu oran % 50 (her iki çocuktan biri) gibi oldukça yüksek bir değerdedir.

Demir eksikliği, özellikle 6. ile 24. Aylar arasındaki bebeklerde ve ilkokul çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarında, kansızlığın en yaygın nedeni olarak kabul edilmektedir.

DEMİRİN VÜCUT İÇİN ÖNEMİ NEDİR?

Demir, insan vücudunda toplam 4 gr kadar bulunmasına karşın, biyolojik yönden oldukça önemli ve eksikliğinde ciddi sorunlara yol açan bir elementtir. Demirin bu özelliği uzun yıllardır bilinmektedir.

Eksikliği genellikle büyümenin çok hızlı olduğu küçük çocukluk ve ergenlik çağı ile hamilelik döneminde ortaya çıkar. Kadınlar ise, doğurganlık dönemlerinde aylık adet kanamaları ile kan kaybetmeleri nedeniyle ‘kansızlık’ yaşayabilirler.

Yine, demir içeriği düşük olan yiyeceklerin fazla tüketilmesi ve ayrıca besinler yoluyla alınan demirin emiliminin de güç olması kansızlığın ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörlerdir.

Demirin vücuttaki en önemli görevi ise "hemoglobin" yapımıdır. Hemoglobin, kanımızdaki alyuvarlarda bulunur ve tüm dokuların yaşaması için gerekli olan oksijeni taşıma işlemini gerçekleştirir. Diğer bir deyişle, oksijen yaşantımız için ne kadar önemli ise oksijenin kullanılabilmesi içinde demir o kadar önemlidir.

KANSIZLIK EN ÇOK KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Araştırmacılara göre kansızlık, kadınlar (öncelikle gebelerde) ve çocuklarda daha yaygındır.

Başlıca risk grupları; doğurganlık çağındaki kadınlarda, gebelik döneminde demire olan ihtiyacın artmasıyla ayrıca emzirme döneminde ve aylık adet kanamaları nedeniyle kan kaybı yaşayan kadınlarda kansızlık daha sık görülür.

Bebekler ve çocuklarda, hızlı bir büyüme temposu olduğundan gelişmenin sağlıklı sürdürebilmesi için demire daha fazla ihtiyaç vardır. Ancak besinlerle alınan demir tek başına bu ihtiyacı karşılamakta yeterli olmadığından dışarıdan demir takviyesi gerekebilir.

Genç kızlık döneminde de yine hızlı büyüme ve aylık adet kanamaları nedeniyle demire olan gereksinim fazladır.
Kronik alkol kullanımı, ağrı kesici ilaçların sürekli kullanılması ve düzensiz beslenme de kansızlık riskini artırır.

Düşük sosyo-ekonomik düzeyde olanlar, vejetaryenler (et yemeden besleneler), ülser, paraziter hastalık gibi kronik hastalıkları olanlarda kansızlık sıkça görülür.

KANSIZLIĞIN (ANEMİ) NEDENLERİ

 Yetersiz demir alınması; normal beslenme sırasında gıdalar yoluyla alınan demirin yetersizliğinde görülür.
Sosyo-ekonomik düzeyi düşük toplumlarda, beslenme alışkanlıkları yanlış olan insanlarda daha sık görülmektedir.

 Bebeklerde; ek besinlere geç başlama, anne sütü yerine inek sütüyle beslenme kansızlığa neden olabilir. Özellikle 6-24. aylar arasında sıktır.

 Erişkinlerde ise vejetaryenlik, yanlış uygulanan zayıflama rejimleri ve yeme bozuklukları da kansızlığa neden olabilir. Ayrıca adet kanamsının fazlalığı da kansızlığa yol açabilir.

 Doğumla ilgili nedenler; sık doğumlar, çoğul gebelikler, annenin 2 yıldan sık aralıklarla veya 4’ten fazla sayıda doğum yapması gibi durumlar kansızlığa neden olabilir.

 Demir gereksinimin arttığı durumlar; ülser kanamaları, kadınlarda adet kanamaları gibi kan kayıpları, parazit enfeksiyonları, özellikle bebeklerin ilk yaşı ve ergenlik dönemi gibi hızlı büyüme dönemlerinde vücudun demire olan ihtiyacı artar ve artan bu ihtiyacın tek başına besinlerden karşılanamadığı durumlarda kansızlık görülebilir.

 Demir emiliminin bozulduğu durumlar; uzun süren ishaller, kronik enfeksiyonlar, sindirim sisteminde bozukluklar vücuda alınan demirin emilimini bozarak kansızlığa neden olabilir.
Kurşun zehirlenmesi; özellikle yoğun araç trafiğinin yaşandığı kent merkezleri başta olmak üzere akaryakıttaki kurşunun havaya karışması ile oluşan kurşun zehirlenmeleri de kansızlığa neden olabilmektedir.

KANSIZLIK BELİRTİLERİ

Yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, çabuk yorulma
Çalışma kapasitesinde azalma
Sık hastalanma
İştahsızlık, bulantı
Ciltte, göz kapaklarının iç kısmında ve avuçta solukluk
Çarpıntı ve nefes darlığı
Daha fazla üşüme
Konsantrasyon bozukluğu

KANSIZLIĞIN YOL AÇTIĞI SORUNLAR

Kansızlık, tedavi yapılmadığında ya da geciktirildiğinde önemli sonuçlara neden olabilir.

Gebelerde;
Bebek ölümleri artabilir.
Düşük kilolu bebek doğurma riski artar.
Erken doğum riski artar.
Vücut direnci düşer ve hastalıklar daha sık görülür.
Doğum sonrası lohusalık dönemi problemleri artar, doğumda kan verilmesi (transfüzyon) gerekebilir.

Bebek ve çocuklarda;
Büyüme olumsuz etkilenir genelde yavaşlar.
Fiziksel aktivite azalır.
Hastalıklar daha sık görülür.
Algılama, öğrenme ve yorumlama fonksiyonları azalır, dikkat dağılması, yorgunluk ve ilgisizlik artar (okul başarısı düşer).

Yetişkinlerde;
Sürekli yorgunluk hissi vardır, halsizlik oluşur, iş gücü azalır.
Hastalıklar daha sık görülür.


KANSIZLIK (ANEMİ) TANISI

Hekim muayenesi ile birlikte yapılacak basit bir kan sayımı ile kansızlık tanısı konulabilir. Tam kan sayımında düşük hematokrit (%33-35’den az) ve hemoglobin (11g/dl’den düşük) değerleri kansızlık göstergesidir.

Gebelerde bu sınır 10 g/dl’nin altı olarak kabul edilir.

KANSIZLIK NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kansızlık tedavisinde uygun demir ilaçlarının hekiminizin önerdiği doz ve sürede kullanılması yeterlidir. Ancak kansızlık tedavilerinin en az üç ay sürmesi gerektiği düşünüldüğünde tadı hoş, alımı kolay ve mide şikayetlerine yol açmayan bir demir ürününün seçilmesi önemlidir.

Seçilecek ilacın emiliminin yiyeceklerden etkilenmemesi de ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur. İlaç tedavisi yanında demir açısından zengin besinler tercih edilmelidir.

DEMİRDEN ZENGİN BESİNLER

Hayvansal gıdalardan kırmızı sakatat en zengin demir kaynağıdır. Diğer yararlı gıdalar ise; kırmızı et, tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri ve balıktır (en zengini somon).

Bitkilerden ise buğday, darı ve yulaf taneli olduğunda demirden daha zengin durumdadır. Diğer pek çok vitamin ve mineral gibi demirde özellikle tahıl tanelerinin dış kısmında bulunur; örneğin buğday öğütülürken içerdiği demirin %75’i kepeğinde kalır, yani buğday unu tane buğdaya göre ancak %25 demir içerir.

Ispanağın, demir içeriği açısından zengin olarak bilinmesine karşın bu bilgi tam doğru değildir, zira içerdiği bazı maddeler nedeniyle ıspanak, kara lahana gibi birçok sebzenin yapısında bulunan demirin vücuda sanıldığı kadar bir faydası olmamaktadır.

Kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik, badem, fıstık, ceviz gibi kuruyemişler ile çekirdekler demir yönünden çok zengin olmamakla beraber yeterli düzeyde demir içerirler. Bir çorba kaşığı pekmezde yaklaşık 3 mg demir bulunur.

Günde bir bardak portakal suyunun içilmesi bitkilerden alınan demirin emilimini bir kat artırırken, çay ve kahve tüketimi demir emilimini %75 oranında azaltmaktadır.


BESİNLERLE ALINAN DEMİRİN EMİLİMİNİ ETKİLEYEN DURUMLAR

Barsaklardan demirin emilimini artıran durumlar;
Büyüme dönemi, gebelik, emzirme, kanama gibi demire olan gereksinimin artması
Midedeki asit salgısının artması
C vitamini varlığı
Vücuttaki demirin normal düzeyden düşük olması
Kırmızı et yenilmesi
Proteinden zengin gıdalarla beslenme
Narenciye ve yeşil sebzeler tüketilmesi
Demir mutfak gereçleri

Barsaklardan demir emilimini azaltan durumlar;
Midedeki asit salgısının azalması
Antiasit ilaç kullanımı
Hububattaki fitat maddesi
Yeşil yapraklı sebzelerde oksalat bulunması
Soya proteini
Çay ve kahve içilmesi
Barsak hareketlerinin hızlanması


BEBEKLERDE KANSIZLIĞI ÖNLEMEDE İPUÇLARI

 İlk bir yıl bebeğinize anne sütü verin. Eğer sütünüz yetersiz ise bebeğinize demir ile güçlendirilmiş mamalar verebilirsiniz. Yine bu durumda ek besinler anne sütünden ayrı öğünlerde verilmelidir.

 İlk 3 aydan sonra ek demir tedavisi uygulayın (hekiminizin görüşünü alarak)

 Çocuğunuzu demir içeriği zengin gıdalarla besleyin.

 1-2 yaşındaki çocuğunuzun içtiği inek sütünü günlük en fazla yarım litre ile sınırlayın. Daha fazlası, gıdalarla aldığı demirin emilimini azaltacağından kansızlığa sebep olabilir.

 Bebeğinizi haftanın birkaç günüde demir içeriği zengin et, tavuk, balık, yumurta, fasulye ve kuru hububatlarla besleyin.

 Bebeğinize bol bol C vitamini yönünden zengin gıdalar (portakal suyu vs.) verin. C vitamini demirin emilimini artırmaktadır. Bebek ve çocuk beslenmesinde çayın kesinlikle yer almaması gerekmektedir.

 Tuğla yada toprak yiyen bir çocukta kansızlık kolayca gelişebilir. Bu nedenle böyle durumlarda gerekli önemli almak şarttır.

 Doğum sırasında anneden bebeğe, bebeğin ilk 4-6 aylık ihtiyacını karşılamaya yetecek kadar demirin geçtiği bilinmektedir. Hızlı bir büyümenin olduğu ilk yıllarda (özellikle 6. ve 24. aylar arasındaki dönemde) besinlerle alınan demir pek çok bebekte tüm ihtiyacı karşılamaya yetmediği için dışardan demir desteği alınmasına ihtiyaç vardır.



GEBELERDE VE YETİŞKİNLERDE KANSIZLIĞI ÖNLEME YOLLARI

Demir içeriği yüksek olan gıdalar; kırmızı et, tavuk, balık, kepekli ekmek veya vitaminle zenginleştirilmiş ekmek ve tahıl (pirinç, mısır, buğday) sıklıkla tüketilmelidir.

 Demir kaplarda pişirilen yemeklerde de demir birikimi olacağından demir kaynağı olabilir.

 Yemeklerde çay ve kahveden kaçınılmalıdır, çünkü bu gıdalar demiri bağlayıp barsaklardan emilimini azaltan maddelerdir.

 Yüksek miktarda kalsiyum ve magnezyumda demir emilimini azaltacağı için kullanacağınız demir ilacı ile beraber kalsiyum veya magnezyum ilaç alınmaması gerekmektedir.

 Midede gaz, şişkinlik, yanma gibi şikayetler nedeniyle antiasit denilen çiğneme tableti ve şuruplarının ve ayrıca içerisinde yine demir emilimini etkileyen maddeler bulunan maden sularının sık olarak içilmesi demirin emiliminin azalmasına yol açar.

 Gebelik sırasında kan hacminin %50 arttığı göz önünde bulundurulursa düzenli demir alımının ne derece önemli olduğu anlaşılır. Anne adaylarının gebeliğin 4. ayından başlayarak düzenli olarak dışarıdan ek demir tedavisi alması gerekmektedir.

Artan demir ihtiyacını karşılamak için demir içeren besinlerin tüketimini de bir yol olabilir. Ancak tüm bu demir ihtiyacının besinlerden karşılanabilmesi için alınması gerekli besin miktarı normalden çok daha fazla kalori içerdiğinden uygun bir beslenme biçimi değildir.

DEMİRİN DOĞAL KAYNAKLARI

Demir hayvansal yiyeceklerde daha fazladır. Bitkilerden genel olarak demir gereksinmesinin karşılanmasını beklemek doğu değildir. Vitamin yönünden zengin olmalarına karşın bitkiler demir için iyi bir kaynak olamazlar.

Aşağıda önemli besinlerdeki demir miktarları ve vücut tarafından emilim yüzdeleri yer almaktadır.

Esas önemli olan nokta besinlerin içerdiği demirden çok ne kadarının vücut tarafından emilebildiğidir.

BESİN  100 gr.da DEMİR
Dalak 15"" mg
Bira mayası 17.3 mg
Pekmez 16.1 mg
Buğday kepeği 14.9 mg
Kabak çekirdeği 11.2 mg
Karaciğer 8 – 9 mg
Ay çekirdeği 7.1 mg
Darı 6.8 mg
Maydanoz 6.2 mg
Yulaf  4 – 6 mg
Yer elması 3.4 mg
Ceviz 3.1 mg
Kırmızı et 2 – 4 mg
Yumurta 2 – 3 mg
Baklagiller 2 – 3 mg
Mercimek, pirinç 3 – 4 mg
Yeşil sebze (çiğ) 1 – 8 mg
Balık  0.5 - 1.5 mg
Meyve 0.3 – 4.0 mg
Patates 0.3 – 2.0 mg
Tavuk 1.5 mg
Fındık, fıstık 1 – 3 mg
Süt 0.1 – 0.4 mg

BESİN EMİLİM YÜZDESİ
Dana eti % 15 – 20
Balık eti % 10
Dana karaciğeri % 9 – 17
Soya fasulyesi  % 5 – 7
Yeşil salata % 4 – 5
Buğday % 4 – 5
Mısır % 3 – 4
Kuru fasulye % 2 – 3
Ispanak % 1 – 2
Pirinç % 1
         


kansızlık nedir, anemi nedir, demirin önemi, demir vücut için önemi, kansızlık kimlerde görülür, anemi en çok kimlerde görülür, kansızlığın nedenleri, anemi nedenleri, kansızlık belirtileri, kansızlığın getirdiği sorunlar, anemiden kaynaklı sorunlar, anemi tedavisi, kansızlık nasıl tedavi edilir, demir içeren besinler, demir zengini besinler, demir emilimini etkileyen durumlar, bebeklerde kansızlık, bebeklerde kansızlığı önleme, gebelerde ve yetişkinlerde kansızlığı önleme, demir kaynakları, demirin doğal kaynakları, demir içeren besinler, hayvansal gıdalar

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #1 : Ocak 21, 2010, 05:35:01 ÖS »

KANSIZLIK

Genellikle, kandaki alyuvarların azalması şeklinde ortaya çıkar.
 

Yüz daima solgundur
El ve ayaklar daima üşür
Kulaklarda sık sık çınlama olur
Kalp çarpıntısı olur
İştahsızlık, çabuk yorulma vs. gibi belirtiler görülür.

Kanamalar (hemoroid, mide-barsak ve regl kanamaları gibi)
Kan yapan organların yeterli çalışmaması (dalak, ilikler, karaciğer)
Beslenmede yaşa göre yeterli demirin alınmaması
Aşağıdaki bitkiler sürekli kullanılırlarsa tedavide iyi sonuç verirler :


1 su bardağı siyah kuru üzüm + 8 bardak su + 1 yemek kaşığı pelin otu orta ateşte kaynatılır, soğuyunca süzülüp günde 3-4 bardak içilir.
Kınakına şurubu içilmelidir.
Enginar, yulaf ezmesi, kayısı, tere, erik, üzüm, maydanoz, havuç, ıspanak, mercimek ve soya bolca yenmelidir.

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #2 : Ocak 21, 2010, 05:37:01 ÖS »

Kansızlık Dikkate Alınmalı

Kansızlık genellikle hafife alınıp, demir haplarıyla tedavi edilmeye çalışılıyor. Oysa hekimler kansızlığın tek başına tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktan çok, vücudumuzdaki çok daha önemli hastalıkların alarmını veren bir bulgu olabileceğine dikkat çekiyor.

Toplumlarda oldukça yaygın olarak görülen kansızlığın tedavi edilmesi değil, altta yatan nedeninin bulunması gerekiyor. Bu bilgi aslında Kansızlık tedavisindeki uygulama hatalarını da ortaya koyuyor. Çünkü genellikle kansızlığın ortadan kaldırılması için çaba sarf edilirken, altta yatan farklı bir hastalık ilerlemesini sürdürebiliyor.

Ortaya çıkmasında pek çok faktörün etkili olduğu kansızlık; vücudumuzun doku ve organlarına Oksijen ve diğer Maddeleri ulaştırmakla görevli kırmızı hücrelerin, kabul edilen miktarın Altına inmesi sonucu ortaya çıkıyor. Kan hücrelerinde gözlenen bu azalma sonucunda şikayetler oluşmaya başlıyor. Acıbadem Bakırköy Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Saruç, özellikle üreme çağındaki kadınların hastalığı olarak anlaşılmasının kansızlığın hafife alınmasına neden olduğunu söyleyerek, sorunun bunun tam tersine ciddiyetle karşılanması gerektiğine işaret ediyor. Sadece Kansızlığı tedavi edilmeye çalışılan ve farklı ilaç tedavilerinin ardından altta yatan nedeninin kalın barsak kanseri olarak belirlendiği birçok hasta ile karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Dr. Saruç, uygulama hatalarına ilişkin şunları anlatıyor: "Kansızlık genellikle bir hastalıkmış gibi görülüyor ve eksik olan demirin yerine konarak kansızlığın giderilmesine çalışılıyor. Kansızlık aslında bir bulgu. Vücudunuzda imdat isteyen bir duruma karşı açılan bir bayrak var ve tedavi ederek siz bu bayrağı yok etmeye çalışıyorsunuz ve artık imdat isteyemiyor. Hastaların da çok dikkatli olması ve hekimlerine kansızlıklarının nedenlerini sormaları gerekiyor. Kansızlık genellikle masum sebeplerle ortaya çıkmıyor. Bu nedenle toplumun dikkatinin bu konuya çekilmesi gerekiyor."

Belirti ve bulguları neler oluyor?

Kansızlık çabuk yorulma, halsizlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı ile kendini gösteriyor. Hastanın muayenesinde ciltte solukluk, kalp yetmezliği, nefes darlığı ve kalp ritm bozukluğu saptanabiliyor. Bazen ise Kansızlığa yol açan altta yatan hastalığa ait belirtilerin bu tabloya hakim olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Saruç şu bilgileri aktarıyor: "Dışkıda kan görülmesi, kahve telvesi şeklinde kusma, siyah dışkılama, ishal, dilde yara, sinir sistemini ilgilendiren belirtiler, eklem ağrıları, kolay kanama, kabızlık, karın ağrısı, kilo kaybı, bulantı bu belirtiler arasında yer alıyor. Ayrıca, hastanın kullandığı ağrı kesiciler, diğer ilaçlar ve geçirdiği Ameliyatlar da bize ek bilgi sağlayabiliyor."

Kansızlığın en sık karşılaşılan nedeni demir eksikliği. Bunun yanında kronik bazı hastalıklarda, diğer vitamin eksikliklerinde, kemik iliğinin hastalıkları ve genetik kırmızı hücre yapısal hastalıkları da kansızlığa neden olabiliyor. Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen kansızlığın demir eksikliğinden kaynaklandığını hatırlatan Doç. Dr. Saruç, kansızlığın diğer nedenlerine ilişkin şu bilgileri veriyor: "Adet kanamalarında çok miktarda kan kaybedilmesi asıl nedeni oluşturuyor. Bundan başka mide- barsak sisteminin hastalıklarında ve kanserlerinde de Demir Eksikliğisık görüldüğü için bu olasılığın da mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Mide ve oniki parmak barsağı ülserleri, gastrit, iltihabi barsak hastalıkları da en sık rastlanan nedenler arasında gözleniyor. Ağrı kesici kullanmak, demirden yoksun bir diyetle beslenmek, barsak parazitleri, demir emilim bozukluğuna neden olan barsak hastalıkları da demir eksikliğine ve kansızlığa yol açabilir."

Kansızlıkta tüm olasılıklar değerlendirilmeli !

Kansızlığın tanısı tam kan sayımı denilen kan tetkiki ile hemoglobin düzeyi ve kırmızı hücre sayımı düşük bulunduğunda kolaylıkla konabiliyor. Yapılacak ek incelemelerde ise kırmızı kan hücrelerinin şekillerine bakılarak kansızlığın nedeni hakkında bilgi alınıyor. "Kansızlık teşhisi konduğunda tüm olasılıklar değerlendirilmelidir. Örneğin çölyak hastası bir kişide demir eksikliği anemisi bulur ve onu tamamen glutensiz bir diyetle beslerseniz tamamen iyileştirebilirsiniz. Mide Kanseri ya da kalın barsak kanseri bulursanız da erken teşhis edildiği taktirde tam tedavi edilerek o hastalıktan kurtulmak mümkün" diye konuşan Doç. Dr. Saruç, tüm hastaların mide, ince ve kalın barsak incelemeleri ile bu bölgelerden kanamaya neden olabilen hastalıkları bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini söylüyor. Kadınların ise kadın hastalıkları yönünden ayrıca araştırılması gerekiyor. Sorunun nedeni tespit edildikten sonra nedene yönelik uygulanacak tedaviler de farklılaşıyor.

Bir çok hekimin hastalığın nedenini araştırmadan demir ilaçları vererek tedavi ettiğini söyleyen Doç. Dr. Saruç, sözlerini şöyle noktalıyor: "Demir eksikliği ve ona bağlı olarak ortaya çıkan kansızlık hastalığın kendisi değil işaretidir. Demir eksikliğini demir vererek tedavi etmeye çalışmak sireni açık olarak hastaneye hasta yetiştirmeye çalışan bir ambulansın sirenini kapatmak gibidir. Halbuki onun bir an önce hastaneye yetiştirilmesi sağlanmalıdır. Bu nedenle alarm dikkate alınarak hareket edilmeli. Öncelikle kansızlığa yol açan kaybın nedeni bulunmalı."

Türkiyenin En Büyük Eğitim Sitesi - www.edubilim.com

Logged

Etiket: kansızlık  anemi  demir eksikliği  anemi nedenleri  anemi belirtileri 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Edubilim Forumları I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!