.

http://www.edubilim.com/ana




Pedagoji

DosyalarEkleme Tarihi

Sıralama : İsim | Tarih | Tıklama [ Artarak ]
ŞEMAAnahtar Kelimeler : Şema & Şemata (Schema & Schemata)Şema Kavramının Kullanıldığı Bazı Teoriler ve Yerler : 1-Bilgiyi İşleme Kuramı    Bellekler         Uzun Süreli Bellek             Anlamsal Bellek• Önerme Ağı  • Şema & Şemata(Çoğul)2-Jean Piaget’in Temel Teorik Gelişme  Teorileri ve Düşünceleri• Zeka (intelligence)• Şemalar (Schemata)• Özümseme(Assimilation) ve Yerleştirme(Accomodation)• Çevreyle Denge (Equilibration)• İçselleştirme(İnteriorization)
ÖĞRETİM ANLAYIŞINDAKİ GELİŞMELER ve ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ Eğitim sistemlerinin görevi, çağını yakalamış ve onun ötesine yürüyen insanlar yetiştirmektir. Eğitim sistemleri ve okullar bu insanları yetiştirmekle yükümlüdür.   Eğitim, bir milletin yüzyıllar boyu süren kültürünün ürünüdür. Eğitim sosyal bir müessese olarak kabul edilir. Din, töre, siyaset gibi eğitim kavramları eğitim sosyalliğini ifade ederler. Eğitimle elde edilen bilgiler, yüzyıllar boyu öğretmenden öğrenciye aktarılarak günümüz eğitim sistemine kadar gelmiştir. Geçmiş zamanlarda ki eğitim, günümüz şartlarına uyarak kendini geliştirir. Sürekli olarak gerçekleşen yenilikler insana, değişmeyi farklı tepkilerde bulunmayı öğretir. Düşünün bir kere, ilk insanımız konuşmayı bile bilmeden ilkel şartlarda neyi nasıl yapacağını anlamadan yaşarken günümüz insanı artık uçaklar, bilgisayarlar kullanır dünyanın diğer ucundaki şahıslar anında rahatlıkla iletişim kurabilmektedir. İşte bu değişen dünya ve çevreye insanın uyumunu sağlayan faktör eğitimdir.
ÖĞRETMENİN OKULDAKİ BİR GÜNÜ Bu    etkinlik   için   İngilizce   öğretmenimizi     gözlemledim. Eğitim – Öğretim  yılının  başında  bir  yıllık  plan  hazırlayarak    başladığını, bu   planın   ünite,  ünite planının dada   günlük   plan   olduğunu   öğrendik. Ve  öğretmenimizin  okuldaki   bir   günlük    planını   anlatalım. İngilizce   öğretmenimiz   ders  saatinden   on dakika  önce  gelerek  öğretmenler  odasında ,  kendisinin   haftalık   ders   programına  bakıp   hangi   sınıfta  dersi  olduğunu   tekrardan  kontrol  ediyor. Öğretmen   odasına  diğer   öğretmen  arkadaşları da    geldiğinde   sınıfların  durumundan   ve öğrencilerin  seviye  durumlarından  konuştular. Derse başlangıç  zili  çaldığında  sınıfa  yöneldi. Ve   öğrencilere  gülümseyerek   “günaydın arkadaşlar” dedi,yoklamayı  aldı. Derse gelmeyen  öğrenciler  hakkında  arkadaşlarından  bilgi aldı. İlk olarak  öğrencileri  derse  motive  etmek, morallerini  yüksek  tutmak  için  günceldeki  güzel  konulardan  azda olsa  konuşuldu. Geçen  haftaki  dersin  verimliliğinin  arttırmak  için  konular  tazelendi. Ve  sıra   bugünkü  konulara geldi. Konulardan kısaca bahsettikten  sonra   konu içeriğini  anlatmaya  başladı   ve  anlatırken de  öğrenciler  tarafından  daha iyi   pekişmesi   için  tahtaya yazdı.Ders  bittikten  sonra   on  dakikalık  bir teneffüs  vardır.Öğretmenimiz   bu  arada  öğretmenler  odasına  giderek  ,dinlendi.Ayrıca  ders   yaptığı   sınıfa   giren  diğer  öğretmenler  ile    sınıfın   durumunu   konuştular
ZİHİN ENGELLİLERE HAYAT BİLGİSİ VE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİÜNİTE PLANIÜNİTE PLANI İLE İLGİLİ AMAÇLAR( Öğrencinin ön testte eksi aldığı basamaklar  amaçları oluşturur.)AMAÇLAR1.  Öğrenci önündeki resme bakar ve başı doğru olarak gösterir.2.  Öğrenci önündeki resme bakar ve gövdeyi doğru olarak gösterir.3. Öğrenci önündeki resme bakar ve kolları doğru olarak gösterir.4. Öğrenci önündeki resme bakar ve bacakları doğru olarak gösterir.5. Öğrenci önündeki resme bakar ve kulağı doğru olarak gösterir.6. Öğrenci önündeki resme bakar ve burunu doğru olarak gösterir.7. Öğrenci sebzelerimizi yıkamamız gerektiğini doğru olarak söyler.8. Öğrenci eşyalarımızı temiz kullanmamız gerektiğini doğru olarak söyler.9. Öğürenci çöp bidonu ve çevresinden uzak durmamız gerektiğini doğru olarak söyler.10. Öğrenci kahvaltıda süt içmemiz gerektiğini doğru olarak söyler.11. Öğrenci dinlenmek için spor yapmamız gerektiğini doğru olarak söyler.12. Öğrenci dinlenmek için açık havada yürümemiz gerektiğini  doğru olarak söyler.13. Öğrenci hastalanınca doktora gitmemiz gerektiğini doğru olarak söyler.14. Öğrenci ilaçlarımızı zamanında almamız gerektiğini  doğru olarak söyler.15. Öğürenci hastalanınca dinlenmemiz gerektiğini doğru olarak söyler.
YILLIK PLÂNLAROKULA BAŞLIYORUM SINIF ETKİNLİKLERİNE KATILIM VE GÖREV PAYLAŞIMISÜRE:... / ... / ..... - .... / .... / ...……. 35 iş günüBELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR1. İlköğretim Haftası (Okulların açıldığı hafta)2. Hayvanları Koruma Günü (4 Ekim)3. Dünya Çocuk Günü (Ekim ayının ilk pazartesi günü)HAYAT BİLGİSİOKULA BAŞLIYORUMHEDEFLER1. Öğretmeni ve sınıf arkadaşlarıyla tanışabilme2. Sınıfı tanıyabilme3. Okulun bölümlerini ve çalışanlarını tanıyabilme4. Sınıfta bir günde yapılan işler bilgisi5. Sınıfın temiz tutulmasına özen gösteriş6. Okul kurallarına uyabilme7. Okula hazırlıklı gelebilme8. Okul yolunda kurallara uyabilme
REHBERLİK NEDİR?  En geniş anlamında rehberlik; bir insanın başka bir insana ya da gruba, o insanın ya da grubun en iyi bir biçimde yaşamasına, insanların kendilerini gerçekleştirmelerine en elverişli yolları bulabilmeleri için yapılan yardımdır.1.Rehberlik bir süreçtir:  Rehberlik bir anda olup biten bir iş değildir.2.Rehberlik bireye yardım etme işidir: Rehberlik yardımı psikolojik bir yardımdır.3.Rehberlik yardımı bireye dönüktür: Rehberlik hizmetlerinin merkezinde birey vardır. Okul ortamında rehberliğin ilgilendiği birey, öğrencidir.4.Rehberlik bilimsel bir hizmettir: ”Rehberlik çalışmaları bilimseldir.” Rehberlik yardımının dayandığı bilimsel ilkeler ve yöntemler vardır.
Rehberliğin TarihçesiREHBERLİĞİN AMERİKA’DAKİ GELİŞİMİ1Öğrencileri iş olanaklarından haberdar etmek anlamında ilk rehberlik denemesi 1895 yıllarında başlatılmıştır.2-1908 yılında Boston' da Frank Parsans ilk mesleki büroyu kurmuştur.3- 1909/ 1915 yılları arasında rehberlik uygulamalarının yaygınlaştığı görülmektedir. 1915'te öğrencilere, öğretmenlere ve velilere meslekler hakkında bilgi vermek üzere "Baston Enformasyon Dairesin" den sonra 1915'te "Boston Mesleki Rehberlik Dairesi" kurulmuştur. 4- İlk mesleki rehberlik kongresi 1910'da Boston da toplanmıştır. Ulusal düzeyde mesleki bir örgüt kurmanın ilk adımları atılmış ardından "Ulusal Mesleki Rehberlik Derneği " kurulmuştur. 5-1958'de kabul edilen "Ulusal Savunma Eğitim Yasası" ile P.D.R. hizmetleri parasal desteğe kavuşmuştur. 6-1952 yılında ülke içinde etkinlik gösteren dernekler arasında bütünlük sağlanmış , kişilik ve rehberlik hizmetleri bünyesinde toplayan "Amerikan Kişisel ve Rehberlik Derneği "kurulmuştur.
PSİKOMOTOR BECERİLER VE ÖĞRETİMİ       Duyu organları,zihin ve kasların birlikte çalışması sonucu ortaya çıkan davranışlar, psikomotor olarak adlandırılır.Bireyin ve toplumun yaşamını sürdürmesinde psikomotor be-ceriler çok önemlidir.Fen bilimleri,resim,müzik,tıp,mühendislik bilimlerinde ve diğer pek çok alanda psikomotor beceriler hemen hemen bilişsel yeterlikler kadar, hatta bazen daha da önemlidir.Psikomotor becerilerin kazanılması süreklilik gerektirir.      Psikomotor beceriler,günlük hayatta önemli yer tutar.Bu davranışların bir kısmını, gün içerisinde çevremizdeki kişileri model alarak kendiliğimizden ya da çevremizdeki kişilerin rehberliğinde öğreniriz.Yürüme,konuşma,yemek yeme, futbol vb. bu biçimde öğrenilebilir. Psikomotor davranışlar okulda da planlı eğitim faaliyetleri sonunda öğrenilir.Özellikle sanat ve meslek okullarında önemli yer tutar.       Psikomotor davranışların geliştirilmesi tüm yaşam boyu sürer.Bu nedenle, yüksek öğre-time devam eden öğrenciler,devam etmeyen akranlarına göre daha çok yeni beceri kazanma ve daha önce kazandıkları becerileri geliştirme olanaklarına sahiptirler.
PROGRAMIN DEĞERLENDİRİLMESİProgram değerlendirme, programın etkililiği hakkında karar verme sürecidir. Ertürk, değerlendirmeyi, yetişek geliştirmenin son ve tamamlayıcı halkası olarak eğitim hedeflerinin gerçekleşme derecesini tayin etme süreci olarak tanımlamaktadır (Ertürk, 1975: 107).Program değerlendirme, genelde programa dayalı eğitim kaynaklarını kabul etme, değiştirme ya da ortadan kaldırma kararının verebileceği bilgileri içermektedir. Değerlendirme sonuçları program geliştirme uzmanlarına programa devam, gözden geçirme ya da yeni bir aşamaya geçme konusunda bilgi vermektedir. Bunun yanı sıra karar vermede, sonuç çıkarmada ve programla ilgili kararları bilgiye dayandırmada program geliştirme uzmanına yetki verir.
PROBLEM TARAMA TEKNİĞİ(    ).  1.      Yeterince uyuyamıyorum.(    ).  2.      İyi beslenemiyorum.(    ).  3.      Boyumun kısalığına üzülüyorum.(    ).  4.      Çok terliyorum.(    ).  5.      Çok üşüyorum.(    ).  6.      Sürekli halsizlik duyuyorum. (    ).  7.      İyi göremiyorum.(    ).  8.      İyi işitemiyorum.(    ).  9.      Hastalığımı doktora açamıyorum.(    ). 10.     İyi giyinemediğime üzgünüm.   
ProblemGünümüzde çocukların, ruh sağlıkları yerinde ve insanî vasıflara sahip olarak yetişmeleri için daha fazla çaba sarfedilmektedir. Artık çocuğun dünyasına girilmiş, onun ruhunun gerçek zenginliği anlaşılmaya başlanmıştır. Günümüzde çocuğun geçirdiği evreler bilinmekte ve eğitim bu evrelerin özelliğine göre düzenlenmektedir. Eğitim yöntemleri, araç, gereç ve malzemeleri de yeniden ele alınmakta, değiştirilmekte ve geliştirilmektedir. Çocuk sanki yeniden keşfedilmektedir.  Dünyada yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları, çocukluk yıllarında kazanılan davranışların büyük bir kısmının yetişkinlikte bireyin kişilik yapısını, alışkanlık, inanç ve değer yargılarını biçimlendirdiğini ve sağlam bir kişiliğin temelinin ilk çocukluk yıllarında atılabileceğini göstermiştir. Çocuğun Antropolojisi ve Pedagojik Antropoloji gibi bilimler de eğitim ve öğretimi daha güçlü kılacak görüş ve tecrübeleri belirlemeye çalışmaktadır. Böylece çocuklara verilecek bilgilerin içinde bulundukları yaş grubunun özelliklerine, ihtiyaçlarına ve kapasitelerine uygun düşmesi sağlanmaktadır. Çocukların dini gelişimi, bu gelişimi etkileyen faktörler zihinlerinin, ruhlarının  ne tür bir eğitimi kabulleneceği vb. konularda kuramlar yöntemler geliştirilmekte , eğitici durumunda olanların, küçüklerin dini gelişiminden haberdar olması, hangi yöntemin din eğitiminde yararlı, hangi yöntemin dini gelişimi tahrip edici olduğu ortaya konmaya çalışılmaktadır.           
PLANÜNİTE PLANIB. GİRİŞ BÖLÜMÜ1. DİKKATİ ÇEKME: Öğretmenin metnin üstündeki resme dikkati çekmesi, resimdeki eskicinin ve zengin adamın gerek giyinişlerinin gerekse tiplerinin Türklere ne kadar benzediklerini sorması, sınıfta bir tartışma ortamı açması.2. GÜDÜLEME: İncelediğimiz resim sayesinde metni daha iyi anlarız ve çevremize baktığımızda olayları daha çabuk kavrarız. Bu nedenle her zaman metnin üstündeki resme bakıp yorumlamalıdır.3. GÖZDEN GEÇİRME: Bu derste, bazı sözcüklerin fiili nereye, nasıl, ne zaman, ne kadar yapıldığını belirterek cümledeki anlam bütünlüğünü sağladığını öğreneceğiz.4. GEÇİŞ: Öğretmenin “Bu bilgi ve becerileri kazanabilmek için önce, sizlere “Eskici ile Zengin” başlıklı hikayeyi istiyorum. Bu metinde geçen bazı cümlelerdeki sözcüklerin anlamı pekiştirmeye ve daha netlik kazanmasına yardımcı olur. Beni dikkatlice dinleyiniz.” demesi ve öğrencileri arkaya yaslatıp aşağıdaki etkinlikleri sırasıyla yapması.
PIAGETNİN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMIPiaget'ye göre çocuk, dünyanın pasif alıcısı değildir. Bilgiyi kazanmada aktif bir role sahiptir. Ayrıca, değişik yaşlardaki çocukların ve yetişkinlerin dünyaları birbirlerinden farklıdır. Piaget bu farklılığın nedenlerini incele¬miş ve bireyin dünyayı anlamasını sağlayan bilişsel süreçleri açıklamaya çalışmıştır.Piaget, bilişsel gelişimi, biyolojik ilkelerle açıklamıştır. Piaget'ye göre gelişim, Kalıtım ve çevrenin etkileşiminin bir sonucudur. ^Bilişsel gelişimi etkileyen ilkeleri de şöyle belirlemektedir. (1) Olgunlaşma_(2) Yaşantı; (3) Uyum; (4) Örgütleme ve (5) Dengeleme.İnsan yavrusu, bir takım davranış biçimlerini kalıtımla hazır olarak ge-tirmeseydi, karmaşık, bir organizma haline nasıl gelebilirdi? İnsan yavru su, çok sayıda refleksle doğar. Bu refleksler, çevresine uyum sağlamasına yardım eder Çevresindeki dünya ile ilgili hiçbir yaşantıya sahip olmayan bebeğin davranışlarını refleksler yönlendirir. Ancak bebek, biyolojik ola¬rak olgunlaştıkça ve çevresi ile etkileşimleri sonucu yaşantı kazandıkça  refleksler değişikliğe uğrar. Refleksler, çocuğun çevresine uyum sağlaması¬na yardım konusunda yerlerini, bilinçli, karmaşık hareketlere bırakırlar. Burada önemli olan.nokta; bilişsel gelişimde ilerleme olabilmesi için organizmanın biyolojik olgunluğa erişmesi ve çevresiyle etkileşimleri sonucu yaşantı kazanması gerektiğidir.Bilişsel gelişim, olgunlaşma ve yaşantı kazanma arasındaki sürekli etkileşimin ürünüdür.
NLP  ile  TANIŞMANLP ile okuyucuların tanışması Kişisel Gelişim Konuları hakkında kitap yazan Oğuz SAYGIN tarafından gerçekleştirilmiştir. Oğuz SAYGIN’ın NLP ile tanışması Anthony ROBBİNS’in “Sınırsız Güç” adlı  kitabıyla gerçekleşmiştir. Bir amaca adanmanın ne anlama geldiğini ve adanmış bir kişinin neler yapabileceğini, bir çırpıda anlatmıştır.Bir gün sakin limanların hepsinin insanı hareketsizliğe, uyuşukluğa ve adalete sevk ettiği anlaşıldı ve bu limanlara negatif limanlar demeye başlandı. Evet ama pozitif bir liman yok muydu? diye  düşünülürken NLP öğrenildi. Artık bu üç harf hiç akıldan çıkmamaya başladı ve NLP yukarıdan aşağıya doğru yazılarak bir akrostiş kullanıldı (Saygın, 1999, s. 11).
MONTESSORİ PROGRAMIMontessori programı (2 1/2 -6 yaş) öz güven, inisiyatif, ne istediğini bilme ve uygulama, bağımsızlık, konsantrasyon, düzenlilik, yardımlaşma ve başkalarına karşı saygıyı yerleştirme ve geliştirme üzerine hazırlanmıştır. Dr. Montessori bir insanın başka bir insan tarafından eğitilebileceğine inanmamaktadır. Birey bu işi ancak kendisi yapabilir. Gerçek bir eğitim verilen birey, sınıfta geçirdiği uzun saatlerden sonra da öğrenmeye devam eder, çünkü birey doğal bir merak ve öğrenme arzusuyla motive edilmiştir. Bu yüzden Dr.Montessori, 2 1/2 -6 yaş, çocuğuna verilecek eğitimin , çocuğun beynini direkt olarak bilgi ile doldurmak yerine,çocuğun doğasında var olan öğrenme isteğini gerçekleştirecek bir programa yönelik bir eğitim olduğunu anlamıştır. Montessori sınıflarında yukarıda saydığımız amaçlara iki türlü ulaşılır;birinci olarak zorlama yerine çocuğun öğrenme zevkini kendisinin yaşaması,ikinci olarak da çocuğun öğrenme mekanizmasının mükemmelleştirmeye yardımcı olmak.Yetişkinler için sıradan olan bulaşık yıkama, sebze doğrama, ayakkabı cilalama gibi olaylar küçük çocukların gözünde yapılabilecek önemli görevler arasındadır. Taklit etmek küçük bir çocuğun içindeki en önemli ve kuvvetli dürtülerden biridir. Bu çalışmaları gerçekleştirirken çocuklar bir işlemin tamamlanması için gereken sırayı takip ederler ve detaylara da önem vermeyi öğrenirler. Sonuç olarak,bir aktiviteden diğerine geçmeden önce çocuklar çalışmalarını bitirip, kullandıkları materyalleri yerine koyarak iyi bir çalışma disiplinine sahip olurlar.
BİRİNCİ BÖLÜMKARAR VERME VE KARAR ÖLÇÜTLERİ İnsan yaşamı süresince değişik sorunlarla değişik ortamlarda karşılaşır ve onlara çözüm yolları arar. Değişik davranış biçimlerinden birinin soruna çözüm getirmesi için tercih edilmesi zorunluluğu, geçen zaman içinde öncekine kıyasla daha da karmaşık görünüm kazanan insan yaşantısının ağırlık noktasını oluşturmuştur. Bu gerçek, gerek kişilerin ve gerekse yöneticilerin çevresel ilişkilerinin giderek yoğunlaşması karşısında, etken çözüm yollarının bulunması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.  Bu nedenle karar alıcı en etkin hareket biçimini belirlemek için probleme uygun optimum karar alma yöntemini seçmelidir. Karar verme en yalın biçimde, çeşitli alternatifler arasında seçim ve tercih yapmaktır. Bireysel veya kurumsal hareketlerde;karar vericinin değer sistemi, hedefleri, algılaması karar verme sürecine yön vermektedir. Bireysel karar verme sürecinde dört model vardır; Ekonomik Model, Stratejik Model, Doyurucu Model, Davranışsal Model. Burada yalnızca konunun gereği olarak Ekonomik Model üzerinde durulacaktır.
GÖZLER KAPALI MESAFE TAHMİNİKullanılacak malzemeler :eşarp,metre,tebeşirOyuncu sayısı  :tüm sınıfYaş grubu  :12-15Oyunun amacı  :Yer mekan algısı,bellek gelişimi,karar verme ve denge gelişimi.Oynanışı   Sınıf eşit sayıda 6-8 kişilik gruplara ayrılır Bu gruplar başlama çizgisinin gerisinde derin kolda sıralanırlar. Her sıranın8-10m karşısında kendi grubundan birer denetçi bulunur. Denetçi ile grup arasındaki mesafe metre ile ölçülerek 1'er metre ara ile mesafeler yazılır. Her grubun en ön sıradaki oyuncunun  gözleri mendille bağlanır. Başla komutu ile birlikte gözleri bağlı öğrenciler yerlerinde 1 tur döndürülerek başlama çizgisinden ileriye doğru yürümeye başlar. Denetçi ''dur tahmin et'' dediğinde oyuncu kaç metre ileriye gittiğini tahmin eder yüksek ses ile söyler. Tahmin doğru ise ilerlediği kadar durdu ise o kadar puan alır. Oyun birkaç devre devam eder. Galip gelen taraf ödüllendirilir.
GUTHRIE'YE GÖRE GÜDÜLENME, AMAÇLAR,            PEKİŞTİRME ve CEZALANDIRMAGüdülenme-DürtülerGuthrie'nin öğrenme kuramında organizmanın güdülenme durumu önemli bir yer taşımaz. Güdülenme durumu, sadece çağrışımsal bağların oluşturduğu hareketleri belirlemesi bakımından önemlidir. Bir başka de¬yişle, dürtü, yeme, içme vb. gibi belirli bir tamamlanmış tepkiyi oluşturan uyarıcı-tepki sıralaması için önemlidir. Aç bir kedi, tok bir kediden farklı hareket edecektir. Dolayısıyla aç kedinin öğrenmesi de farklı olacaktır. Guthrie'ye göre, dürtüler süreğen uyancı sağlaması bakımından önemli¬dirler ve organizmayı amaca ulaşıncaya kadar aktif tutarlar. Örneğin aç ol¬ma, içsel bir uyarım üretir ve yiyeceği elde edip yiyinceye kadar bu uyarı¬cı durum sürer, organizma yiyecek arama etkinliğini sürdürür. Yiyecek el¬de edilip amaca ulaşılınca, süreğen uyancı durum ortadan kalkar.
ÇOCUKTA YALANDil becerisi ve zekası , uydurma ve gizleme dürtülerinden hız alır .(Steine) * Onur annesine ders notlarının hep iyi olduğunu söylüyordu. Ayten Hanım bir gün Onur'un çantasında sınav sonuçlarını görünce, aslında gerçeğin hiç de Onur'un anlattığı gibi olmadığını gördü. * 10 yaşındaki Can, sıkça haftalığını kaybettiğini söyleyip babasından para istiyordu. Annesi evde temizlik yaparken yatağının altında çerezlerden çıkma fazlaca oyuncak buldu. Hatta daha yenmemiş bir kaç çerez paketi de vardı. * Mine, annesinin "Bilgisayarın neden bozuldu?"sorusuna karşılık "Ne oldu, anlayamadım. Bilgisayar birden bire tuhaf sesler çıkarmaya başladı."dedi. Halbuki Mine bilgisayarını oldukça fazla kurcaladığını biliyordu.  
ÇOCUKTA RUHSAL SORUNLARUYUMSUZ ÇOCUK KİMDİR?Uyumsuzluk BelirtileriGelişim basamaklarında çocukların karşılaştığı sorunlar çok çeşitlidir.Bunların birçoğu,o döneme özgü olan,ana babanın desteğiyle çözümlenecek nitelikte sorunlardır.Ancak çocuk bu desteği bulamaz yada ana baba desteği yanlış olursa,olan sorunlar büyür.Örneğin oyun çağında oyuna doymamış yada arkadaşlık ilişkisi kurmamış bir çocuk,okul çağında,toplu oyunlara katılamaz,yaşıtlarıyla yarışamaz.Dolayısıyla olgunluk düzeyi yaşıtlarından geri kalır.Onlarla kaynaşarak olgunluk çağını yaşamak yerine,bir önceki dönemin sorunlarıyla başa çıkmaya uğraşır.Çocuklarda ruhsal sorunlar dış etkenlerden de kaynaklanabilir.Başka bir uyumsuzluk şeklide,aile içi etkileşim,yaşantılar veya yanlış yetiştirme sonucu ortaya çıkar.Ruhsal belirtiler tek başlarına çocuğun uyumsuz ve dengesiz olduğunu kanıtlamaz.Belirti,belli bir gelişim döneminde sıklıkla görülen geçici bir durun olabilir.Belirtinin sıklığı ve gücüde başka bir etken olarak kullanılabilir.Belirtinin sürekliliği de önemlidir.Örneğin yeni bir kardeş doğumundan sonra görülen hırçınlıklar,huysuzluklar olağan tepkiler olarak değerlendirilebilir.Ancak çeşitli nedenlerle bu belirtilerin sürüp gitmesi uyumsuzluk olarak saptanabilir.
ÇOCUKLARDA MOTOR BECERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ1-)Sonuca Yönelik Değerlendirme Araçlarıa-)Görüntüleme Testlerib-)Davranış Değerlendirme Testleri2-)Sürece Yönelik Değerlendirme Araçalarıa-)Temel davranış kalıplarının değerlendirilmesinde kullanılan araçlarb-)Temel motor becerilerin oluşturulmasında gelişimsel sonuçlarc-)Diğer işlemlere yönelik değerlendirme araçları 
Çocuk Hakları Çocuk kavramı konusunda tarihsel  sürece baktığımızda dünya genelinde büyük değişimlerin yaşandığını görmekteyiz. Eski çağlardan bugüne gelirken en büyük değişimlerden birinin çocukluğun algılanışı olduğu görülmektedir. Çocukluğun tarihsel gelişimine baktığımızda babanın istediği uygulamayı yapmakla serbest olduğu, çocuğun bir eşya gibi babanın mülkiyetinde kabul edildiği bir dönemin başlangıcı oluşturduğu görülmektedir. İlerleyen zamanda çocuklar için özel  bir duyarlılığın gerekli olduğu, çocukların özel gereksinimleri olduğu görüşlerinin kabullenildiği bir ara sürecin yaşandığı görülmektedir. Günümüzde ise çocukların yetişkinler gibi medeni, siyasi, toplumsal, kültürel ve ekonomik bütün haklardan yararlanmaları  gerektiği ve bunun sağlanması için çalışmaların yapıldığı bir ortama ulaşılmıştır. Bugün en önemli aşama çocukların katılım haklarının artık kabul edildiği ve kendileri ile ilgili her türlü  olaya  bizzat  katılabilmeleri  görüşünün kabul edilmesidir.        Bu konudaki en büyük  adım da bu  konuda  devrim  sayılabilecek olan çocuk hakları sözleşmesidir. Bugün çocuklar; siyasal, toplumsal, medeni, kültürel ve ekonomik alanlarda yetişkinler gibi haklara sahip olacaklarını gösterir bir Çocuk Haklarına dair Sözleşmeye sahiptirler.        Çocuk haklarına dair sözleşme 2 Eylül 1990 tarihinde uluslararası yasa statüsüne kavuşmasından bugüne kadar dünya üzerinde Amerika, Birleşik Devletleri ve Somali olmak üzere 2 ülke dışında dünyadaki tüm ülkelerce imzalanmış ve tarihteki en yaygın kabul gören ve onaylanan insan hakları belgesi özelliğini kazanmıştır.        Bugün dünya çocuklarının  % 96’sı çocuk haklarını korumak için yasal yükümlülük altına giren ülkelerde yaşamaktadır. Sözleşmeyi onaylayan her ülke çocuklarla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmelerinde anne - babalara ve sorumlu olan tüm kuruluşlara yardımcı olacak tüm önlemleri almakla  yükümlüdür. İmzacı ülkeler bunu yapacağını onaylamış ve imza ile yükümlülük altına girmiştir.
ÇOCUK GELİŞİMİ  "Büyüme" yapısal bir artışı dile getirir. Bedende gerçekleşen sayısal değişiklikleri içerir (kilo, boy artışı gibi). Çocuk, sadece fiziksel olarak büyümekle kalmaz, aynı zamanda beyniyle, iç organlarının yapı ve büyüklüklerinde de değişmeler olur. Beynin gelişimi sonucu, çocukta giderek artan bir öğrenme, anımsama ve yargılama yeteneği oluşur. Böylece fiziksel büyümeye koşut olarak, çocuk zihinsel olarak da gelişir. Buna karşılık, "Gelişme" değişikliklerin niceliği yanında niteliğini de içermektedir. Gelişme kavramı, düzenli, uyumlu ve sürekli bir ilerlemeyi dile getirmektedir. Gelişimin beş temel özelliği vardır: Gelişim;1. Dinamik bir olgudur. 2. Genetik bireyselliğin bir sonucudur. 3. Giderek artan bir bireyselleşme sürecidir. 4. Ardarda giden, düzenli ve dengeli bir süreçtir.
BİREYSEL VE ÖRGÜTSEL ÖĞRENMEI. BİREYSEL ÖĞRENMEA) Öğrenmenin Tanımı  Bir deneyim yada denemenin/bilginin sonucunda davranışlarda meydana gelen sürdürülebilir ve kalıcı değişikliklerdir. Öğrenme insan yeteneklerinde büyüme sürecinin bir sonucu olmayan nispeten sürekli bir değişmedir. Öğrenme, bir ürün (öğrenilen şey) ya da ürünü ortaya koyan süreçtir.Günümüzde öğrenme stratejisi önem kazanmakta, anlamı değişim, yenilik, yaratıcılık, büyüme ve kendini gerçekleştirme gibi kavramları da kapsamaktadır. Herşeyin çok hızlı değiştiği zamanımızda, hıza ayak uydurmak çok güçleşti. Hızlı değişikliklerin olduğu dünyamızda en iyi çözüm öğrenmedir. Gerçek öğrenme insanın özünde varolan birşeydir. Öğrenme sayesinde daha önceleri hiç yapamadığımız şeyleri yapabilmeye başlarız. Öğrenme yoluyla dünyayı ve yaşamın yaratıcı sürecin bir parçası olan kapasitemizi genişletiriz. Her insanın içinde böyle bir öğrenmeye büyük bir açlık vardır.
Bireysel Farklılıklar Bireysel farklılıklar çeşitli kişisel özellikleri ifade etmektedir. Bireysel farklılık deyince akla gelen zeka, yetenekler, kişilik özellikleri, bilişsel sitiller gibi özelliklerdir.Zeka Piaget, zihin gelişimi üzerine dururken, öncelikle zekanın tanımlanması gerektiğini düşünmüş ve bir zeka tanımı geliştirmiştir. Zekanın tanımı psikologların uzun zamandır uğraştıkları konuların başında gelir. Psikologlar henüz zekanın ne olduğunu konusunda uzlaşabilmiş değillerdir. Zeka çalışmaları Spearman'm zekanın tek faktörden oluştuğu düşüncesine kadar geri götürülebilir. Spearman 19201 i yıllarda zekanın g faktörü adını verdiği bir genel faktör ve bazı alt yeteneklerden oluştuğunu öne sürmüştür. Ancak onu eleşti¬renler, birkaç zihinsel yetenek olduğu konusunda odaklanmış¬lardır. Thorndike 1930'lu yıllarda bir takım zihinsel yetenekler belirlemiştir: sözel kavrama, hafıza, muhakeme, uzay ilişkilerini görselleştirıne yeteneği, sayısal yetenek, sözel akıcılık, algısal hız.
2003-2004 BİRİNCİ ÖGERETİM YILI ANKETİ        Konu:Yusuf Kalkavan Anadolu Lisesi ve Sorunları1)Oklumuzda ögrenci olmaktan memnun musunuz? a)Memnunum b)Memnun değilim2)Okulumuza geldiginizden beri kendinizde degişiklik hissettiniz mi?a)Hissettim b)Hissetmedim3)Siz bu okulu yönetseydiniz ne gibi degişiklikler yapardınız?a)Spor salonu yapardım b)Sosyal faliyetleri arttırırdımc)Sınıf mevcudunu azaltırdım d)Diğer4)Ögretmenler ögrencilere gereken ilgiyi gösteriyor mu?a)Gösteriyor b)Göstermiyor c)Arasıra gösteriyor d)Sadece bazıları gösteriyor5)İdareyle görevli kişiler ögrencilere gereken ilgiyi gösteriyor mu?a)Gösteriyor b)Göstermiyor c)Arasıra gösteriyor d)Sadece bazıları gösteriyor
1. OLGUNLAŞMA KURAMIArgyris, çeşitli deneylerle insanlara işyerinde yükselme ve serbest yetki kullanma olanağı vererek onları güdülemenin örgütsel amaçlara ulaşmada önemli bir yol olduğunu ispat etmeye çalışmaktadır. Argyris'e göre, kişinin sorumluluk alanının artırılması, onu daha olgunlaştırmakta, hem kendisi ve hem de işletme için yararlı faaliyetlerde bulunma olanağı vermektedir.Argyris'e göre, kişiyi zaman içinde olgunlaştıran yedi değişim söz konu¬sudur. Her şeyden evvel kişi bir bebek gibi her şeyi başkalarından bekleyen pasif durumdan zamanla kurtulacak ve aktif duruma geçecektir, ikinci ola¬rak, kişi bebekliğinde olduğu gibi başkalarına sıkı sıkıya bağımlı olmak ye¬rine, nispi bir bağımsızlığa kavuşacaktır. Üçüncü olarak, kişi çocukluğundaki sınırlı birkaç davranıştan birçok türde davranışlara yönelecektir. Dördün¬cü olarak, kişi çocukluğundaki rastgele ve yüzeysel ilgiler yerine, bazı konulara daha derin ve güçlü ilgiler gösterecektir. Beşinci olarak, fikri olgunluğa erişmemiş küçüklerin şimdiki zamanla ilgili davranışları, yerini geçmiş ve gelecek zamanı da dikkate alan, daha geniştir zaman süresi ile ilgili davra¬nışlara bırakacaktır. Altıncı olarak, küçük yaşlardaki insanların herhangi" bir işi başarabilmek için kendisini başkalarından aşağı görme hali ortadan kalkacak, yetişkinlikte başkalarına eşit veya daha üst düzeylere gelecektir. Yedinci olarak, kişi çocukluğunda olduğu gibi kendi kendini tanıyamama duygusundan sıyrılarak kendini tanıyacak ve davranışlarını kontrol altına alabilecektir.