Mimarlık
DosyalarEkleme Tarihi
WHAT IS A CITY?The city, which is macro-scaled and limited by the face of the earth and sky, is a architectural element. Each city is quite different world. They have different inner world, existence story and conditions, so each city has own identity and characteristic. Its characteristic features and differences may be local, cultural or architectural. According to Weber, an expression that can define all cities is impossible but can define some cities and their types are possible. The definitions of the city can be divided into two groups. They are concrete city definitions and abstract city definitions. Concrete city definitions are seemed a live organism. A city does not exist without concrete and abstract elements.
Still life with violin and pitcherParis, early 1910 (130 Kb); Oil on canvas, 117 x 73 cm (46 x 28 3/4 in); Kunstmuseum Basel; Romilly 59 The move towards a more complex kind of painting reaches a climax in the still lifes that Braque painted late in 1909 and early the follwing year, for example Violin and Pitcher. These paintings give the sensation that Braque has felt his way visually around each object and examined its relationships with the other objects around it from several viewpoints. By rendering the areas between the objects in a tactile, material fashion, Braque succeeds in fusing objects and space into a spatial continuum composed of small, fluid, interpenetrating planes. It is this concrete rendering of the space around the highly fragmented objects that gives these paintings a sensation of almost unprecedented complexity. The intense visual concentration and the technical discipline underlying these paintings transmits itself to the spectator in a feeling of tension, almost of unrest...
PİRAMİTLERKrallık ailesinin mezarlarını korumak amacıyla yapılan piramitler Mısır’da çok eski tarihlerde ortaya çıktı ve eski imparatorluk döneminin belirgin anıtları olarak kaldı. Üçüncü sülaleye dek kral mezarları mustabalardan oluşurdu. Mustabalar yamuk biçimli höyüklerdi ve tören odasını gizlemek amacıyla kuyu mezar üzerine yapılırdı. Piramitin başlangıçta çok büyük olan boyutları eski imparatorluk döneminde (M.Ö. 2780-2380) yavaş yavaş küçüldü ve orta imparatorluk döneminde (M.Ö. 2065-1785) belirli bir ölçüde kaldı. Yeni imparatorluk döneminde ise (M.Ö. 1580-1085) piramitler kral mezarı olarak ortadan kalktı.
MİMARİ ESERLERYavuz Sultan Selim, dedesi Fatih Sultan Mehmed zamaninda yapilan Haliç Tersanesi'ni kapasite olarak arttirdi.Medreselerin yaninda, sosyal ve ticari alanda hizmet verecek birçok bina insa ettirdi. Hayati yogun savaslarla geçen Yavuz Sultan Selim, Diyarbakir Fatih Pasa Elbistan Ulu Camii,Sam Salihiye'de Muhyiddini Arabi'ye Camii,Imaret ve Türbesi gibi hayir eserleri de yaptirmaya firsat bulmustur.
MİMARİ ESERLERSultan Ikinci Bayezid Istanbul'da birbirinden güzel bir çok mimari eser ve kütüphaneler yaptirdi. 1505'de Istanbul Bayezid Camii ibadete açildi. 14 Eylül 1509'da tarihinde "Kiyamet-i Sugra - Küçük Kiyamet" adiyla anilan deprem meydana gelmisti. Bu deprem Istanbul'u harabe haline getirdi. 1510 yilinda Istanbul yeniden insa edilmeye baslandi.
MODERN VE POST MODERN MİMARLIĞA ELEŞTİRİSEL BİR BAKIŞ Charles Jenks 1977 yılında, Modern Mimarlık'ın öldüğünü bildirerek ölüm tarihini ve yerini dünyaya şu şekilde duyurmuştu: " Modern Mimarlık ABD Missouri St.Lois'te 15 Temmuz 1972 günü saat 15.32'de ölmüştür.Ölüm cezası Pruitt - İgoe mahallesindeki birkaç binanın dinamit ile yıktırılması şeklinde infaz edilmiştir." Acaba bu binaların suçu neydi? Neden kendilerine yıkılma cezası verilmişti? Söz konusu mahalle, 1952-55 yılları arasında Japon asıllı ABD'li ünlü Mimar Minoru Yamasaki tarafından tasarlanıp gerçekleştirilmiştir. O yıllarda söz konusuyapıtlar mimari açıdan pek başarılı bulunmuş ve AIA (American İnstitute Of Architects) Tarafından ödüllendirilmiştir.
MODERN MİMARİ -20.Yüzyılın Modern Mimarlık Akımları: 1897 yılında J.J. Thomson elektronu buldu. Artık atom Grek asıllı adından sanıldığı gibi bölünmez değildi ve böylelikle yeni bir çağ açılmış ve beraberinde modern fiziğin temelleri atılmış oluyordu. Sanat tarihçiler modern sanatla modern fiziğin aynı zamanda doğduğunu çünkü ikisinin de aynı düşünceden başladığını savunurlar. Mimari akımların her birinin de yaşandığı dönemde görülen sanat akımlarıyla bağlantıları vardır.1-FÜTÜRİZM: (1909) 20.yüzyılın ilk on yılı içinde gelişen sanat ve mimarlık dünyasının en ilerici , en yenilikçi , özgün ve ileri hareketidir. 20 şubat 1909 ‘da yayınlanan 1.fütürist manifestosu (bildirgesi) onların estetik anlayışlarını şöyle ifade eder. “Biz tehlike , enerji ve yalınlığın şarkısını söyleyeceğiz ve açıklıyoruz ki dünya yeni bir güzellikle zenginleşmektedir. Hızın güzelliğiyle, yılankavi egzos borularından çıkan patlayıcı nefesiyle bir yarış otomobili kükreyerek giderken makinalı tüfek gibi sesler çıkaran bir otomobil antik güzelliğin simgesi olan Yunan heykellerinden kat kat güzeldir.
MISIR PİRAMİTLERİDünyanın yedi harikasından günümüze kadar ulaşan tek eser, Mısır'daki Keops Piramididir. Mısır'ın başkenti Kahire yakınındaki Nil Nehrinin batısında bulunan Giza Yaylasında bulunmaktadır. Keops Piramidinin yanında biraz daha küçük olan Kefren ve Mikorinos piramitleri bulunmaktadır. Ayrıca, içlerinde prenseslere ve firavunun en yakın yardımcılarına ait mumyaların bulunduğu beş piramit daha vardır. Büyük Piramit de denen Keops Piramidi, M.Ö. 2800 yıllarına doğru hüküm süren Mısır'ın 4. Sülale devri hükümdarlarından Keops'un mezarıdır. İkinci büyük piramit, Keops'un kardeşi olan ve O öldükten sonra firavun olan Kefren'e aittir. Küçük piramit ise M.Ö. 2500'lü yıllarda hüküm süren Mikerinos'a aittir.
MIMARI ESERLER Sultan Birinci Ibrahim döneminde yapilan mimari eserlerden en önemlileri; Topkapi sarayinin içine yapilan Sünnet Odasi, Yine Topkapi sarayinda, Sünnet Odasi ile Bagdat Köskü arasina insa edilen Kameriye (Iftar yeri) ve Sarayin alt tarafinda, deniz kiyisina yapilan yazlik Sepetçiler Köskü'dür.
MIMARI ESERLER Sultan Ikinci Selim memleketin imar ve insasi ile de ilgilenmistir. 1569 yilinda Karadeniz'le Hazar Denizini bir kanalla birlestirme çalismalarini baslatti. Ayasofya Camii yeniden onarildi ve iki minare eklendi. Kanuni Sultan Süleyman'in ölümünden sonra birbirinden güzel mimari eserler vermeye devam eden Mimar Sinan'in en büyük eserlerinden biri olan Edirne Selimiye Camii, Edirne'yi çok seven ve zaman zaman oraya gidip kalan Sultan Ikinci Selim için yapildi (30 Ekim 1574). Yine Sultan Ikinci Selim döneminde; Eyüb Zal Mahmud Pasa, Konya Selimiye Camii, Lüleburgaz Sokullu Camii ve Külliyesi, Karapinar Sultan Selim Camii, Payas Sultan Selim Camii ve Külliyesi, Kasimpasa Piyale Pasa Camii gibi eserler de yapildi.
MIMARI ESERLER Memleketin imari ile de ilgilenen Sultan Üçüncü Murad, Topkapi sarayina bazi köskler ilave ettirdi. Babasi sultan Ikinci Selim ve dedesi Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde birçok esere imza atmis olan Mimar Sinan, Sultan Üçüncü Murad döneminde, ölümüne kadar basarili çalismalarina devam etti. Azapkapi Sokullu Camii, Izmit Pertev Pasa Camii ve Külliyesi, Ilgin Lala Mustafa Pasa Camii, Üsküdar Eski Valide Camii ve Külliyesi, Semsi Ahmed Pasa Camii ve Medresesi, Tophane Kiliç Ali Pasa Camii, Sebil ve Hamami, Manisa Muradiye Camii, Ivaz Efendi Camii ve Ramazan Efendi Camii, Sultan Üçüncü Murad'in Mimar Sinan'a yaptirdigi eserlerdendir.
MIMARI ESERLER Sultan Murad Hüdavendigar, savaslarin ve fetihlerin yani sira imar islerine de gereken önemi verdi. Bursa'da camiler, medreseler ve imarethaneler yaptirdi. Bursa Hüdavendigar Camii, Bursa Sehadet Camii, Filibe Hüdavendigar Camii, Gelibolu Hüdavendigar Camii bunlardandi. Ilk Edirne Sarayi'ni da insa ettiren Sultan Murad Hüdavendigar birçok mescit, hamam, han, kervansaray, çesme ve köprü yaptirdi.
MIMARI ESERLER 4 Ocak 1610'da alti büyük minareli ve 16 serefeli Sultanahmed Camii'nin temel atma merasimi yapildi. Dinine bagli bir insan olan Sultan Birinci Ahmed, caminin temelleri kazilirken eteginde toprak tasidi ve amele gibi çalisti.
MIMARI ESERLER Büyük bir padisah olan Sultan Dördüncü Murad, memleketin imarina da gereken önemi verdi. Döneminde yapilan eserlerden bazilari sunlardir; Ok Meydani Namazgahi, Bayram Pasa Tekke, Türbe, Sebil, Çesme, Sibyan Mektebi, Medrese ve Külliyesi, Nigde Bedesteni, Konya Serefeddin Camii'nin restorasyonu, Revan Köskü, Bagdat Köskü, Üsküdar Çinili Camii, Medrese ve Külliyesi.
MIMARI ESERLER Imar konusunda çalismalar yaptiran Sultan Üçüncü Mehmed, Süt annesi Halime Hatun adina Gölmarmara Halime Hatun Camii ve Külliyesini, Ayrica validesi Safiye Sultan adina da Yeni Valide Camii ve Külliyesini yaptirdi. Bundan baska birçok camiyi tamir ettiren Sultan Üçüncü Mehmed, Yeni Camii'nin de temelini attirdi.
Kervansaray Eskiden ana ticaret yolları üzerinde,kervanların konaklamalı için yapılan büyük hanlar. İslam ülkelerine özgü bir yapı biçimi olan kervansaraylar genellikle kervanların güvenliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş korunaklı binalardı. İçlerinde yolcuların yatabileceği odalar ve salonlar,eşyaların konduğu depolar,ahırlar,tamirhaneler,nalbantlar,hamamlar,mescitler vardı. Türk mimarlığında en eski kervansaraylar,Karahanlılar döneminde yapılmış olan ve ribat adı verilen dört eyvanlı,küçük kalemsi binalardır.(bu plan Anadolu’da yalnızca Evdir handa uygulanmıştır).Bu dönemin örnekleri arasında Ribatı Melik(1078-1079),Dehistan kervansarayı(XI.yy. sonu,XII.yy. başı) Akçakale kervansarayı (1114-1115) belirtilebilir.Karahanlılar’ dan sonra Gazneliler’de aynı ad altında anıtsal yapılar gerçekleşmiştir,ancak bunlardan günümüze ulaşan örneği yoktur.(en önemlilerinden biri 1019/1020 tarihli Ribatı Mahi’ dır).
II. ULUSAL MİMARİProf. Dr. Afife Batur’un da belirttiği gibi Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan mimari gelişmeleri anlamak için öncelikle o dönemin ekonomik ve ideolojik bağlamını incelemek gerekir. Bu çalışmanın konusu olan II. Ulusal Mimarinin oluşumuda böylesi bir bakış açısı ile ele alınacaktır. Ayrıca II. Ulusal Mimariyi tarihsel olarak önceleyen ve I. Ulusal Mimari dönemi ve 1927 – 1939 arası Modernist dönemde tarihsel arka plan olarak kapsama dahil edilecektir.
FİBERGLAS YATLARDA LAMİNASYONBÖLÜM 1 GİRİŞ Mühendislik dizayn tarihinde yeni materyallerin geliştirilmesine yol açan ihtiyaçlar vardır. Bu ihtiyaçlar teknik ilerleme meydana getirmektedir. Denizcilik sektöründe demirin ve daha sonra çeliğin, ağaca alternatif olarak kullanılması yarım yüzyıldan daha kısa bir sürede gerçekleştirilmiştir. İlk fiberglas tekneler ikinci dünya savaşından hemen sonra askeri ve ticari amaçlı araştırmalar sonucunda geliştirilmiştir. Geliştirilen fiberglas yapılı tekneler hafifliği, su geçirmezliği, dayanıklılığı, kolay bakım ve onarımı ile diğer yapı malzemelerinin yerini almıştır. Günümüzde küçük tekne üretiminde en geçerli yöntem olarak kullanılmaktadır. Fiberglasın bu popüleritesine rağmen, birçok kişi tarafından çok egzotik bir malzeme olarak görülmektedir ve yatların yapısal dizaynında matematiksel hesaplamalardan ziyade sanatsal çizimlere dayanmaktadır. Bir çok tasarımcı literatürde yapısal malzeme olarak fiberglas davranışlarını kullanmada zorluk çeker. Çünkü genellikle fiberglas yapısı tasarımcının kullanacağı yer için uygun bir forma getirilmesi zor bir malzemedir. Aynı zamanda pek çok küçük tekne üreticisi tasarım yaparken aynı ölçüler için deney ve pratiğe dayalı sonuçların saklandığı daha önce denenmiş bilgilerden yararlanırlar.
Design Principles of Trusses2. GENERAL INFORMATIONS Trusses are structures composed of slender straight bars whose members are in tension or compression only. Truss members, which are two-force members, are connected at their extremities only. A truss is arranged in the form of one or more triangles. Trusses are commonly employed in bridges, towers, and roof structures. They use material very efficiently and are consequently economical for spanning distances up to several hundred feet. Trusses may be used to span distances from 30 ft to 1000 ft. Trusses are usually made of steel or timber, and rarely of reinforced concrete because of its large dead load and low strength in tension. The bars of steel trusses may be steel trusses may be single, double angles or channels, tubes, or even I-sections. Timber truss members have rectangular cross-sections. Since steel members are usually more slender than timber members, truss configurations with shorter compressive members are more suitable for steel structures.
Büyük Külliyeler Devriİkinci Bayezid döneminden 16. yüzyılın sonuna kadar olan süre, Osmanlı mimarisinin “Klasik Dönemi” olarak adlandırılır. II.Bayezid ile başlayan bu döneme, aynı zamanda “Büyük Külliyeler Devri” de denilebilir.Osmanlı devleti, Fatih Sultan Mehmed’le birlikte imparatorluk niteliği kazanmıştır. Erken dönemde de külliye sayısı hayli çok olmakla birlikte kent planlamasına pek büyük katkıları yoktu. İstanbul’un başkent olmasıyla başlayan dönemin bir ürünü olan Fatih Külliyesi, gerek büyüklüğü gerek planlamasındaki düzenliliği, gerekse kentin dini ve kültürel merkezi oluşu ile Osmanlı mimarisinde bir çığır açmıştır. Daha sonra II. Bayezid’in Edirne, Amasya ve İstanbul’da yaptırdığı külliyeler, bu kentlerin Osmanlı kimliği kazanmasında önemli rol oynamışlardır.
BİÇİM VE MEKAN Mekanlar sürekli olarak varlığımızı sarmalar. Biçim ve nesneleri görerek mekanın içindeki ve dışardan gelen etkileri hissederiz. Onun görsel biçimi, ışık kalitesi, boyutları ve ölçeği tamamen toplam biçimin elemanları tarafından tanımlanan sınırlarına bağlıdır. Mekan çevrelenmekle ve biçimini oluşturan elemanlarla mimari oluşum kazanır. Figürler dikkatimizi çeken pozitif elemanlardır. Bunları algılamak arkalarındaki zıt fonu anlamakla olur. Bunlar karşıtların birliğini oluşturur. Bunun gibi biçim ve mekan elemanları da mimarlığı oluşturur. Mimari Biçim kütle ve mekan arasındaki ortak temas noktasında varolur. Mimaride biçim ve mekanın ilişkisi birkaç ölçekte tespit edilebilir. Kentsel ölçek de binanın bir yerin mevcut dokusunu koruyup korumayacağı, diğer binalara dekor olup olmadığı, kentsel mekanı tanımlayıp tanımlamayacağı veya mekanda serbest durmasının uygun olup olmayacağı dikkate alınmalıdır. Aynı şekilde binaların plan çiziminde de duvarları pozitif eleman olarak okuma eğilimi gösteririz. Aralarda kalan alanlar duvarlar için arka plan değil şekil ve biçimlerle dolu çizimin içindeki figürler olarak görülmelidir. Binadaki her mekanın biçimi ve çevrelenişi ya etrafındaki mekanların biçimini belirler yada onlar tarafından belirlenir.
BETON PARKE TAŞLARIUzun yıllardan beri Avrupa ve Amerika ülkelerinde oldukça yaygın olarak kullanılmakta olan beton parke taşları son yıllarda yurdumuzda da en çok tercih edilen dekoratif yer döşeme elemanı olarak inşaat sektöründe yerini almıştır. Her çeşit altyapı çalışmasında kolaylıkla sökülüp tekrar kullanılabilen bir malzeme olduğundan dolayı ekonomiktir.Aynı zamanda asfalta göre daha estetik ve dayanıklı olması nedeniyle şehiriçi araç trafiğine açık yollarda ve diğer tüm alanlarda rahatlıkla kullanılabilmektedir.Beton parke taşları TSE normlarına uygun olarak üretilmektedir.Serin malzeme olduğundan yazın parklar, yürüyüş alanları ve teraslar için ideal bir malzemedir.
Anadolu Selçuklu mimarisi Anadolu Selçuklu mimarisinin önemli eserleri arasında yer alan Konya Karatay Medresesi,bugüne kadar tamamlanma tarihi olan 1251-52 yılıyla tanıtılmıştır.12.-13. yüzyıllarda Anadolu’da cephe mimarisinin gelişmesini inceleyen araştırmada yapılan tarihlemenin doğru olmadığı belirtilmiş,Konya Karatay Medresesi kapısının,mimari ve süsleme özellikleri ile 1220-1230 yıllarıyla ifade edilen döneme tarihlendiği ileri sürülmüştür.1230 Yılıyla başlayan ve I.Alaeddin Keykubat’ın ölümüyle sonuçlanan yıllar (1230-1237) yapılan tarihlemede daha kesin bir dönemi belirtmektedir.
ALGI :Algının Genel Tanımı: Bir fiziksel çevrede yaşayan ve devamlı olarak bu fiziksel çevreyle karşılıklı etkileşim içinde bulunan insan, yaşamını devam ettirebilmek için çevresini tanımak ve kavramak zorundadır. İnsan çevresini duyu organlarına gelen bir takım bilgiler yolu ile tanır ve kavrar. Duyu organlarımız aracılığıyla gerçekleşen bu bilgilenme süreci sayesinde dış dünyayla ilgili bir takım veriler toplarız. Bu bilgilenme olayı, bir tür fiziksel enerjinin duyu organlarımızdan birine ulaşıp, buradan da sinirler aracılığıyla beyne iletilmesiyle gerçekleşir. Bu olaya da, kısaca algı denir. Bir şeyi algılamak, onunla ilişkin duyum ve imgeleri bir bütün halinde toplamak ve bunların nesnel varlıklarına hükmetmektir.
Ahmet Vefik Alp1948 yılında Istanbul Kadıköy'de dünyaya gelen Ahmet Vefik Alp, Saint Joseph Fransız Lisesi'ni bitirdikten sonra, Robert College Inşaat Mühendisliği Bölümünde yüksek öğretime başladı, aynı yıl Istanbul Teknik Üniversitesi'ne geçerek, buradan 1971 yılında 'Pekiyi' derece ile 'Mimar, 1973 yılında da yine 'Pekiyi' derece ile Yüksek Mühendis Mimar diplomalarını aldı.Alp'in diploma çalışması olarak hazırladığı İstanbul Belediyesi Tepebaşı Kültür Merkezi projesi ile görerek yayınlanmış, yine o sırada katıldığı TC Merkez Bankası Idare Merkezi Proje Yarışmasına gönderdiği teklif banka tarafından satın alınmıştır. Mezuniyetinden hemen sonra ITÜ Mimarlık Fakültesinde 'asistan'lığa atanan Alp, diğer taraftanda proje ve tatbikat deneyimlerine başlamış, bu arada Yüksek Denizcilik Akademisi Tuzla Kampüsü Projesini hazırlamıştır.Alp, 1977 yılında Istanbul Teknik Üniversitesi'nce Devlet hesabına Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderilmiştir.
Ana Menü
| Anasayfa |
| Haberler |
| Arama |
| İlanlar |
| Eğitim Siteleri |
Edubilim
| Forum |
| Resim Galerisi |
| Video Galerisi |
| Program Arşivi |
| Döküman Arşivi |
| Bilim Adamları |
| Kolay Ulaşım |
Üniversiteler
| Türkiye Üniversiteleri |
| Yabancı Üniversiteler |
Popüler Döküman
(Eğitim)
(Psikoloji)
(Eğitim)
(Otelcilik)
(Sunular)
Eğitim Siteleri
- Edebiyat- Türkçe -Şiir (12)
- Okul Öncesi (7)
- Sınavlar (10)
- Rehberlik Siteleri (11)
- Üniversite Siteleri (77)
- Eğitim Haberleri (12)
- Sözlük - Çeviri Siteleri (6)
- Ders Yardımcıları (5)
- Eğitim Forumları (9)
- Genel Eğitim Siteleri (13)