Kitap Özetleri
Kitapların özetleri , yazarları, anafikirleri ve görüşler....
DosyalarEkleme Tarihi
ŞİŞHANEYE YAĞMUR YAĞIYORDUKİTABIN ADI:ŞİŞHANEYE YAĞMUR YAĞIYORDUKİTABIN YAZARI:HALDUN TANERYAYINEVİ VE ADRESİ:BİLGİ YAYINEVİ / ANKARABASIM YILI:19871.KİTABIN KONUSU:Kitap sadece yazarın hayatta yaşamış olduğu bazı tecrübelere dayanarak yazmış olduğu denemeleri sunuyor. Hayatta neyin ne anlama geldiğini bazı yazılarında anlatmıştır.2.KİTABI ÖZETİ:ŞİŞHANEYE YAĞMUR YAĞIYORDUBir Amerikalı fotoğrafçı,makinesinin objektifini çıkarıp yerine bir at gözlüğü takmak suratiyle, çeşitli resimler çekmiş. Bu resimlerden , eşya ve insanlar, at retinasına,gerçekte olduklarından yarım misli daha iri aksediyorlarmış. Fotoğrafçını denemeyi nasıl bir gözü ile yaptığını bilmiyoruz. KONÇİNALAR İskambil destesindeki kağıtların özellikleri:The jolly jocker yazılı kağıt, delişmen, uçarı,biraz cambaz, biraz sihirbaz,biraz düzenbaz,ama neşe dolu, hayat ve hareket dolu, kanı sıcak delikanlı. Aslarda bir kral havası, bir padişah cakası vardır. Karamaça beyinde meşhum birşeyler sezilir. İspati beyini bizans prensine benzetirim. Kupa beyi herhalde osmanlı hanedanına mensup olmalı. Kupa kızı ,etine dolgun, duru-beyaz, hanım-hanımcık bir tazedir. Kupa papazı , pek babacan pek yakın bir adamdır. İspati kızına gelince , ondan her türlü sinsilik umulur. Karolar , onlar kişizade, görmüş geçirmiş bir ailedir. Maçalar , bir ermeni ailesidir.
KİTABIN ADI: ŞEKER PORTAKALIKİTABIN YAZARI: JOSE MOURA DE VASCONCELOSYAYINEVİ: DERGAH BASIM YILI: 1999FİYATI: 3.000.000 TL.KİTABIN KONUSU: Ailesinden baskı gören ve bu yüzden aradığı değerleri başkasında bulan bir çocuğun,ilk başta korkması ve sonra da onu babası olarak görmesiESERİN ÖZETİ: ŞEKER PORTAKALI Yaramazlığıyla tüm mahallede adından söz ettiren ve ailesinin kendisini daha fazla olay yaratmaması ve kendilerinin biraz daha rahat edebilmeleri için kendisini daha beş yaşında okula göndermelerinden şikayet eden Zeze,en çok sevdiği kardeşi olan Luis devamlı gezerdi.Zaten insanın ailede biriyle daha çok ilgilendiğini ve bununda Luis olduğunu söylerdi.Ama abisi Totoca ile birlikte de gezerlerdi. Zeze devamlı Edmundo dayısıslagörüşür ve ondan çok şey öğrenirdi.Ona göre o bir kültür abidesiydi.Her gitttiğinde kendini geliştimesi bakımından bayağı mesafe katediyordu. Noel yaklaşıyordu.Ve bütün şehirdeNoel’in yaklaştığını gösteren olaylar gelişiyordu.Bütün dükkanlar daha canlı, daha farklıydı.Yalnız Zeze ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle bu heyecanı yaşayamıyordu.Bir kamyon dolusu oyuncak dağıtılacaktı.Bu oyuncaklardan alabilmeri için oyuncakların dağıltıldığı ve çok mesafade bulunan bu yere gitmeleri gerkiyordu.Ve de kardeşiyle birlikte gittiler.Bu yere vardıklarında oyuncak kalmamıştı.dolasyısıyla Noel’I armağansız geçirdiler.Bu durumdan şikayetçi olan Zeze homuldanırken babası duydu.Babası bu olay üzerine bir köşeye çekilip çok üzüldüğü anlaşılırcasına oturdu.Zez babasını orda olduğundan haberdar değildi.Kemdisini affettirmek için boyacı sandığını kapıp para kazanmaya gitti ve babasına sigara getirdi.
1. ESERİN ;ADI: Ölü Ozanlar DerneğiYAZARI: N.H. KleinbaumÇEVİRİ: Sızan Cehani AlioğluSAYFA SAYISI: 142 SayfaBASKI YILI: 1990BASILDIĞI YER: Real Yayıncılık/Hürriyet Ofset A.Ş.2. ESERİN KISA ÖZETİ: Welton Akademisi bulunduğu bölgenin en disiplinli ve en iyi eğitim veren okullarından biriydi. En ufak disiplinsizlikte bile çok büyük cezalar veriliyordu. Okul tarafından benimsenmiş olan bazı ilkeler vardı. Bu ilkeler disiplin, gelenek, yetkinlik ve onurdu. Okul bu ilkelerden asla vazgeçmiyor, bu ilkelere uymayanlar ise en ağır şekilde cezalandırılıyordu. Her sene açılış törenlerinde bu ilkeler öğrenciler tarafından açıklanıyordu. Bu okul yatılı bir okul olmasından dolayı öğrenciler aralarında çok sıkı arkadaşlıklar kuruyorlar ve her zaman kötü zamanlarında birbirine destek oluyorlardı. Çünkü onlar daha küçük yaşta anne ve babalarından ayrılmış ve böyle disiplinli bir okula gelmiş olmanın sıkıntılarını yaşıyorlardı. Bu sıkıntıların üstesinden birbirlerine verecekleri destek ile gelebileceklerdi. Anne ve babaları için, çocuklarının bu okulda okuması büyük bir gururdu. O yıl yani 1959 da Welton Akademisi yine görkemli bir açılış yapmış. Ve okula yeni alınan öğrencilerle birlikte eğitim yılına başlamıştı. Welton Akademisine başka bir okuldan transfer olan Todd Anderson çekingen bir çocuk olduğundan dolayı henüz yeni arkadaşları ile tanışmamıştı. Onun kendisine hiç güveni yoktu. Her zaman çok alçak bir sesle konuşuyor ve insanlardan utanıyordu. Oda arkadaşı Neil onunla tanışmış ve onu bu özelliğinden dolayı azarlamıştı. Çünkü yatılı bir okulda eğer içine kapanık olarak davranırsa çok şeyler kaybedeceğini ve bu özelliğinden hemen kurtulmasını gerektiğini söyledi. Neil Toddu diğer arkadaşları ile tanıştırdı. Knox, Charlie, Cameron, Pitts ve Meeks’de onu çok sevmişlerdi. İşte arkadaşlıkları böyle başladı. Hem okulun eski mezunu hem de yeni İngilizce öğretmeni olan Keating’in okula gelmesi ile bu arkadaş grubunu yaşamı değişmeye başladı. Bay Keating’ten etkilenen yedi arkadaş Ölü Ozanlar Derneğini kurdular. Derneğin yeri okulun yakınlarında bir mağaraydı. Çocuklar bu mağarada toplanıp burada ölü ozanların şiirlerini okuyorlar ve adeta bu şiirleri yaşıyorlardı. Burada toplanıp bu şiirleri okumanın asıl amacı ailelerinin baskı ve beklentilerinden bir an için uzaklaşmak ve yaşamın her anının ne kadar önemli olduğunu anımsamaktı.
KİTABIN ADI : ZEYTİNDAĞIKİTABIN YAZARI : FALİH RIFKI ATAYYAYIN EVİ : ÖTÜKENBASIM YILI : 1981KİTABIN KONUSU : Yazar bir görev sebebiyle Cemal Paşa’ın karargahına yani Zeytindağı’na gitmiştir. Burada yaşamış olduğu olayları ve anılarını bulunduğu tarihin önemli olaylarını da içine alacak şekilde anlatmıştır. KİTABIN ÖZETİ : Birinci Dünya Harbi patlak verdiğinde Falih Rıfkı yedek subay olarak orduya alınır ve Cemal Paşa’nın karargahına tayin olur. Cemal Paşa ile ilişkileri de burada gelişir.Kitabın ilk kısımlarında İttihat ve Terakki’den söz edilmiştir. İttihat ve Terakki içerisinde Cemal Paşa, Talat Paşa ve Enver Paşa en önemli simalardır. Cemal Paşa yenilikçiliği ile tanınmaktadır. Enver ve Talat Paşa’lar ise muhafazakar bir kişilik sergilemektedir. Enver Paşa’nın Turancılık fikirleri güçlüdür. Falih Rıfkı, Enver Paşa’nın bu fikirlerini benimsememekte ve Enver Paşa’yı diktatör olarak nitelemektedir. Türkiye’nin kurtuluşunun Enver Paşa gibilerden kurtulmakla mümkün olduğu düşüncesindedir. İttihat ve Terakki kendi içerisinde bölünmüş bir yapı sergilemektedir. Bir birlik ve beraberlik söz konusu değildir. Her liderin bir grubu vardır. Falih Rıfkı da Cemal Paşanın adamı damgasını taşımaktadır. Falih Rıfkı, İttihat ve Terakkinin bu yönünü yani fikir birliğinin bulunmayışını eleştirmektedir. Çünkü yaşanılan buhrandan kurtuluş ancak birlik ve beraberlikle mümkündür. Buna rağmen bilinçsiz yaklaşımlar, kişisel hesaplaşmalar İttihat ve Terakkiyi kendi kendisiyle uğraşan bir duruma düşürmüştür.
KİTABIN ADIZeytindağıKİTABIN YAZARI Fatih Rıfkı ATAYYAYINEVİ VE ADRESİ BASIM TARİHİ 1981KİTABIN YAYIM MAKSADI Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde içine düştüğü durumu ortaya koymaktadır.KİTABIN ÖZETİ :Kitabın ismi; Cemal Paşa’nın karargahının (4. Karargah) bulunduğu Kudüs’e yakın bir dağın isminden gelmektedir. Kitapta Osmanlı saltanatının son günlerinden Türkiye Cumhuriyetinin ilk günlerine kadarki bir zaman dilimi anlatılmaktadır. Yazar bir görev sebebiyle Cemal Paşa’ın karargahına yani Zeytindağı’na gitmiştir. Burada yaşamış olduğu olayları ve anılarını bulunduğu tarihin önemli olaylarını da içine alacak şekilde anlatmıştır.Birinci Dünya Harbi patlak verdiğinde Falih Rıfkı yedek subay olarak orduya alınır ve Cemal Paşa’nın karargahına tayin olur. Cemal Paşa ile ilişkileri de burada gelişir.Kitabın ilk kısımlarında İttihat ve Terakki’den söz edilmiştir. İttihat ve Terakki içerisinde Cemal Paşa, Talat Paşa ve Enver Paşa en önemli simalardır. Cemal Paşa yenilikçiliği ile tanınmaktadır. Enver ve Talat Paşa’lar ise muhafazakar bir kişilik sergilemektedir. Enver Paşa’nın Turancılık fikirleri güçlüdür. Falih Rıfkı, Enver Paşa’nın bu fikirlerini benimsememekte ve Enver Paşa’yı diktatör olarak nitelemektedir. Türkiye’nin kurtuluşunun Enver Paşa gibilerden kurtulmakla mümkün olduğu düşüncesindedir. İttihat ve Terakki kendi içerisinde bölünmüş bir yapı sergilemektedir. Bir birlik ve beraberlik söz konusu değildir. Her liderin bir grubu vardır. Falih Rıfkı da Cemal Paşanın adamı damgasını taşımaktadır. Falih Rıfkı, İttihat ve Terakkinin bu yönünü yani fikir birliğinin bulunmayışını eleştirmektedir. Çünkü yaşanılan buhrandan kurtuluş ancak birlik ve beraberlikle mümkündür. Buna rağmen bilinçsiz yaklaşımlar, kişisel hesaplaşmalar İttihat ve Terakkiyi kendi kendisiyle uğraşan bir duruma düşürmüştür.Falih Rıfkı, Cemal Paşa ile beraber çalışmaya başladıktan sonra, olayları daha açık ve net bir şekilde görebilmektedir. Bir dönem, bir İmparatorluk yok olmaktadır. Yazar bunu sezinleyebilmektedir. Suriye, Filistin ve Hicaz’da yaşamış oldukları bir devrin çöküşünü gözler önüne sermektedir.
İSTİLAKİTABIN ADI İSTİLAKİTABIN YAZARI ROBİN COOKYAYINEVİ VE ADRESİ CUMHURİYET KİTAB KULÜBÜ ÇAĞALOĞLU/ İSTANBULBASIM YILI 19991. KİTABIN KONUSU : Hızla gelişen bu evrende dünya ondan başka da dünyalar olduğunu fark etmeli ve buna yönelerek bu konuda kendine göre bir takım işlere başlamalıdır. Yoksa bir gün bu alanda bulunan (dış çevredeki) varlıklar onu fethedebilir. Bunu göze alarak bilime ve teknolojiye önem vermenin bilincinde olmalıdır. 2. KİTABIN ÖZETİ : Her şey bir gece aniden olan bir meteor yağmuru ile başlar, şehirdeki tüm elektronik eşyalar yanmıştır. Bu olaydan sonra çevrede siyah çakıl taşlarına benzeyen cisimler fark edilir. İnsanlar bu çakıl taşlarına dokunduklarında bu çakıl taşları insanlara bir protein aşılayarak, insan ve tüm canlı genlerinde 2.5 milyar senedir pasif bir şekilde bulunan, fakat bu aşı ile beraber aktifleşecek bir virüs canlanır ve değişim başlar. Artık insanlık nezleden daha hızlı yayılan bir belayı bir avuç bilim adamı ile atlatmak zorundadır.
ÜMİT DÜNYASITÜRK DİLİ VE KOMPOZİSYON-1 DERSİ KİTAP ÖZET FORMUKİTABIN ADI ÜMİT DÜNYASIKİTABIN YAZARI ŞEVKET RADOYAYINEVİ VE ADRESİ IŞIK YAYINCILIKBASIM YILI 1980 1.KİTABIN KONUSU İnsanlara yeni görüş açıları getiren bir makale kitabıdır.2.KİTABIN ÖZETİ a.ÜMİT DÜNYASI Bu geçici dünyada misafir olarak kaldığımız müddetçe kaybetmememiz gereken, hep saklamamız, ruhumuzun bir köşesinde kendisine ufacıkta olsa her zaman bir yer ayırmamız gereken tek şey ümittir. İnsanoğlu kybettiği birçok şeyi, bu arada parayı, mevkii, sağlığı ancak ümidi kaybetmezse yeniden bulabilir.
YILANLARIN ÖCÜTÜRK DİLİ VE KOMPOZİSON-1 DERSİKİTAP ÖZET FORMUKİTABIN ADI YILANLARIN ÖCÜKİTABIN YAZARI FAKİR BAYKURTYAYIN EVİ VE ADRESİ REMZİ KİTABEVİ BASIM YILI 1979 1.KİTABIN KONUSUKitap,yıllar önce bir köyde geçmiş toprak kavgasnı anlatır. Bu köyün yitik kahramanı Bayram ve onun haklı mücadelesi.2.KİTABIN ÖZETİBayram,köyünün doğru sözlü, bileği kuvvetli delikanlısıdır. Yıllarca bu köyde yaşamış,ömrünü bu topraklarda çalışmaya adamıştır. Az miktardaki toprağıyla geçinmeye,ürününün mahsülünü almak için uğraşır. Fakat birgün gelir köydeki arkadaşlarından birim olan Haceli,Bayram’ın evinin önündeki boş araziye ev yaptırmak ister. Bayram buna karşı çıkar. Köyün muhtarı bu boş arazinin satılmasına menfaati için,daha olaylar başlamadan önce karşı çıkmadığından,sürekli Haceli denilen o adama destek çıkmak zorunda kalır. İş öyle bir duruma varır ki muhtar Bayram’ı razı etmek için ayarladığı birkaç adamla dövdürtmek zorunda kalır. Buna rağmen Bayram hakkını savunur. Ve yanında her zaman ona destek çıkmış annesini bulur. Bu olaydan bir hafta sonra kaymakamın köye geleceği haberini duyan muhtar onu memnun etmek için bütün hazırlıkları yapar. Bayram’ın annesi haberi duyunca daha kaymakam gelmeden bir gün önce onun geleceği yolda,dövüldükten sonra sakat kalmış olan oğlunuda götürerek beklemeye başlar. Ve onu gördüğünde olup biten herşeyi anlatır. Kaymakam köye geldiğinde,köy muhtarı başta olmak üzere herkesi tersler. Bayram’ın evinin önüne ev yapılmaması için bir belge çıkartarak Bayram’a verir. Fakat,bu olayların şokunu üstümden atlatamayan Bayram’ın annesi delirir.
KİTABIN ADI ÜÇ İSTANBULKİTABIN YAZARI MİTHAT CEMAL KUNTAYYAYIN EVİ OĞLAK YAYINCILIKBASIM YILI 1998
Yaprak DökümüTÜRK DİLİ VE KOMPOZİSYON-1 DERSİKİTAP ÖZET RAPORUKİTABIN ADI Yaprak DökümüKİTABIN YAZARI Reşat Nuri GÜNTEKİNYAYIN EVİ İnkılâp ve Aka-İstanbulBASIM YILI 19831.KİTABIN KONUSU: Gelir düzeyinin üzerinde bir yaşam sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır.2.KİTABIN ÖZETİ : Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar'daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun kalmaz.Bir süre sonra Şevket, Ferhunde adında hafif meşrep bir kadınla evlenir. Eğlenceye düşkün olan bu kadın, birbirinden genç, güzel ve hareketli, asrî olmaya meraklı olan Neclâ ve Leylâ'nın da karakterini bozar. Bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık partiler düzenlenir. Evin büyük kızı Fikret, yengesi ve kardeşleriyle anlaşamadığı ve bu durumdan hiç memnun olmadığı için en az babası kadar üzgün ve kırgındır. Hayriye Hanım, sırf kızlarına koca bulmak ümidiyle evde her değişikliğe razı olur. Şevket de olanlardan memnun kalmamasına rağmen belki de karısının tesiriyle kendisini bu hevese kaptırmıştır...
KİTABIN ADI : YALNIZIZKİTABIN YAZARI : PEYAMİ SAFAYAYIN EVİ : ÖTÜKENBASIM YILI : 1992 KİTABIN KONUSU : Bir genç kızın hayallerinin son bulması.KİTABIN ÖZETİ : Tarık, Feriha’yı seven fakat geçmiş yaşamında farklı kadınlarla birlikte olan birisidir. Feriha ile bir köy bahçesinde buluşurlar. Tarık, kendine ait olan bir dünya kurmuş ve bu dünyanın içerisine yalan, kin, nefret gibi duyguları sokmamıştır.Tarık’ın kardeşi Feride, Ahmet’i sever, ama ailesine bu sevgisini açıklayamaz. Çünkü Ahmet bir isyancıdır. Fakat Feride’nin Ahmet ile birlikte olmasından sonra sessizleşmesinden annesi olanları anlar ve Feride’ye bağırıp çağırır. Feriha, Tarık’a o zamana kadar yalan söylemiştir. Ama son günler yalan söylediğini sezer. Feriha’nın Paris’te arkadaşlarına özenerek, yaşlı bir adamla evlenip Paris’e yerleşme isteği gün geçtikçe artar. Arkadaşının İstanbul’a gelmesiyle buluşurlar, ama arkadaşını çevrenin sevmemesinden dolayı bu buluşmalar gizli olur. Feriha, Tarık’ı gerçekten sever, ama Paris’e gitme fikri de ona cazip gelir. Feriha’nın babasının ölmesi evde daha da sıkı yönetim ilan edilmesine neden olur. Feriha’nın abisi ne Paris’ten gelen arkadaşalrıyla ne de Tarık ile görüşmesine izin vermektedir. Feriha’nın rahat bir hayat yaşama isteği galip gelir ve arkadaşıyla Paris’e gitmeye karar verir. Yaşlı bir adamın metresi olacaktır. Bunu öğrenen abisi önce dışarı çıkması yasaklar daha sonra Feriha’yı odasına kilitler. Feriha içeride arka arkaya sigara içmeye başlar. Bu sırada Tarık’ın burnuna yanık kokuları gelmektedir. Ama hiçbir yer yanmamaktadır. Feriha sigarayı yakmak için çakmakla uğraşırken yatağın çarşafını yakar. Kaçmak istemesine rağmen odanın kapısı kilitli olduğu için dışarı çıkamaz. Duman kokusunu alan hizmetçi abisini kaldırır. İçeri girdiklerinde çok geç kalmışlardır. Artk Feriha hayata gözlerini yummuştur. Feriha’nın not defterinde “Biz, hepimiz sadece kendimizi düşündüğümüz için yalnızız ve yalnız kalacağız” cümlesini okuyunca kızın üstüne çok yüklendiklerini anlarlar, ama çok geç kalmışlardır.
KİTABIN ADI :Yağmur BeklerkenKİTABIN YAZARI :Tarık BuğraYAYIN EVİ VE ADRESİ :Ötüken Neşriyat A.Ş. Klodfarer Cad. 40/7 Divanyolu/ İstanbulBASIM YILI :1987KİTABIN KONUSU :Çok partili döneme geçişin halk üzerindeki etkileri. KİTABIN ÖZETİ : Cumhuriyet Halk Fırkası döneminde şirin bir Anadolu kasabasında halkın yararlanabileceği güzel bir park açılışı yapılır. Bu açılışla kasabalıların halk fırkasına olan güven ve sevgileri perçinleşir. Avukat Rahmi Bey kasabada büyümüş, küçük yaşta annesini ve babasını kaybedince hayatının sonraki dönemini amcası ve onun ailesiyle geçirmiş birisidir. Eşi ve iki çocuğuyla şirin kasabada sade ve huzurlu bir hayat sürmektedirler. Rahmi Beyin amcası Rıza Efendi kasabanın sevilen ve sayılan bir simasıdır. Bu güzel geçen günlere gölge düşürecek, bu mutlu insanların arasına kırgınlıklar sokacak bir gelişme olur. Gazi Paşa’nın bizzat kendi isteğiyle kurulacak olan yeni bir siyasi partiden bahsedilmeye başlanır. Bu söylentiler yanında kasabadan partiye kimlerin olumlu bakıp katılacağı merakla gözlenmektedir. Kasabanın sevilen adamı avukat Rahmi’ye teklif gelir. Bu teklifi kabul eden fakat kabul etmekle de birçok yakınını karşısına alan Rahmi’ zor günler beklemektedir. Aile yaşantısı ve hayat düzeni altüst olan Rahmi’nin bir de uğraşmak zorunda kaldığı kasaba halkı vardır. Başarısızlıkla sonuçlanan bu çok partili hayata geçiş denemesinin bu şirin Anadolu kasabasına getirdiği huzursuzluktan başka bir şey olmamıştır. Sonunda Ankara’da tanınan ve sevilen Rahmi’ye vekillk teklif edilmiş ve haytları zor da olsa eski günlerdeki gibi huzura kavuşmuştur.
KİTABIN ADI :YAĞMUR BEKLERKENKİTABIN YAZARI :TARIK BUĞRAYAYIN EVİ VE ADRESİ :ÖTÜKEN NEŞRİYAT A.Ş. KLODFARER CAD. 40/7 DİVANYOLU/ İSTANBULBASIM YILI :19871.KİTABIN KONUSU2. KİTABIN ÖZETİ3. KİTABIN ANA FİKRİ4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ5. KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
YAZARIN ADI :Wilbur SmithYAYIN EVİ VE ADRESİ :Altın Kitaplar Yayınevi/Celâl Ferdi Gökçay Sk. Nebioğlu İşhanı Cağaloğlu-İstanbul KİTABIN ADI :Nehir TanrısıBASIM YILI :1993KİTABIN KONUSU Kitap, Eski Mısır döneminde,Taita adlı hadım edilmiş bir kölenin çevresinde gelişen olayları ve Eski Mısır’daki yaşamı anlatıyor.KİTABIN ÖZETİ Köle Taita efendisinin kızı olan Lostris’e aşıktır.Lostris ise Taita’nın da dostu olanTanus adlı genç bir askeri sever;fakat Lostris’in babası kızının Tanus ile evlenmesine karşı çıkar.Taita,Lostris’I o kadar çok sever ki onun mutluluğu için sevdiği erkekle birlikte olmasına yardım eder.Ne var ki; bir türlü efendisini ikna edemez;çünkü efendisi Lord Intef eskiden beri Tanus’un babasına kin beslemiş,aslında onun hakkı olan lordluğu onu öldürterek kendisi ele geçirmiştir ve bunu yalnızca Lord Intef veTaita bilmektedir. Mısır’da her sene düzenlenen şenliklerden birinde, Firavun Mamose Lostris’I görür ve çok beğenir.Yirmi karısı olan ;fakat hiç erkek çocuğu olmayan firavun, Lostris’le evlenip ondan bir erkek çocuk dünyaya getirmesini ister.Lostris’in firavunla evlenmesi üzerine Lord İntef kızına düğün hediyesi olarak Taita’yı verir.Köle Taita ,firavun için baktığı falda firavunun beş yıl içinde öleceğini görür.Bu haberi,Lostris’in firavunla evlenmesinden ötürü çok büyük acılar çeken Tanus’a bildirir.Ordudaki başarılarından dolayı yüksek bir rütbeye getirilmiş olan Tanus, o dönemde Mısır’da oldukça ciddi bir sorun olan çeteleri yakalamakla görevlendirilir.Tanus;bu çeteleri yakalarken dostu Taita’dan da birçok konuda yardım alır;çünkü bu çeteleri perde arkasından Lord İntef yönetmektedir ve bunu Taita da bilmektedir.Taita Lord İntef’le aralarındaki sırları daha fazla saklayamayacağını düşünür ve bildiği herşeyi Tanus’ anlatır.
VERONİKA ÖLMEK İSTİYORTÜRK DİLİ VE KOMPOZİSYON-1 DERSİKİTAP ÖZET FORMU KİTABIN ADI : VERONİKA ÖLMEK İSTİYORKİTABIN YAZARI : PAULO COELHOYAYIN EVİ VE ADRESİ : CAN YAYINLARI, HAYRİYE CADDESİ NO. 2 GALATASARAY-İSTANBULBASIM YILI : 20011.KİTABIN KONUSU : VERONİCA ADINDAKİ BİR KADININ İLAÇ İÇEREK İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNMASI VE BU GİRİŞİM SIRASINDA KALBİNİN RAHATSIZLAŞMASI SONUCU BİR HAFTALIK ÖMRÜ KALMASI VE KALAN ZAMANINI AKIL HASTAHANESİNDE NASIL GEÇİRDİĞİ ANLATILMAKTADIR. 2.KİTABIN ÖZETİ : VERONİKA BİR MANASTIRDA ODA KİRALAR.DÖRT KUTU HAP İÇEREK İNTİHAR EDER..KENDİSİNİ İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNMASININ NEDENİNİ İKİ NEDENE BAĞLIYORDU.BİRİNCİ NEDEN:YAŞAMINDAKİ HERŞEYİN HEP AYNI OLMASI VE GENÇLİĞİNİN SONA EREREK YAŞLANMAYA BAŞLAMASINDAN KORKMASI.İKİNCİ NEDEN İSE:DAHA FELSEFİYDİ.VERONİKA GAZETE OKUYAN,TELEVİZYON SEYREDEN,DÜNYADA OLUP BİTENLERDEN HABERDAR BİRİSİYDİ,ONA GÖRE HER ŞEY YANLIŞTI VE KENDİSİ HERHANGİ BİR ŞEYİ DÜZELTEBİLECEK DURUMDA OLMADIĞINI DÜŞÜNMESİYLE ACİZ OLDUĞU DUYGUSUNU GÜTMESİDİR.
VAHŞİ BİR KIZ SEVDİMTÜRK DİLİ VE KOMPOZİSYON DERSİ – I ESER OKUMA SONUÇ RAPORU ESERİN ADI: VAHŞİ BİR KIZ SEVDİMKİTABIN YAZARI: ESAT MAHMUT KARAKURTYAYINEVİ VE ADERESİ: İNKILAP VE AKA KİTABEVLERİ KOLL.ŞTİ. ANKARA CAD.NO :95 –İSTANBULBASIM YILI: 1980 ( İLK 1926 )KİTABIN KONUSU : Balkan harbi yıllarında bir türk subayı ve bulgar kızının aşkı anlatılıyor.KİTABIN ANA FİKRİ :Aşkın ferman dinlememesidir.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: Adil bey yakışıklı bir yüzbaşıdır öyle ki hasmı olan bulgar kızı ona delice aşık olur ve onun da bu aşktan dolayı gözü hiç birşey görmez. Kristina güzel bir o kadar vahşi bir bulgar kızıdır. Ama kendini bir türk subayına aşık olmaktan alıkoyamaz.
TOPRAK UYANIRSATÜRK DİLİ VE KOMPOZİSON-1 DERSİKİTAP ÖZET FORMUKİTABIN ADI TOPRAK UYANIRSAKİTABIN YAZARI ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİRYAYIN EVİ VE ADRESİ REMZİ KİTABEVİ \ İSTANBULBASIM YILI 1993 1.KİTABIN KONUSU Bir öğretmenin emekli olduktan sonra başından geçen olayları;bir öğretmenin görevlerini,yapması gereken şeyleri anlatan bir kitaptır. 2.KİTABIN ÖZETİ Olayın içinde geçen öğretmen,aslında emekli olmuş vurdumduymaz bir öğretmendir.Fakat emekli olduktan sonra zamanını bunca sene ne kadar boş şeyler içinde harcadığını anlar.Emekli olmadan önce kurduğu hayallerin hiçbiri gerçekleşmez.eğitim müdürü ile konuşmaya gider.eğitim müdürü ona bir köyde öğreymenlik yapabileceği müjdesini verir.gittiği köy tahmininden kötü çıkar.geri dönmek ister fakat bunu yapamaz.çünkü,oradaki insanları çok sevmiştir ve onlar için birşeyler yapmak ister.köyde ilk olarak ilgilendiği yer okuldur.daha sonra köyün başına dert olan bataklığı kurutur.bunları yaparkende başından birçok olay geçer.köyü çok iyi bir duruma getirir.öyle ki artık köye yabancılar gelmeye başlar.insanlar iş sahibi olurlar.öğretmen hayatının en verimli yıllarını burada geçirir.köyde köy odaları açılır,bir eğitim seferberliği başlar.köyde yıllardır yapılamayan nüfus sayımı bile yapılır.artık ekmeksizköy için yeni ufuklar açılmıştır.
TOPRAK UYANIRSATÜRK DİLİ VE KOMPOZİSON-1 DERSİKİTAP ÖZET FORMUKİTABIN ADI TOPRAK UYANIRSAKİTABIN YAZARI ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİRYAYIN EVİ VE ADRESİ REMZİ KİTABEVİ \ İSTANBULBASIM YILI 1993 1.KİTABIN KONUSU Bir öğretmenin emekli olduktan sonra başından geçen olayları;bir öğretmenin görevlerini,yapması gereken şeyleri anlatan bir kitaptır. 2.KİTABIN ÖZETİ Olayın içinde geçen öğretmen,aslında emekli olmuş vurdumduymaz bir öğretmendir.Fakat emekli olduktan sonra zamanını bunca sene ne kadar boş şeyler içinde harcadığını anlar.Emekli olmadan önce kurduğu hayallerin hiçbiri gerçekleşmez.eğitim müdürü ile konuşmaya gider.eğitim müdürü ona bir köyde öğreymenlik yapabileceği müjdesini verir.gittiği köy tahmininden kötü çıkar.geri dönmek ister fakat bunu yapamaz.çünkü,oradaki insanları çok sevmiştir ve onlar için birşeyler yapmak ister.köyde ilk olarak ilgilendiği yer okuldur.daha sonra köyün başına dert olan bataklığı kurutur.bunları yaparkende başından birçok olay geçer.köyü çok iyi bir duruma getirir.öyle ki artık köye yabancılar gelmeye başlar.insanlar iş sahibi olurlar.öğretmen hayatının en verimli yıllarını burada geçirir.köyde köy odaları açılır,bir eğitim seferberliği başlar.köyde yıllardır yapılamayan nüfus sayımı bile yapılır.artık ekmeksizköy için yeni ufuklar açılmıştır.
TAİF’TE ÖLÜMKİTABIN ADI TAİF’TE ÖLÜMKİTABIN YAZARI HIFZI TOPUZYAYIN ADRESİ REMZİ KİTABEVİ A.Ş., SELVİLİ MESCİT SOK.3, CAĞALOĞLU 34440.BASIM YILI OCAK, 19991.KİTABIN KONUSU: Taif’te Ölüm, çöken bir imparatorluğun çağdaşlaşma sancılarını son derece akıllı bir dille anlatırken, dönemin baş aktörlerinin bireysel trajedilerinide başarıyla gözler önüne seriyor.2.KİTABIN ÖZETİ: Taif’te Ölüm çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunun çağdaşlaşma denemelerini akıcı bir dille anlatırken, dönemin akışına yön veren kişilerin yaptıkları yanlışları gözler önüne seriyor.Kitap Mithat Paşa’nın Osmanlı imparatorluğunu çağdaşlaştırmak,sağlamlaştırmak için yaptığı çalışmaların, uğradığı haksızlıkların ve dönemin gaflet içinde olan yöneticilerinin hayatlarından önemli olan kesintileri bize sunuyor. Romanı okurken Mithat Paşa’nın siyasal,bireysel yaşamına, dostluklarına ve aşklarına, günümüzdeki demokrasi savaşının tarihimizdeki köklerine ve o dönemdeki siyasal oyunlarına tanık oluyoruz.
SİMYACIKİTABIN ADI SİMYACIKİTABIN YAZARI PAULO COELHOYAYIN EVİ CAN YAYINLARI-İSTANBULBASIMYILI 19991) KİTABIN KONUSU: İspanya’dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinin hazinesini aramaya gelen Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü. 2) KİTABIN ÖZETİ: Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. On altı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar. Önce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur. Akşam yattığında uykusunda gördüğü rüyaların da etkisinde kalarak; gördüğü bir düşün gerçekleşme olasılığının yaşamını ilginçleştireceğini düşünür ve o şekilde hareket eder. Romanın ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağı ona rüyasında söylenir. Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır. Falcı kadın Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak üzere iki adet gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını taşıyan bu taşları “zora düştüğün zamanlarda kullanırsın ancak kendi kararını kendin vermeye çalış” der.
SEMERKANTTÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİKİTAP OKUMA FORMUKİTABIN ADI SEMERKANTKİTABIN YAZARI AMIN MAALOUFYAYIN EVİ VE ADRESİ YAPI KREDİ KÜLTÜR SANAT YAYINCILIK1. LEVENT İSTANBULBASIM YILI 19981. KİTABIN KONUSU : Ömer Hayyam ‘ ın Semerkant ‘ a gelişi ; burada yaşadıkları ve tarihe damgasını vuran eserinin oluşması.2. KİTABIN ÖZETİ : Roman 11. yy’da yaşamış olan İranlı bilge ozan ömer Hayyam ‘ ın hayatı ve Rubaiyat ‘ ının öyküsünü anlatmaktadır. Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Ömer Hayyam bilgeiğiyle ve şairliğiyle her tarafta tanınan birisiydi. Onun tüm hayali Semerkant ‘ I görmek , oranın güzelliğini keşfetmekti. Gittiği yerde başından geçen birtakım olaylar sonucunda kadıyla tanışması ve onun tavsiyesi üzerine eserini bir kitapta toplar. Onun bu şairane ve bilge kişiliği kendisinin devletin en üst kademesine kadar yükseltir. Herkesin takdirini toplar ve kitabını her türlü koşullara rağmen tamamlar. Kitabın ikinci bölümünde de Benjamin Omer adındaki bir Ömer Hayyam hayranı bu şaheseri bulmak için birçok zorlu yoldan geçer ve macera kitabın Titanic gemisinde kaybolmasıyla son bulur.
KİTABIN ADI RAMSES BATI AKASYASININ ALTINDAKİTABIN YAZARI : CHRISTIAN JACQ YAYIN EVİ VE ADRESİ : REMZİ KİTAP EVİ AŞ. CAĞALOĞLU İSTANBULBASIM YILI : 1999 1.KİTABIN KONUSU : BARIŞIN ÖNEMİ VE BARIŞ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER 2.ROMANIN ÖZETİ : Elli yaşına gelmiş olan iki ülke hükümdarı Firavun Ramses’in hedefi insanlarını refah içinde yaşatmaktır. Fakat hükümdarın özelliği gereği yaşlılık yılları rahat geçmemektedir. Firavun Ramses Hititlilerle barışı korumak istemekte ve ayrıca Ramses’in isyancı Libyalıları ve karanlık güçleri bastırması gerekmektedir. Buda sürekli savaş anlamına gelir. Ayrıca Ramses zamanla birlikte yanlız kalmaktadır. Yaşam yani kader arkadaşlarını onun elinden teker teker almaktadır. Bu romanda Ramses’in ellili yaşlarından ölümüne kadar geçen süredeki yaşamı ve Mısır konu ediliyor. Ramses ellibeş yaşında uzun boylu ve atletik yapılı bir hükümdardı. Sarı saçlı,geniş alınlı,yuvarlak kulakları,kücük gözleri,güçlü çenesiyle çok çekici ve bir okadar otoriter bir yüze sahipti. O kadar çekici ve otoriter bir insandıki bulunduğu ortamlarda en karakterli olgun insanlar bile karşısında dizleri çözülürcesine eriyorlardı. O iki ülke hükümdarı Seti’nin ve tanrı Amon’un oğlu Ramses’ti. Otuz üç yıl süren hükümdarlığı içinde bi çok şeye göğüs germesini bilmişti. İhanete rağmen Kadeş’te Hititlileri yenmeyi başarmıştı. Ama en değerli üç varlığını kaybetmişti. Babası Seti’yi,annesi anakraliçe Tuya’yı ve kendi adına yaptırılan tapınağın açılışında kollarında can veren güzel kraliçe Nefertari’yi. Karısının ölümünden sonra tahtı büyük oğlu Kha’ya devretmeyi düşünsede bunu başaramadı. Çünkü Mısır onunla hayat buluyordu.
Platon (Eflatun)Yunan filozofudur. Sokrates'in öğrencilerindendir. Sokrates ölüm cezasına çarpılınca (M.Ö. 399) Atina'dan ayrılan Platon (M.Ö. 429-347), Mısır ve Güney İtalya'ya yolculuklar yaptıktan sonra Dionysos I'in kayınbiraderi Dion tarafından Syrakusai'e çağrıldı. Bir süre sonra Atina'da kendi felsefe okulunu (Akademia) kurup Dionysos I'in ölümünden (M.Ö. 367) sonra yeniden Syrakusai'e giderek, Dionysos II'yi bir "düşünür-kral" olarak yetiştirmeye çalıştı.M.Ö. 361'de üçüncü kez Syrakusai'e gidip genç kralla antlaşmazlığa düştüğü için kısa bir süre cezaevine kapatıldıktan sonra Atina'ya döndü. Ölürken akademisini yeğenine bıraktı.Platon'un yapıtları 35 söyleşiden (diyaloglar) oluşur. Platon, matematik prensiplere hayrandı. O, diğer konuların da matematik prensiplere dayandırılmasını istiyor, matematiğin bir kesinlik ölçüsü olduğuna inanıyordu. Matematik, felsefe için bir giriş idi. O bakımdan Platon, Akademia'nın kapısına "Geometri bilmeyen buradan içeri girmesin" diye yazdırmıştır.Platon felsefesi, akılcılık ve spiritüalizmin temalarından esinlenerek bu iki felsefe akımının bir tür bileşimini oluşturmuştur. Gerçeği araştırmak için Sokrates'in soru yanıt yöntemini felsefenin bütün alanlarına yayan Platon'a göre, anlaşılabilir bir dünyada idealar, gerçek varlığı oluşturur; sezgilenen her şey, bu ideaların birer eksik ve değişken yansımasıdır.
Kitabın adı Osmanlıların stratejik sorunlarıKitabın yazarı Mehmet Tanju AkadKitabın yayın evi ve adresi Kastaş Yatınları Cağaloğlu/İstanbul Basım yılı 1995 Kitabın Konusu :Türklerin Anadoluya gelişlerinden itibaren Hristiyan Dünyasının tepkileri; Haçlı Seferleri, Arap ve Yunanlıların tutumları; balkanlardakigelişmeler, Anadolunun direnişi;Kapıkulularının yarattığı dengeler; İmparatorluğun önce doğu ile batı ( Akdeniz Dunyası Ve İran), sonrada Ortadoğu;Kradaeniz ve Hint Okyanusundan gelen dalgalar rasında yaşadığı gerilimler ve nihayet çöküşün öyküsü anlatılmaktadır.Kitabın Özeti : Osmanlı kültüründeki medrese unsuru İslamın skolastik yorumu olan Gazali felsefesini benimseyerek yaratıcı düşünceyi yok ediyordu. Yerleşik Osmanlılar göçebe Türklerden açıkça nefret etmişlerdi. Okumuşların da yabancılaşması ne kadar gerçekse geniş kesimlerin tutucu eğilimleri ve genel ataletleri de okadar gerçektir. Yahudiler II.Bayezit zamanında kıtap basma izni aldılar ama Türkçe; Arapça kıtap çıkarmaları yasaktı. Yayın hakkıermenilere 1567, Rumlara 1627, Türklere ise 1727 de verildiki en büyük kısıltmalar Türkler üzerindeydi. İbrahim Mütefferika sadece 17 kitap bastıktan sonra matbaası kapatıldı ve 42 yıl kaoalı kaldı.Ilk Rum gazetesi 1790, Sırp gazetesi 1791 se yayınlandı.
OLIVER TWISTKİTABIN ADI : OLIVER TWISTKİTABIN YAZARI : CHARLES DICKENSYAYIN EVİ VE ADRESİ : SOSYAL YAYINLAR CAĞALOĞLU/İSTANBULBASIM YILI : 19891.KİTABIN KONUSU : BİR YETİMHANEDE DÜNYAYA GELEN OLIVER TWIST’IN HAYATI ANLATILMAKTADIR.2.KİTABIN ÖZETİ : OLIVER TWIST BİR YETIMHANEDE DÜNYAYA GELİR. YETİMHANE MÜDÜRÜ BAY BUMBLE, ONA ADINI KOYAR. ÇOCUKLUĞUNU BAYAN MANN’IN YANINDA GEÇİRİR. 11 YAŞINDAYKEN BAY SOWERBERY’NİN YANINA EVLATLIK VERİLİR.BAY SOWERBERY CENAZE İŞLERİYLE UĞRAŞAN BİRİDİR. OLIVER BURADA KENDİNİ MUTLU HİSSETMEZ VE EVDEN KAÇAR. YEDİ GÜNLÜK YORUCU BİR YOLCULUKTAN SONRA LONDRA’YA GELİR. AÇ VE YORGUN OLAN OLIVER LONDRA’DA JACK DAWKINS İLE TANIŞIR.JACK OLIVER’A YARDIM EDER. KALMASI İÇİN ONU KENDİ KALDIĞI YERE GETİRİR.BURADA FAGIN VE ARKADAŞLARIYLA TANIŞIR. BU OLIVER’IN HAYATINDAKİ DÖNÜM NOKTASIDIR. FARKINDA OLMADAN HIRSIZ ÇETESİNİN İÇİNDE KENDİSİNİ BULMUŞTUR. BİR GÜN DAWKINS HIRSIZLIK YAPARKEN OLIVER PANİĞE KAPILIR.KAÇMAYA BAŞLAR. MENDİLİNİN ÇALINDIĞINI ANLAYAN BROWNLOW OLIVER’DAN ŞÜPHELENİR VE ONU YAKALAR. OLIVER BÜTÜN HAYATINI BROWNLOW’A ANLATIR.
KİTABIN ADI : OLIVER TWISTKİTABIN YAZARI : CHARLES DICKENSYAYIN EVİ VE ADRESİ : SOSYAL YAYINLAR CAĞALOĞLU/İSTANBULBASIM YILI : 19891.KİTABIN KONUSU2. KİTABIN ÖZETİ3. KİTABIN ANA FİKRİ4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ5. KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
Namık KemalÇocukluğunu dedesi Abdüllatif Paşa’nın yanında Kars ve Sofya’da geçiren, özel bir öğrenim gören Namık Kemal, İstanbul’a geldikten sonra (1857), Tercüme Odası’na memur oldu (1863).Şinasi ile tanıştı. Tasvir-i Efkar gazetesine yazılar yazmaya başladı. Şinasi, Paris’e gidince (1865) gazeteyi o çıkardı, istibdatla savaşan Yeni Osmanlılar Cemiyeti üyelerinin İstanbul’dan uzaklaştırılmaları karşısında Ziya Paşa ile Paris’e kaçtı (1867), Londra’da yine Ziya Paşa ile Hürriyet gazetesini çıkardı (1868), İstanbul’a dönünce (1870) arkadaşlarıyla İbret gazetesini çıkarmaya başladı, az sonra mutasarrıf olarak Gelibolu’ya gönderildi, azledilince yine İstanbul’a geldi. Vatan Yahut Silistre piyesinin Gedikpaşa Tiyatrosu’nda temsilinin yarattığı heyecan üzerine (Nisan 1873), Kıbrıs’ta Magosa zindanına sürüldü (9 Nisan 1873), Abdülaziz’in tahttan indirilmesiyle siyasi mahkumlar affedilince, 38 ay kaldığı Magosa’dan İstanbul’a döndü (Mayıs 1876), Kanun-i Esasi Encümeni’nde çalıştı, Midilli Adası’na sürüldü (1877), sonra oraya mutasarrıf oldu (1879), görevi Rodos (1884) ve Sakız (1887- ) Adalarına nakledildi.
KİTABIN ADI : Mefküreci ZabitKİTABIN YAZARI : Emekli P.Bnb.Sabri Tevfik OKYAVUZKİTABIN YAYIN YERİ : ANKARABASIM YILI : 19561.KİTABIN KONUSU: Bir gencin annesinden ve sevgilisinden ayrılıp,savaşa katılması,başına gelen olaylar ve savaşta hayatını kaybetmesi.2.ÖZETİ: Işık isimli gencin babası savaşta ölmüş ve sadeceanası,amcası ve amca kızı Güzin isimli yakınları vardır.Kendisi Kuleli As.Lisesi 3 sınıf öğrencisidir.Güzin ile cocukluktan beraber büyüdü ve çok yakın ve çok sevdiği akrabasıdır.genelde ona “Sarı Paptyam” diye hitap eder.Lisede okuduğu sıralarda 1.Dünya savaşı çıkar ve devre arkadaşlarıyla beraber vatanı kurtarmak için bu savaşa katılmaya karar verirler.Tam bu sıralarda Güzine evlenme teklifi gelir fakat kız buna karşı çıkar.Karşı çıkınca,ailesinin baskısıyla karşılaşır ve hastalanır.
KİTABIN ADI KırkYılKİTABIN YAZARI Halit Ziya UŞAKLIGİLYAYIN EVİ VE ADRESİ İnkilap Kitabevi-Ankara Caddesi No.95 İstanbulBASIM YILI 19891.KİTABIN KONUSU:.Yazarın hayatını başından geçenleri anılarını anlatmaktadır. 2.KİTABIN ÖZETİ: Halid Ziya Uşaklıgil Türk romanının ilk yazarlarındandır. Birçok romanı vehikayesi olan,aynı zamanda bir çok ödül almış Türk romanının öncülerinden biridir. Yazar bu romanında diğer eserlerinden farklı olarak tamamen kendi hayatını anlatan bir roman yazmıştır. Romanında sadecekendi hayatı değil, hayatını anlatırken gerçekleşen olayları tamamen objektif ve birroman havasında anlatmıştır. Atatürk’ün olduğu dfönemde askerirüştiyeye katılmış fakat birinci sınıfta ayrılmıştır. Kitapta en çok ilgi çekici bölümler yine kendisinin roman ve edebiyatla ilgili başından geçen olaylarolmuştur. Olayları anlatışında çok çarpıcı bir üslup kullanmıştır. Örneğin bir konferansta söylenen Fransızca bir beyiti, müteakiben Türkçeleştirip kafiyelibir beyit haline getirişini şöyle anlatmaktadır. “Şeçti küçük kazanından” demek aslındadahauygun olurdu, fakatben ötekişekli daha uygun bulmuştum. “Şeytan” ile admın kafiyesi tercümede beklenebilecek başarısının en iyi bir nevi idi.
KİRALIK KONAKKİTABIN ADI KİRALIK KONAKKİTABIN YAZARI YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLUYAYINEVİ VE ADRESİ İLETİŞİMYAYINLARI CAĞALOĞLU, İSTANBULBASIM YILI 20. BASKI 1999, İSTANBUL 1.KİTABIN KONUSU: Kitapta nesiller arasındaki çatışma yansıtılmıştır. Nesiller arasındaki uçurumdan ve hızlı değişimin getirdiği ahlak buhranı anlatılmıştır. 2.KİTABIN ÖZETİ:Naim Efandi çok zengin, zengin olduğu kadarda hesaplı bir kişiydi. Babasından kalma bir serveti vardı. Büyük bir itina ile idare ediyor ve koruyordu. II. Abdülhamit döneminde devletin yüksek mevkilerinde bulundu. Bir çok defalar valiliklerde dolaştı. Bütün çocukluğu, bütün gençliği İstanbul ‘un en kalabalık konağında geçen Naim Efendi eğlenceli toplantıları, dostlar arasındaki sohbetleri, misafirlere ziyafetleri çok severdi. Fakat öyle bir zaman yaşadı ki bunların hepsi yasaktı. Naim Efendi yeni sazdan, yeni şarkılardan zevk almak bir tarafa, son senelerde yazılan ve konuşulan Türkçe’yi bile anlamıyordu.Bundan beş sene öncesine kadar karısı Nefise Hanımefendi yanı başında idi, rahatı ve huzuru iyi durumdaydı. Zira, bu ihtiyar kadın ölünce evin içinde yalnız kaldı. O öldükten sonra yerine kızı Sekine hanım geçti; fakat Sekine Hanımı hiçbir yönüyle annesine benzemiyordu.
Ana Menü
| Anasayfa |
| Haberler |
| Arama |
| İlanlar |
| Eğitim Siteleri |
Edubilim
| Forum |
| Resim Galerisi |
| Video Galerisi |
| Program Arşivi |
| Döküman Arşivi |
| Bilim Adamları |
| Kolay Ulaşım |
Üniversiteler
| Türkiye Üniversiteleri |
| Yabancı Üniversiteler |
Popüler Döküman
(Eğitim)
(Psikoloji)
(Otelcilik)
(Eğitim)
(Sunular)
Eğitim Siteleri
- Edebiyat- Türkçe -Şiir (12)
- Okul Öncesi (7)
- Sınavlar (10)
- Rehberlik Siteleri (11)
- Üniversite Siteleri (77)
- Eğitim Haberleri (12)
- Sözlük - Çeviri Siteleri (6)
- Ders Yardımcıları (5)
- Eğitim Forumları (9)
- Genel Eğitim Siteleri (13)