Kimya
DosyalarEkleme Tarihi
TITANYUMÖZETTitanyum fiziksel ve kimyasal açidan üstün özellikler gösteren bir metaldir. Ancak elde edilmesi ve islenmesi çok zor oldugundan metal olarak kullanilmasi çok özel alanlarla sinirlandirilmistir. Buna karsilik gerek titanyum mineralleri gerekse titanyum oksitin (TiO2) genis kullanim alanlari vardir.TiO2 su anda bilinen en beyaz boya maddesidir. Gerek mineralleri gerekse TiO2; boya, kagit üretimi, seramik ve cam endüstrisinde genis kullanim alani bulur.Titanyumun ticari degerdeki en önemli mineralleri ilmenit ve rutildir. Titanyum cevherleri primer ve sekonder yataklarda üretilir.
T A M P O N Ç Ö Z E L T İ L E RAsitlik ve bazlık değişmelerine karşı direnen, yani az miktarda kuvvetli asit veya kuvvetli baz ilavesiyle pH si yaklaşık olarak sabit kalan çözeltilere tampon çözeltiler ; bu direnmeye de tampon etkisi denir. Bunlar genellikle zayıf asit veya bazlarla bunların kuvvetli tuzlarının karışı-mıdır. Örneğin asetik asit ile sodyum asetat ; amonyak ile amonyum klorür karışımı gibi. Asetik asit-asetat tamponunda H+ veya OH- eklenirse aşağıdaki nötralleşme tepkimeleri görülür.
SODYUM SÜLFAT 1. GİRİŞ1.1. Tanım ve SınıflandırmaSodyum sülfat nötr bir tuzdur ve doğal kaynaklardan (göl ve deniz suları), tabii minerallerden, yeraltından ve kimyasal proseslerden yan ürün olarak üretilmektedir. Anhidr sodyum sülfat beyaz kristal yapıda, kristal sodyum sülfat, şeffaf kristaller şeklindedir.Saf Glauber tuzu teorik olarak % 44 Na2SO4 içerir. % 56 kristal suyu oluşturur ve 10 mol kristal suyu içerir. Sodyum sülfat içeren cevherlerin çeşitli ünit operasyon ve proseslerle zenginleştirilmesi gerekir. Bazı durumlarda deterjan ve textil sanayiinde Na2SO4 . 10 H2O olarak da kullanılmaktadır.Sodyum sülfat üretim kaynakları ve yöntemlerine göre sınıflandırılmaktadır. Doğada başlıca mineralleri mirabilit, glauberit, tenardit, astrakonit ve jöveit'dir. Göl sularından üretilen sodyum sülfat cevheri glauber tuzu şeklinde ve kristal yapıdadır.
SodyumSodyum metali ve önemli bileşiklerinin özellikleriSodyum bileşikleri yüzyıllardan beri insanlar tarafından kullanılmıştır ve sodyum, belki de, bilinen maddelerin en eskisidir. Eski metinlerde söze dilen sodyum karbonat 2000 yıl önce, o zamanın kimyacıları tarafından incelenmişti. İbraniler, sodyum karbonatın mikrop kırıcı özelliklerini bularak yara pansumanlarında, ateş “düşürmede” kullanmış ve bileşiğe, İbranici “köpüren” anlamına gelen neler adını vermişlerdi. Daha sonra, Yunanlılar sodyum karbonata natrium adını verdiler. Bu terim sodyum nitratlar içinde kullanılır. Sonra da bu iki tuz arasında bir ayrım yapıldı; natrium sözcüğü nitratlara saklandı, natron sözcüğü ise karbonatlara verildi. Simyacılar, bu son addan elementin simgesi olan Na’ yı türettiler.
RADYOAKTİFLİK Radyoaktiflik: Kendiliğinden ışıma yapabilen maddeler radyoaktif maddelerdir .Radyoaktiflik çekirdek yapısıyla ilişkilidir. Radyoaktif bir atom hangi bileşiğin yapısına girerse , o bileşiği radyoaktif yapar. Radyoaktif maddeler kuvvetli birer enerji kaynağıdır . Radyoaktif elementler bu enerjiyi kendiliklerinden yayınlarlar ve bu olayı hiçbir şekilde durdurmak mümkün değildir. Atomun çekirdeğinde bulunan temel tanecikler proton ve nötron olup bunlara nükleon adı verilir. Nükleon = proton & nötron Radyoaktiflik özelliği ; elementlerin katı , sıvı gaz ya da bileşik halinde olması etkilemez . Atomun kütlesi çekirdek deki proton ve nötronların kütleleri toplamına eşit olması gerekirken daha küçüktür , bu arada ki kütle farkı ; E=m . c2 şeklinde enerjiye dönüşür .
Radyoaktivite zarariRADYOAKTİVİTERadyoaktif denilen bazı cisimlerin kendiliklerinden bir parçalanma sonucu fotoğraf plaklarına etki eden, gazları iyonlaştırıp elektriğe karşı iletken kılan ve daha bazı olaylara sebep olan çeşitli radyasyonlar yayabilme özelliiğidir. Bir radyoaktif çekirdeğin kendiliğinden bir başka çekirdeğe değişmesi olayına dezentegrasyon , yapma olarak bir çekirdekten bir başka çekirdeğin elde edilmesi olayına da transmütasyon denir.Fizikokimya bilimleri alanında modern keşiflerin en önemlisi radyoaktifliğin keşfi olmuştur. Zira bu keşif; bizzat bu olayın keşfi yanında, kimyasal element hakkındaki düşüncelerimizi de temelinden değiştirmiştir. Öte yandan, atomun yapısı hakkındaki şimdiki teorilerle izotopluk kavramını ve bazı atomların çekirdeklerinin büyük birer enerji kaynağı teşkil ettiklerini ve bunlardan ilk faydalanmayı hep bu keşke borçluyuz.Radyoaktiflik, henri becquerel tarafından, 24 şubat 1896’da X ışınlarının keşfinden iki ay sonra keşfedilmiştir.
MOL KAVRAMIMol : Avagadro sayısı ( 6,02.1023 ) kadar atom yada molekül içeren maddeye 1 mol denir.Örnek : 1 mol HF 6,02.1023 tane HF molekülüdür. Yine bu molekülün içerisinde 1 mol H atomu (6,02.1023tane) ve 1 mol F atomu (6,02.1023 tane) vardır.Atom Ağırlığı : 12C izotopu standart seçilerek diğer elementlerin bu izotopla kıyaslanması sonucu hesaplanan kütlelerdir. Örneğin, H=1 O=16 N=14 S=321 Atomik Kütle Birimi (a.k.b) : 1/ 6,02.1023 = 1,66.10-24 gramdır.Molekül Ağırlığı : Bileşiği oluşturan elementlerin gram cinsinden kütlelerinin toplamına denir.Örnek : 1 mol C6H12O6 (glikoz) kaç gramdır ? (C=12 O=16 H=1)
MOL KAVRAMI Mol : Avagadro sayısı ( 6,02.1023 ) kadar atom yada molekül içeren maddeye 1 mol denir. Örnek : 1 mol HF 6,02.1023 tane HF molekülüdür. Yine bu molekülün içerisinde 1 mol H atomu (6,02.1023tane) ve 1 mol F atomu (6,02.1023 tane) vardır. Atom Ağırlığı : 12C izotopu standart seçilerek diğer elementlerin bu izotopla kıyaslanması sonucu hesaplanan kütlelerdir. Örneğin, H=1 O=16 N=14 S=32 1 Atomik Kütle Birimi (a.k.b) : 1/ 6,02.1023 = 1,66.10-24 gramdır.
Madde Ve ÖzellikleriMadde her şeydir. Uzayda kütlesi ve hacmi olan herşey maddedir.Dokunabildiğiniz herşey maddeden yapılmıştır.Kimya hakkında öğrenebileceğiniz her şey maddenin nasıl oluştuğu ve reaksiyon verdiği üzerine kurulmuştur. Madde bir çok özelliğe sahiptir.Farklı yoğunluklar, donma noktası, erime noktası, kaynama noktası, koku ve renk gibi farklı FİZİKSEL özelliklere sahiptir. Aynı zamanda maddeyi tanımlayan, elementlerin reaksiyonlarda birbirleriyle reaksiyona girmeleri gibi KİMYASAL özelliklere de sahiptir.Madde fiziksel ve kimyasal yollarla birleşebilir. Bu yüzden bir başlangıç noktası olarak "maddenin halleri"ne bir bakalım.Eğer nerede olduğunu bilmiyorsanız,HALLERbölümünü incelemeyi deneyiniz.
Madde Ve ÖzellikleriEtrafımızda çok değişik maddeler vardır.Bu maddelerin aynı yada farklı olduklarını nasıl ayırt edebilirsiniz.Bu maddelerin sadece kütlelerini yada hacimlerini ölçmemiz bunları farklılandırmak için yeterli mi? Bir maddenin farklı olduğunu hacim ve kütlelerini ölçmekle tamamen farklı olduğunu söyleyemeyiz. Bunun yanında karşılaştırılan maddelerin erime noktası, kaynama noktası gibi özelliklerine de bakmamız gerekmektedir. Sadece kütle ve hacimleri ölçmekle yoğunluk hesabı yaparak kısmen de olsa maddenin aynı ya da farklı olduğunu söylemek de mümkündür. Suyun kaynama noktası 100 oC dir. Su kaç oC de buharlaşır? Buharlaşma olayını açıklayarak, kaynama noktası ile karşılaştırmasını yapınız. Suyun kaynama noktası 100 oC olması demek suyun bu noktanın altında buharlaşmayacağını göstermez. Su her zaman donma noktasının üzerinde buharlaşır. Suyun Kaynama noktası dış basınca karşı yapılan bir işlemdir. Su dış basınç ile aynı düzeye geldiğinde kaynamaya başlar. Su donma noktasının dışında dışarıdan aldığı ısıyı değerlendirerek kaynama noktasına bakmaksızın buharlaşma işlemini gerçekleştirir.
Limon kolonyasının yapılışını araştırınız Araç ve Gereçler Mililitrelik cam beher, etilalkol, su, limon suyu veya limon esansı, cam fanus, kolonya için kap. Yapılışı : 50 mililitre etilalkolu ölçüp cam fanusa dökelim. 10 mililitre suyu da ilave ettikten sonra fanusu hafifçe çalkalayalım. 5 veya 10 mililitre limon esansını da karışıma ilave edince karışımın rengi hafifçe sarımsı olacaktır. Karışımımızı çalkalayalım ve kolonya için ayırdığımız kaba boşaltalım. Limon kolonyamız artık hazırdır, sevdiklerimize rahatça ikram edebiliriz.
KİMYASAL HESAPLAMALAR Kimyasal hesaplama yapabilmek için;1- Tepkime denklemi doğru olarak yazılarak eşitlenmelidir. Bir tepkime bize şu bilgileri verir.N2(g) + 3H2(g) 2NH3(g)1 mol 3 mol 2 mol ( Mol sayısı korunmadı)22,4 litre 3x22,4 litre 2x22,4 litre (N.Ş.A) (Korunmadı)28 gram 6 gram 34 gram (Kütle korundu)2 mol atom 6 mol atom 8 mol atom (Atom s. Korundu)2 litre 3 litre 2 litre ( Sadece gazlar için)6,02x1023 3x 6,02x1023 2x 6,02x10232- Başlangıçta bir maddenin miktarı verilirse o miktar önce mole çevrilir. Tepkime denkleminden faydalanılarak istenilen maddelerin mol sayıları hesaplanır.3- Hesaplanan mol sayıları istenilen birimlere çevrilir.
Kimya Ders NotuMADDE: Boşlukta yer kaplayan belli bir kütlesi ve eylemsizliği olan her şey madde denir. Kütle ve hacim maddelerde ortak olan iki özeliktir.HACİM :Maddenin uzayda kapladığı alana denir. Hacim birimleri : m3 ,dm3, cm3 , mm3 , Lt KÜTLE:Maddenin değişmeyen miktarıdır. Kütle birimleri : kg , gr EYLEMSİZLİK:Hareket halindeki bir cismi durdurmak istediğimizde veya duran bir cismi hareket ettirmek istediğimizde cismin göstermiş olduğu tepkiye denir.AYIRTEDİCİ ÖZELLİK:Maddelerin birbirinden ayrılmasını sağlayan özkütle , erime noktası , donma noktası , kaynama noktası , yanma gibi özellikler madde miktarıma bağlı değildir.
Çözünürlük ve ÇözeltiÇözelti Çeşitleria) Doygun ÇözeltiÇözünen maddenin çözünme hızı, çözünmüş maddenin çökelme hızına eşitse çözünmüş maddenin konsantrasyonu sabittir ve konsantrasyonu söz konusu olan maddenin çözünürlüğüne eşittir. Çözebileceği maksimum maddeyi çözmüş olan çözeltidir. Doygun çözeltiye çözünen madde ilave edilirse eklenen maddeler çözünmez yani çöker.b) Doymamış Çözelti Doymuş çözeltiye göre daha düşük bir çözünen madde konsantrasyonuna sahiptir.Çözebileceği maksimum maddeyi çözmemiş çözeltidir.c) Aşırı Doymuş ÇözeltiBöyle bir çözeltideki çözünmüş madde konsantrasyonu, doymuş çözeltininkinden daha yüksektir.Çözebileceği maksimum maddeden fazla çözmüş çözeltidir. Kararsızdır.Aşılama: İçine gayet küçük çözünen madde kristali atılırsa, çözeltideki çözünen maddenin aşırsı çökelir.
ÇÖZELTİLER SORU VE CEVAPLARÖRNEK:250 gr suda 29 gr NaCl çözünüyor.Elde edilen çözelti 1 atm basınçta kaç °C’da donar?ÇÖZÜM: 1 mol NaCl = 58 gramdır. 29 gr NaCl = 0,5 moldür. NaCl suda NaCl(k)? Na+ + Cl? şeklinde çözündüğü için , her 1 mol NaCl , 2 mol iyon verir.Bu nedenle 1000 gr suda 1 mol NaCl çözününce donma noktası 1,86’nın 2 katı kadar düşer. 0,5 mol NaCl 0,5x2=1 mol iyon verir.250 gr suda 1 mol iyon olursa, 1000 gr suda 4 mol iyon olur.Buna göre donma noktası 4 x 1,86=7,44 °C düşerve oluşan çözelti –7,44 °C’da donar.
ÇÖZELTİLER Çözelti : Homojen karisimlara çözelti denir. ÇÖZELTİLERİ SINIFLANDIRMA A- Çözücü ve Çözünene Göre Siniflandirma 1- Kati-Sivi Çözeltileri : Bir katinin bir sivida çözünmesiyle hazirlanan çözeltilerdir. ( Tuzlu su, sekerli su, bazli su.....) 2- Sivi-Sivi Çözeltileri : Bir sivinin baska bir sivida çözünmesiyle olusan homojen karisimlardir. ( Kolonya, alkol+su...) 3- Kati-Kati Çözeltileri : Bir katinin baska bir kati içerisinde homojen dagilmasiyla olusan karisimlardir. Bütün alasimlar kati-kati çözeltileridir. (Lehim, çelik, tunç, prinç.....) 4- Gaz-Gaz Çözeltileri: En az iki gaz karisimidir. Bütün gaz karisimlari homojendir ve çözeltidir. ( Hava, tüp gaz) 5- Gaz-Sivi Çözeltileri : Bir gazin bir sivida çözünmesiyle olusan karisimlardir. ( Kola, gazoz, bira...)
Boyle Mariotte YasasıTEORİK BİLGİLERBir gaz örneğinin hacmi ile basıncı arasındaki ilişki 1662’de Robert Boyle tarafından incelenmiştir. Boyle bir gaz örneğinin basıncının artması ile, bu gazın hacminin basınçla orantılı olarak azaldığını bulmuştur. Eğer basınç iki katına çıkarılırsa, hacim ilk hacmin üçte birine düşer.Boyle Yasası, sabit sıcaklıkta bir gaz hacminin, basınç ile ters orantılı olarak değiştiğini ifade eder.
BARUT Ateşli silahlarda çeşitli ateşleme araçlarıyla tutuşturulması durumunda oluşturduğu gazların itme gücüyle merminin atılmasını yada herhangi bir aracın fırlatılmasını sağlayan yanıcı katı madde. Savaş malzemesi olarak yanıcı özelliğinden ötürü batıda olduğu kadar doğuda da ilk yüzyıllardan buyana kullanılıyordu. En saf biçimiyle karbonu, hidrojeni bol ve yanıcı bir mineral olan neft, tam dokunma olmadan da ateşi kendisine çekebilme özelliğine sahiptir. Yağ kükürt v.b gibi başka maddelerle karıştırılması sonucu “RUM ATEŞİ” diye bilinen daha da yanıcı ve kalıcı bir özelliğe bürünen neft insanlara, gemilere ve ağaçtan yapılmış çeşitli kuşatma araçlarına karşı kullanılan sıvı biçimindeki yanıcı maddenin özünü oluşturur. 1230’a doğru güherçilenin kullanılmasından sonra, neft yeni değerler kazandı. 12.yy’dan bu yana Çinliler güherçilenin itici özelliğini bulmuş ve onu savaş fişeği kullanmak için kullanmışlardı. İranlıların ve daha sonra Arapların bu konuda Çin ve Hint’ten etkilendikleri sanılmaktadır. Güherçile önce havai fişekler için kullanılan ve neft adını alan ve hâlâ koruyan itici barutla karıştırıldı. Kısa bir süre sonra aynı ad top barutuna geçti. Arapçada güherçileli top barutuna önceleri “dawa” (ilaç, tüfek ilacı) 1924’den sonra da “midfa” dendi. Farsçada “darû” ile eşanlamlı olan bu terim Türkçede Arabistan’ın güneyindeki Umman ve Aden’de olduğu gibi barut olarak kullanıldı. Sonra da Farsçaya ve Balkan dillerine geçti. Genellikle güherçile, kömür ve kükürtten oluşan bu bileşim karbarut olarak da bilinmektedir.
ATOMUN TARİHÇESİAntikitede ve Ortaçağda Madde Anlamı ve Atom teorisi İnsanoğlu en eski çağlardan itibaren maddenin menşeini ve mahiyetini izah etmeğe çalışmıştır. Eskilerde kâinattaki her şeyin bir tek ana maddeden (prensipten) geldiği fikri vardı. Bu sebeple eskilerin ve bu arada bilhassa eski Yunan filozoflarının başlıca çalışmalarını kâinatın sonsuz karışıklığını az sayıda ana maddeye irca etmek teşkil eder. Eski Yunan ve Avrupa felsefesinin babası olup Yunan Ege Okulunun kurucusu olan Milet'li THALES (M.Ö. 640-546), her şeyin sudan geldiğini farzediyordu. Şüphesiz Thales'e göre mevcut olan şey, sis, su ve toprak şekillerini alabilmelidir. Thales ana madde olarak suyu almakla, akıcılık özelliğinde kâinatın esas vasfını düşünmüş ve bu vasfın mütemadi şekilde değişmesiyle de maddenin gaz, likid ve solid gibi üç ayrı fiziksel halinin meydana gelebileceğini ifade etmek istemiştir.
Atom, radioactivity, radiation...What is an Atom?Everything in the world, and everybody in the word, is composed of different types of matter (chemical elements). The smallest part of each element is called the "Atom". An atom is so small that it can be seen only with the most powerful microscope. But the atom is the core of every substance in the universe.
ASİTLER VE BAZLARASİTLER Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde; 1- Ekşi bir tada sahiptirler. 2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler). 3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farklı miktarda serbest Hidrojen bırakma eğilimindedirler.
Alkenler Alkanlarda karbon karbon bağlarının daima tek bağ olduğunu gördük. Alkenler ise zincirdeki karbonlardan en az ikisi arasında bir çift bağın oluştuğu bileşiklerdir. Alkenlerin IUPAC adlandırılması, içerdiği karbon sayısına karşı gelen alkan adının sonundaki -an eki kaldırılarak yerine -en ekinin getirilmesinden ibarettir. Diğer bir adlandırılma şekli ise karşılık gelen alkil kökünün sonuna -en ekinin getirilmesidir. Propan PropenBütan BütenPentan PentenHeksan HeksenHeptan HeptenOktan Okten
ALAŞIMLARAlaşım:İki veya birkaç maddenin muhtelif oranlarda beraberce eritilerek meydana getirilen karışıma alaşım denir. Alaşımda cıva bulunursa malgama adını alır. Cıva yalnız demir ve platin madenleriyle malgama yapmaz. Madenlerin çeşitli özellikleri vardır. Bazı madenler yumuşak yalnız başına kullanılamazlar. Altın ve gümüş gibi. Bazı madenler ise döküme elverişli değildirler. Bakır gibi, bazıları kolayca aşınabilirler. Bazıları dayanıklı veya dayanıksızdırlar. Bazıları yüksek ve bazıları da alçak sıcaklıkta ergirler. İşte madenlerin gösterdikleri bu çeşitli özelliklerden ötürü teknikte layıkıyla faydalanmak için ve daha elverişli olmalarını temin amacıyla alaşımlar yapıldı. Mesela bakır döküme elverişli olmadığından bakırı kalayla birlikte eriterek tunç ve çinko ile eriterek pirinç alaşımları yapıldı. Alaşımlar; kendisini meydana getiren madenlerin erime noktalarından daha aşağı derecede eridikleri için teknikte kullanılmaya elverişlidirler.
Ana Menü
| Anasayfa |
| Haberler |
| Arama |
| İlanlar |
| Eğitim Siteleri |
Edubilim
| Forum |
| Resim Galerisi |
| Video Galerisi |
| Program Arşivi |
| Döküman Arşivi |
| Bilim Adamları |
| Kolay Ulaşım |
Üniversiteler
| Türkiye Üniversiteleri |
| Yabancı Üniversiteler |
Popüler Döküman
(Eğitim)
(Psikoloji)
(Eğitim)
(Otelcilik)
(Sunular)
Eğitim Siteleri
- Edebiyat- Türkçe -Şiir (12)
- Okul Öncesi (7)
- Sınavlar (10)
- Rehberlik Siteleri (11)
- Üniversite Siteleri (77)
- Eğitim Haberleri (12)
- Sözlük - Çeviri Siteleri (6)
- Ders Yardımcıları (5)
- Eğitim Forumları (9)
- Genel Eğitim Siteleri (13)