.

http://www.edubilim.com/ana




İstatistik

DosyalarEkleme Tarihi

Sıralama : İsim | Tarih | Tıklama [ Artarak ]
İŞLETMELERDE KALİTE KAVRAMI VE FAKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ1-Kalitenin  Tarihsel Gelişimi:A) MUAYENE:  Sanayide ilk  defa muayenecilik mesleği ortaya  çıkmış ve bu işi yapanlar  sadece yapılan işleri kontrol edip hataları tespit etme görevini üslenmişlerdir.   Muayene üretimin her aşamasında vardır. Muayene işlemini yapan MUAYENECİdir. Bunalr  konusunda uzman kişilerdir.Çünki bir ürüne ait standart özelliklerin neler olabileceğini bu konuda uzman kişiler daha iyi bilir. “ Bir ürünü veya  ürünü oluşturan parçalar için tasarım aşamasında belirlenen kalite spesifikasyonlarının (şartname) fiilen gerçekleşme derecesini tespit etmek amacıyla uygulanan işlemlere muayene denir.” ( 1 ) Burada  muayene için bir ürünü üretirken istenilen niteliklere uygun olabilmesi için uygulanan işlemlerdir diyebiliriz.
İstatistik test 71. Aşağıdakilerden hangisi nitel bir değişkendir?A) Bir ülkenin yüzölçümüB) Bir şehirde yaşayan insanların yaşlarıC) Bir okuldaki öğrencilerin notlarıD) Bir ülkedeki insanların milliyetleriE) Farklı türdeki otomobillerin hızları
ÜÇGENLERDE  BENZERLİKBirisi  diğerinin  belli  bir  oranda  büyütülmüşü  ya  da  küçültülmüşü  olan  şekillere  benzer  şekiller  denir .            Yine  bu  ifadeyi  üçgenler  için  söyleyecek  olursak  ; Bir  üçgenle  bu  üçgenin  kenar  uzunluklarını  belli  bir  oranda  büyüterek  veya  küçülterek  elde  edilen  ikinci  üçgen , birbirinin  benzeri  olan  üçgenlerdir .
TEORİ VE MODELLER İLE GERÇEK DÜNYAYI AÇIKLAMA ÇABALARI VE VARSAYIMLARIN BUNA ETKİSİ     İnsanlığın çok eski dönemlerden beri süre gelen çabasıdır içinde yaşadığı dünyayı, etrafında olan biteni anlamak ve bunlar hakkında bilgi edinmek. Bu merak bilimsel olsun olmasın pek çok uğraşıya temel olmuştur. Bu yazıda bilimsel çalışmalara konu olan sistemler üzerine kurulu teori ve modeller, ve bunların oluşturulmasında kaçınılmaz bir yere sahip varsayımların önemi ele alınmakta, “Gerçek düyada olan biteni teorilerimiz ve modellerimiz yardımıyla tamamen açıklayabilir miyiz, yoksa ne kadar objektif yaklaştığımızı düşünürsek düşünelim bazı eksiklikler, yetersizlikler var mıdır ve gözönünde bulundurulan varsayımların buna nasıl etkisi nedir?” gibi sorulara ekonomik teori ve istatistik teorisini göz önünde bulunduran örneklerle, özellikle de matematiksel modeller kullanılarak cevap aranmaktadır.Teori sözcüğü eski Yunan’da pratik sözcüğünün karşıtı olarak “görmek” anlamına gelen therioa kelimesinden türetilmiştir. Felsefi içerik kazanmasının ardından da güncel hayatın dar bağlamından sıyrılıp, gerçeği “görmek” için gereken uğraş olarak nitelendirilmiştir. Bilimin temel bir hipotezi, eldeki farklı, birbiriyle bağlantısız görünen ipuçları yardımıyla fenomenlerin daha basite indirgenmiş, daha açık ve anlaşılır bir hale getirilebileceğidir ve gerçekleri kavrayabilmenin yolu ise teoriden geçmektedir. Yani teoriler, belirli bir sistem dahilinde ortaya çıkan, etrafımızda olup biteni görmek, algılamak üzere kurulurlar.Pozitivist düşünceye göre gerçek dünya ile teori arasında birebir bir ilişki vardır. Gerçek dünya teoride temsil edilir, yani teori gerçek dünyaya karşılık gelir. Mantıksal pozitivistler, (Viyana Grubu) için doğru bilginin temelinde doğrulama (verification) vardır. Ancak gözlem diline indirgenebilen teoriler bilimseldir; bir düşüncenin doğruluğu, bu düşüncenin dış dünyaya karşılık gelebilmesi (tekabül etmesi) ile ölçülür. Doğrulama yoluyla bilgiye ulaşma düşüncesinin geçerliliği tartışılabilir bir durum da olsa, teoriyi gözlem diline indirgeme fikri sanırım modellemenin çıkış noktasını oluşturmuştur. Buradan hareketle, -her ne kadar teori ile dünya arasında birebir bir denklik kurulamayacağı ve teorinin gerçek dünyayı tamamen yansıtmasının olanaksızlığı bilinse de- etrafta olup biteni ve nedenini, nasılını anlayabilmek amacıyla, oluşturulan teorilerin denenebilmesi için söz konusu teorilerin modellenerek test edilmesine çalışılmaktadır.
Sorular2) Bir bölgede yağmurlu gün olma olasılığı p=0.1 olduğu Bernoilli olasılık dağılım yoluyla       belirlendiğine göre       a) Bir haftada 4 gün yağmurlu olma olasılığı      
Phillips EgrileriAlban  W. PHİLLİPS 1914-1975 yılları arasında yaşamış Yeni Zellandalı bir iktisatçıdır. Bu araştırma ödevinde önce bu iktisatçının hayatını,sonra iktisat literatüründeki araştırmalarını,ve daha sonra ise en önemli araştırması olan, enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışan “Phillips Eğrisi” adı altında geçen eğriler açıklanacaktır.        1.HAYATIAlban W. PHİLLİPS 1914 yılında Yeni Zellanda ’da doğdu. İlk işi elektrikçilik olan Phillips 1937 yılında Avustralya’ya oradan da İngiltere ‘ye (Çin ve Rusya yolu ile) gitti. 1946-1949 yılları arasında Londra Ekonomi Üniversitesi’nde (LSE) öğrenim gördükten sonra aynı yerde öğretim görevlisi olarak görev yapmaya başladı. Phillips 1958 yılında Londra Ekonomi Üniversitesi’nde profesör oldu. 1967 yılında ise Avustralya Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırma Okulunun Ekonomi dalı başkanlığını kabul etti.1969 yılında Yeni Zellanda’ ya dönen   Phillips ,1975 yıllına kadar Aukland Üniversitesi’nde çalıştı.1975 yılında hayatını kaybeden Phillips ‘in belli başlı araştırmaları ise bir sonraki başlıkta belirtilmektedir.       
ORTALAMALAR1.Aritmetik Ortalama1.1.Aritmetik Ortalamanın Tanımı Bir istatistiksel dağılımın aritmetik  ortalaması dağılımdaki terimler toplamının terim sayısına (sıklığına) oranıdır; söz konusu ortalama için  x  simgesi kullanılacaktır. Dizilerde aritmetik ortalamanın hesabında aşağıdaki formül kullanılır
NOKTA TAHMİNİ1. GENEL TANIMLARÖrneklem yapılmasının başlıca amacı, kitleye ait çıkarsamalar yapmak için gerekli olan bilgilerin toplanmaya çalışılmasıdır. Kitleye ait çıkarsamalarda öncelikle kitle ortalaması ve varyansının belirlenmesine çalışılır. Bu nedenle kitle için yapılacak her türlü çıkarsama doğal olarak örneklem istatistiklerine ve bunların fonksiyonlarına bağlı yapılacaktır.Tahmin : Örneklem bilgisine dayanarak kitlenin alacağı olası değerin belirlenmesine tahmin denir. Bir kitle katsayısının (ortalama, varyans) nokta tahmin edicisi, örneklem ortalamasının bir fonksiyonudur. Bu tahmin edicinin alacağı değerler ise nokta tahmini olarak adlandırılır.Örnek-1 : DİE tarafından hane halkı gelir anketleri ile Türkiye genelinde ortalama gelirin tahmin edilmesine çalışılmaktadır. Burada nokta tahmin edicisi örneklem (anket) sonucunda elde edilen ortalama, bulunan ortalama değeri ise nokta tahmini olacaktır. Nokta tahmini gösterimleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.
MINITAB ISTATISTIK PAKET PROGRAMIMINITABDA DEYIMLERIN ILK DORT HARFI KOMUT KABUL EDILIR. CD MINITAB MTB MTBSTOP è MINITABDAN CIKIYORUZ. MINITABI IKI HALDE INCELEYECEGIZ: 1.PROMPT 2.WORHSHEET YUKARIDA YAZILANLARA GIRMEK ICIN ALT-A BASARIZ. READ è VERI OKUMA KOMUTUDUR MTBREAD C1 C2 C3 DATA (VERILERIMIZI BIRER BOSLUK BIRAKARAK VE ALT ALTA YAZARIZ.) MINITABDA UC CESIT DEGISKEN TURU VARDIR. MATRIS OLARAK DUSUNUYORSAK M, VEKTOR (KOLON) OLARAK DUSUNUYORSAK C, SABIT OLARAK DUSUNUYORSAK K HARFINI KULLANIRIZ.  
LikertLikert ölçeğinde temel yaklaşım kişilere araştırılan konuyla ilgili yargıların verilmesi ve bu yargılar üzerinde yoğunlaşmanın bulunması esas alınmıştır.Likert ölçeğinde iki durum söz konusudur:istenilen durum ve istenmeyen durum. Olumlu ve olumsuz durumlar eşit sayıda madde ile ifade edilir.Ancak Judd ve diğerlerine göre Likert ölçeklerinde yalnızca monoton maddeler kullanılır.Kesinlikle istenen ya da istenmeyen yönde kullanılan maddelere monoton maddeler denir. Orta bir pozisyon yoktur.Likert ölçeklerinin istenen sonucu tam olarak verebilmesi için yargıları kapsayan cümlelerin bazı temel özellikleri taşıması gerekir. Yargı cümleleri;• Tek anlamlı olmalıdır.• Cümlelerin kesin sonucu olması gerekir.• Cümleler ihtimalli sonuçlar ortaya koymamalı, katılımcıda şüphe yaratmamalıdır.• Açık ve anlaşılır olmalıdır.
Kredi Ortalama1. Aritmetik ortalaması;*m1= (0 + 4) / 2 = 4 / 2 = 2m2= (4 + 8) / 2 = 12 / 2 = 6m3= (8 + 12) / 2 = 20 / 2 = 10m4= (12 + 16) / 2 = 28 / 2 = 14m5= (16 + 20) / 2 = 36 / 2 = 18
KOBİLERE  YÖNELİK   FİNANSAL  DESTEKLER VE  YARDIMLAR#  KOBİ Yatırımlarında Devlet    Yardımları Arsa Bina hariç net sabit yatırım toplamı 400 Milyar TL’yi aşmayan, bağımsız nitelikte veya sermayesi nin en fazla % 25’i büyük işletme lere ait olan Küçük ve Orta ölçekli işletmeler ile mikro işletmeler 400 Milyar TL’ yi aşmayan yatırımları,
HUKUK                   Belirli bir toplumda kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve devletin yaptırım gücüyle uyulması zorunlu kılınan davranış kurallarının oluşturduğu düzen. Yazılı olsun olmasın, hukuk kurallarını öteki toplumsal kurallardan ayıran en önemli özellik devletin yaptırım gücüyle desteklenmiş olmasıdır. Bununla birlikte iç hukuk düzeninin de uyulması kişilerin isteğine bırakılmış tamamlayıcı hukuk kuralları gibi, uluslar arası ilişkileri düzenleyen kuralları da devletin devletlerin yaptırım gücünden yoksundur.                   Hukuk, toplumsal ilişkilere bağlı olarak sürekli değişen bir kurumdur. Devletin giderek artan bir biçimde toplumsal yaşama müdahale etmesi ve bunu hukuk kuralları koyarak gerçekleştirmesi, kişilerin hukuka bağımlılığını artırmanın yanı sıra yazılı hukuk kurallarının karmaşıklaşması sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle hukuk ve hukukçuluk aynı zamanda bir uzmanlık alanı ve meslek niteliğini de kazanmıştır. 
Faktör Analizi:  Temel Kavramlar ve Ölçek Geliştirmede KullanımıÖzetFaktör analizi, aynı yapıyı ölçen çok sayıda değişkenden az sayıda tanımlanabilir anlamlı değişkeni keşfetmeye yönelik çok değişkenli bir istatistiktir. Sosyal bilimlerde duyuşsal bir özelliği, kişilik ve gelişim gibi pek çok özellikleri ölçmek amacıyla geliştirilen araçların yapı geçerliği, faktör analizi kullanılarak incelenmektedir. Açımlayıcı FA’ni inceleyen bu yazıda, analizle ilgili temel kavramlara ve analizin ölçek geliştirmede kullanımına  ilişkin açıklamalara yer verilmiş; analizin uygulanmasında karşılaşılabilecek bazı sorunlara da dikkat çekilmiştir.  
EVREN VE ÖRNEKLEMEVREN Evren (population), araştırma sonuçlarının genellenmek istendiği elemanlar bütünüdür. Bu bütün, ortak özellikleri olan canlı ya da cansız her türlü elemanı içerebilir. Evren terimi, tekli elemanlar için “örnek olay”, küçük çokluklar için “araştırma kümesi” gibi deyimlerle de ifade edilir (Karasar,1999,s.109).  Evren, araştırma kapsamına giren gruptur. Araştırma kapsamına giriş verilerin elde edilişi ve bulguların genellenmesi açısından düşünülebilir. Verilerin elde edilişi bakımından evren, örneklemin seçildiği gruptur. Bulguların genellenmesi yönünden evren, örneklemin seçildiği grup olabileceği gibi kuramsal bir grup da olabilir. Zaten, üzerinde çalışılan evren, zaman bakımından geride kalmıştır. Tahmin yürütmek istenilen evren, gelecekteki olaylara aittir. Bu açıdan bakıldığında istatistiksel çözümlemelerin yapıldığı tüm ölçümler uzak veya yakın geçmişe aittirler. Oysa yapılacak kestiriler geleceğe aittir. Dolayısıyla yapılan tüm çözümlemelerde bir örnekleme söz konusudur. Her bilimde yapılan gözlem ve deneyler, gözlenmesi veya deneylenmesi olanaklı durumların oluşturduğu evrenden alınmış bir örneklemdir.
DİFERANSİYEL      Değişkenlerine ayrılabilir denklemler:            A(y)dy+B(x)dx =0 şeklindedir        biçiminde çözümlenir.   Homojen diferansiyel denklemler:     F(tx,ty) =Tf(x,y) şeklindedir.     y=vx , dy =xdv+vdx veya              biçiminde çözümlenir.Homojen biçime dönüşebilen denklemler: y? =f  olmak üzere      x = X+h     dx=dX                                                              h ve k bulunur. y = Y+h       dy=dYişleme devam edilerek denklem homojen hale dönüştürülür.
Çok Seviyeli Dizinleme ve B+ TreesÇok Seviyeli DizinlerBir dizin yada dizin dosyası oluşturmak:Basit bir dizinleme oluşturulurken dosya anahtarlını sıralamak için harici sıralama kullanılır.Bu dizinleme için bir dizin oluşturulur.Önceki dizinleme için başka bir dizinleme oluşturulur  ve bu yüzden Not: Bir dizinleme kayıt içerisindeki en geniş anahtarı bu dizini işaret eder.Ekleme ve silme işlemleri hala kesinleşmemiştir.(Not: Powerpoint , ppt)
BOYA KİMYA A.Ş.1) Üretim yönetimini kaça ayırıyorsunuz ve üretim yönetiminin nasıl bir fonksiyona sahip olduğunu düşünüyorsunuz?• Üretim yönetimi denince; kaynak yönetimi  ( a: insan kaynağı, b: entelektüel kaynak yönetimi ve ekipman kaynak (kapasite) yönetimi) ve proses ,iş akış yönetimi ilk akla gelen kavramlardır.  Yönetim fonksiyonu bu kavramları göz önünde bulundurarak kaynakları etkin kullanılmasını prosesleri iyileştirilmesini, ve müşteri tatminini sağlayacak kalite ve hızda ürün ve hizmetler üretilmesini sağlamalıdır. Üretim yönetiminin temel fonksiyonu budur.
BASİT HAREKETLİ ORTALAMA                                                                               GİRİŞ         İşletme yöneticileri nin karşılaştığı problemlerden birisi de birbirinden farklı birçok değişken için öngörü hazırlamaktır.Her durum için geçerli bir genel teknik olmadığından duruma uygun öngörü tekniğinin belirlenmesi son derece önem kazanmaktadır.Farklı durumlara uygulanabilecek tekniklerden bir grub da “Düzeltme Teknikleri” dir.Bunlardan en yaygın ve burada tartışılacak olan “Hareketli Ortalamalar”ve “Üssel Düzeltme”dir.         Hareketli ortalamanın temel mantığı her yeni gözlem ile yeni ortalamalar hesaplayarak bunun öngörü olarak kullanılmasıdır.Üssel düzeltme de ise son değerlere büyük ilk değerlere de küçük ağırlıklar vererek daha doğru bir öngörü de bulunması  hedeflenir.         Bu iki yöntemin de kendilerine göre sınırlılıkları ve üstünlükleri olduğu için kullanıcı kendisi karar verecektir.Ödevimizin amacı da bu iki yöntemi aynı zaman serisine uygulayıp öngörü başarısını ölçmek ve başarısızlık durumlarını tartışmaktır.Öncelikle belirtilmesi gereken bu iki  yöntemin basit şekillerini  kullanabilmek için serimizi trendden arındırmak için % lik değişimleri almamız gerekir.Bu ödevde de kullanılan seri “Merkez Bankası Döviz Tevdiat Hesapları Ağırlıklı Faiz Oranları”nın yüzde değişimidir.
1970 – 2001 Dönemi İçin Türkiye’de Mevduat Bankalarındaki Vadeli Mevduat Miktarı Üzerine Ekonometrik Modelleme ÇalışmasıBÖLÜM 1 ARAŞTIRMANIN AMACI VE YÖNTEMİ          1.1 Araştırmanın Amacı Vadeli mevduat, yatırım seçeneklerinin en güvenilir olanlarından biridir. Temelde tassaruf sahibinin elinde bulunan tüketim ihtiyaçları sonrası artık gelirini; enflasyondan korumak veya reel getiri sağlamak amacıyla bir bankaya belli vade için ve önceden belirlenmiş kesin bir faiz oranı ile yatırması ve vade sonunda anaparasıyla beraber faiz geliri ile nemalandırılmış tutarı geri çekebilmesine olanak veren yatırım şeklidir.Daha çok, riskten kaçan ve kazancı öngörülebilir bir yatırım stratejisini benimsemiş kişi ve kurumların tercih edebileceği bir yatırım türüdür. Ülkemizde faiz oranları uzun seneler boyu ithal ikameci kalkınma politikaları nedeniyle içerdeki üretken sermayenin korunması amacı güdüldüğünden hükümet kontrolünde kalmış ve düşük tutulmuştur. 24 Ocak 1980’den itibaren başlayan finansal liberizasyon sürecinde ülkemizde mevduat faizi oranları serbest bırakılmıştır. Bu dönemle beraber ülkemize geçmişten miras kalan sermaye birikim yetersizliğinin de etkisi ile faiz oranları hızla artmıştır. Bu dönemde vadeli mevduat hacmide bankacılık sistemi ile doğru orantılı olarak yükselmeğe başlamıştır. Vadeli mevduat hacmi bankalar için oldukça önemli bir büyüklüktür. Gerçek anlamda bankacılık faaliyeti tassaruf sahiplerinin fazla paralarının fon ihtiyacı duyan üretken sermayeye kiralanması denebilir. Banka bu ilişkide bir komisyoncu rolü üstlenerek fon arzı sahibi ile fon talep edenleri birleştirmektedir.
 BETA DAĞILIMI          1895 yılında Karl Pearson tarafından tanıtılan beta dağılımını açıklamak için bir beta fonksiyonu tanımlanır ve bu fonksiyon sayesinde beta dağılımı bulunur.Beta dağılımı Eularian integralinin birinci tipidir.