Gemi
DosyalarEkleme Tarihi
YAKIT SİSTEMİ Dizel motorlarda yanma odası ,sıkıştırma ,sıkışan ,sıcaklığı ve basıncı artan hava içine yakıtı basınçlı olarak püskürtmekle sağlan maktadır. Bunu sağlamak için de sağlam ve çok hassas olarak çalışan bir çok parçaların toplandığı bir sisteme gerek vardır ki ,buda dizel yakıt sistemidir. Dizel motorlarını, benzin motorlarından ayıran en farklı sistem yakıt sistemi olduğu burada gösterilecektir Yakıt sisteminin parçaları: -Yakıt sisteminin tanımı ve sistemdeki ana parçaları: dizel motorlarında motora gerekli olan yakıtı depolayan ,temizleyen ve silindire yeterli miktarda yakıt püskürten sisteme Yakıt sistemi denir. Yakıt sisteminin parçaları? Yakıt deposu? Besleme pompası ? Filtre veya filtreler? Geri dönüş ve sızıntı boruları ? Enjektörler ? Yüksek basınç boruları ? Yakıt pompasıdır Dizel motorlarının yakıt sistemini şekilden takip ederek basit bir şekilde sistemin çalışmasını kısaca açıklayalım
1.TÜRK DENİZCİLİK SEKTÖRÜNÜN TARİHÇESİ1.1. GİRİŞ Denizyolu ulaştırmasının, tarihin çok eski devirlerine kadar uzandığı bilinmektedir. M.Ö.IV.yüzyılın öncesinden kalan, denizciliğin var olduğunu kanıtlayan eserler vardır. Bu devirlerde denizcilik, doğal olarak iç denizlerde yapılabiliyordu. Nitekim ilk çağlarda denizcilik, ticaretin beşiği olarak gösterilen ve çevresi karalarla çevrili olan Akdeniz'de başlayıp gelişmiştir. Dicle ve Fırat nehirleri ile zenginleşen Mezopotamya ile Nil sayesinde hayat kazanan Mısır, ilk tarımın yapıldığı ve ilk şehirleşme olayına rastlandığı yöredir. Denizde seyredebilen gemi şeklindeki ilk aracın M.Ö. yaklaşık 3000 yıllarında Mısırlılar tarafından yapıldığı söylenir. Bununla birlikte bazı yazarlar, ilk denizyolu araçlarına Çin medeniyetlerinde rastlanıldığını ve Asya'nın güneydoğu sahillerinin veya Pasifik kıyılarının ilk denizcilik olaylarına, sahne olduğunu savunurlar. Ancak, büyük bir olasılıkla Nil, Dicle ve Fırat nehirleri üzerinde suların akışı ve sırıklarla hareket ettirilen veya karadan çekilen saz veya bambudan yapılmış sallar, kütükten oyma kürekli kayıklarla ulaşıma başlandığı, bu akarsular aracılığı ile denize ulaşılınca, yol alabilmek için yelken gereksiniminin doğmasıyla papirüs elyafından yelken yapılarak, o zamanki denizcilikte büyük bir aşama olan yelken kullanımının yayılmaya başladığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde deniz ulaşımı hızlanmış, denizlerde balıkçılık yapma imkanı da ortaya çıkmıştır.
TURGUT REİSTurgut Reis (1485-1565) büyük bir Türk denizcisidir.Muğla’ya bağlı bir köyde doğan Turgut Reis küçük yaşta denizlere açıldı. Akdeniz’deki korsan gemilerinde tayfa olarak çalıştı.Genç yaşta kaptanlığa yükseldi.Yavuz Sultan Selim döneminde(1512-1520)yavaş yavaşAkdeniz’e egemen olmaya başlayan Piri Reis Aydın Reis ,Oruç Reis,İshak Reis ve BarbarosHayrettin Paşa(Hızır Reis)gibi Türk denizcilerinin arasına katıldı.Barbaros Hayrettin Paşa’nın 1533’te Osmanlı Devleti’nin hizmetine girip kaptan-I derya olmasından sonra Akdeniz’de kendi adına korsanlık yapmayı sürdüren Turgut reis 1540’ta Korsika Adasın’da baskına uğrayarak tutsak düştü. O zamanlar denizde tutsak düşenler gemilerde forsa(kürekçi) olarak çalıştırıldı. Turgut Reis de üç yıla yakın forsalık yaptıktan sonra 1543’te Barbaros Hayrettin Paşa’nın Nice kentini kurtarmayı kaldırması karşılığında serbest bırakıldı. Yeniden Akdeniz’e çıkan Turgut Reis korsanlığa devam etti. 1548’de Napoli Körfezinde’ki Castel Nuovo’yu ele geçirmesi ününü dahada arttırdı.Bu arada Barbaros Hayrettin Paşa da ölmüş(1546).Akdeniz’I iyi bilen denizcilerden bir tek Turgut Reis kalmıştı.Bunu değerlendiren Osmanlı devleti Turgut Reis’iKarlı İli sancakbeyliğine atayarak ondan yararlanmak istedi.Bundan sonra korsanlık etkinliklerini devleti adına sürdüren Turgut Reis ,bir çok başarı elde etti.Ama İstanbul’a haraç götürmekte olan bir Venedik gemisini batırmasını üzerini sancakbeyliğinden alındı.Turgut Reis 1551’de Kanuni Sultan Süleyman’nın ,Trabrusgarp’I alırsa beylerbeyliğini ona verileceği yolundaki sözü üzerine harekete geçti.Ama Trabrusgarp’In alınmasına karşın beylerbeyliğe başkası atanınca kendisine bağlı gemilerle gene Akdeniz’e açıldı.1533’te Korsika Adasın’nın kıyılarını ve en önemli kenti Bastia’yı yağmaladı.Bu başarısı üzerine Kanuni Sultan Süleyman Turgut Reis’I Trabrusgap beylerbeyliğine getirdi.Bundan sonra kaptan-I Derya Piyale Paşa ile bilikte hareket eden Turgut Reis Akdeniz’de birçok deniz seferine katıldı. İtalya’nın güneyinde Reggio’nun (1555)Cezayir’de Oran ve Bicaye’nin (1556),Tunusta Bizerte’nin (1557)Minorka Adası’ında Ciudadela’nın ve Tunus açıklarındaki Cerbe Ada’sının (1560)alınmasında büyük rol oynadı.1565’te Piyale Paşa ile birlikte giriştiği Malta kuşatması sırasında aldığı yaralar sonucu ölen Turgut Reis’in mezarı Trbrusgarp’tadır.
Thesis statementThesis statement: Although there are more inventions about maritime, the most useful invention of the world is sonar systems that can be used in many technological branches as fisheries research, oceanography, navigation and military operations.Outline I. Sonar systems have been milestones on the fisheries research.A. Sensations and experiences of skippers were very important before the sonar systems.1. Skippers were able to draw up a map by their experiences.2. Fish shoals were discovered by the sensation of skippers.B. Getting complete information on species of fish, size of fish and their density in the shoal provide being easy and quickly with sonar systems. C. Behaviours of fish in relation to the catching process are observed with sonar systems.
Taze Tüketilen Sebze ve Meyvelerde Ürün Güvenliği ve Kalite Korunumunun Mikrobiyolojik Açıdan İrdelenmesiTaze SebzelerSebze ve sebze tabanlı yiyecekler, insan beslenmesinin normal parçasıdır ve çoğu medeniyette büyük miktarlarda tüketilir. Sebze sap, kök, yumru kök, çiçek soğanı, çiçek ve tohumları içeren bitkinin yenilebilir bileşenidir. Bitki dokusu protein açısından düşüktür. Su, nişasta, belirli bazı vitaminler, mineraller, yağlar, lifler sebze dokusunun başlıca bileşenleridir. Genelde sebze dokusunun pH değeri 5-7 aralığındadır. Sebzenin sahip olduğu bu bileşimden ve pH değerinden dolayı pekçok mikrobiyal türün gelişebileceği düşünülür. Hemen hemen bütün sebzeler mikroorganizmalar tarafından bozulmaya karşı dirençsizdir. Bitki maddelerinin korunması kurutma, tuzlama, dondurma, konserveleme, fermentasyon, ışınlama ve vakum ya da modifiye atmosfer altında paketleme işlemleri ile yapılır. Bazı durumlarda iki ya da daha fazla proses birleştirilir (Lund, B.M ve arkadaşları 2000; Roberts, T.A ve arkadaşları 1998 ).Genelde uygun koşullarda, çiğ sebzeler gıda zehirlenmesine sebep olan mikroorganizmaların gelişimini hayvansal ürünlere göre daha az destekleyicidir. Sebzelerde patojenik mikroorganizmaların taşınmasından kaynaklanan hastalıkların ortaya çıkması, lağım suyu ya da gübre kullanımı, yıkama esnasında kirli suların kullanılması, sebzelerin prosese tabi tutulması sırasında hijyenik olmayan koşullarda çalışmalardan kaynaklanmaktadır. Patojenik mikroorganizmalar, virüsler ve parazitler aylarca lağım sularında, toprakta ya da sebzelerde yaşayabilirler. Salmonella gibi bazı patojenler bazı sebzelerde çoğalabilirler ( Lund, B.M ve arkadaşları 2000 ; Roberts, T.Ave arkadaşları 1998).
Staj Raporu30 Temmuz 2002 Stajımın bu ilk gününde Haliç Tersanesi Müdürlüğü binasında bulunan dizayn bürosundan elde ettiğim tersanenin tarihçesi ile ilgili dokümanı size sunmakta yarar görüyorum zira tarihi geçmişi bu denli zengin bir tersaneyi tanımaya önce geçmişinden başlamanın yerinde olduğunu düşünüyorum. 29 Mayıs 1453 yılında İstanbul’un fethi Osmanlılara Akdeniz ve Karadeniz’in kilidini elde etme imkanı vermiştir. Devrin en gelişmiş ülkelerine kıyı olan bu iki denizden elde edilecek çıkarlardan yararlanmanın ancak ulusal bir deniz gücüyle gerçekleştirilebileceğini çok iyi değerlendiren Fatih Sultan Mehmet 1455’lerde İstanbul’da devrin büyük tersanelerini kurma çalışmalarına girmiş ve Haliç’te Kasımpaşa deresi ile bugünkü Camialtı meydanı arasında 11 Aralık 1455’de birkaç göz tersane ile Kasımpaşa divanhanesi ve bir cami inşaatını başlatmıştır. Günümüze kadar canlı olarak kalabilen bu tersanelerden ikisi Haliç Tersanesi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Taşkızak Tersanesidir. Haliç Tersanesi Atatürk Köprüsü ile Kasımpaşa arasında 72000 m2 lik bir alana yayılmıştır. Kuruluşundan yıllarca sonra, 3. Sultan Selim tarafından (3) numaralı kuru havuz inşaa edilmiş ve Sultan Aziz devrinde tevsii yapılmıştır.(2) numaralı havuz inşaatı Sultan 2. Mahmut devrinde başlamış ve 1825 yılında bitirilmiştir. Son olarak Atatürk Köprüsü tarafındaki (1) numaralı havuzun inşaatına Sultan Abdülmecit devrinde başlanılmış ve 1870 yılında Sultan Abdülaziz devrinde tamamlanmıştır. Tersane 1910 yılına kadar Türk Bahriyesine hizmet etmiş, bu tarihten sonra sivil idareye devredilmiştir. Daha sonra 1952 yılında kurulan Denizcilik Bankası T.A.O. ‘ne bağlanmış ve 1984 sonunda Türkiye Gemi Sanayii A.Ş. ‘ye devredilmiştir.
SOLAS’A TABİ OLAN GEMİLERLE İLGİLİ OLARAK G.S.K. TARAFINDAN BU GEMİLERE SÖRVEYLER HANGİ KONULARI İNCELER BU KONULARLA İLGİLİ SOLAS KURALLARI NELERDİRSOLAS’A TABİ OLAN GEMİLERİN GSK TARAFINDAN İNCELENME KOŞULLARI TALİMATLAR 1. Mürettebat talimat listesindeki görevlerinin ve personelleri garbi lokasyonlarda iya edeceklerinin farkındamıdır?2. Talimat listesi, köprü, motor odası ve mürettebat dinlen alanı da dahil olmak üzere gececide dikkat eden yerlerde asılı mı?3. Talimat listesinde değişik mürettebata verilen görevler gösteriliyor mu?4. Yangın söndürme ve hayat kurtarma ekipmanlarının kimler tarafından iyi durumda korunacağı ve acil durumlarda hazır durumda tutulacağı talimat listesinde belirtilmiş mi?5. Talimat listesinde belirtilen kişilerin rahatsızlanması durumunda yerlerine geçecek kişiler belirtilmiş mi?6. Talimat listesinin formatı onaylanmış mı?7. Makineci listesi güncelleştiriliyor mu ve mürettebat listesiyle uyum halinde mi?8. Solas bölümü II. Kısım B’ ye göre hayat kurtarma botları ile ilgili görevler için mürettebata görevler verildi mi?9. Her hayat kurtarma botu için sorumlu kişiler ve yedekleri listede belirtilmiş mi?10. Hayat kurtarma botlarını kullanma kuralları tatmin edici mi?
Seri 60 ofset tablosuGemi inşaat seri 60 modeli form planı ofset tablosu
PİRİ REİSBüyük Türk denizcisi ve amirali ve coğrafya bilgini olan Piri Reis’ in 1513 yılında çizdiği dünya haritasıyla ilgili tartışmalar halen bitmiş değil. Günümüzde dünya haritaları uydu fotografları yardımıyla yapılırken bu teknolojiye sahip olmayan Piri Reis’ in söz konusu haritayı nasıl çizdiği halen gizemini koruyor. Bilim adamları, bu haritanın ne şekilde çizildiğine dair bir hüküm veremezken, Piri Reis’ in bu teknolojiyi nereden aldığı büyük bir merak konusu.
PİRİ REİS (1465-1554) Piri Reis’in hayatı: Esas adı Ahmet Muhittin Piri, 1465’de Gelibolu’da doğdu. Piri Reis, Osmanlı donanması ile birçok seferlere katılmış, kaleler fethetmiş, amiralliğe kadar yükselmiş, yazdığı kitap ve çizdiği haritalarla dünyaca ün kazanmış Osmanlı denizcisidir. Verdiği eserler arasında en ünlüleri, bütün dünyaca hayranlık uyandıran Atlas Okyanusu kıyılarını gösteren harita ve Kitab-ı Bahriye isimli kitabıdır. Kitab-ı Bahriye denizlerin kıyılarını, adaların özelliklerini açıklayan ve bunlarla ilgili haritalar içeren çok faydalı bir deniz coğrafyasıdır. Amcası olan Kemal Reis’in yanında denizciliğe başladı.Onunla birlikte Endülüs Müslümanlarının İspanyollardan kurtarılmasına, Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara katıldı.
Piri Reis KİMDİR ?Çizdiği haritalarla tanınmış büyük bir Türk denizcisi, amirali ve coğrafya bilginidir. HAYATI Piri Reis 1465’te Gelibolu’da doğdu.1554’te Kahire’de öldü. Karamanlı Hacı Mehmed’in oğludur. Amcası olan Kemal Reis’in yanında denizciliğe başladı. Onunla birlikte Endülüs Müslümanlarının İspanyollardan kurtarılmasına (1486); Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara katıldı (1490-1491). Kemal Reis’in vefatından sonra Barbaros’un maiyetinde çalıştı. Mısır’ın fethinde donanmadaydı. Orada Nil Nehrinin ayaklarının haritasını yaptı. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Hint Kaptan-ı Derya’lığına getirildi (1547). Amiralliğe eş olan bu makam, Umman Denizi ve Kızıldeniz’deki Türk Donanmasının en büyük makamıydı. Bu görevdeyken Aden’i fethetti (1551). Maskat Kalesini aldı ve Hürmüz Kalesini kuşattı. Daha sonra Portekizlilerle anlaşarak haraç ve hediyeler aldı, kuşatmayı terkederek Basra’ya döndü. Orada bir müddet kaldı. Portekiz donanmasının Basra’ya geleceği haberi yayılınca, körfezde dolaşan gemilerin hepsini çağırma imkanı olmadığı için emrindeki 3 kadırga ile Mısır’a döndü.
PETROL VE NLS KİRLENMESİ ACİL PLANIÖNSÖZ1- Bu deniz kirliliğini önleme acil planı ( Bundan böyle ‘’ Plan ‘’ olarak anılacaktır) uluslar arası 1973/78 conventionu ve deniz kirliliğinin önlenmeside yer alan Annex I kural 26 ve Annex II kural 16’da belirtilmiş ayrıca 1978 protocolunun ekinde yer alan Res. MEPC.78(43).IMO tarafından SOPEP ile Shipboard Marine Pollution Emergency Plan for Noxious Liquid Substances birleştirilerek tek bir plan haline getirilmiştir.2- Bu planın amacı, deniz kirliliği meydana gelmesi veya böyle bir olay olasılığı durumlarında, gemide alınacak önlemlerle ilgili olarak, gemi kaptanına ve zabitana rehberlik etmektir. Bu planın içeriğinde haberleşme bilgileri ve tüm kontak kurma kurulacak olan adresler referans olarak gösterilmiştir.3- IMO tarafından klavuz olarak hazırlanan MEPC.85 ( 44) ve MEPC.54(32) ve ek olarak MEPC.86(44) belirtilen tüm operasyon talimatları ve tüm bilgiler bu plan içerisinde yer almaktadır.4- Bu plan T:C deniz Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından kontrol edilmiş olup aşağıda belirtilenlerin haricinde, söz konusu idarenin bilgisi olmadan herhangi bir değişiklik ve düzeltme yapılamaz.5- Bölüm 5’ deki değişimlerin ve eklerin T:C.Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından Kontrolu gerekli değildir. Ekler; gemi sahibi, işletmeciler ve yöneticiler tarafından güncelleştirilecektir.
PastörizasyonPastörizasyon gıda maddesi içindeki zararlı organizmaları ve bozulma etmenlerini yok etmek amacıyla uygulanan bir ısıl işlemdir. Plakalı ısı değiştiricileri kullanarak sıvı gıdaların pastörize edilmesiyle ise enerji tasarrufu sağlayarak ürünü istenilen seviyeye kısa sürede getiren bir sistemdir.Laboratuar ortamında yapılan deneyde, gıda endüstrisinde kullanılan büyük ölçekli bir pastörizatörün laboratuar koşulları için hazırlanmış bir prototipinde çiğ süt pastörize edilmiştir. Armfield HTST pastörizatörü kullanılarak gerçekleştirilen pastörizasyon işlemi sonucunda plakalarda meydana gelen taşınım ısı transfer katsayısı 171.95 W/m2oC, akışın rejimi ise laminer bulunmuştur. Giriş ve Literatür: Sütün satışa sunulması veya bundan çeşitli ürünlerin üretilmesi sırasında içeriğindeki mikroorganizmaların yok edilmiş olması istenir. Bu ise pastörizasyon adı verilen bir ısıl işlem sayesinde sağlanır.Pastörizasyon kelimesi bu işlemi bulan “Louis Pasteur” adındaki fransız bilim adamından gelmektedir. Pasteur şaraptaki bozuklukları önlemek için 1860-1864 yılları arasında şarabı birkaç dakika 50-60oC’de tutarak bozulmalarının önlendiğini buldu. Sütün çeşitli ürünlere işlenmesinde ısının kullanılması Pasteur’den önce3 denenmiştir: Sütün kaynatılarak içilmesi Türkler’de çok eskilerden beri uygulanmaktadır.
MATEMATİK Matematik nedir? Matematiğin amacı; insanların doğuştan getirdiği düşünme kabiliyetini geliştirmektir. Bu gelişmeyi sağlamak için, bizlere bir kısım bilgiler kazandırarak karşılaşacağımız olay ve problemlerde inceleme, araştırma ve karşılaştırmalar yaptırarak, düzenli ve dikkatli olmamızı, mantıklı düşünmemizi ve her konuda doğruyu bulmamızı sağlar. Problemleri çözerken değişik bağlantıları bulmak insana heyecan verir. Böylece insanda yeni şeyler bulma arzusu doğar. Bütün bilimlerin doğması ve gelişmesi insandaki bu arzudan doğmuş bu da matematik yardımıyla olmuştur. Bu sebeple bütün bilim dallarında matematikten yararlanılır. Matematik nitelikleri değil nicelikleri konu edinir, fakat niteliği bulunan herşeyin sayılabilir ve ölçülebilir olması, matematiğin fen bilimleri ve teknolojinin yanında değil sosyal bilimlerde de vazgeçilmez olmasını sağlamıştır. Bu yüzden matematik her öğrencinin öğrenmesi gereken bir bilimdir.Matematiği niçin öğreniyoruz? Ezberciliğe dayalı bilgi aktarımının esas alındığı geleneksel eğitim, günümüzde çocukların zihnini körelten bir mekanizma haline gelmiştir. Okulun asli görevi, çocuklara nasıl öğrenileceğini öğretmektir. Bugün okullarda yeni bilgi ile mevcut bilgiyi bütünleştirerek anlama, sentez yapabilme, bilgileri yorumlayabilme gibi beceriler değil; bilgiyi kitaptaki gibi öğrenme ve ezberleme gibi etkinliklere yer verilmektedir. Bunun sonucu olarak öğrencilerimizin çoğunluğu matematiğin gerçek manasını anlayamamakta ve "matematiği niçin öğreniyoruz?", "bu dersin bana faydası nedir?", günlük hayatta uygulaması nasıl oluyor?" gibi ifadeler kullanmaktadırlar.
GEMİ İNŞAASI1. GİRİŞİnsanlar gemilerden yararlanmaya tarih öncesi dönemlerde başlamışlardır. Yüzen ağaç parçalarından ilham alınarak içi oyulmuş ağaç kütüklerinden ilk gemiler meydana getirildi.Zamanla gemi inşaatı yeni buluşlara tanıklık etti. Kalaslardan gemi tekneleri yapıldı ek yerleri muhtelif maddelerle takviye edilerek su geçmez hale getirildi. Bu gemilerin baş ve kıç kısımları gergi halatları vasıtasıyla birbirlerine bağlanırdı.Eski mısırlıların milattan 3000 yıl kadar önce bu şekildeki ilkel gemileri kullandıkları bilinen bier gerçektir. Akdeniz’de finikeliler, eski yunanlılar,eski romalılar,kuzeyde iskandinavyalılar gemi inşaatında büyük bir mesafe katederek omurga ve postaları olan gemiler meydana getirdiler.Bu gemilerin hareket ettirilmesinde rüzgar ve insan gücü kullandılar. Bu gemiler arasında 50 kürekli 60 metre boyuna kadar olanları vardır.Medeniyetin ilerlemesiyle teknik imkanlar arttı, ihtiyaçlar büyüdü. Kürek ve yelken kuvveti ile gemilerin istenilen sürate erişmesi güçleşti. Bunun neticesi olarakta makine gücü ile hareket eden gemiler yapılmaya başlandı. 1788 yılında İngiltere’de ilk buharlı gemi yapıldı . Ardından Amerika’da bu gelişmeyi takip ettti ve clermont adında 42 metre boyundaki yandan çarklı buharlı geminin inşaasını tamamladı.Svannah adındaki bier diğer amerikan gemiside 1829 yılında atlantik okyanusunu aşarak bir ilki gerçekleştirdi.
GEMİ MALİYETLERİNİN İNCELENMESİ1. Tezin Amacı 1960’lı yılların ortalarında, denizcilik sektöründe başlayan temel yapısal değişiklikler sebebi ile gemi sahipleri ve kíracılar verimliliğin artırılıp, birim işletme masraflarının düşürülmesi amacı ile daha büyük tonajlı ve fonksiyonel gemi dizaynlarına ihtiyaç duymuşlardır. Bu yüzden, yeni inşa sistemleri yanında ileri teknoloji ürünlerinin de gemi inşa sanayisine adapte edilmesi ile fiyatlar yükselmiştir. Dünya taşıma kapasitesindeki artış daha fazla gemiye ihtiyaç gösterdiğinden, gemi inşaat sektörü bu talebi karşılamak için kapasitesini artırmak zorunda kalmıştır.Böylece Denizcilik günümüzdeki gibi büyük sermaye gerektiren bir endüstri dalı olmuş, yeni gemi yatırımlarının finansmanının gelecekteki nakit akışına dayanılarak yapılması çok güçleşmiş ve finans temini çok büyük bir önem kazanıp, dış kaynak talebi hızla artmaya başlamıştır. Bu yüksek maliyetlerden ötürü gemi yatırımının finansman yöntemleri ve analizi ile birlikte. planlı bir büyümenin sağlanabilmesi için gerekli olan pazar analizleri de büyük bir önem kazanmıştır.
Gemici DiliKaramusal Mooring Swivel Çifte demir atmış gemilerin demir zincirlerinin geminin değişik yönlere salması sonucu dolaşmaması için iki demir zinciri arasına yerleştirilen bir nevi fırdöndüdür..Karanfil Guy İki direk arasın birleştiren sabit bir halattır..matafora cundalarında çok kullanılır.. Karantina Quarantine İçinde bulaşıcı hastalık çıkan gemilerin belirli bir mevkiye çekilerek sağlık gözetimi altında tutulmalarıdır..Karaya Oturmuş Aground Stranded Bir geminin karaya oturma eylemidir..Karina Bottom Bir geminin su içinde kalan kısmının dış yüzeyidir..Karıntı Eddy Akıntıların anafor sularına karışmasından oluşan girdaplardırKarşıla To Offset Dümen ortalanmış iken dönüş etkisi atalet nedeniyle devam ediyorsa gemiyi rotanın diğer tarafına kaçırmamak için verilen kumandadır...
Gemi İnşaat Setöründe Lean Manufacturing ve UygulamalarıLean Manufacturing Nedir?Son yıllarda otomotiv sektöründen uçak sektörüne ve hatta bilgisayar sektörüne bir çok üretim sektöründe uygulanmakta olan Lean Manufacturing, ilk olarak 1988 yılında Toyota şirketi tarafından uygulanmaya başlamıştır. Toyota Şirketi, rakibi olan Ford Şirketi ile rekabet gücünü artırabilmek amacıyla 1988 yılında Toyota Production System (TPS) adlı yeni bir üretim modelini uygulamaya başladı. Ford şirketi geniş mekanlarda çok sayıda stokla ve aynı modelden çok fazla sayıda üretim yaparken, Toyota şirketinin bu şekilde üretim yapmak için yeterlilikleri bulunmamaktaydı. Bu nedenle TPS olarak adlandırdıkları sistemle, müşteri taleplerine dayanan, just-in-time (jit) ilkesine göre ve gereksiz üretimden kurtularak üretim akışını kısaltan bir üretime başladılar. Bu anlayış, mass production karşısında yeni bir kavram olarak ön plana çıkmaktaydı.Bu yeni üretim paradigması sonradan, “lean manufacturing” olarak adlandırıldı.
FİBERGLAS YATLARDA LAMİNASYONBÖLÜM 1 GİRİŞ Mühendislik dizayn tarihinde yeni materyallerin geliştirilmesine yol açan ihtiyaçlar vardır. Bu ihtiyaçlar teknik ilerleme meydana getirmektedir. Denizcilik sektöründe demirin ve daha sonra çeliğin, ağaca alternatif olarak kullanılması yarım yüzyıldan daha kısa bir sürede gerçekleştirilmiştir. İlk fiberglas tekneler ikinci dünya savaşından hemen sonra askeri ve ticari amaçlı araştırmalar sonucunda geliştirilmiştir. Geliştirilen fiberglas yapılı tekneler hafifliği, su geçirmezliği, dayanıklılığı, kolay bakım ve onarımı ile diğer yapı malzemelerinin yerini almıştır. Günümüzde küçük tekne üretiminde en geçerli yöntem olarak kullanılmaktadır. Fiberglasın bu popüleritesine rağmen, birçok kişi tarafından çok egzotik bir malzeme olarak görülmektedir ve yatların yapısal dizaynında matematiksel hesaplamalardan ziyade sanatsal çizimlere dayanmaktadır. Bir çok tasarımcı literatürde yapısal malzeme olarak fiberglas davranışlarını kullanmada zorluk çeker. Çünkü genellikle fiberglas yapısı tasarımcının kullanacağı yer için uygun bir forma getirilmesi zor bir malzemedir. Aynı zamanda pek çok küçük tekne üreticisi tasarım yaparken aynı ölçüler için deney ve pratiğe dayalı sonuçların saklandığı daha önce denenmiş bilgilerden yararlanırlar. Sunulan bu çalışma küçük tekne tasarımında bazı temel dizayn bilgilerini içermektedir. Temel olarak anlatılmak istenen; fiberglas malzemelerin seçimi, boyutlandırılması ve uygulanmasıdır. Bu çalışma aynı zamanda fiberglas teknelerin yelkenli veya makinalı, ticari, zevk için veya askeri amaçlar için 100 feet uzunluğuna kadar bütün modellerdeki teknelerin yapısal tasarımına yardımcı olacaktır.
Denizyollari Limanları birbirine bağlayarak yolcu ve yük taşımını sağlayan düzenYük ve yolcu ve yolcu gemilerinin işletilmesi , liman , yükleme-boşaltma tesisleri , deniz ulaşimiyla ilgili daha birçok konular denizyollarının kapsami içine girer.1.1 Türk DenizyollarıDenizyollarımız , yelkenli çağından makineli taşıtlar çağına 1827 yılında girmiştir.Bu tarihte ,Tersane için ilk buharlı gemi satın alınmıştı.Makineli deniz taşıtlarıyla deniz ticaretine girişimiz ise , 1843 yılında gerçekleşmiştir.Bu tarihte , Bahriye Nezareti , Marmara Bölgesi ‘nde İzmit , Gemlik Tekirdağ iskeleleri arasında bir vapur işletmeye başladı.Bu vapura “Seyribahri” deniliyordu.Bu olayı , Türk deniz ticaretinin başlangıc sayabiliriz .Aynı yılbu hatlara bir vapur daha katıldı.Boğaziçi’ne de , “Eserihayr” adında bir vapur işletilmeye başlandı.Bunun üzerine bu işlerle uğraşacak bir idarenin kurulması gerekli görüldü.Böylece Bahriye Nazireti’ne bağlı , “Fevaid-i Osmaniye” kuruldu (1845).Fevaid-i Osmaniye , 1870 yılına kadar sürdü ; bu arada , adı değişerek , “İ dare-i Aziziye” oldu.1878 yılında da , İ dare-i Aziziye adı , “İ dare-i Mahsusa” ya çevrildi.Bu idare 32 yıl çalıştıktan sonra kaldırıldı ; erine , 1910 yılında , “Osmanlı Seyrisesefain İdaresi ” kuruldu.Bu idarenin adı da , 1923 yılında , “ Türkiye Seyrisefain İdaresi”ne çevrildi ve İktisat Vekaleti’ne bağlandı.Bu arada , Şirket-İ Hayriye , Fenerler İdaresi , İzmir Rıhtım Şirketi , Can Kurtarma İdaresi , Haliç Şirketi , Gemi Kurtarma Şirketi ,Trabzon Limanı İşletmesi ve Van Gölü İşletmesi kuruldu.Ayrica , Vapurculuk Şirketi adında , özel bir şirket de meydana geldi.
BUZLU SULARDA SEYİRÖNSÖZ Bu ödev yüksek enlemlerde yapılan seyrin değişik sebeplerinden dolayı geminin selametinin tehlikeye girdiği durumlarda nasıl hareket edileceğini ve seyrin nasıl devam ettirileceği konusunda bilgi verir.Bilindiği gibi yüksek enlemlerin en tehlikeli unsuru buz ve buzlanmadır. Bu konuda vardiya zabitinin yeteneği ve bilgisi ön plana çıkar.Kaptanın üstüne düşen görevi bilmesi, buz oluşumlarını takip etmesi, gemi bünyesinde oluşan buzlanmanın doğurabileceği sorunların iyi tahmin edilmesi seyrin selametini arttırır.Ayrıca; buzlu saha seyrinde tehlikeli buzlardan kaçma manevrası, çevrede herhangi bir tehlike oluşturabilecek bir buz kütlesinin tespitinde radar gibi cihazın iyi kullanılması önemli bir unsurdur. Dikkat edilecek diğer hususlar ise buzda seyrederken hız, makine ve dümen kullanma yeteneği, rotalar, kullanılacak harita ve projeksiyonlar ve yüksek enlemlerde pusulaların etkilenmesidir.Bütün bunlar buz seyrinin selamet içinde sürmesini etkileyen faktörlerdir. Unutulmamalıdır ki yapılacak küçük bir hatanın sonucu çok büyük olabilir.
BASİT MAKİNELERÜzerine uygulanan kuvvetin doğrultu , yön , şiddet ve uygulama noktasını değişikliğe uğratarak bir yük üzerindeki işin daha kolay yapılmasını sağlayan alete BASİT MAKİNE denir. NOT: * Hiçbir basit makinede işten kazanç yoktur. Yükün yaptığı iş kuvvetin yaptığı işe eşittir.*Kuvvetten ne kadar kazanç varsa yoldan da o kadar kayıp vardır.
Ana Menü
| Anasayfa |
| Haberler |
| Arama |
| İlanlar |
| Eğitim Siteleri |
Edubilim
| Forum |
| Resim Galerisi |
| Video Galerisi |
| Program Arşivi |
| Döküman Arşivi |
| Bilim Adamları |
| Kolay Ulaşım |
Üniversiteler
| Türkiye Üniversiteleri |
| Yabancı Üniversiteler |
Popüler Döküman
(Eğitim)
(Psikoloji)
(Eğitim)
(Otelcilik)
(Sunular)
Eğitim Siteleri
- Edebiyat- Türkçe -Şiir (12)
- Okul Öncesi (7)
- Sınavlar (10)
- Rehberlik Siteleri (11)
- Üniversite Siteleri (77)
- Eğitim Haberleri (12)
- Sözlük - Çeviri Siteleri (6)
- Ders Yardımcıları (5)
- Eğitim Forumları (9)
- Genel Eğitim Siteleri (13)